Danıştay danistay 2021/2367 E. 2025/4906 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/2367
2025/4906
30 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2367
Karar No : 2025/4906
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "davacı hakkında yapılan araştırma sonucunda; polis memuru olan kuzeni A.S.A.'nın ByLock sistemine giriş yaptığının Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından tespit edildiği ve kamu görevinden çıkarıldığı, asker olan kardeşi Y.A.'nın FETÖ/PDY ile irtibatını kabul ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle ifade verdiği ve kendisinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla adli yönden soruşturulduğu yönünde ortaya çıkan tespitler dikkate alınarak, davacının FETÖ/PDY iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirildiği... Mahkememizin 27/09/2019 ve 04/06/2020 tarihli ara kararları ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı ile ... Cumhuriyet Başsavcılığından davacı hakkında yürütülen bir soruşturmanın bulunup bulunmadığı sorulmuş, soruşturma neticesinde iddianame düzenlenmiş veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise kararın onaylı örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenmiştir. Ara kararlara cevap olarak, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; terör örgütüne üye olmak suçundan davacı hakkında yürütülen soruşturmada, davacının adına kayıtlı telefon hattının FÖTÖ/PDY'nin askeri yapılanması içinde asker kişiler arasındaki iletişimin sağlandığı ankesörlü telefon ile kendisi gibi asker personeller tarafından ardışık arandığının tespit edildiği, ancak davacının adına kayıtlı telefon hattını kendisinin değil, kardeşi olan Y.E.'nin kullanmış olduğunun tespit edilmesi üzerine, davacı hakkında delil yokluğundan ... tarih ve Sor.No:... sayılı karar ile ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ise davacı hakkında yürütülen bir adli soruşturma olmadığı Mahkememize bildirilmiştir. Uyuşmazlığa konu olayda, davalı idare tarafından davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçundan dolayı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dikkate alınarak, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu sonucuna varıldığı, bunun üzerine 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 7145 sayılı Kanunla eklenen Geçici 35'inci madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ve rütbelerinin alınmasına karar verildiği görülmektedir. Ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada davacının bahsi geçen terör örgütüne üye olmak şeklinde kendisine yüklenen suçu işlediğini gösterir yeterli delil bulunmadığından, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bununla birlikte dava dosyası içeriğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğunu ortaya koyan somut bir bilgi ve belgeye de yer almadığı, başka bir ifadeyle davalı idare tarafından yukarıda bahsi geçen hususlar dışında bu yönde bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mesubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmadığı görülmekte olup, aksi yönde yapılan değerlendirmeyle davacının kamu görevinden çıkarılmasına ve rütbelerinin geri alınmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan; idare tarafından, davacının polis memuru olan kuzeni A.S.A.'nın Bylock sistemine giriş yaptığının tespit edildiği ve kamu görevinden çıkarıldığı, asker olan kardeşi Y.A.'nın ise FETÖ/PDY ile irtibatını kabul ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle ifade verdiği hususları da, FETÖ/PDY iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesine ve dolayısıyla dava konusu işleme dayanak teşkil etmiş ise de; davacının kuzeni ve kardeşinin belirtilen durumları nedeniyle kendisi hakkında yapılan menfi değerlendirmenin, "hiç kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamayacağı" prensibine aykırı düştüğü açık olduğundan, işlemin bu tarafıyla da sebep unsuru yönünden hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir..." Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; "...... Cumhuriyet Başsavcılığınca terör örgütüne üye olmak suçundan davacı hakkında yürütülen soruşturmada, davacının adına kayıtlı telefon hattının FÖTÖ/PDY'nin askeri yapılanması içinde asker kişiler arasındaki iletişimin sağlandığı ankesörlü telefon ile kendisi gibi asker personeller tarafından ardışık arandığının tespit edildiği, ancak davacının adına kayıtlı telefon hattını kendisinin değil, kardeşi olan Y.E.'nin kullanmış olduğu, davacının da bu hususu kabul ettiği gerekçesiyle davacı hakkında delil yokluğu sebebiyle ... tarih ve Sor.No:... sayılı karar ile ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmektedir. Olayda, davacının, asker olan kardeşi ...'nın FETÖ/PDY ile irtibatını kabul ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle ifade verdiği, davacının adına kayıtlı telefon hattının FETÖ/PDY'nin askeri yapılanması içinde asker kişiler arasındaki iletişimin sağlandığı ankesörlü telefon ile kendisi gibi asker personeller tarafından ardışık arandığının tespit edildiği, bu nedenle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda telefonun kardeşi Y.E. tarafından kullanıldığından bahisle terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği hususları dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, başvuruya konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır" Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY'nin terör örgütü olarak kabul edildiği dönemden önceki eylemleri nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 19/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, "...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 12/01/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 30/06/2022 tarih ve E:2018/137 K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan"...üyeliği, mensubiyeti veya" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ... 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davalı idare bünyesinde astsubay olarak görev yapan davacı, davalı idarenin 01/03/2019 tarih ve 2019/3 sayılı işlemi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu İstinaf Mahkemesi kararında, davacı adına kayıtlı GSM hattının ardışık olarak aranması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı kararıyla verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bu hattın davacının kardeşi tarafından kullanıldığının tespit edildiği ve kardeşi hakkında da soruşturma yapıldığının belirtildiği dikkate alındığında, bu hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat veya iltisakının tespiti açısından delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmış olup, Savcılık kararındaki tespitin aksine somut tespite dayanılmaksızın davacının ardışık arandığından bahisle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, yukarıda belirtilen husus dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.