Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/4364
2025/5229
14 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4364
Karar No : 2025/5229
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İthalat İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın ili, Karpuzlu ilçesi, ... Mahallesinde yer alan S... (ER...) ruhsat numaralı sahada, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "IV. Grup Maden (...) Ocağı İşletme" projesine ilişkin 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen 14/06/2024 tarih ve E-202455 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki proje tanıtım dosyasında belirtilen önlemlerin uygulanması halinde kirlenme ve toz oluşumunun mevzuatta belirlenen sınır değerler içinde kalacağı, sahada feldspat üretimi yapılmasının ekonomik olarak katma değer sağlayacağı ve istihdam olanakları yaratacağı; buna karşılık sahanın yüzey örtüsü ve mera vasfının sonlanacağı, proje sahası ve etki alanında anıt ağaç özelliklerine sahip "Sakız" ve "Okaliptus" ağaçları ile projenin etki alanında "yabani zeytin" veya "delice" olarak adlandırılan bitki türlerinin gözlemlendiği, sahanın flora ve fauna türleri, sahaya kısmen uyumlu olarak proje tanıtım dosyasında tablolar halinde verilmiş ise de; işletme faaliyeti sırasında ortaya çıkacak toz ve diğer olumsuz etkiler dikkate alındığında, bu türlerin faaliyet sırasında nasıl muhafaza edileceği ve faaliyet sonrası sahanın rehabilitasyonunun proje tanıtım dosyasında detaylandırılmadığı, Aydın İli, Karpuzlu ilçesi, ... Köyüne kayıtlı ... ve ... numaralı parsellerin 25 dekardan fazla, diğer ..., ... ve ... numaralı parsellerin ise, 25 dekardan az olmakla birlikte zeytinlik sahalar olduğu; dolayısıyla yürütülecek madencilik faaliyetinin tarım alanlarına toz kaynaklı olumsuz etkilerinin olacağı, planlanan IV. grup (Feldispat) maden ocağının, hayvanların otlatıldığı, su ihtiyacının karşılandığı ve arıların bal çiçeği amacıyla kullandığı alanda bulunduğu, tarım arazilerinin ve hayvanların sulanmasında kullanılacak bu suların miktarındaki azalmanın tarımsal ve hayvansal üretim açısından önemli kayıplara neden olacağı; dava konusu madencilik faaliyetinin tarımsal ve hayvansal üretim ile yer altı suyu ve su kaynaklarına olumsuz etkilerinin giderilmesi hususunda proje tanıtım dosyasında herhangi bir önlem veya açıklama bulunmadığı; bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1) Davalı tarafından; proje tanıtım dosyasında, proje ile sağlanacak ekonomik kazanımlar hakkında bilgi verildiği, "Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı" başlığı altında gerekli bilgilerin ayrıntılı olarak yer aldığı; bilirkişi raporunda, jeoloji mühendisliği açısından yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının projeden olumsuz etkileneceği görüşüne yer verilmiş ise de, dosya genelinde bu konuda gerekli taahhütlerin yer aldığı, ayrıca DSİ 21. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile görüş alındığı; projede orman yangınları konusunda yeterli bilgiye yer verilmediğine ilişkin bilirkişi raporunda yer alan görüşün yerinde olmadığı, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü proje hakkında olumlu görüş bildirdiği; kaldı ki proje alanının çevre düzeni planında orman alanı olarak belirlenmediği; projenin tozuma etkisi ve tarım arazilerinin ve hayvanların sulanmasında kullanıalcak suların miktarında azalmaya yol açarak tarımsal ve hayvansal üretim açısından önemli kayıplara yol açacağı yolundaki bilirkişi görüşünün yerinde olmadığı, bu konuda DSİ ... Bölge Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün görüşlerine yer verildiği, ayrıca tozlanma konusunda çevre mühendisi bilirkişinin olumsuz görüşünün yer almadığı, bu nedenle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2) Davalı yanında müdahil tarafından; taraflarınca bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi verildiği, bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel hiçbir veriye dayanmadığı; itirazları doğrultusunda yeniden veya ek rapor alınmadan eksik inceleme sonucu dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesinin Dairemizce yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Aydın ili, Karpuzlu ilçesi, Ömerler Mahallesinde yer alan ... (ER...) ruhsat numaralı sahada, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "IV. Grup Maden (Feldspat) Ocağı İşletme" projesine ilişkin 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 14/06/2024 tarih ve E-202455 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı, "Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı"; aynı maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı, "Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış; 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne; 7. maddesinde; "1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına; 16. maddesinde, "(1) 15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. (3) Formata uygun hazırlandığı tespit edilen ve ÇED inceleme ve değerlendirme süreci başlatılan projelerde; a) Kurum/kuruluş görüşü alınmasına ve toplantı düzenlenmesine gerek duyulmaması, hazırlanan dosyanın yeterli bulunması ve benzeri durumlarda, Bakanlık tarafından 15 iş günü içinde ÇED inceleme ve değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilir. b) Bakanlık tarafından gerekli görülmesi halinde, dosyadaki bilgiler dikkate alınarak ilgili kurum/kuruluşlardan yazılı görüş istenebilir veya ilgili kurum/kuruluşlarla toplantı düzenlenebilir. Yazılı görüş istenilmesi halinde görüş talep yazı tarihinden itibaren, toplantı düzenlenmesi halinde ise toplantı tarihinden itibaren 30 takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir. Görüş bildirmek için ilave süreye ihtiyaç duyulması halinde talep ilgili komisyon üyesi tarafından yazılı olarak Bakanlığa iletilir. Kurum/kuruluşların ilave süre talepleri Bakanlık tarafından dikkate alınır. c) Bakanlıkça gerekli görülmesi halinde yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesi, araç gereç sağlaması, analiz, deney ve ölçümler yapması veya yaptırması istenebilir. (4) Bakanlıkça; dosyada tespit edilen eksiklikler veya yer alması gereken bilgi/belgeler ile alınmış olan kurum/kuruluş görüşleri, yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa yazılı olarak iletilir. Bakanlıkça iletilen görüşler doğrultusunda yeterlik sahibi kurum/kuruluş tarafından hazırlanan proje tanıtım dosyası 6 ay içinde Bakanlığa sunulur. Bu süre içerisinde proje tanıtım dosyası sunulmazsa ÇED süreci sonlandırılır. (5) Eksiklik bildirimi Bakanlık tarafından en çok 3 kez yapılabilir. İade edilen proje tanıtım dosyası süresi içerisinde sunulmaz veya yapılan düzeltme yeterli görülmezse ÇED süreci sonlandırılır. Eksiklik bildirilen proje tanıtım dosyasının tamamlanması için verilen 6 aylık süre yetkili müşavir firmaların kullanacağı toplam süreyi ifade eder. (6) Proje tanıtım dosyasının, belirtilen süre içinde sunulması ve bilgi/belgelerin yeterli bulunması halinde karar aşamasına geçilir." kuralına; 17. maddesinde ise, "Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur. (2) “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen proje için 5 yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda “ÇED Gerekli Değildir” kararı geçersiz sayılır. (3) Yatırıma başlanılmamış olan projeler için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararları, proje sahibinin talebi ve talebin Bakanlık tarafından uygun görülmesi halinde geçersiz sayılır. Bu şekilde geçersiz sayılan kararlar Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasında ilan edilir. (4) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projeler için ÇED başvuru dosyası hazırlanarak Bakanlığa başvuru yapılması gerekmektedir. Ancak, “ÇED Gereklidir” kararına esas şartların değişmesi halinde, 15 inci madde hükümlerine göre yeniden başvuru yapılabilir." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesi, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmünü; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesi, "(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmünü; aynı Kanun'un "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinin 2. fıkrası ise, "(2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir..." hükmünü içermekte olup; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde ise, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince; Çevre Mühendisi, Maden Mühendisi, Jeoloji/Hidrojeoloji Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Orman Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;
\- Maden mühendisliği disiplini açısından yapılan değerlendirmelerde; sahada feldspat üretimi yapılması durumunda ekonomik olarak katma değer ve istihdam olanakları yaratılacağı, kamu maliyesine katkı yapılacağı, sanayiye hammadde sağlanacağı; bu açıdan bakıldığında projenin gerçekleştirilmesinde ekonomik açıdan kamu yararı bulunduğu; buna karşılık sahanın yüzey örtüsü ve mera vasfının sonlandırılacağı; projenin sağlayacağı ekonomik kazanımların değeri ve çevreye verilecek zararlara değip değmeyeceği hususunun net olarak ortaya konulmamış olması, sahanın bakir bir saha olması, çevre köylülerinin sahayı aktif olarak kullanmaları, sahanın sosyal açıdan hassas bir bölge olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, projenin Bakanlıkça yürütülecek ÇED sürecine dahil edilmesi ve ayrıntılı bir ÇED çalışmasının yapılmasının uygun olacağı;
\- Jeoloji/Hidrojeoloji mühendisliği disiplini açısından yapılan değerlendirmelerde; dava konusu alanda yer alan birimlerin jeolojik yapısını ortaya koymak için daha önce yapılmış olan bilimsel çalışmaların incelendiği; dava konusu alanı da kapsayan bölgenin jeoloji ve hidrojeoloji haritasının hazırlandığı; dava konusu alanda keşif esnasında yapılan incelemelerde sahada daha önceden açılmış el karotu alınan lokasyonlarun tespit edildiği ve artan karot örneklerinin alındığı; ...'nin çekirdeğini oluşturan kayaç topluluklarından migmatit-gnayslar ile granitoyidler yayılım gösterdiği; gerek migmatit-gnayslar ve gerekse granitoyidler bölgede nafeldspat (albit) oluşumlarına yataklık eden birimler olduğu; dava konusu alan ve civarında bulunan jeolojik birimler, hidrojeolojik birimler ve litolojik özelliklerine göre tanımlandığı; dava konusu sahanın hidrojeolojik özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla öncelikle bulunan jeolojik birimlerin hidrojeolojik özellikleri tanımlandığı, dava konusu alanı da kapsayan bölgede sulama amaçlı yeraltı suyu kuyuları genel olarak ovadaki alüvyon birim üzerinde açıldığı, bu birimde yeraltı suyu derinliklerinin 75 metre civarında olduğu keşif esnasında vatandaşlar tarafından beyan edildiği, yapılması planlanan IV. Grup Maden Ocağı (Feldspat) İşletme” projesinin uygulanacağı arazinin Coğrafi Konum, Jeolojik, Hidrojeolojik, Tektonizma ve depremsellik ile birlikte Hidrojeolojik Özellikler değerlendirildiğinde dava konusu planlanan faaliyetin yeraltı suyu ve su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği kanaatine varıldığı;
\- Çevre mühendisliği disiplini açısından yapılan değerlendirmelerde; dava konusu işleme esas teşkil eden projenin ÇED Yönetmeliği Ek-2 listesinde yer aldığı, bu kapsamda Proje Tanıtım Dosyası (PTD) hazırlanıp sunulduğu, yapılan değerlendirmeler sonunda “ÇED Gerekli Değildir” kararının verildiği, dava konusu işleme esas PTD incelendiğinde; toz ve partikül maddelerin kontrolüne ilişkin önlemlere yer verildiği, Hava Kalitesi Modelleme Raporunun hazırlandığı, gürültü kirliliğine karşı kontrol önlemlerinin alındığı, Sızdırmasız Fosseptik Planının hazırlandığı, Maden Atık Yönetim Planının yapıldığı, Madencilik Faaliyetleri İzleme-Kontrol Formunun düzenlendiği, Sürdürülebilirlik Planının bulunduğu, Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunun hazırlandığı, arazi hazırlık aşaması, işletme aşaması, kapatma ve doğaya geri kazandırma aşaması için Çevre İzleme Programının verildiği, proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlerin alınması halinde kirlenme ve tozumanın mevzuatta belirlenen sınır değerler içinde kalacağı dolayısıyla en yakın yerleşim yerindeki etkisinin kabul edilebilir sınır değerler içinde kalacağı, proje tanıtım dosyasında projenin çevrede oluşturabileceği olumlu ya da olumsuz etkilerin belirlendiği, olumsuz etkilerin önlenmesi veya en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin sunulduğu, bu önlemlerin uygulanması halinde kirlenme ve toz oluşumunun mevzuatta belirlenen sınır değerler içinde kalacağı;
\- Orman mühendisliği disiplini açısından yapılan değerlendirmede; proje sahası ve etki alanında anıt ağaç özelliklerine sahip aday Sakız (Pistacia ssp.) ve egzotik/yabancı Okaliptus (Eucalyptus ssp.) anıt ağaçlarının gözlemlendiği; sahanın flora ve fauna türleri, sahaya kısmen uyumlu olarak proje tanıtım dosyasında tablolar halinde verildiği; ancak bu türlerin faaliyet sırasında nasıl muhafaza edileceği ve faaliyet sonrası sahanın rehabilitasyonu proje tanıtım dosyasında detaylandırılmadığı; Akdeniz iklim kuşağında yer alan, dava konusu faaliyet sahası, orman yangınlarına I. derecede hassas konumda ve riskli bölgede yer aldığı; buna karşın proje tanıtım dosyasında “orman yangını” konusuna detaylı yer verilmediği, sadece “Orman yangınlarının önlenmesi hizmetlerine yönelik olarak orman idaresinin vereceği tanıtıcı-uyarıcı şekil ve ifadeleri kullanılacaktır” ifadelerine yer verilmekle birlikte, bu konuda herhangi bir taahhütte de bulunulmadığı, dava konusu faaliyet alanı ve çevresindeki orman alanı birlikte değerlendirildiğinde, ormancılık bilimi ve bu konudaki mevzuat ile üstün kamu yararı bağlamında, dava konusu sahanın mevcut vasıflı kullanımının devamının uygun olacağı;
\- Ziraat mühendisliği disiplini açısından yapılan değerlendirmelerde; IV. grup (Feldispat) maden işletme faaliyetlerinde proje tanıtım dosyası iş akım şemasında da görüleceği üzere, birçok aşamada toz oluşacağı ve bunun önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağının ifade edildiği, ancak proje sahasında ve nakliye sırasında oluşacak tozun, bitkilerin stomalarını kapatarak solunumu güçleştirme, güneş ışığının yapraklara ulaşmasını azaltarak fotosentezde gerilemeye neden olma ve çiçeklenme döneminde dişi organlara yapışarak polenlerin dişi organlara ulaşmasını önleme gibi olumsuz etkilerinin bulunduğu; proje sahasının tarım arazilerine (150-200 m) ve zeytinliklere (450 700 m) oldukça yakın mesafede olduğu, proje alanına yakın mesafede (3 km’den az) zeytinlik bulunması durumunda maden ocağı işletmesi yapılamayacağı, Aydın İli, Karpuzlu ilçesi, ... Köyüne kayıtlı ... ve ... numaralı parsellerin ... dekardan fazla, ..., ... ve ... numaralı parsellerin ise 25 dekardan az olmakla birlikte zeytinlik sahalar olduğu; yürütülecek madencilik faaliyetinin tarım alanlarına toz kaynaklı olumsuz etkilerinin olacağının değerlendirildiği; öte yandan, yapılması planlanan IV. grup (Feldspat) maden ocağının, hayvanların otlatıldığı, su ihtiyacının karşılandığı ve arıların bal çiçeği amacıyla kullandığı alanda bulunduğu; özellikle günümüzde artan gıda ihtiyacının karşılanması konusunda dünyada ve ülkemizde karşılaşılan sorunlar göz önüne alındığında, hayvansal üretimin öneminin daha iyi anlaşılacağı; Jeoloji/Hidrojeoloji Mühendisi bilirkişisi tarafından, dava konusu madencilik faaliyetinin yeraltı suyu ve su kaynaklarını olumsuz etkileyeceğinin belirtildiği, bu bağlamda, dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülen iklim değişiklikleri nedeniyle yer altı ve yer üstü su kaynaklarının azaldığı, ayrıca ülkemizin su zengini bir ülke olmadığı da gözetildiğinde, mevcut su kaynaklarının korunmasının son derece önemli olduğu, tarım arazilerinin ve hayvanların sulanmasında kullanılacak suların miktarındaki azalmanın tarımsal ve hayvansal üretim açısından önemli kayıplara neden olacağı, bu bağlamda, dava konusu madencilik faaliyetinin tarımsal ve hayvansal üretime ve yeraltı suyu ve su kaynaklarına olumsuz etkileri nedeniyle uygun olmayacağı yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun jeoloji/hidrojeoloji mühendisliği açısından yapılan değerlendirmeler içeren kısmında, projenin uygulanacağı arazinin Coğrafi Konum, Jeolojik, Hidrojeolojik, Tektonizma ve depremsellik ile birlikte Hidrojeolojik Özellikler değerlendirildiğinde, dava konusu işlem ile yapılması planlanan faaliyetin yeraltı suyu ve su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği yolunda görüş bildirildiği görülmekte ise de; bu kapsamda bildirilen görüşün detaylı gerekçesine yer verilmediği, yalnızca proje alanı ve civarının jeomorfolojisi, jeolojisi, tektonik özellikleri, hidrojeolojik özellikleri ve depremselliği konularında birtakım bilgiler verildikten sonra "dava konusu alanı da kapsayan bölgede sulama amaçlı yeraltı suyu kuyuları genel olarak ovadaki alüvyon birim üzerinde açılmıştır. Bu birimde yeraltı suyu derinliklerinin 75 m civarında olduğu keşif esnasında vatandaşlar tarafından beyan edilmiştir" ibaresine yer verilmekle yetinildiği ve uyuşmazlık konusu faaliyetin yeraltı suyu ve su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği görüşünün bildirildiği görülmekte ise de; davalı yanında müdahil tarafından verilen ve 10/06/2025 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde bahsedilen ve proje tanıtım dosyasında bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğünün 3 farklı kurum görüşünün bulunduğu; ... tarih ve ... sayılı yazıda ayrıntılı olarak belirtilen olumsuz etkiler konusunda "Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu" ve "Patlatma Değerlendirme Raporu" hazırlanması gerekliliğine işaret edildiği; bu kapsamda proje tanıtım dosyası EK-7'de "Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu" hazırlanmış olmasına karşın, bilirkişi raporunda belirtilen rapora yönelik hiçbir değerlendirme yapılmadığı; öte yandan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, "yeraltı suları açısından yapılan değerlendirmede, rapor bünyesinde "çalışma yapılacak yaban kotu 70 metre olacaktır. Bu (70 metre) kotun altında çalışma yapılmayacaktır. Bu durumda; 70 metre taban kotu ile en yakın YAS Seviyesi olan (25m) kotu ile işletme taban kotu arsında 45 metre mesafe yeterli olacaktır. Bu durumda yeraltı suyuna herhangi bir olumsuz etkisi beklenmemektedir. Hidrojeolojik değerlendirme raporunda tanımlandığı şekliyle "Bulunan YASS max olduğu varsayımı yapılacak faaliyetin herhangi bir olumsuzluk yaratmayacağı varsayımı geliştirilebilir." denilmekte olup, bu tespitlere dikkat edilmelidir." ibaresine yer verildiği; bu kapsamda nihai kurum görüşünün ise bila tarihli, ... sayılı yazı ile verildiği; bu bağlamda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun jeoloji/hidrojeoloji mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, yeraltı sularının ve su kaynaklarının olumsuz etkileneceğine yönelik verilen görüşün detaylı gerekçesine yer verilmediği gibi, belirtilen DSİ yazılarında ve proje tanıtım dosyası ile ekinde sunulan "Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu"nda yer alan bilgi ve belgeler değerlendirmeden görüş bildirildiği, dolayısıyla bu haliyle raporun belirtilen kısmının hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, ziraat mühendisliği disiplini açısından "dava konusu madencilik faaliyetinin tarımsal ve hayvansal üretime ve yeraltı suyu ve su kaynaklarına olumsuz etkileri nedeniyle uygun olmayacağı"na yönelik yapılan değerlendirmenin de, söz konusu hidrojeoloji mühendisliği görüşüne atfen yapıldığı dikkate alındığında; hidrojeoloji mühendisliği disiplini açısından eksik inceleme neticesinde bildirilen görüşün, bu kapsamda verilen ziraat mühendisliği görüşünün belirtilen kısmını da dolaylı olarak etkilediği açıktır.
Öte yandan; hükme esas alınan bilirkişi raporunun ziraat mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, "proje sahasının tarım arazilerine (150-200 m) ve zeytinliklere (450 700 m) oldukça yakın mesafede olduğu, proje alanına yakın mesafede (3 km’den az) zeytinlik bulunması durumunda maden ocağı işletmesi yapılamayacağı, Aydın İli Karpuzlu ilçesi ... Köyüne kayıtlı ... ve ... numaralı parsellerin ... dekardan fazla, ..., ..., ve ... numaralı parsellerin ise 25 dekardan az olmakla birlikte zeytinlik sahalar olduğu; yürütülecek madencilik faaliyetinin tarım alanlarına toz kaynaklı olumsuz etkilerinin olacağı" yolunda görüş bildirildiği; ancak bilirkişi raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında ise, proje tanıtım dosyasında projenin çevrede oluşturabileceği olumlu ya da olumsuz etkilerin belirlendiği, olumsuz etkilerin önlenmesi veya en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin sunulduğu, bu önlemlerin uygulanması halinde kirlenme ve toz oluşumunun mevzuatta belirlenen sınır değerler içinde kalacağı yolunda görüş bildirildiği görülmekte olup; davalı yanında müdahil tarafından verilen ve 10/06/2025 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde, bölgenin topoğrafik yapısı (proje alanında yer alan Kara Tepesinin doğal bariyer görevi göreceği) göz önünde bulundurulduğunda, tarım alanları ve zeytinliklerin olumsuz etkilenmeyeceğine yönelik itirazlarda bulunulduğu, ayrıca tarım alanları ve mera alanlarına yönelik proje tanıtım dosyasında detaylı bilgilere yer verildiğinin iddia edildiği hususu birlikte dikkate alındığında; uyuşmazlık konusu faaliyetin, 3 kilometre ve daha yakın mesafede olduğu belirtilen zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla (ve gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılarak) ek bilirkişi raporu alınması ve bu raporun değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu ek raporda, çevre mühendisliği ile ziraat mühendisliği disiplini açısından projenin tozumadan kaynaklı olarak tarım ve hayvancılık üzerindeki konusundaki etkileri konusunda da, projenin bulunduğu çevrenin özellikleri ile dava dilekçesi, savunma dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerindeki iddialar göz önünde bulundurularak kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.
Bu durumda; yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla (ve gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılarak) ek bilirkişi raporu alınması ve bu raporun değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; yukarıda niteliği belirtilen bilirkişi raporuna dayanılarak ve belirtilen hususlar tereddüte mahal bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulmaksızın, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in usulde ve Üye ...'in esasta karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/10/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Aydın ili, Karpuzlu ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ... (ER...) ruhsat numaralı sahada, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "IV. Grup Maden (Feldspat) Ocağı İşletme" projesine ilişkin 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; yer altı suyu ve su kaynaklarına etkilerinin proje tanıtım dosyasında yeterli olarak incelendiği; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün proje hakkında verdiği görüş yazıları dikkate alınarak başta "Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu"nun (proje tanıtım dosyası Ek-7'de yer almaktadır.) hazırlanması olmak üzere, gerekli revizyonların yapıldığı ve taahhütlerin verildiği; öte yandan, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunun ziraat mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, proje alanında zeytinlik sahaları bulunduğu, yürütülecek madencilik faaliyetinin tarım alanlarına ve zeytinlik sahalarına toz kaynaklı olumsuz etkilerinin olacağı, planlanan IV. grup (Feldispat) maden ocağının, hayvanların otlatıldığı, su ihtiyacının karşılandığı ve arıların bal çiçeği amacıyla kullandığı alanda bulunduğu, tarım arazilerinin ve hayvanların sulanmasında kullanılacak bu suların miktarındaki azalmanın tarımsal ve hayvansal üretim açısından önemli kayıplara neden olacağı, dava konusu madencilik faaliyetinin tarımsal ve hayvansal üretime ve yer altı suyu ve su kaynaklarına olumsuz etkilerinin giderilmesi hususunda proje tanıtım dosyasında herhangi bir önlem veya açıklama bulunmadığı yolunda görüş bildirilmiş ise de; anılan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, "dava konusu işleme esas PTD incelendiğinde; toz ve partikül maddelerin kontrolüne ilişkin önlemlere yer verildiği, Hava Kalitesi Modelleme Raporunun hazırlandığı, gürültü kirliliğine karşı kontrol önlemlerinin alındığı, Sızdırmasız Fosseptik Planının hazırlandığı, Maden Atık Yönetim Planının yapıldığı, Madencilik Faaliyetleri İzleme-Kontrol Formunun düzenlendiği, Sürdürülebilirlik Planının bulunduğu, Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunun hazırlandığı, arazi hazırlık aşaması, işletme aşaması, kapatma ve doğaya geri kazandırma aşaması için Çevre İzleme Programının verildiği, proje tanıtım dosyasında yer alan önlemlerin alınması halinde kirlenme ve tozumanın mevzuatta belirlenen sınır değerler içinde kalacağı dolayısıyla en yakın yerleşim yerindeki etkisinin kabul edilebilir sınır değerler içinde kalacağı, proje tanıtım dosyasında projenin çevrede oluşturabileceği olumlu ya da olumsuz etkilerin belirlendiği, olumsuz etkilerin önlenmesi veya en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin sunulduğu, bu önlemlerin uygulanması halinde kirlenme ve toz oluşumunun mevzuatta belirlenen sınır değerler içinde kalacağı" yolunda görüş bildirildiği ve yukarıda açıklandığı üzere, projenin yer altı ve yer üstü su kaynaklarına etkileri açısından bu konuda görüş bildiren Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü yazılarında bildirilen hususlara göre gerekli revizyonların yapıldığı ve taahhütlerin verildiği hususu birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen ve eksiklik olarak değerlendirilen hususların proje tanıtım dosyasını kusurlandırmadığı sonucuna varılmakta olup; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.