Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/385
2025/3678
11 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/385
Karar No : 2025/3678
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Hayvancılık İnşaat Gıda Tekstil Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Köyü ... Derneği
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elazığ ili, Keban ilçesi, ... (...) Köyü, ... Mevkii, ... Ada,... parsel sayılı taşınmazda yapılması planlanan "Etlik Piliç Yetiştirme Tesisi (45.000 Adet/Dönem Kapasiteli)" projesi hakkında 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Elazığ Valiliğince verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E.2024/1384, K:2024/2937 sayılı kararıyla, "bozma kararında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla (ve gerekirse yerinde yeniden keşif yaptırılarak) ek bilirkişi raporu alınması suretiyle alınacak rapora göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu ...tarih ve E..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar bilirkişi raporlarında, koku problemi dışında her iki tesisten ortaya çıkacak çevresel kirlilik risklerinin kümülatif olarak ele alındığında kirlilik türüne bağlı olarak proje tanıtım dosyasında (PTD) belirtilen taahhütlerin yerine getirilmesi sonucunda herhangi bir problem oluşturmayacağı ve kümülatif koku etkisinin tesisin en yakın yerleşim birimine mesafesi göz önüne alındığında ilgili mevzuatta yer alan hesaplama yöntemi kullanılarak bulunan 470 metre mesafede olumsuz bir etkisinin olmayacağı belirtilmişse de; PTD hazırlanırken kümülatif etki değerinin incelenmemiş olmasının PTD'yi kusurlandırdığı, PTD hazırlanırken flora ve fauna elemanlarının belirlenmesine yönelik yapılan çalışmaların ve sunulan verilerin yetersiz olmasının PTD'yi kusurlandırdığı, PTD'ye göre proje alanının flora listesindeki dört türün uluslararası koruma statüsündeki türler olmasından dolayı (Acantholimon laxiflorum taksonu için CR yani doğada kritik seviyede; Paronyehia mughlaei ve Tulipa agenensis için VU yani hassas, zarar görebilir seviyede; Crocus leichtlinii için NT yani neredeyse tehdit altında), bu türler hakkında herhangi bir koruma stratejisinin belirtilmemiş veya hedeflenmemiş olmasının yine PTD'yi büyük oranda kusurlu kıldığı, PTD'ye göre alandan tespit edilen flora ve fauna türlerine ait inşaat ve faaliyet aşamasında herhangi bir koruma çalışmalarına yer verilmemiş olması, alanda var olduğu tespit edilen türlerin inşaat aşaması, işletme aşaması ve devamındaki süreçlerdeki çevresel baskıdan nasıl uzak tutulacağı, nasıl korunacağı, türlere ait işletme faaliyeti oluşabilecek yüksek, orta ve düşük risk faktörlerinin belirlenmemiş olmasının, bu türlerin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemlerine sahip olmaması bakımından yine PTD'yi büyük oranda kusurlu kıldığı, sonuç olarak proje kapsamında hazırlanmış olan PTD'nin büyük oranda eksik/özensiz hazırlanmış olduğu, dolayısıyla alandaki endemik bitki türleri üzerinde nasıl ve hangi yöntemlerin kullanılarak koruma stratejisi izleneceğinin somut olarak ortaya koyulmamış olduğu dikkate alındığında proje tanıtım dosyanının içerik ve planlama yönünden eksik ve yetersiz verilere dayalı olarak hazırlandığı ve dolayısıyla söz konusu proje tanıtım dosyası dayanak alınarak verilen dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hesaplanan koku asgari mesafe eğrisine göre, fan çıkışlarının en yakın yerleşim yerine 250 metre mesafede olması gerektiği; proje alanına en yakın konutun 994 metre mesafede olduğu, dolayısıyla çevredeki konutların kokudan etkilenmesinin söz konusu olmayacağı; mevcutta bulunan büyükbaş hayvancılık faaliyetinin kümülatif etki oluşturmayacağı; flora ve faunaya yönelik gerekli inceleme ve değerlendirmelere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının ilgili mevzuatta öngörülen kurallara uygun biçimde tesis edildiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; köy yerleşim alanının uzaklığının mevzuat hükümleri uyarınca asgari mesafenin üzerinde olduğu, bilirkişi raporunda kümülatif etki değerlendirmesine yönelik hesaplamanın yapıldığı ve buna göre mevzuata aykırı bir durumun olmadığı yolunda görüş bildirildiği; bilirkişi raporunda dava konusu bölgede Bern Sözleşmesi kapsamında endemik bir türün bulunmadığı ve anılan Sözleşme kapsamında kalan bir alan bulunmadığının belirtildiği, ek bilirkişi raporunda belirtilen türlere yönelik somut önlemlerin olmamasının proje tanıtım dosyasını kusurlandığı yolundaki değerlendirmenin yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Elazığ ili, Keban ilçesi, ... (...) Köyü, ... Mevkii, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmazda yapılması planlanan "Etlik Piliç Yetiştirme Tesisi (45.000 Adet/Dönem Kapasiteli)" projesi hakkında, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Elazığ Valiliğinin... tarih ve ... sayılı kararı ile "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı, "Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı"; aynı maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı, "Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış; 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne; 7. maddesinde; "1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına; 16. maddesinde, "(1) 15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. (3) Formata uygun hazırlandığı tespit edilen ve ÇED inceleme ve değerlendirme süreci başlatılan projelerde; a) Kurum/kuruluş görüşü alınmasına ve toplantı düzenlenmesine gerek duyulmaması, hazırlanan dosyanın yeterli bulunması ve benzeri durumlarda, Bakanlık tarafından 15 iş günü içinde ÇED inceleme ve değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilir. b) Bakanlık tarafından gerekli görülmesi halinde, dosyadaki bilgiler dikkate alınarak ilgili kurum/kuruluşlardan yazılı görüş istenebilir veya ilgili kurum/kuruluşlarla toplantı düzenlenebilir. Yazılı görüş istenilmesi halinde görüş talep yazı tarihinden itibaren, toplantı düzenlenmesi halinde ise toplantı tarihinden itibaren 30 takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir. Görüş bildirmek için ilave süreye ihtiyaç duyulması halinde talep ilgili komisyon üyesi tarafından yazılı olarak Bakanlığa iletilir. Kurum/kuruluşların ilave süre talepleri Bakanlık tarafından dikkate alınır. c) Bakanlıkça gerekli görülmesi halinde yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesi, araç gereç sağlaması, analiz, deney ve ölçümler yapması veya yaptırması istenebilir. (4) Bakanlıkça; dosyada tespit edilen eksiklikler veya yer alması gereken bilgi/belgeler ile alınmış olan kurum/kuruluş görüşleri, yeterlik verilmiş kurum/kuruluşa yazılı olarak iletilir. Bakanlıkça iletilen görüşler doğrultusunda yeterlik sahibi kurum/kuruluş tarafından hazırlanan proje tanıtım dosyası 6 ay içinde Bakanlığa sunulur. Bu süre içerisinde proje tanıtım dosyası sunulmazsa ÇED süreci sonlandırılır. (5) Eksiklik bildirimi Bakanlık tarafından en çok 3 kez yapılabilir. İade edilen proje tanıtım dosyası süresi içerisinde sunulmaz veya yapılan düzeltme yeterli görülmezse ÇED süreci sonlandırılır. Eksiklik bildirilen proje tanıtım dosyasının tamamlanması için verilen 6 aylık süre yetkili müşavir firmaların kullanacağı toplam süreyi ifade eder. (6) Proje tanıtım dosyasının, belirtilen süre içinde sunulması ve bilgi/belgelerin yeterli bulunması halinde karar aşamasına geçilir." kuralına; 17. maddesinde ise, "Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur. (2) “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen proje için 5 yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda “ÇED Gerekli Değildir” kararı geçersiz sayılır. (3) Yatırıma başlanılmamış olan projeler için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararları, proje sahibinin talebi ve talebin Bakanlık tarafından uygun görülmesi halinde geçersiz sayılır. Bu şekilde geçersiz sayılan kararlar Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasında ilan edilir. (4) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projeler için ÇED başvuru dosyası hazırlanarak Bakanlığa başvuru yapılması gerekmektedir. Ancak, “ÇED Gereklidir” kararına esas şartların değişmesi halinde, 15 inci madde hükümlerine göre yeniden başvuru yapılabilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında, "PTD hazırlanırken kümülatif etki değerinin incelenmemiş olmasının PTD'yi kusurlandırdığı, PTD hazırlanırken flora ve fauna elemanlarının belirlenmesine yönelik yapılan çalışmaların ve sunulan verilerin yetersiz olmasının PTD'yi kusurlandırdığı, PTD'ye göre sunulan proje alanının flora listesindeki dört türün uluslararası koruma statüsündeki türler olmasından dolayı (Acantholimon laxiflorum taksonu için CR yani doğada kritik seviyede; Paronyehia mughlaei ve Tulipa agenensis için VU yani hassas, zarar görebilir seviyede; Crocus leichtlinii için NT yani neredeyse tehdit altında), bu türler hakkında herhangi bir koruma stratejisinin belirtilmemiş veya hedeflenmemiş olmasının yine PTD'yi büyük oranda kusurlu kıldığı, PTD'ye göre alandan tespit edilen flora ve fauna türlerine ait inşaat ve faaliyet aşamasında herhangi bir koruma çalışmalarına yer verilmemiş olması, alanda var olduğu tespit edilen türlerin inşaat aşaması, işletme aşaması ve devamındaki süreçlerdeki çevresel baskıdan nasıl uzak tutulacağı, nasıl korunacağı, türlere ait işletme faaliyeti oluşabilecek yüksek, orta ve düşük risk faktörlerinin belirlenmemiş olmasının, bu türlerin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemlerine sahip olmaması bakımından yine PTD'yi büyük oranda kusurlu kıldığı, sonuç olarak proje kapsamında hazırlanmış olan PTD'nin büyük oranda eksik/özensiz hazırlanmış olduğu, dolayısıyla alandaki endemik bitki türleri üzerinde nasıl ve hangi yöntemlerin kullanarak koruma stratejisi izleneceğini somut olarak ortaya koymaması dikkate alındığında proje tanıtım dosyanın içerik ve planlama yönünden eksik ve yetersiz verilere dayalı olarak hazırlandığı" gerekçesine yer verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; "koku problemi dışında her iki tesisten ortaya çıkacak çevresel kirlilik risklerinin kümülatif olarak ele alındığında, kirlilik türüne bağlı olarak PTD'de belirtilen taahhütlerin yerine getirilmesi sonucunda, herhangi bir problem oluşturmayacağı" ve "kümülatif koku etkisinin en yakın yerleşim birimine mesafesi göz önüne alındığında ilgili mevzuatta öngörülen hesaplama yöntemi kullanılarak bulunan 470 metrenin olumsuz etkisinin olmayacağı" yolunda görüş bildirildiği; bilirkişi raporlarında proje alanının hemen bitişiğindeki 100 adet büyük baş hayvan yetiştiriciliği çiftliği ile dava konusu tesisin birlikte çalışması ihtimaline istinaden, Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesine göre yapılan hesaplamalar neticesinde kurulu olan komşu büyükbaş hayvan tesisinin de kümülatif olarak hesaplamasının bilirkişi kurulu tarafından yapılarak 470 metre olarak yapıldığı, bu bağlamda dava konusu tesisin en yakın yerleşim alanına mesafesi olan 995 metre uzaklıkta olduğu dikkate alındığında, tesisin mevzuat açısından uygun asgari şartları taşıdığı yönünden görüş bildirildiği, bu bağlamda kümülatif etki değerlendirmesi yapılmamasına yönelik bilirkişi raporunda tespit edilen eksikliğin, tek başına proje tanıtım dosyasını kusurlandırmayacağı; öte yandan, keşif esnasındaki gözlemlerde herhangi bir endemik türe rastlanmadığı hususunun bilirkişi heyetince tespit edildiğinin bilirkişi kök raporunda belirtildiği, buna karşın proje tanıtım dosyasında aksi yönde birtakım bilgilere yer verilmiş olmasının, yapılması planlanan projenin mahiyeti de göz önüne alındığında (tesisin piliç yetiştiriciliği tesisi olması) proje tanıtım dosyasını flora ve fauna açısından kusurlandıracak bir mahiyet arz etmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; proje tanıtım dosyasında yer verilen ve yukarıda belirtilen bilgiler ile projenin konumu ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda proje tanıtım dosyasında tespit edilen eksikliklerin, bu haliyle proje tanıtım dosyasını kusurlandırmayacağı sonucuna varıldığından; davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Etlik Piliç Yetiştirme Tesisi (45.000 Adet/Dönem Kapasiteli)" projesi ile ilgili olarak muhtemel çevresel etkilere ve olumsuz etkilerin giderilmesi için alınacak önlemlere yer verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından; dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3\. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4\. Davalı idarece temyiz aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ...-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
6\. Davacıların "keşif - bilirkişi gideri ve keşif harcı" ile sınırlı olmak üzere adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden, tahsil edilmeyen...-TL keşif harcı ile adli yardım kapsamında Hazine'den (kovuşturma giderlerinden) karşılanmasına karar verilen ...-TL keşif yol gideri ile ...-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam ...-TL'nin davacılardan tahsili için Mahkeme tarafından ilgili Kuruma yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin ilgili Kuruma tebliğine,
7\. Artan posta avansının istemleri halinde davacı, davalı ve davalı yanında müdahile iadesine,
8\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
9\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden; temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.