Danıştay danistay 2025/4007 E. 2025/5027 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/4007
2025/5027
6 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4007
Karar No : 2025/5027
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İşletmeciliği Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Çanakkale ili, Biga ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda tarımsal amaçlı güneş enerji santrali projesine yönelik IPARD II Programı 11. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında 21/03/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvurusunun geri çekilmesi sonrasında, 14/12/2022 tarihli yeniden yapılan başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerinin ara kararına verilen cevabi bilgilerden davacının 17/08/2022 tarihli dilekçe ile yapılan geri çekme başvurusunun kabulü işleminin iptali istemiyle herhangi bir iptal davasının açılmadığı böylece geri çekme işleminin kesinlik kazandığı, ayrıca çağrı rehberine göre yapım işi içeren başvurularda yapı ruhsatının ilan edilen son başvuru kabul tarihinden önce alınması gerektiği, ayrıca uygulama rehberinin 7.1.1. maddesi gereğince başvuruların geri çekilmesi işlemi sonrasında aynı çağrı başvuru süresi içerisinde tekrar başvuru yapılması ve geri çekilen başvurunun değerlendirilmesi imkanının bulunmadığı hususunun düzenlendiği, bu durumu bilerek başvuruda bulunan, basiretli bir tacir olarak hareket etmesi beklenen davacının, kendi özgür iradesi ile kendinden kaynaklanan bir saikle hareket ederek geri çekilme istemini ortaya koyduğu ve bu geri çekilmeden kaynaklanan hukuki sonuçlara katlanması gerektiğinden, bu isteme yönlendirme hususunda idarenin davacıyı kendi başvuru koşulları içerisinde yanıltıcı/hataya düşürücü bir eyleminin ve kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, geri çekilme işlemlerinin tamamlanmasından sonra yeniden projeye devam edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu GES projesi yatırımı için IPARD II Programı 11. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında idareye başvurduğu ancak yapı ruhsatının gecikmesi nedeniyle başvurusunu geri çekmek zorunda kaldığı, bu arada idarece başvuru koşullarında değişiklik yapılarak yapı ruhsatının "sonradan tamamlanabilir belge" haline getirildiği, davacının başvurusunu, serbest iradesiyle geri çekmediği bu nedenle konunun, basiretli tacir olma kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
5488 sayılı Tarım Kanunu Tarımsal destekleme araçları başlıklı 19. maddesinde; tarımsal destekleme araçlarının neler olduğuna ilişkin hükümlere yer verilmiş, 15/7/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun yetki ve görevlerini düzenleyen 492. maddesinde; "(b) Proje ve faaliyet başvurularını almak, bunların ön incelemeleri ile yerinde kontrollerini yapmak, proje ve faaliyetleri başvuru şartları, değerlendirme ve seçim kriterlerine göre değerlendirmek, (c) Desteklenecek proje ve faaliyetleri belirlemek, uygulama sözleşmelerini hazırlamak ve başvurusu uygun görülen faydalanıcılarla sözleşme imzalamak, uygun bulunmayan başvurularla ilgili işlemleri yapmak, (ç) Proje ve faaliyetlere yönelik tahakkuk, ödeme ve muhasebe işlemleri ile bunlarla ilgili her türlü kontrolü gerçekleştirmek (d) Proje ve faaliyetlerin uygulamasını izlemek, yararlanıcıların sözleşme şartlarını ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip etmek, bu amaçlarla gerekli kontrolleri yapmak. ... " hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi ile güvence altına alınan "Hukuk Devleti İlkesinin" temel dayanakları olan belirlilik ve hukuki güvenlik başka deyişle öngörülebilirlik ilkelerinin başlıca koşulu olan “Kanunilik İlkesi"nin uygulanabilirliği yönünden yalnızca uyuşmazlık konusunda kanuni düzenleme ve hukuk normu yeterli değildir. Aynı zamanda hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve uygulanabilir olması, ayrıca idarenin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Buna göre; gerçek veya tüzel kişiler hangi eylem ve işlemleri gerçekleştirdiklerinde ne gibi bir uygulama veya yaptırımla karşılaşacaklarını, idare de ne gibi bir işlem tesis etmesi gerektiğini öğrenme imkanına sahip olmalı, hukuk normları öngörülebilir olmalı, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesi, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici uygulamalardan kaçınması gerekmektedir.
Öte yandan hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde ve yönetimin şeffaf tutarlı ve karar alma mekanizmasında bireyin hak ve menfaatlerinin gözetildiği iyi idare uygulaması anlamına gelen "İyi Yönetişim" kavramı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında ve Anayasa Mahkemesi kararları ve diğer yargı kararlarıyla iç hukukumuzda da esas alınmakta hatta bazı yasal düzenlemelerde de yerini bulmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre, "İyi yönetişim ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda, kamu otoritelerinin, uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir." Buna paralel olarak doktrinde iyi yönetim; "bireyin, insan onuruna yakışır bir muameleye tâbi tutulduğu, makul ve haklı olan her türlü beklentisinin gerçekleştiği, her zaman yanında hissettiği, kendisine güven duyduğu şeffaf bir yönetim olarak tanımlanmaktadır. Türk İdaresindeki İyi Yönetişim İlkesine göre ise; keyfilikten uzak olmak, hukukun üstünlüğünün idarenin yardımıyla toplumsal düzene hâkim olması anlamına gelmektedir. Bir uyuşmazlıkta, davalı kurumun faaliyeti yerine getirirken hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine ters düşmeyecek bir şekilde karar alması iyi yönetim ilkesinin gereğidir. Anayasanın 10. maddesi, "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar" şeklindedir. İyi İdare uygulamalarını, aynı durumda bulunanlara aynı, farklı durumda bulunanlara da farklı şekilde sunmalı, hem eylemlerinde hem de işlemlerinde ayrımcılık yapmamalı ve eşit davranmalıdır.
İdarenin faaliyetlerinde şeffaf olması, kamu gücünü kullanırken keyfiyete kaçmaması, karar alma sürecinde işlemden etkilenecek kişilerin görüşlerini alması, alınan karardan dolayı gerektiğinde hesap verebilmesi, tasarruflarında tutarlı davranması ve etkinlik ilkesi gereğince hareket etmesi, iyi yönetişim ilkesinin temel unsurlarındır.
Özetle; Anayasa Mahkemesi kararlarında da yerini bulduğu gibi, İdarenin ölçülülük bağlamında iyi yönetişim ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İyi yönetişim ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68). Bu bağlamda idarelerin kendi hatalarının sonuçlarını gidermeleri ve bireylere yüklememeleri gerekir (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. [GK], B. No: 2015/6728, 1/2/2018, § 100).
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, Çanakkale ili, Biga ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda tarımsal amaçlı güneş enerji santrali projesine yönelik IPARD II Programı 11. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında 21/03/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvurusunun geri çekilmesi sonrasında, 14/12/2022 tarihli yeniden yapılan başvurusunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı idare işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Davalı Kurumun 11. Başvuru Çağrı Dönemi Başvuru Çağrı Rehberinde; yapım işi içeren başvurularda yapı ruhsatlarının ilan edilen son başvuru kabul tarihinden önce ilgili idarelerden alınmış olması gerektiği, yapı ruhsatı tarihinin çağrı başvuru kapanış tarihinden sonra olması durumunda ilgili başvuru uygun olarak değerlendirilmeyeceği... ibaresi yer almakta, Sözleşme İşlemleri Uygulama Rehberinin 7.1.1. Başvuruların Teslim Zamanı ve Yeri başlığı altında "Geri çekme işlemi sonrasında aynı çağrı başvuru süresi içerisinde tekrar başvuru yapılması ve geri çekilen başvurunun değerlendirilmesine devam edilmesi mümkün değildir." düzenlemesi bulunmakta ise de dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin anılan taşınmazda tarımsal amaçlı güneş enerji santrali projesini yapmak için IPARD II Programı 11. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında 21/03/2022 tarihinde davalı idareye başvuru yaptığı, davacı şirketten birtakım bilgi ve belgeler istenildiği, eksikliklerin tamamlanma süresi dolmadan davacı tarafından 17/08/2022 tarihli dilekçe ile taraflar arasında ruhsat ile ilgili işlemlerin gecikmesi ve il özel idaresinin imar planı çalışmaları devam ettiği yolunda yazısı sebebiyle başvuru şartlarının zamanında tamamlanamayacağı saikiyle başvurusunun geri çekildiği, dosya içerisinde yer alan davacının 18/07/2022 tarihli yatırım konusu GES projesi için imar planı ve yapı ruhsatına yönelik olarak başvuruda bulunduğu Çanakkale İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğünce 20/07/2022 tarihinde anılan başvurusuna karşılık davacı tarafından başlatılan imar planı çalışma talebi ile idarenin bu husustaki çalışma sürecinin devam ettiğinin belirtildiği, keza dosyada mevcut 27/09/2022 tarihli 11. Çağrı Arazi Kurulumu GES Projeleri konulu davalı İdare tarafından proje uygulayıcıları olan İl Koordinatörlüklerine yazılan görüş yazısından, davacının projesi ile aynı özellikte olan yapım işi içeren GES projelerine yönelik olarak farklı bölgelerde yerel yönetimlerce (il özel idareleri, belediyeler)farklı uygulamaların yapılabildiğinin görülmesi sebebiyle "arazi üzerinde güneş enerji santrali kurulumu projeleri" için anılan projelerle sınırlı kalmak kaydıyla bu projelerin tamamından yapı ruhsatı tarihi son başvuru kabul tarihinden sonra olabilecektir."şeklinde GES projesi gerçekleştiren davacı ile aynı durumdaki sözleşme lehdarı girişimcilere yapı ruhsatı sorunları nedeniyle kolaylaştırıcı bir çözüm getirilerek anılan belgenin GES projeleri ile sınırlı kalmak kaydıyla sonradan tamamlanabileceğinin bildirildiği buna rağmen geri çekme başvurusunun 31/11/2022 tarihli İl Koordinatörlüğü Olur'u ile kabul edildiği ancak bu işlem sonrasında 14/12/2022 tarihinde yeni bir dilekçe ile ruhsat alma şartlarının değiştiğinden bahisle, başvurunun geri çekilme işlemlerinin durdurulması ve projenin inceleme işlemlerine devam edilmesi yönündeki talebinin... tarih ve ... sayılı işlem ile uygun görülmediğine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının söz konusu tarımsal amaçlı güneş enerji santrali projesine yönelik IPARD II Programı 11. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında 21/03/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvurusunun geri çekilmesinin sebebinin yatırıma dair imar planının ve yapı ruhsatının alınmasının mümkün olmadığının anlaşılması olmakla birlikte davalı kurum tarafından, davacının başvurusunu geri çekme kararına dair dilekçesinin 17/08/2022 tarihli olduğu oysa davalı İdarenin 27/09/2022 tarihinde "GES projeleri" konulu görüş yazısında; yapı ruhsatı vermeye yetkili belediye ve il özel idareleri, farklı bölgelerde farklı uygulamalar yapabildiğinden 11. Başvuru Çağrı Dönemi başvuruları için GES projeleriyle sınırlı kalmak kaydıyla bu projelerin tamamından sözleşme imzalayanlar da dahil yapı ruhsatının son başvuru tarihinden sonra da verilebileceği yönünde iradesini ortaya koyduğu başka deyişle davacının başvurusunu geri çekmesinden sonra bu geri çekme iradesi beyanı idarece henüz kabul edilmediği safhada başvuru esnasında tamamlanması gereken belgeler arasında bulunan yapı ruhsatının, sonradan da sunulabileceği yolunda görüş yazısı ile başvuru ön koşulu değiştirildiği halde davacı şirket, idarenin yeni uygulaması hususunda bilgilendirilmeksizin başvurusunu geri çekmesi hususunda 30/11/2022 tarihinde kabul Olur'unun verildiği, bu haliyle aynı durumda olan davacıya kendisiyle aynı durumdaki diğer bir kısım hibe başvurucularından farklı uygulama yapılmasına sebebiyet verildiği anlaşılmakla idarenin somut olayda keyfiliği ile hukuki belirsizliğe yol açılması sonucunu doğuran dava konusu idari işlemin tesisinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının Üye...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.