SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/3707 E. 2025/4346 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/3707

Karar No

2025/4346

Karar Tarihi

17 Nisan 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3707 E. , 2025/4346 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3707
Karar No : 2025/4346


TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'da 19/03/2015 tarihinde 4.000-TL katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası'na Temmuz 2014-Haziran 2016 tarihleri arasında 24 ay süreyle üyeliğinin bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 28/01/2014-27/06/2016 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğunun Komisyon tarafından tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin...... esas,... karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda Ceza Mahkemesi'nce, davacının; Bank Asya'ya para yatırsa da bunun örgütün talimat dönemlerine denk gelmediği, bankanın TMSF'ye devrinden sonra paranın hemen çekilmediği, Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliğin tek başına örgüt üyeliği için yetmeyeceği gerekçesi ile davacının beraatine karar verildiği, davacı hakkında örgüt üyeliği suçu bakımından beraat kararı verilmiş ise de, davacının örgütle irtibatlı sendikaya üye olması, örgütün yayın organlarına aboneliğinin bulunması, 31/12/2013 tarihinde hesabında hiç para bulunmaz iken 19/03/2015 tarihinde parasını Bank Asya'ya yatırma tercihi birlikte değerlendirildiğinde davacının ileri sürdüğü hususlara itibar edilmeyerek, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile en az iltisak veya irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; FETÖ ile irtibat ve iltisakına dair hiçbir somut gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, KHK’lar ile bireysel idari işlem tesis edildiği, OHAL KHK’lerinin delillendirmeye ilişkin herhangi bir standart ortaya koymadığı ve nihai değerlendirmenin gerekçeli ve kanıta dayalı olması gerektiği koşulunu karşılamadığı, savunma hakkı tanınmadığı, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarında yeterli gerekçeye yer verilmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, bir daha kamu görevinde yer alamayacak şekilde işlem tesis edilmesiyle ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin örgüt talimatıyla olmadığı, Bankanın TMSF'ye devrinden sonra hesapta bulunan parada artış olduğu, sendika üyeliği kapsamında aktif bir üyeliğinin bulunmadığı ve bu sendika üyeliği çerçevesinde örgütü destekler nitelikte ve bulunduğu kamu göreviyle bağdaşmayan herhangi bir eylem ve fiilinin bulunmadığı, babasına ait gazete aboneliğine ait ücretin kendisine ait kredi kartından taksitle ödendiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY VE İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ...tarih ve ...sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli kovuşturma sonucunda,... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında;
-Davacının, Bank Asya'da hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00-TL iken; mezkur hesaba 19/03/2015 tarihinde 4.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı,
-FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasına Temmuz 2014 - Haziran 2016 tarihleri arasında 24 ay üyeliğinin bulunduğu,
-FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 28/01/2014 - 27/06/2016 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu,
-FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Malatya Kardelen Özel Eğitim A.Ş.'ye 30/01/2014 - 20/02/2015 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının Bank Asya'da 19/03/2015 tarihinde 4.000-TL katılım hesabı açtığı,, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği ve bu eylemi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağ kurduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak; Bank Asya'daki hesabına örgüte finansal destek sağlamak amacıyla para yatırmadığı, özellikle bankanın TMSF'ye devrinden sonra para yatırdığı ve Bank Asya'nın TMSF kontrolünde olduğu süre boyunca bu banka üzerinden işlem yapmaya devam ettiği ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve kesinleşen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında; "...Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen Bank Asya'da hesap hareketleri bulunsa da; alınan bilirkişi raporu, banka hesap eksterleri ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde örgütün talimat tarihlerinde herhangi bir para artışının bulunmadığı, hesaptaki hareketliliğin Mart 2015 tarihinde olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü lideri, örgüt mensupları ve yayın organlarından yapılan destek ve çağrı dönemlerine denk gelen 2014 yılı ocak- Eylül ve 2015 yılı Şubat ayında hesaba artı giriş yapılmadığı, Bankanın TMSF'ye devrinden sonra örgüt üyeleri tarafından bankada bulunan paralar çekilmesine rağmen sanık tarafından hesaba paranın bu tarihte girildiği, sanığın savunmasında geçten hususun paranın hesaptan çıkış ve harcama hareketleri ile örtüşüğü, hesap hareketinin özellikle örgütün talimat dönemine özgü olduğuna ilişkin bir çıkarım yapılamadığı, sonuç olarak sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen Bank Asya'da hesap hareketleri bulunsa da, talimat dönemlerine denk gelen destek amaçlı olabileceği söylenecek işlemlerin bulunmadığı, diğer işlemlerinin ise sanığın bankacılık faaliyetleri kapsamındaki işlemler olduğu, çağrı dönemlerine denk gelen ve terör örgütüne aidiyetini veya yardımını gösterir hesap hareketinin bulunmadığı bu haliyle sanığın örgütün ayakta kalmasını sağlayacak destek olacak şekilde bilerek ve isteyerek yardımda bulunduğuna dair kastının ortaya konulamadığı..." yolunda tespitlerde bulunulmuştur.
Davacının yukarıda aktarılan beyanları, Bank Asya hesabı ile ilgili olarak ceza yargılamasındaki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu belirtilmiştir.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 11/06/2018 gün ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, belirtilen tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden irtibat ve iltisaka ilişkin başkaca bir somut bilgi ve belge yoksa salt sendika üyeliğinin tek başına irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Davacının, Aktif Eğitimciler Sendikasına Temmuz 2014 - Haziran 2016 tarihleri arasında 24 ay süreyle üyeliği bulunmakta ise de, 27/06/2016 tarihinde istifa etmesi karşısında, anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın miting, protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, salt Sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bununla birlikte, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapıldığı belirtilen ödemenin mahiyeti ve devamlılığı hakkında dosyada herhangi bir bilgi ve/veya belge bulunmadığı, örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödemenin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu işlemde davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğu sonucuna ulaşılırken; FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Malatya Kardelen Özel Eğitim A.Ş.'ye 30/01/2014 - 20/02/2015 tarihleri arasında toplam 2.285-,00-TL ödemede bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de, davacı tarafından yapılan söz konusu ödemelerin çocuğunu Anadolu ve Fen Liseleri hazırlık kursuna göndermesine ilişkin olduğuna yönelik beyanda bulunulması ve anılan ödemelerin örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında, söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturması sonucunda davacı hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği ve dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.



(X) KARŞI OY :
Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim