Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/698
2025/2899
6 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/698
Karar No : 2025/2899
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... pafta, ... (...) ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmaz üzerinde ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesine istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacılara toplam 174.173,86-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli, ...-... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu aykırılıkların kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilerek, gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesi gerektiğinden bahisle, dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında ve yine dava konusu encümen kararında, ruhsatsız yapıyı yapan kişi/kişilerin kim olduğu tespit edilmediği, idarece gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin sırf imara aykırılık oluşturulan yapının bulunduğu taşınmazın maliki olmaları nedeniyle davacılara para cezası verilmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun tesis edildiği, davacıların taşınmazı 23/11/1999 yılında satın aldıkları, 28/02/2001 onay tarihli halihazır haritada mevcut ruhsatsız yapının görülmediği, dolayısıyla 2001 yılında mevcut olmayan yapının daha sonra, malik olan davacılar tarafından yapıldığının sabit olduğu hususu belirtilerek temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmü, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..." hükmü; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun
4\. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinin 2. fıkrasında, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı; fıkranın (a) bendinde, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılacağı düzenlenmiştir. Aynı fıkranın (c) bendinde artırım sebepleri sayılmış; (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının diğer bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare elemanları tarafından, "İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... pafta, ... (...) ada, ... sayılı parselde" yapılan kontrolde, parselin bakkal cephesinde, yoldan yapılan ölçümlerde 3,1m.'ye 7,3 m. ebadında tek katlı ruhsatsız yapı tespit edilerek, ... tarih ve ... sayılı ... no'lu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, bu tutanak dayanak alınarak yapının maliki olan davacılara, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesine istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, (c) bendinin 5., 7. ve 8. alt bentleri ile (ç) bendi uyarınca toplam 174.173,89-TL para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının alındığı ve anılan kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava konusu taşınmazın mevcut haliyle 1999 yılında satın alındığı, satın alındığı tarihteki haliyle günümüze geldiği iddiasının olduğu ve dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan "... ada ... ve ... parsel Rölöve Restitüsyon Raporu"nda, "...ana yapının arka tarafında yer alan yapılaşmanın 1975 yılına ait hava fotoğrafında görüldüğü ve bir dönem eki olduğunun anlaşıldığı" değerlendirmesine yer verildiği, yine davacı tarafından sunulan ve Mahkeme kayıtlarına 22/09/2022 tarihinde giren dava konusu yerle ilgili hazırlanan "Bilimsel ve Teknik İnceleme Raporu"nun 37. sayfasında, "1952 tarihli kadastral pafta belgesinde ayrıca ... ve ... numaralı parsellerin günümüzde olduğu gibi Bakkal Sokağa doğru uzanan ve çıkma yapan sokak kotundan yüksek bölümünün de mevcut olduğu görülmektedir ve çizili bu veri günümüz durumu ile birebir örtüşmektedir." şeklinde değerlendirmenin mevcut olduğu görülmektedir.
Davalı idare tarafından ise, dava dosyasına 14/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan "28/02/2001 onay tarihli Halihazır Harita" da, dava konusu ruhsatsız tek katlı yapının olmadığı iddia edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının iddiaları ve davalı idarenin savunması da dikkate alınarak, öncelikle dava konusu yerle ilgili uydu fotoğrafları getirtilmek suretiyle, uydu fotoğraflarıyla davalı idarenin sunduğu Halihazır Haritanın birlikte değerlendirilerek, gerekirse mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyuyla, oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY(X)
Uyuşmazlıkta, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından, taşınmaz üzerindeki yapıda tespit edilen aykırılıkların başkası tarafından yapıldığına ilişkin bilgi ve belge ibraz edilemediğinden, para cezasına ilişkin işlemin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, cezaların şahsiliğinden bahisle para cezasının iptaline ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.