Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/3715
2025/5286
15 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/3715
Karar No : 2025/5286
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mah. ... Sok. No:... adresinde bulunan ... Apart adlı iş yerinde fuhuş yapıldığından bahisle söz konusu iş yerinin bir (1) ay süreyle kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Samsun Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu kararının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine verilen kararda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan şikayet üzerin yürütülen soruşturma neticesinde uyuşmazlık konusu iş yerinde fuhuş yapıldığının delilleriyle tesbit edildiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde, ''Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olup, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1 No’lu Ek Protokolü'nün 1. maddesinde, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği belirtilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde, ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde, "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde, ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlık, davacıya ait iş yerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzükü'nün 104. maddesi uyarınca bir (1) ay süre ile kapatılmasına ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır.
İş yerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzük'ün 104. maddesi uyarınca, iş yerinin otuz gün süreyle faaliyetten men edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan 07/08/2019 tarih ve 2019/29273 numaralı bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 21/05/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/12/2024 tarihli kararında, Tüzük'ün dayanağını teşkil eden 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinde, çıkarılacak tüzükle umumi kadınlar ile evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların, bilhassa da zührevi hastalıkların sirayetine mâni olacak tedbirlerin tespit ve yine müştereken tatbik edileceği, umumi kadınlarla umumi evlerin ve bunlara benzer mahallerin bu Tüzük'le tarif ve tahdit olunacağının ifade edildiği, ancak anılan Kanun'da umumi kadınlar ve evlerin hangi hükümlere tabi olacakları, fuhuş nedeniyle meydana gelen hastalıkların yayılmasına ilişkin tedbirlerin neler olduğu, umumi kadınlarla umumi evler ile bunlara benzer mahallerin kapsamı ve nasıl tahdit olunacağı belirsiz bırakıldığı Anılan kanun hükmünde yer verilen ve ilgili tüm hususların düzenleneceği ifade edilen Tüzük'e ilişkin olarak herhangi çerçeve çizilmediği, ikincil düzenlemeler yoluyla kamu makamlarına sınırı belirli olmayan şekilde tanımlama, düzenleme yapma ve sınırlandırma yetkisi tanındığı, kamu makamları da kapsamı 1593 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen ve Tüzük'te yer verilen hükümlere göre başvurucu Şirkete ait işyerini otuz gün süreyle faaliyetten men etttiği, Mülkiyet hakkının sınırlanmasına yol açan bu düzenlemeye ilişkin olarak 1593 sayılı Kanun'da genel bir çerçevenin çizilmemiş olması ve bu hususların Tüzük'e bırakılması yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisinin tanınmasına neden olduğu, ayrıca bu durum yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı, dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin dayanağını oluşturan 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin kanunda bulunması gerekli belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini sağlamadığı, bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda metnine yer verilen kararı ile 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin iptaline hükmedilmemiş olmakla birlikte, Anayasa ile hüküm altına alınan ve kanuni düzenlemelerde yer alması gereken belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu açıkça ortaya konulmuş olduğundan, söz konusu Kanun maddesine dayalı olarak ihdas edilen Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzük'ün 104. maddesine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle Başkan ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50 maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın, Dairemizin 06/02/2025 tarih ve E:2023/14014, K:2025/862 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, bu gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle, kararın gerekçe değiştirilerek onamasına dair çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.