SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/11465 E. 2025/5662 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/11465

Karar No

2025/5662

Karar Tarihi

15 Mayıs 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11465 E. , 2025/5662 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/11465
Karar No : 2025/5662

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; her ne kadar OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararında, davacının Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve hesabındaki mevduatını 2014 yılından itibaren artırdığı ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 07/01/2014-18/12/2014 tarihleri arasında toplam 665,00 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Marmara Işık Özel Eğitim A.Ş.'ye; 19/01/2014-18/07/2014 tarihleri arasında 4.992,00 TL, Özel Azim Eğitim Hizmetleri A.Ş.'ye; 22/10/2015-10/06/2016 tarihleri arasında 4.550,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan, Özel Darıca İlkokulunda 2015/2016 yıllarında eğitim-öğretim dönemlerine ilişkin öğrenim kaydının bulunduğu, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Kocaeli Valiliğinin ... tarih ve... sayılı Kurul Kararında davacının FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca Bank Asya'ya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma veya talimat uyarınca bankadaki parasını çekme durumundan söz edilemeyeceği; Kocaeli Valiliğinin... tarih ve ...sayılı Kurul kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin de davacının Bank Asya'da hesabının bulunmasına dayanması, ayrıca terör örgütleriyle iltisak yahut irtibatının tespiti amacıyla Mahkemelerince yapılan ara kararlarına verilen cevabi yazılardan, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatına dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı, davacının çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan özel eğitim kurumunda kaydının bulunması ve Mahkememizce de bu nedenle yapıldığı kabul edilen eğitim şirketi ödemesi ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin de anılan örgütle iltisak ve irtibatını göstermeye yeterli delil olmadığı, yine... tarih ve Sor. No:..., E:... sayılı iddianamede, boş alanda Fethullah Gülen'e ait ve bu örgüte mensup başka yazarlara ait kitap, ansiklopedi, kitapçık, dergi, CD atıldığının tespit edildiği, bu kitapların içinde bulunan Hizmet İnsanının Portresi Adanmışların Vasıfları isimli kitabın birinci sayfasında, davacının isminin ve imzasının bulunduğu, söz konusu yazının ve imzanın yapılan incelemesinde, davacının el ürünü olduğunun tespit edildiğine yer verildiği görülmekle birlikte bu hususun tek başına davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını göstermeye yeterli nitelikte delil olmadığı, başkaca delillerle desteklenemediğinden, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibata delil olarak alınamayacağı kanaatine ulaşıldığından, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerde dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının anılan örgüt ile iltisakının bulunduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda istinaf konusu idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbir Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ...tarihli ve... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği, anılan kararın 17/09/2019 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler Türk Silahlı Kuvvetlerinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' kuralına yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7083 sayılı Kanun'la kabul edilmiş, bu Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “üyeliği, mensubiyeti veya” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2022 tarihli ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında özetle, Bank Asyaya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma veya talimat uyarınca bankadaki parasını çekme durumundan söz edilemeyeceği, Kocaeli Valiliğinin... tarih ve...sayılı Kurul kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin de davacının Bank Asya'da hesabının bulunmasına dayandığı, ayrıca terör örgütleriyle iltisak yahut irtibatının tespiti amacıyla Mahkemelerince yapılan ara kararlarına verilen cevabi yazılarından, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatına dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı, (...) boş alanda Fethullah Gülen'e ait ve bu örgüte mensup başka yazarlara ait kitap, ansiklopedi, kitapçık, dergi, CD atıldığının tespit edildiği, bu kitapların içinde bulunan Hizmet İnsanının Portresi Adanmışların Vasıfları isimli kitabın birinci sayfasında, davacının isminin ve imzasının bulunduğu, söz konusu yazının ve imzanın yapılan incelemesinde, davacının el ürünü olduğunun tespit edildiğine yer verildiği görülmekle birlikte, bu hususların tek başına davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını göstermeye yeterli nitelikte delil olmadığı, başkaca delillerle desteklenemediği belirtilerek karar verilmiş ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacının yargılandığı ceza dava dosyasının birlikte incelenmesinden; davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...tarih ve Sor. No:..., E:...sayılı iddianamesinde, 31/07/2016 günü Darıca ilçesi ... Mah. ... Cad. No:... Sitesi karşısında bulunan, isimsiz sokağın üst kısmındaki boş alanda, FETÖ/PDY Terör Örgütü Lideri Fettulah Gülen'e ait ve bu örgüte mensup başka yazarlara ait 161 adet kitap, 7 adet ansiklopedi, 90 adet kitapçık, 1 adet dergi, 41 adet CD'nin atıldığı tespit edildiği, bu kitap, yayın ve CD'lerin içinde bulunan "Hizmet İnsanının Portresi Adanmışların Vasıfları" isimli kitabın birinci sayfasının sağ üst köşesindeki siyah mürekkepli kalemle yazılmış, "..." ibareli el yazısının ve altındaki imzanın yapılan incelemesinde, İstanbul Kriminal Polis Lab. Müdürlüğünün 27/04/2017 tarih ve uzmanlık no:... sayılı ekspertiz raporu ile, davacı ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının 12/04/2017 ve 24/04/2017 tarihli savunmalarında özetle; söz konusu kitap, dergi, yayın ve CD'lerin kendisine ait olmadığını, kendisi tarafından boş arsaya atılmadığını, belirtilen kitap üzerindeki el yazısı ve imzanın kendisine ait olmadığını belirttiği, sorgu aşamasında alınan 02/05/2017 tarihli savunmasında ise kriminal incelemede üzerinde imzası çıkan örgütsel dökümanı imzalayarak hediye etmiş olabileceğini ifade ettiği, dolayısıyla anılan çok sayıdaki örgütsel dökümanın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır,
Bununla birlikte, FETÖ/PDY lideri tarafından Bank Asya'ya destek talimatının verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Bankanın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek bir kısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Bu açıklamalardan hareketle dava dosyasında yer alan bilgi, belgeler ile 06/12/2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; davacının Bank Asya'da 26/10/2000 tarihli açılmış hesabı bulunduğu, Bankanın TMSF ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihinde de hesabını kapatmadığı, 2015 Haziran ayında bakiye 903,96 TL'ye düştüğü, 2015 yılı Temmuz ayında bakiyenin 2.777,57 TL'ye yükseldiği, hesabın 2016 Haziran tarihine kadar açık kaldığı görülmüş ise de, aylık hesap özeti bakiyesinin 2013 yılı Aralık ayında 2.558,74 TL, iken, talimatın 1. dönemi olan 2014 yılı Ocak ayında 2.639,84 TL olduğu, 14/03/2014 tarihinde hesabına 30.500,00 TL nakit para yatırdığı, aynı tarihte yatırılan tutarın 19.072,57 TL'sinin proje mal bedel karşılığı olarak tahsil edildiği, 24/03/2014 tarihinde hesabındaki 12.000,00 TL bakiye karşılığında 5.352,36 USD alımı yaptığı ve 2014 yılı Mart ayında bakiyenin 14.768,17 TL'ye yükseldiği, 01/04/2014 tarihinde hesabındaki 5.352,36 USD'yi bozdurarak 25 gr altın ve 11.461,54 TL'ye çevirdiği, aynı tarihte hesabından 14.000, 00 TL nakit para çektiği ancak yine aynı tarihte hesabına 2.000,00 TL nakit para yatırdığı ve yine aynı gün 25 gr altını TL'ye çevirdiği, bu tarihten sonra hesabında küçük miktarlı artışlar olsada, 2. talimat dönemi olan 2014 yılı Eylül ayı bakiyesi 4.068,60 TL iken, 2014 yılı Ekim ayı bakiyesinin 1.578,17 TL'ye düştüğü, davacı iş bu dava dosyasındaki beyanlarında ve ceza dosyasındaki savunmalarında özetle; talimatla hareket etmediğini, 2014 yılında aracını sattığını ve parasını Bank Asya'ya yatırdığını, ayrıca o dönemdeki birikimleriyle döviz aldığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında,FETÖ/PDY lideri tarafından Bank Asya'ya destek talimatının verildiği özellikle 1. talimat döneminde hayatın olağan akışına aykırı olarak rutin işlemlerin dışına çıkmak suretiyle, aracını satarak yüklü miktarda para yatırması, aynı tarihlerde birden çok hesap hareketinin ve bakiye artışının olması ve ele geçirilen çok sayıda örgütsel dökümanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


KARŞI OY :
Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, "...sanığın suçlamayı kabul etmediği, iddianamede bu suçlamaya dayanak yapılan katılım hesaplarının açılış tarihi,hesapların kapatıldığı tarih,sanığın gelir durumu ve yapmış olduğu rutin bankacılık hareketleri, Bankasya' nın TMSF' ye geçtikten sonra da para yatırmaya devam ettiği hep birlikte değerlendirildiğinde, iddiaya dayanak bankacılık işlemlerini sanığın talimat doğrultusunda ve Bank Asya'ya destek vermek kastıyla yaptığına dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli açık ve kesin delil elde edilemediği.." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Dava dosyasında yer alan bilgi, belgeler ile ceza dosyasında yer alan 06/12/2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; 26/10/2000 tarihinde Bank Asyada hesap açtırdığı, örgüt liderinin bankaya para yatırılması talimatının verildiği 25/12/2013 tarihinden önce de bankada parasının bulunduğu aylık hesap özeti bakiyesi; 2013 yılı Aralık ayında 2.558,74 TL, iken, 2014 yılı Ocak ayında 2.639,84 TL olduğu, 2014 yılı Mart ayında 14.768,17 TL'ye yükselse de, 2014 yılı Nisan ayında 1.357,39-TL'ye düştüğü, bu tarihten sonra hesabında küçük miktarlı artışlar olsada, 2014 yılı Eylül ayı bakiyesi 4.068,60-TL iken, 2014 yılı Ekim ayı bakiyesinin 1.578,17-TL'ye düştüğü, Bankanın TMSF ye devir tarihi olan 29/05/2015 tarihinde de hesabını kapatmadığı, 2015 Haziran ayında bakiye 903,96-TL'ye düşse de, 2015 yılı Temmuz ayında bakiyenin 2.777,57-TL'ye yükseldiği, yine 2015 ylı Eylül ayında hesap bakiyesinin 6.118,26-TL'ye yükseldiği, hesabın 2016 Haziran tarihine kadar açık kaldığı, örgüt liderinin talimat tarihinden önceki dönemde ve Bankanın TMSF'ye devir tarihinden sonraki dönemde hesabında para giriş ve çıkışları olduğu gibi katılım, vadesiz ve kredi hesapları açıp kapattığı, hesap hareketlerinin genelde fatura ödeme kredi kartı borcu ödeme olmak üzere küçük miktarlı rutin bankacılık işlemleri olduğu, örgüt liderinin talimatı uyumlu olmadığı, hesabın açıldığı tarih olan 26/10/2000 tarihi ile kapandığı tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin benzerlik gösterdiği, özetle davacının ilk hesabının, örgüt liderinin talimatından çok önce 2000 yılında açıldığı ve bankanın 2016 yılı temmuz ayında kapanmasına kadar olan sürede benzer şekilde hesap hareketleri olduğu, dolayısyla davacının bankasya hesap hareketlerinin Bankasyaya yardım amacına yönelik olmadığı, rutin bankacılık işlemleri kapsamında kaldığı, FETÖ/PDY'ye iltisak veya irtibatına delil oluşturamacayağı sonucuna ulaşılmıştır
Bu itibarla, davacının rutin bankacılık işlemleri kapsamında Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim