Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/422
2025/1104
24 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/422
Karar No : 2025/1104
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/04/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/04/2011 tarih ve 2011/1677 sayılı Bakanlar Kurulu kararının eki listenin değiştirilmesine ilişkin 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, Boztepe Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması 3. askısının ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; 6537 sayılı Kanun eki cetvelde belirtilen Antalya ili, Aksu ilçesinde dikili araziler (bahçeler) için belirlenen asgari bölünemeyen arazi büyüklüğünün 10 Da (Dekar) = 10.000,00 m² olmasına rağmen, arazi toplulaştırma işlemi sonrası tahsis edilen taşınmazın asgari bölünemeyen arazi büyüklüğünden küçük olduğu, davacının 1/2 oranında paya sahip olduğu ... ve ... sayılı parsellerde hissedar sayısını 2'den 3'e çıkardığı, 3. hissedar olan Maliye Hazinesinin her iki parseldeki payları dikkate alındığında, davalı idarenin 3083 sayılı Kanunun 1/c maddesinde yer alan "ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi sağlaması" ilkesinin uygulanmasında hatalı olduğu, toplulaştırma uygulamasından önce davacıya ait olan ... ve ... sayılı parseldeki taşınmazların tarımsal arazi kullanma kabiliyeti bakımından bahçe vasıflı 1.sınıf tarım arazisi olduğu, bahçe vasıflı alanların toplulaştırma uygulamalarında sabit tesis olarak değerlendirilmesine rağmen, davalı idarenin uygulamada bu hususu değerlendirmediği ve yanlış bir şekilde sabit tesis üzerinde toplulaştırma işlemi uyguladığı tespit edildiğinden mevzuat hükümlerine ve arazi toplulaştırma ilkelerine aykırı olarak yapılan toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde 5403 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik uyarınca işlem yapıldığı, 07/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesinde 1. fıkrasının (g) bendinde, mevcut hali ile korunamayan, ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabileceği, (ğ) bendinde ise hazine taşınmazı ile karşılanacak alan, arazi toplulaştırma kriterlerine göre bağımsız bir parsel olma niteliğini kazanabilecek durumda ise müstakil parsel olarak, aksi takdirde sabit tesis parseli ile hisseledirilebileceğinin düzenlendiği, işlemin bu hükme uygun yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; "a) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılır. c) Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır. d) Dikili tarım arazileri ile örtü altı tarımı yapılan araziler gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olur. Bu yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklükleri esas alınır. g) Mevcut hali ile korunamayan, ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabilir. Buna rağmen karşılanamayan sabit tesisler için ödeme yapılabilir. ğ) Hazine taşınmazı ile karşılanacak alan, arazi toplulaştırması kriterlerine göre bağımsız bir parsel olma niteliğini kazanabilecek durumda ise müstakil parsel olarak, aksi takdirde sabit tesis parseli ile hisselendirilebilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması 3. askısının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesinin g ve ğ bendi gereğince korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alanın, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabileceğinin belirtildiği, nitekim dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza karşılık ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz oluşturulurken diğer hissedara ait ... parsel sayılı taşınmazdan 440 m² lik bir alanın bu taşınmaza taşındığının görüldüğü, ancak sabit tesisi korumak adına toplulaştırma kapsamında anılan taşınmazdan ya da başka taşınmazlardan kesinti miktarı kadar alan taşınıp taşınamayacağı yönünde bir değerlendirilme yapılmadığı, bu haliyle her iki parselde Maliye Hazinesinin hisselendirilmesinin toplulaştırma ilke ve esaslarına aykırı olduğu anlaşılmış olup dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen gerekçe ile verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar usul ve hukuka uygun olup; söz konusu kararın, aynen onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanmasına yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.