Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/721
2025/3435
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/721
Karar No : 2025/3435
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., ... ada, ... parselde bulunan taşınmazda ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığının tespit edilmesi üzerine 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. maddesine göre düzenlenen yapı tatil zaptına istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. ve 42. maddesi uyarınca davacıya 98.505,50-TL para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyası içeriği bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmesi sonucunda, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde, tapuda ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan Zemin Kat+ 2 Normal Kat+Çekme Katı bulunan betonarme mesken fonksiyonlu yapı yerinde tespit edildiği, söz konusu yapıya ait herhangi bir yapı ruhsatının bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı ... No’lu Yapı Tatil Tutanağı'nda belirtilen 72,00 m² aykırılıktan etkilenen alanın uygun olduğu, Resmi Gazetede yayınlanan yapı sınıfı ve grubu listeleri göz önüne alınarak incelendiğinde, dava konusu yapının sınıfı ve grubunun 3 Sınıf A Grubu (Konutlar, üç kata kadar, üç kat dahil asansörsüz) olarak belirlenmesi gerekmekteyken, yanlış yapı sınıfı ve grubu esas alınarak 3 Sınıf B Grubu (Konutlar, yüksekliği 21,50 m’den az) olarak belirlenip bu yapı sınıfı üzerinden temel para cezasının hesaplanmasının uygun olmadığı, bu nedenle yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinde belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı dikkate alındığında, temel para cezasının hatalı olarak hesaplandığı, bu hatalı hesaplamanın da cezanın tamamının iptalini gerektirdiği kanaat ve sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunda yapı sınıfı ve grubunun hatalı olarak belirlendiği, yapının ruhsatsız olduğu, idare tarafından yapılan tespitin ve tesis edilen dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3194 sayılı İmar Kanununun
4\. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, söz konusu (c) bendinin 1. alt bendinde; hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30 oranında arttırılacağı, 5. alt bendinde; uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20 oranında arttırılacağı, 7. alt bendinde; özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50 oranında arttırılacağı, 8. alt bendinde; aykırılığa konu yapı ruhsatsız ise cezanın %180 oranında arttırılacağı, 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği belirtilmiş, aynı Kanunun 46. maddesinde ise; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve 22/07/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., ... ada, ... parselde bulunan taşınmazda ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığının ... tarih, ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. ve 42. maddesi uyarınca 98.505,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ...sayılı kararının Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün... tarih, ... sayılı yazısı ile davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, idare mahkemesince mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu mimar olan bilirkişi tarafından düzenlenen 30.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde, tapuda ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan Zemin Kat+ 2 Normal Kat+Çekme Katı bulunan betonarme mesken fonksiyonlu yapı yerinde tespit edildiği, söz konusu yapıya ait herhangi bir yapı ruhsatının bulunmadığı, dava konusu ... tarih... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni Kararı ile davacı adına düzenlenen 98.505,50-TL imar para cezası değerlendirildiğinde; imar para cezası hesaplama tablosunda 3. Sınıf B Grubu (Konutlar, yüksekliği 21,50 m’den az) olarak belirlenen yapı sınıfı ve grubunun uygun olmadığı, Resmi Gazetede yayınlanan yapı sınıfı ve grubu listeleri göz önüne alınarak incelendiğinde 3. Sınıf A Grubu (Konutlar, üç kata kadar, üç kat dahil asansörsüz) olarak belirlenmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, davalı idare tarafından 72,00 m² olarak tespit edilen aykırılıktan etkilenen alanın, yerinde yapılan ölçümler ve uydu görüntülerinden yapılan ölçümler ile karşılaştırıldığında aykırılık teşkil etmediği kanaatine varıldığı, Ruhsatsız yapıldığı tespit edilen yapının, 22.07.1983 onanlı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı sınırları içerisinde ve hisseli bir parselde yapıldığından dolayı 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi c bendinin 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın %30’u, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise %50’si ve 8) Ruhsatız olarak yapılmış ise cezanın %180’i artırım maddelerinin imar para cezasına ilave edilmesinin uygun olduğu, ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi ç bendi gereğince, dava konusu yapının yer aldığı ... Sokağa ait arsa rayiç bedeli olan 1.151,57 TL ile aykırılıktan etkilenen 72,00 m² alanın çarpımı ile bulunan 82.913,04 TL idari para cezasının, hesaplanan para cezasına ilave edilmesinin kanun hükümlerine aykırılık teşkil etmediği kanaatine varıldığı, tüm bu değerlendirmelerden sonra dava konusu yere ait 98.505,50 TL tutarındaki imar para cezasının tekrar hesaplandığında; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi hükümleri doğrultusunda 96.946,04 TL olarak hesaplandığı (...)" görüşlerine yer verildiğinin görüldüğü, idare mahkemesince, anılan bilirkişi raporu hükme esas alındığı belirtilerek temel para cezasının hatalı olarak hesaplandığı, bu hatalı hesaplamanın da cezanın tamamının iptalini gerektirdiği kanaat ve sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin tamamının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın nihai şekilde sonuçlandırılmasına olanak bulunan durumlarda, Mahkemelerin uyuşmazlığı tamamen sonlandıracak nitelikte karar vermeleri usul ekonomisi ilkesinin gereğidir.
Bilirkişi incelemesi yoluyla görülen dosyalarda, bilirkişi tarafından, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği; bu çerçevede, uyuşmazlıkta, bilirkişi incelemesi ile işlemin temel para cezası ve artırımlar yönünden hukuka uygun ve aykırı kısımlarının net bir şekilde ortaya konulduğu dikkate alındığında, İdare Dava Dairesince dava konusu işlemin hukuka uygun olan kısmı yönünden davanın reddine, hukuka uygun olmayan kısmının ise iptaline karar verilmesi gerekmekte olup, temel para cezasındaki aykırılığın uygulanacak para cezasının tamamını etkilediği gerekçesiyle "kısmen iptal, kısmen ret" kararı yerine işlemin tamamen iptaline karar verilmesi durumunda, ilgili idare tarafından karar gerekçesi göz önünde bulundurularak yeni bir idari para cezası işlemi tesis edilecek ve tüm yargılama süreci baştan sona yeniden işletilecektir ki bu da usul ekonomisi ilkesine aykırı olacaktır.
Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmü ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığı, anılan "ç" bendi uyarınca verilen para cezasının, dava konusu işlemde ya da bunun tebliğine ilişkin işlemde Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki uyarının ilgisine bildirilmesi, dolayısıyla ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme, hem de anılan "ç" bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Anılan "ç" bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde, söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde, para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.
Olayda, gerek dava konusu işlemde ve gerekse bu işlemin davacıya tebliğine ilişkin... tarih, ... sayılı yazıda; söz konusu imara aykırılıkların tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde, imar para cezasının mezkur 3194 sayılı Kanununun 42. maddesinin (ç) bendi gereği hesaplanan kısmının ilgilisinden tahsil edilmeyeceği hususunun, açıkça davacıya ihtar edilmediği görüldüğünden, İdare Dava Dairesince yeniden verilecek kararda bu hususun da dikkate alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınmak suretiyle İdare Dava Dairesince bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının esas yönünden oybirliğiyle, gerekçe yönünden Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı hükme bağlanmış, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39. maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden temel ceza miktarının belirlenmesi gerektiği, bu miktarlar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması, (ç) bendi uyarınca da aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ilave edilmek suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 2. Maddesi ile hüküm altına alınan "Hukuk Devleti" ilkesi ve yine Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmü gereği bireylerin Mahkemelere erişim hakkını kullanabilmeleri için idari işlemlerin açık, anlaşılır, erişilebilir, sürekli, istikrarlı, önceden bilinebilir olmaları gerekmektedir. İdari işlemlerin bu özelliği Doktrinde "Hukuk Devleti" ilkesinin devamı olan "Hukuki Belirlilik ilkesi" olarak tanımlanmaktadır.
Bu ilkeler doğrultusunda İdari Para Cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının Yasada yer alan hangi kriterler esas alınarak belirlendiğini bilmesi gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca hesaplanarak yapı sahibi ve ilgililerine uygulanacak idari para cezası yaptırımlarında, söz konusu ilgililerin dava açma ve kanun yollarına başvuru haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak ve aynı zamanda hukuki belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının dava konusu işlemde veya bunun davacıya tebliğine ilişkin işlemde açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ...sayılı kararının Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün... tarih, ... sayılı yazısı ekinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, gerek davacıya verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararında, gerekse, encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin ... sayılı yazıda, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca düzenlenen imar para cezasının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi açıklama yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının Mahkemeye erişim hakkını veya kanun yollarına başvuru hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi mümkün olmayıp bu nedenle dava konusu encümen kararında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmamakta olup, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.