Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/437
2025/1337
4 Mart 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/437
Karar No : 2025/1337
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 05/04/2015 tarih ve 29317 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 02/03/2015 tarih ve 2015/7374 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Aksaray Eskil 1. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Aksaray ili, Eksil ilçesi, Çukuryurt köyünde yer alan davacıya ait ... ve ... sayılı parsellerin yanında açılan yolun yerinin değiştirilmesi üzerine, yapılan arazi toplulaştırması işleminin yol planının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... nolu parsel arasında doğrudan bir yol bağlantısının sağlanması için ... ada ... nolu parselin doğu sınırından geçecek şekilde planlanmış olan yolun, herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen kaldırılarak ... ada ... nolu parselin batı sınırına kaydırılması ve böylece dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsisin yapıldığı parseller olan ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... nolu parsel arasındaki doğrudan olan bağlantının ortadan kaldırılmasının davacı açısından çok ciddi bir zaman kaybına yol açacağı gibi maddi anlamda ek bir külfet yükleyeceği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; arazi toplulaştırmasında, toplulaştırma sahasında en az uzunluktaki yol ile her bir parsele ulaşım bağlantısının sağlanmasının gerektiği; her bir parselin yola cephesinin oluşturulmasından sonra, parseller arasındaki bağlantı kurulmasının bir zorunluluk olmadığı gibi, teknik gereklilikler nedeniyle her bir parseli blok içinden birbirine bağlayacak yolların yapılmasının toplulaştırma amaçları ile örtüşmediği; davacının her iki parselinin de blok çevresi yollara cepheli oldukları; dava konusu edilen yolun, davacı parselleri için değil, teknik nedenlerle blok çevresi yola cephelendirilemeyen ... sayılı parselin blok çevresi yola bağlantısının kurulması amacıyla plânlandığı; bu plânlamada, yola bağlantısı kurulacak parsel malikinin talebi kapsamında yolun, ... parselde bulunan kuyunun olduğu cepheden bağlantının sağlandığı; bu cepheden bağlantının sağlanmasında sabit tesisin dikkate alınması, dar cepheden yolun geçirilmesi, bu sayede pulluk yaklaşma mesafesi zayiatının ve ortak katılım payı kesintisi oranının düşük tutulduğu; sabit tesisin durumu nedeniyle fiilî gerekliliğe istinaden yolun batı cepheden geçirilmesinin tarımsal verimlilik ve arazi kullanımı bakımından uygun olduğu; dava konusu işlemde toplulaştırma ilkeleri ve esasları ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... ile ... nolu parseller arasında 130 metre mesafe olmasına karşın, yolun yerinin değişmesi nedeniyle mesafenin 2000 metreye çıktığı, parselin doğusunda 50 yıldır yol bulunduğu, bu yolun toplulaştırma işlemi ile kapatılarak tarlalarının irtibatının kesildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmaları, desteklenmeleri, eğitilmeleri, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamak olarak tanımlanmıştır. Arazi Toplulaştırması Ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; proje alanının yeniden düzenlenmesinde; maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılacağı, uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parsellerin, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulacağı, sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı, proje alanında birden fazla yerleşim birimleri arasındaki sınır düzeltmelerinin, parsel değer sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılacağı, dikili tarım arazileri ile örtü altı tarımı yapılan arazilerin gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olacağı, bu yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklüklerinin esas alınacağı, uygulamaya tabi parsellerde kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak haklarının varlığı halinde; derecelendirme ile denklik sağlanarak ve mülkiyet-zemin uyumu korunarak parselasyon işlemi yapılacağı, kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak hakları, yeni parsellere maliklerin muvafakati alınmadan ve herhangi bir bedel ödenmeden aktarılacağı, proje sahasındaki sabit tesislerin tescile tabi olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumlarının korunabileceği, mevcut hali ile korunamayan, ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabileceği, buna rağmen karşılanamayan sabit tesisler için ödeme yapılabileceği, hazine taşınmazı ile karşılanacak alan, arazi toplulaştırması kriterlerine göre bağımsız bir parsel olma niteliğini kazanabilecek durumda ise müstakil parsel olarak, aksi takdirde sabit tesis parseli ile hisselendirilebileceği, davalı parsellerin, dava konuları incelenerek, tarafların rızası ve istekleri doğrultusunda toplulaştırmaya konu edilebileceği düzenlenmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının arazi toplulaştırma sahasında yedi adet parselinin bulunduğu; davacının ... ve ... parsel yönünden görülmekte olan davayı açtığı, ... sayılı parsele karşılık toplulaştırma sonrası ... sayılı ve ... sayılı parsele karşılık toplulaştırma sonrası ... sayılı parsellerin tahsis edildiği, iki parseli arasında dava dışı üçüncü kişiye ait ... sayılı parselin planlandığı, bu parselin yola cephesinin bulunmaması nedeniyle, parselin doğu cephesinden yol planlaması yapıldığı, yapılan ilk yol planlaması ile hem ... ada ... nolu parsele yol cephesi sağlanmış, hem de davacıya ait ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... nolu parsel arasında doğrudan bir yol bağlantısının sağlanmış iken, yol planlamasının değiştirilerek parselin batı tarafında planlanması üzerine, davacıya ait ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... nolu parsel arasındaki doğrudan bir yol bağlantısının ortadan kalkmış olması nedeniyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 18/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... ada ... nolu parselin doğu sınırından geçecek şekilde planlanmış olan yolun ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen kaldırıldığı, ... ada ... nolu parselin doğu sınırından geçecek şekilde planlanmış olan yolun parselin batı sınırına kaydırılması ile dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsisin yapıldığı parseller olan ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... nolu parsel arasındaki doğrudan olan bağlantının ortadan kalkması sonucu davacının bir parselinden diğer parseline ulaşmak için 2 km yol kat etmek zorunda kalacağı, bunun da davacı açısından hem çok ciddi bir zaman kaybına yol açacağı hem de traktörün bir tarladan bir tarlaya ulaşması için kat etmesi gereken 2 km mesafede yakacağı mazot dikkate alındığında davacıya maddi anlamda ek bir külfet yükleyeceği yönünde görüş ve kanaatlere yer verilmiştir.
Her ne kadar İdare Dava Dairesince; her bir parselin yola cephesinin oluşturulmasından sonra, parseller arasındaki bağlantı kurulmasının bir zorunluluk olmadığı ... parselde bulunan kuyunun olduğu cepheden bağlantının sağlandığı; dar cepheden yolun geçirilmesi, bu sayede pulluk yaklaşma mesafesi zayiatının ve ortak katılım payı kesintisi oranının düşük tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmazlar toplulaştırma işlemine tabi tutulmadan önce de, davacıya ait ... ve ... nolu parselleri bağlayan bir yolun mevcut olduğu, davacının kadastral parselleri arasında da başka bir şahsa ait tarla olmasına karşın, 125 metre mesafede olan iki tarlası arasında bu yoldan faydalanarak kolaylıkla ulaşım sağladığı, diğer taraftan taşınmazların ilk halinde de sulama kuyularının, tarlaların yola en uzak noktasında bulunduğu anlaşılmakta olup, toplulaştırma işlemleri neticesinde davacının parselleri yerinde korunarak planlanmasına karşın eski yol ortadan kalktığından, davacının iki tarlası arasındaki mesafe 2 km ye çıkmıştır. Davacının parselleri arasında planlanmış olan ... nolu parselin yola cephesi olmadığı için bu parsel için ... nolu parselin doğu sınırından planlanan yol ile hem ... nolu parselin yola bağlantı sorunu çözülmüş, hem de ... ve ... parselin bağlantısı sağlanmış iken teknik bir zorunluluk yokken yolun batıya kaydırılması ile davacının tarlaları arasındaki bağlantı koparılarak toplulaştırma işlemi yapılmadan önceki halinden daha dezavantajlı bir duruma gelmiştir.
Toplulaştırma işlemlerinde, mümkünse arazilerin konumunun da dikkate alınarak denklik sağlanması gerekli olduğundan, davacının birbiri ile irtibat halinde bulunan, aralarında yol bulunan iki parseli arasındaki yol kapanmış haldeyken ve bu sorun, ilk planlamada ... parselin yola bağlantısı, ... parselin doğu cephesinde yol planlanarak çözülmüş iken, teknik bir zorunluluk yokken, yolun ... parselin batı cephesine kaydırılması neticesinde, iki parsel arasındaki irtibat kesilerek, davacının parselleri arasındaki ulaşım mesafesinin 2 km çıkması nedeniyle davacıya hem zaman hem de maddi külfet yüklenmiş olduğu, bu durumun da toplulaştırma amacına ve ilkelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık aksi yöndeki İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.