Danıştay danistay 2022/4885 E. 2025/5658 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/4885
2025/5658
15 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4885
Karar No : 2025/5658
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin Bakanlık Teftiş Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında görülen ceza davasında, anılan Mahkemece davacı hakkında ilk olarak... tarih ve K:... sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 484,000.00-TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı, anılan kararda davacının FETÖ/PDY terör örgütü tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki iptal edilen Eğitim Bilimleri ile iptal edilmeyen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı yönünde gerekçeye yer verildiği, bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesi'nin E:... sayılı dosyasında görülen davada, anılan Dairece ...tarih ve ... sayılı kararıyla "silahlı terör örgütü üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı yargılaması yapılan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi, CMK'nin 156. maddesi gereğince re'sen bir müdafi de görevlendirilmeden yargılamaya devam edilerek hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle CMK'nin 188/1 ve 289/1-a,e maddelerine aykırı davranılması" sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu, bu karar üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinde tekrar görülen davada, anılan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında 18/03/2021 tarihinde yapılan duruşmada; davacının, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına ilişkin yeterli delil ve faaliyetlerinin de süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk düzeyinde bulunmadığı sonucuna varılarak, davacıya yüklenen suçun sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verildiği, davacının eşi ... hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararla mahkumiyet kararı verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, dosyada bulunan belgelerin tetkiki ve UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, davacı ve eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve davalarda verilen kararların henüz kesinleşmediği, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirmesinin yeterli görüldüğü, bu anlamda davacı ve eşi hakkında ceza dosyalarında yer verilen değerlendirmeler ile işbu dava dosyasındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının ifa ettiği görevin niteliği de göz önüne alındığında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı kararıyla; davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile her türlü şüpheden uzak kesin delil ve emarelerin elde edilemediği gerekçesiyle davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu ve ... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddedildiği ve kararın kesinleştiği, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat etmesi nedeniyle hukukun temel ilkelerinden olan ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadıkça kimsenin suçlu sayılamayacağına dair masumiyet karinesi gereği, davacının terör örgütü üyesi olarak kabul edilemeyeceği, ceza davasına esas alınan ifadelerden davacının girdiği ve iptal edilen 2010 yılı KPSS sınavında tam veya tama yakın sonuçlar alıp, iptal edilerek yenilenen sınavlarda daha az puan aldığı hususlarının tek başına iltisak ve irtibatını ortaya koyamayacağı, soyut iddialarla masumiyet karinesinin yok sayılamayacağı, bu durumda, davacı hakkında adli ve idari makamlarca yürütülen soruşturma sürecinde FETÖ/PDY terör örgütü ile üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bununla irtibatı olduğu yolundaki değerlendirmeyi haklı kılacak bilgi ve belge bulunmadığı, bu hususta davacının iptal edilen KPSS sınavında örgüt desteği ile hareket ettiği yönünde bir iddia bulunmakta ise de, yukarıda anılan ...Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, alınan ifadeler ile bilirkişi raporu doğrultusunda, FETÖ/PYD veya bir başka terör örgütü faaliyetleriyle ilişkili olmadığından davalı idare tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf talebinin kabulüne,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu görevinde istihdam edilen görevlilerin Devletin temeli olan anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, kamu görevine son verme işlemlerinin geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran tedbir niteliğinde işlemler olduğu, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevine son verilebilmesi için terör örgütü ile üyelik veya mensubiyet bağının zorunlu olmayıp irtibat ve iltisak bulunmasının yeterli olduğu, davacının 2010 KPSS sınavında Eğitim Bilimleri Testinde 120 sorudan 118 soruyu doğru cevapladığı, tekrarlanan sınavda 98 soruyu doğru cevapladığı, iki sınav arasında uzun bir sürenin bulunmadığı, davacının tekrarlanan sınavda 118 nete yakın başarı göstermesi gerektiği, davacının eşinin 2010 KPSS sınavındaki durumu, sınavdan iki gün önce T.E. ile görüştükleri, davacının eşinin 2010 öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne bağlı dershanelerde çalıştığı, beraat kararının dava konusu işlemin iptalini gerektirmediği, ceza hukukuna göre değerlendirme yapıldığı, terör örgütüyle irtibat ve iltisak değerlendirmesinin yapılmadığı, davacı hakkında idarece yapılan değerlendirmenin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. ..." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmış, bu işleme karşı yaptığı itiraz da reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemlerin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
Davacının, öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verilen eşi ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; "... Sanığın 2010 KPSS sınavında Eğitim Bilimleri testinde 100 ve üzeri doğru yapan şüpheli 3227 kişi ile olan irtibatlarına bakıldığında ise; sanığın eşi olan Merve Kılıçarslan'ın da 2010 KPSS sınavına girdiği ve eğitim bilimleri testinde 120 sorudan 118'sine doğru cevap verdiği, tekrarı yapılan sınavada girdiği fakat bu sınavda 120 sorudan 98'ine doğru cevap verdiği görülmüştür. Sanığın FETÖ/PDY irtibatlı olan 4 işyerinde 69 şüpheli adayla aynı yıllarda birlikte çalıştığı ve işyeri birlikteliğinin bulunduğu görülmektedir. Sanığın 2010 KPSS’nın iptal edilmeyen ancak soruların önceden sızdırıldığı mahkememizce kabul edilen Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinden almış olduğu puan ve tekrarı yapılan eğitim bulimleri sındavından aldığı puanla Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen olarak atandığı ve Sultanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 18/04/2018 tarihli yazısı ekindeki belgelere göre iddianame tanzim tarihi olan 07/02/2018'e kadar maaş vs olmak üzere toplam 105.516,37 TL gelir elde ettiği anlaşılmıştır. Sanığın, daha sonra 667 ve 670 s. KHK'lar ile kapatıldığı anlaşılan Mizan Eğitim İşletmeleri A.Ş., Özel Taştan Eğitim Hizmetleri A.Ş., Filiz Eğitim Hizmetleri A.Ş. ve Anadolu Fen Eğitim Hizmetleri A.Ş. isimli FETÖ/PDY bağlantılı kurumlarda çalışmasının olduğu anlaşılmıştır. Sanığın ... ID numarası ile By-Lock kullanıcısı olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında yukarıda bahsedilen deliller değerlendirildiğinde; 2006 yılında (120) sorudan(70) soruya doğru, 2008 yılında (120) sorudan (39) soruyu doğru, 2009 yılında (120) sorudan(76) soruya doğru, 10/07/2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde (120) sorudan (116) soruyu doğru cevapladığı, 31/10/2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri Testine girdiği ve aynı başarılı performansı gösteremeyerek ve zorluk derecesi bakımından daha kolay olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilen ikinci sınavdan ise (120) sorudan (86) soruyu doğru cevapladığı nazara alındığında iptal edilen sınavdaki yüksek başarının kendi başarısı olmadığı kanaatine varılmıştır. Tekrarlanan sınavdaki düşüş sanığın savunmasında belirttiği gibi rahatsızlandığı için iğne ile sınava girdiği savunması ile açıklanamayacak derecede yüksektir. Yine Genel Kültür Testinde; 2009 yılında (60) sorudan (46) soruyu doğru ve 2010 yılında ise (60) sorudan (54) soruyu doğru cevapladığı, Genel Yetenek Testinde; 2009 yılında (60) sorudan (34) soruyu doğru ve 2010 yılında ise (60) sorudan (58) soruyu doğru cevapladığı, Ölçme değerlendirme bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2010 yılında önceki yıla nazaran başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu nazara alındığında sanığın FETÖ tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki iptal edilen Eğitim Bilimleri ile iptal edilmeyen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Anlatılan nedenlerle ve sanık hakkındaki yukarıda belirtilen deliller nazara alındığında; FETÖ tarafından sızdırılan 2010 KPSS sorularını önceden alarak sınavda yüksek başarı elde eden sanık ...'ın FETÖ/PDY üyesi olduğu, örgütün 2010 yılında aldığı kararla hem kendi okullarında maaşlı olarak çalıştırdığı üyelerini kamuya aktarıp maaş yükünden kurtulmak, yeni gelenlere yer açmak, bu şekilde himmet adı altında topladığı aidatları artırmak ve hem de mahrem hizmetlerdeki örgüt mensuplarının eşlerinin ve mahrem imamların kamuya atanması için sınav sorularını sızdırdığı, sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, tekrar edilen Eğitim Bilimleri testinden aldığı puan ve iptal edilmeyen ancak kopya çekildiği mahkememizce kabul edilen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerinden aldığı puanla Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen olarak atandığı ve iddianame tanzim tarihi 07/02/2018'e kadar maaş, vs olmak üzere toplam 105.516,37TL gelir elde ettiği, sınav sorularını önceden alarak hileli hareketlerle sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığı ve birden fazla kez maaş aldığı için sanığın eyleminin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ..." gerekçesine yer verilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği, anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesinleştiği görülmüştür.
Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ/PDY'nin yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin (yargı kararıyla tespit edilen) FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.