Danıştay danistay 2023/7581 E. 2025/6573 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/7581
2025/6573
29 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/7581
Karar No : 2025/6573
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, ... Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu... Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Savunma hakkının gereği gibi yerine getirilmediği, soruşturma sırasında suçlamaya ilişkin evrak ve belgelerin örneği istenildiği ancak müfettişin kendi kanaatini içeren yazının gönderildiği, soruşturma belgelerinde kendi imzasının olup olmadığını kontrol etme imkanı verilmediği, nöbetçi olduğu zamanlarda adliyede bulunmayan savcının evraklarında teknik takip ve dinleme işlemleri ile ilgili olarak yeterli vaktinin olmamasından kaynaklı talepte bulunmuş olabileceği, soruşturma raporuna göre teknik takip ve dinleme taleplerinin bir kısmı hakkında kovuşturma izni verilmeyen hakim ... tarafından karar verildiği hususu dikkate alındığında kendisinin oluşturduğu taleplerinde hukuka uygun olduğunu gösterdiği, söz konusu talebi FETÖ/PDY terör örgütünce veya herhangi bir kişinin isteği veya yönlendirmesi ile yaptığına dair hakkında bir tanık beyanı bulunmadığı, suçlamaya konu soruşturmayı ilk olarak başlatan savcı olmadığı, dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ve iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerinin nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu bozacak veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedeleyecek nitelikte olduğu, sübuta eren fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, ... Hakimi iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında isnat olunan eylemlere ilişkin; "... FETÖ terör örgütünün saikleriyle görev yapmaları, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte davranmaları" gerekçesiyle ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi istemiyle yaptığı başvurunun, ... tarih ve K:...1 sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Diğer taraftan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay 5.Dairesinin 16/12/2020 tarihli ve E:2017/111, K:2020/5863 sayılı kararı ile, "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesi sonucu kararın onandığı belirlenmiştir.
Nitekim, davacı hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ... sayılı kararıyla, görevi kötüye kullanma suçu sabit görülerek 1 yıl 6ay 22 gün hapis cezası verildiği tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının ... Cumhuriyet Savcısı (TMK'nın 10.maddesiyle görevli) olarak görev yaptığı dönemde;
2005 yılında öldürülen bir belediye başkanı ile ilgili soruşturma dosyasına kimliği belirsiz şahıs veya şahıslarca 11.06.2012 tarih ve 16:13 zamanlı posta ile gönderilen isimsiz, tarihsiz ve imzasız bir ihbar mektubu ekinde yer alan 51 adet belgeyi gerekçe göstererek, o tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 135/1. maddesinde ifadesini bulan "bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin, kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir." açık hükmünde kanun koyucunun iletişimin tespiti ve kayda alınabilmesi için aradığı suç işlendiğine ilişkin, kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkanının bulunmaması amir hükmüne aykırı şekilde, salt ihbar mektubu ve ekindeki kurgu ürünü olduğu anlaşılan ve doğruluğu hiçbir şekilde tespit edilemeyen hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğu açık ve net olan bir takım belge fotokopilerine dayanarak, söz konusu ihbar mektubu ve eki belgelerde adı geçen kişiler hakkında dosyaya yansıyan hiç bir araştırma ve soruşturma yapmadan, isnat edilen suçun eylem tarihinden sekiz yıl sonra ve kamuoyunda 17-25 Aralık 2013 darbe girişimi olarak bilinen tarihten kısa bir süre önce 25.11.2013 tarihinde ... TEM Şube Müdürlüğüne yazılı talimat vererek ihbar mektubu ekindeki belgelerde adı geçen ..., .... ve ... hakkında dinleme talep ettiği, tanık ....'in "olayın çok eski olup, kendi şubelerini ilgilendirmediğini, cinayet büronun görevine girdiğini, bu aşamada yapılacak dinlemede sonuç alınamayacağını" ilgiliye belirtmesine rağmen, dinleme talep etmelerini istediği, yine ... İstihbarat Şube Müdürlüğünce; iletişimin tespitine başlanılmadan önce yapılan açık kaynak araştırmaları sonucu düzenlenen bilgi iletim formunda "belgelerin gerçekliği, şahısların geçmiş dönemdeki olaylarla bağlantıları ya da halen bir terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiklerine dair somut bir tespitin yapılamadığı" şeklindeki tespitlerin iletilmesine rağmen dinleme talebi hususunda ısrarını sürdürdüğü, iletişimin tespitine başlanıldıktan sonra da dinlenilen şahısların yaptıkları telefon görüşmelerinde herhangi bir suç unsurunun olmadığı, öldürülen belediye başkanı olayı ile ilgilerinin olmadığı, bir terör oluşumu içerisinde olmadıkları, yapılan görüşmelerin günlük iş görüşmeleri olduğu, Bayegan ailesinden birilerinin o dönem ... Milletvekili ve... Bakanı....'ın kardeşi ile bir takım gündelik iş görüşmeleri yaptığının ... TEM Şube Müdürlüğü personeli tarafından iletilmesine rağmen usulsüz olan iletişimin tespitine devam edilmesini istediği, tespit edilen bu hususlara göre hukuki bir yanılgıdan ziyade özel bir kastla hareket ederek görevinin gereklerine aykırı davrandığı, bu haliyle planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak gerçekleştirdiği değerlendirilen eylemlerinin, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sabit görülmekle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Öte yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu dava konusu disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle davacı hakkında, "Görevi Kötüye Kullanmak" suçundan Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK'nın 257/1 maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilerek anılan mahkumiyet kararının 01/02/2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
B) İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" başlıklı 135. maddesinin birinci fıkrasında, "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi (…) dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır. " hükmüne; ikinci fıkrasında ise, "Talepte bulunulurken hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir." hükmüne yer verilmiştir.
C) İNCELEME VE GEREKÇE:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile HSK müfettişlerince düzenlenen 30/12/2019 tarihli inceleme ve soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde;
... İlçesi, ... eski belediye başkanı ...'ın 26.05.2005 tarihinde ... beldesinde kendisine ait olan limon bahçesinde bulunduğu sırada bombalı bir eylem sonucu hayatını kaybetmesi olayının aydınlatılması için, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma sayılı dosya üzerinden soruşturmanın başlatıldığı, aşamalarda soruşturmaya dahil edilen şüpheliler hakkında ... tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek dosyanın daimi aramaya alındığı,
11.06.2012 tarih ve 16:13 zamanlı posta ile kimliği meçhul şahıs veya şahıslarca PTT'nin Sıhhiye/ANKARA şubesinden bir adet zarf içerisinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan isimsiz, imzasız, tarihsiz bir dilekçe ve ekinde 51 adet "BAYEGAN SİSTEM TOPLANTISI" başlıklı belge fotokopilerinin gönderildiği, bu fotokopilerin dosyaya girmesi üzerine söz konusu soruşturma dosyasının, 27.05.2013 tarihinde tutulan tutanak ile daimi aramadan çıkarılarak yeniden ele alındığı ve ortaya çıkan yeni deliller olduğu değerlendirilerek, şüpheliler ..., ..., ...., ....,..., ..., ... ve ... hakkında kamu davası açılması ile gereğinin takdir ve ifası için ... tarih, ...soruşturma ve ... nolu fezleke düzenlenerek TMK 10. maddesi ile görevli ve yetkili ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ancak soruşturma raporunda mağdur olarak kaydedilen E. C. B., F. R. B. ve R. O. E.'in fezlekede şüpheli olarak yer almadıkları, dosyanın 29.05.2013 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sırasına kaydedilerek davacıya tevdi edildiği, davacının, evrakın kendisine tevzi edilmesinden yaklaşık 6 ay sonra ... İl Emniyet Müdürlüğüne yazdığı 25.11.2013 tarihli müzekkere ile ihbar yazısı ekindeki Bayegan Sistem Toplantısı başlıklı belgelerde belirtilen toplantıya katılan kişilerin örgütsel ilişki içerisinde olduklarının değerlendirildiğini belirterek tutanağa konu kişilerin ve örgütsel yapı içinde hareket edip etmediklerinin ayrıntılı olarak araştırılmasını, ayrıca adı geçenler hakkında teknik takip çalışması için hazırlıkların tamamlanmasını ve buna ilişkin talepte bulunulmasını istediği, yazılı talimat üzerine ... TEM Şube Müdürlüğü tarafından savcılık talimatı ilgi gösterilerek evrakın ... İstihbarat Şube Müdürlüğüne gönderildiği, İstihbarat Şube Müdürlüğünün yaptığı araştırma sonucunda düzenlediği bilgi iletim formu ile ..., ... ..., ... ...ve ... ünvanlı şirkete ait iletişim bilgileri ile şahıslara ait kimlik ve telefon numaralarının tespit edildiği ve aynı bilgi iletim formunda; 11.06.2012 tarih ve 16:13 zamanlı posta ile kimliği meçhul şahıs veya şahıslarca ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar dilekçesi ekinde 51 sayfadan oluşan "... SİSTEM TOPLANTISI" başlıklı belge fotokopilerinde yer alan kişi ve olaylar ile ilgili olarak; "belgelerin gerçekliği şahısların geçmiş dönemdeki olaylar ile bağlantıları yada halen bir terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiklerine dair somut bir tespitin yapılamadığı" şeklinde değerlendirme yapıldığı ve ... TEM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan açık kaynak araştırması üzerine 23.12.2013 tarihli tespit tutanağı düzenlenerek soruşturma evrakına eklendiği, ... İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan söz konusu çalışmalar sonunda, davacı tarafından ... İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilen ...tarih ve... sayılı yazılı talimat ilgi tutularak, ... Cumhuriyet Başsavcılığına (TMK 10. maddesi ile görevli) hitaben... tarih ve... sayılı yazısı ile şüpheliler ..., ... ... ve...in kullandıkları GSM hatlarının 5271 sayılı CMK'nın 135/6.a 13. maddesine göre birinci kez üç ay süre ile iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, çözümünün yapılması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi için gerekli kararın aldırılmasının talep edildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığı TMK'nın 10. maddesi ile görevli davacı tarafından yürütülen ... soruşturma sayılı dosya kapsamında; CMK'nın 135. maddesi gereğince mağdurlara ait telefonların ilk kez üç ay süre ile iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, çözümünün yapılması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi için karar verilmesi talebi ile... Nolu Hâkimliğine (TMK'nun 10. maddesi ile görevli) 25.12.2013 tarihinde müzekkere yazıldığı, ... nolu Hakimliği tarafından ... tarih ve ...... D.İş sayılı karar ile talep doğrultusunda, "TMK 10.maddesinde sayılan yasa dışı terör örgütüne üye olmak suçu iddiasıyla yapılan soruşturmada suç işlediğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı, suça ilişkin delillerin toplanabilmesi ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması" şeklindeki gerekçelerle mağdurlar hakkında iletişim tespiti kararının verildiği, mahkemenin kararı davacı tarafından 25.12.2013 tarihli müzekkere ekinde ... İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilerek ..., ... ..., ...,...'in telefonlarının dinlenilmesine başlanıldığı, iletişimin tespit ve kayda alınması aşamasında adı geçen şahısların yapmış oldukları telefon görüşmelerinde herhangi bir suç unsurunun olmadığı, öldürülen belediye başkanı olayı ile ilgilerinin olmadığı, bir terör oluşumu içerisinde bulunmadıkları, yapılan görüşmelerin günlük iş görüşmeleri olduğu, hatta görüşmelerde ... ailesinden birilerinin o dönem ... Milletvekili ve ... Bakanı olan....’ın kardeşi ile bir takım gündelik iş görüşmeleri yaptığının anlaşılması üzerine, ... TEM Şube Müdürlüğü personeli tarafından dinlemenin sonlandırılması gerektiği iletilmesine rağmen, ilgilinin "dinlemeye devam edin, ben bu şahısların ifadelerinin alınması için İstanbul'a müzekkere yazacağım, birinin ifadesini aldıktan sonra diğeri ile irtibata geçecek siz dediğim gibi dinlemeye devam edin" şeklinde talimatını yinelediğinden dolayı dinlemeye devam edildiği, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra 2014 yılı başlarında ... TEM Şube Müdürlüğü görevlilerinin değiştirilmesi ve soruşturma dosyasının davacıdan alınmasından sonra 07.03.2014 tarihinde söz konusu iletişimin dinlenmesi ve tespitine son verilmesi için müzekkere yazıldığı, tedbirin kaldırılmasından sonra elde edilen dinleme ve tespit verileri imha edilerek 10.03.2014 tarihinde imha tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Dairemizin 16/12/2020 tarih ve E:2017/111, K:2020/5863 sayılı kararı ile; "...davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/03/2023 tarih ve E:2021/1576, K:2023/377 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri temin etmek ve devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçlarından Yargıtay ....Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyet kararı verildiği ve bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:... sayılı dosyasında derdest olduğu ve davacı hakkında yakalama kararı olduğu görülmüştür.
Belirtilen tespitler doğrultusunda, davacının örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirmek amacıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135.maddesine açıkça aykırı olarak" iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" yönünde taleplerde bulunmak suretiyle planlı ve sistemli bir biçimde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir parçası olarak örgütün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda hizmet etmek suretiyle tarafsızlığını kaybettiği sonucuna ulaşıldığından, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve K... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2\. Davacının adli yardım talebi kabul edilmekle birlikte, davacı tarafından yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.