Danıştay danistay 2022/12701 E. 2025/5450 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/12701
2025/5450
13 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12701
Karar No : 2025/5450
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin incelenmesinden; PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından, Diyarbakır ili, Sur İlçesinde, hendek kazma, barikat kurma ve güvenlik güçlerine karşı roketatarlı uzun namlulu silahlı saldırı eylemlerinin yapıldığı, sokak eylemlerine güvenlik güçlerinin müdahalesini engellemek amacıyla Sur Belediyesine ait iş makineleri ile hendek kazılması eylemlerinde, davacının Sur Belediyesi Fen İşleri Müdür vekili olduğu dönemde hendek kazmada kullanılan kepçelerin götürülmesi olayından haberdar olduğu, ancak erken saatlerde bu durumu emniyete bildirmediği tespitlerine yer verildiği; Diyarbakır Valiliğince komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Diyarbakır Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararında, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirildiği ve kamu görevinden çıkarılması teklif edildiği, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katılan şahıslar arasında olduğu yönünde istihbari bilgilerin bulunduğu tespitine yer verildiği; davacı hakkında "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından yapılan yargılama sonucunda,... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine kararı verildiği; yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu kanaatine varıldığı ve davacının Anayasamızda yer alan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; personel bilgi dosyasında istihbari bilgilerin olduğu iddiasının asılsız olduğu, bu iddiaları destekleyen somut delilin bulunmadığı, hendek ve çukur terörünün en yoğun olduğu dönemde Fen İşleri Müdürlüğüne kısa bir süre vekalet ettiği ve mesai saatinin bitmek üzere olduğu zamanda belediye binasına 10 km uzaklıktaki şantiyeden kepçe operatörlerinin kaçırıldığını, bu olayı duyduğunda görevini gereği gibi yaparak emniyet birimlerine haber verdiğini, olaydan dolayı herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı idare tarafından PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı olduğunu gösteren hukuki bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, bu kararla hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunun ortaya konulduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/79, K:2022/135 sayılı kararıyla, 7084 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." kuralına yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde, inşaat teknikeri (vekaleten Fen İşleri Müdür Vekili) olarak görev yapan davacı, 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, ...tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının delil yetersizliği sebebiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
İdare Mahkemesince; davacı hakkında "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından yapılan ceza yargılaması sonucunda beraatine kararı verildiği, ancak davacının Sur Belediyesi Fen İşleri Müdür vekili olduğu dönemde hendek kazmada kullanılan kepçelerin kaçırılması olayından haberdar olduğu, ancak erken saatlerde bu durumu emniyete bildirmediği; ayrıca davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katılan şahıslar arasında olduğu yönünde istihbari bilgilerin bulunduğu tespitlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği görülmüştür.
Bu nedenle, öncelikle, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından Diyarbakır ili, Sur İlçesinde hendek kazma, barikat kurma ve güvenlik güçlerine karşı roketatarlı, uzun namlulu silahlı saldırı eylemlerin yapıldığı sırada güvenlik güçlerinin müdahalesini engellemek amacıyla Sur Belediyesine ait iş makinaları ile hendek kazılması eyleminde, davacının, Sur Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili olarak görev yaptığı 21/08/2015 tarihinde, hendek kazmada kullanılan kepçelerin götürülmesi olayından haberdar olmasına rağmen, erken saatte durumu emniyete bildirmeyerek terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediğinden bahisle ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; "...Tanık A.D Mahkememizdeki yeminli beyanında; "Ben Sur Belediyesinde fen işlerinde işçi olarak çalışıyorum. Olay tarihinde de orada çalışmaktaydım. Sanıkları tanırım. Sanık ... ve ... iş makinası operatörüdür, diğer sanık ... ise fen işleri müdür vekili olarak çalışırdı. Söz konusu iki iş makinası da Sur Belediyesine aittir. Ben arazide çalışırım. Kilit taşı döşerim. 21 Ağustos günü yasaklı olan bölgede çalışıyordum. Orada taş döşemesi yapıyordum. O zaman yasaklı bölge değildi, serbestti. Biz çalışıyorduk, gündüz saat 16:00-17:00'ye doğru biz paydos etmiştik, 15-20 kişilik bir terörist grubu geldi. Bizim servis aracının önünü kestiler, yetkili kim diye sordular. Benimle beraber orada şoför ve çalışan arkadaşlar vardı. Ben de yetkili belediyededir, dedim. Bana...gidin dediler. Daha sonra çalışanlar ve şoför ile birlikte dolmuşa bindik, 50-100 metre uzaklaştık. Ardından ben ... numaralı telefonumdan ...'ın cep telefonunu aradım. Böyle bir olay oldu dedim, o da siz gidin ben gerekli yerlere karakola haber veririm, dedi. Ardından ben eve gittim, ardından ... bey beni aradı, karakol çağırıyor, gel ifadeni ver, dedi. Ben de tahminime göre saat 18:00 civarında karakola gittim ve yazılı ifademi verdim. Polisler bana gidebilirsin dedi ve oradan ayrıldım. Saat 21:00 gibi ... beni aradı, kepçe bulunmuş, şantiyededir, dedi... Teröristler geldiğinde kepçelerden birisi çalışma alanında, diğeri de şantiyedeydi. Çalışma alanında olanın plakasını hatırlamıyorum. Ancak operatör olan ... bey de bizimle beraber şantiyede çalıştığımız yerdeydi. Teröristler kepçeyle operatöre el koyduk dediler,...Biz dolmuşa bindik, teröristler kepçeye bindiler,..." şeklinde beyanda bulunmuştur... 21.08.2015 tarihinde Sur ilçesi ... Mahallesi, ... Sokak, ... Sokak, ... Sokak, 4 ayaklı minare, ... Sokak ile ... Mahallesi ara sokaklarında yapılan çalışmalarda güvenlik güçlerinin girişlerini engellemek amacıyla sokakların hendek açılmak suretiyle kazılmış olduğunun tespit edildiği, bu iş için ise Sur Belediyesine ait... ve...plaka sayılı iş makinalarının kullanıldığını belirlendiği, olay tarihinde Sur Belediyesi Fen İşleri Müdürü olarak görev yapan sanık ... 'nun kepçelerin götürülmesi olayından haberdar olduğu ancak erken saatte durumu emniyete bildirmediği değerlendirilerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.
Sanık tüm aşamalardaki istikrarlı savunmalarında; PKK terör örgütüyle herhangi bir irtibatı olmadığını, olay tarihinde Sur Belediyesi Fen İşleri Müdürülüğü'nü vekaleten yürüttüğünü, 16.40 gibi belediye işçisi A.D'nin kendisini arayarak bulundukları yere 20 kişilik bir grup geldiğini, kepçeyi zorla almak istediklerini söyleyerek durumu kendisine haber verdiğini, kendisinin ise kepçeyi sakın vermeyin oradan hemen ayrılın, diyerek telefonu kapattığını ve C. komiser adında bir komiserle konuşarak durumu anlattığını ve Sur Belediyesi'ne gittiğini, oradan ise müracaatta bulunmak için 17:05 civarında emniyete gittiğini, karakoldan çıkıp kaçırılan kepçeye ait evrakları almak için şantiyeye gittiğinde çalışan... plakalı kepçenin şantiyede olduğunu gördüğünü, bekçinin kendisine kepçenin A.Ö tarafından getirildiğini söylediğini, bu durumu da hemen emniyete bildirdiğini beyan etmiştir.
Mahkememizde tanık olarak dinlenen A.D, gerek olayın hemen ardından vermiş olduğu beyanlarında gerek ise mahkememiz huzurundaki beyanında istikrarlı olarak olay günü saat 16:00-17:00 arasında 15-20 kişilik terörist grubunun servis aracının önünü kestiğini ve "yetkili kim?" diye sorduklarını, kendisinin "yetkili belediyededir" diye cevap verdiğini teröristlerin kendilerine küfür ettiğini, dolmuşa bindikten sonra sanık ...'yu arayarak durumu haber verdiğini, sanığın ise kendisine "siz gidin ben karakola haber veririm" dediğini, saat 18:00 gibi sanığın arayarak kendisini karakola ifade vermeye çağırdığını, kendisinin giderek ifade verdiğini, 21:00'de ise sanık ...'ın kendisini tekrar arayarak kepçenin bulunduğunu haber verdiğini ifade etmiş olması, tanık beyanı ile sanık savunmasının tutarlı olması, sanığın belediyeye ait kepçelerin kaçırılmasından saat 16:40-16:45 civarında haberdar olduğu, sanığın emniyette ifadesinin alındığı saatin 19:15 olduğu, sanığın emniyette ifade vermesini istediği tanık A.D'nin ifade saatinin saat 18:42 olduğunun ifade tutanaklarından anlaşıldığı, dolayısıyla sanığın makul sayılabilecek bir sürede durumu emniyete bildirdiğinin belirlendiği, sanıkla örgüt üyeleri arasında devamlılık arz eden planlı, sürekli ve eylemli paylaşma olmadığı, suç işlemek için sistemli ve hiyerarşik bir biçimde bir araya gelme, örgüt içinde örgütün en tepesinde planları yapan emirleri veren ve örgütü en üst düzeyde yöneten bir hiyerarşi bulunmadığı gibi örgüte yardım ettiğine ilişkin müşahhas bir delil bulunmaması...sanığın savunmasının aksine üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması..." şeklindeki tespit ve değerlendirmelere yer verilerek davacının beraatine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıdaki ceza mahkemesi kararında ayrıntılı olarak yer verilen dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen olaya ilişkin süreç ve tanık beyanı ile terör örgütü adına eylemlere katıldığına ilişkin istihbari bilgilerin somut dayanaklarının bulunmadığı, ayrıca davalı idare tarafından, davacının terör örgütüyle irtibatlı olduğunu gösteren ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin de dava dosyasına sunulmadığı dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibatı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davalı idare bünyesinde, inşaat teknikeri (vekaleten Fen İşleri Müdür Vekili) olarak görev yapan davacı, 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, ...tarih ve...sayılı işlemle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararındaki davalı idare tarafından yapılan tespitler ve davacının yargılandığı ceza mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.