Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/361
2025/4823
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/361
Karar No : 2025/4823
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI)... Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... kapı numaralı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız inşai faaliyet yapıldığının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 1.900.107,92-TL para cezası verilmesine ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca ruhsatsız yapının yıkılmasına ilişkin ... tarih, .../... sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K...sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... kapı numaralı, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazda tespiti yapılan imalatların, imar durumu ve mer'i mevzuat hükümleri kapsamında ruhsata bağlanamayacağı ve söz konusu yapılara ilişkin olarak düzenlenmiş yapı ruhsatı bulunmadığı gibi, dosya içerisinde sunulmuş herhangi bir yapı kullanma izin belgesi, ruhsat ve dayanağı mimari projenin de olmadığı hususları dikkate alındığında, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin Beykoz Belediye Encümeni'nin... tarih ve .../... sayılı kararında hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, uygulanan para cezasının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde belirlenen ölçüt ve esaslara uygun hesaplanıp hesaplanmadığı konusuna gelince; yaptırılan bilirkişi incelemesine göre imar para cezasına konu ruhsatsız yapının sınıf ve grubunun 3/B yapılardan olduğunun tespit edildiği, davalı idare tarafından, dava konusu işlemde, yapı sınıf ve grubunun IV/A yapı grubu baz alınmak suretiyle hesaplandığı, aykırılıktan etkilenen alan konusunda herhangi bir uyumsuzluk olmamasına karşın yapı sınıfı grubunda oluşan aykırılık nedeniyle temel para cezasının hesaplamasının hatalı olacağı, dolayısıyla davalı idare işlemi ile belirlenen imara aykırılık nedeniyle toplam 1.900.107,92-TL idari para cezası kesilmesinin kararlaştırılmasına karşın mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitler uyarında söz konusu idari para cezasının toplam 1.638.928,78-TL olarak hesaplanması gerektiği, dolayısıyla, temel para cezasının hesaplanmasının ve temel para cezası üzerinden artırım uygulanmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, belirlenen temel para cezası ile bu temel para cezası üzerinden yapılan artırımlar sonucu uygulanan toplam idari para cezasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin, yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, encümen kararının tümden iptal edilmesi gerektiği halde kısmen iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile, davacı şirket yetkilisinin yargılandığı ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu arasında çelişki olduğu, yapının 2019 yılında satın alındığı, satın alma tarihinden önce yapılan aykırılıklar nedeniyle yeni malikin sorumlu tutulamayacağı, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, itirazlarının değerlendirilmediği, yapı kayıt belgesinin bulunduğu ve halihazırda geçerli olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu yapının bağımsız bölümlerden oluşan apartman tipi yapı olduğundan, yapı sınıfı ve grubunun IV-A olarak belirlendiği, para cezasının usul ve mevzuata uygun olarak hesaplandığı ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile, yıkıma ilişkin kısmı yönünden temyize konu kararın onanması; davalının temyiz isteminin kabulü ile iptale ilişkin kısmı yönünden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yıkıma ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalının temyiz istemine gelince;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinin birinci fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikinci fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... kapı numaralı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ruhsatsız inşai faaliyet yapıldığının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 1.900.107,92-TL para cezası verilmesi ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkılmasına ilişkin ... tarih, .../... sayılı Beykoz Belediye Başkanlığı Encümeni kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanda, Beykoz Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü ... tarih E-... sayılı ve... tarih E... sayılı yazılarında; 26.09.2009 onay tarihli 1/1000 ölçekli “Beykoz Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının geçerli olduğu, söz konusu parselin kısmen konut alanı, kısmen yol alanı olarak planlandığı, daha sonra 17.12.2018 onay tarihli “Boğaziçi Alanı Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı 32. Etap”'ın onaylanmış olup nazım imar planında söz konusu parselin “düşük yoğunluklu konut alanı ” olarak planlandığı, nazım imar planına uygun olarak hazırlanan uygulama imar planının onay sürecinin devam etmekte olduğu, taşınmaz alanının imar parseli büyüklüğü olan 1.000,00-m2' den küçük olması ve yapılaşma koşullarını sağlamaması nedeniyle (TAKS, KAKS, bina yüksekliği vb.) dava konusu yapının ruhsata bağlanması mümkün değildir” denildiği, mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, uyuşmazlık konusu yapı; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tebliği uyarınca III Sınıf B Grubu yapıya girdiğinden, her bir m² için (2022 yılı) tespit tarihindeki 84,60 TL/m2 x 1.522,93 m2=128.977,35-TL temel para cezası hesaplanması gerektiği, ancak, iptali istenen idari işlemde temel para cezası hesabının IV/B yapı sınıfı/ grubuna göre hesaplanmış olması bilirkişi heyetince isabetli bulunmamış olup temel para cezası hatalı hesaplandığından tüm artırımlar ve toplam para cezası hatalı hesaplandığı kanaatine varıldığı, sonuç olarak; ... Mahkemece yapının ruhsatsız ve imara aykırı olduğunun kabul edilmesi durumda, İdarenin tespit ettiği yapı sınıfı/grubunun (IV/A) heyetimizin tespiti ( III/B) ile uyumlu olmadığından temel para cezasının da yerinde olmadığı ve buna bağlı olarak artırımların ve toplam para cezasının hatalı hesaplanmış olduğu, Mahkemece, dava konusu tutanakta tespit edilen yapının ruhsatsız ve mevzuata aykırı inşa edilmiş olduğuna karar verilmesi durumunda toplam imar para cezasının 1.638.928,78-TL olarak hesaplanması gerektiği, uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin olarak dava dosyası içerisinde sunulmuş herhangi bir yapı kullanma izin belgesi, ruhsat ve dayanağı mimari proje görülmediği, dosya içerisinde görülen yapı kayıt belgesi ve resimlerde görülen sokak görüntüleri incelendiğinde, yapının 31.12.2017 tarihi öncesi, fiili durumu ile uyumlu olmadığı ve yapı tatil tutanağı tarihinde saptanan durumun, Ağustos 2020 tarihinden sonra inşa edilmiş olabileceği değerlendirilerek, keşif günü yapılan tespitlerle yapı tatil tutanağı tespitlerinin uyumlu olduğu şeklinde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir. İdare Mahkemesince verilen ara kararına cevaben dava dosyasına sunulan İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün... tarih, ... sayılı yazısı ile, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı için alınmış olan ... başvuru numaralı, ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, 'yapının belge alındıktan sonra yıkılmış olması ve yıkılan yapı yerine 31.12.2017 tarihinden sonra yeni bir yapı yapılmış olduğu tespit edildiğinden', İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün... tarih, ... sayılı Müdürlük Olur'u ile iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ile yapı grubunun temel kriterler olarak öngörüldüğü, bu kriterlere aykırı hesaplanan temel para cezasının toplam para cezasının tamamını etkilediğinden bahisle dava konusu işlemin tamamının iptaline karar verildiği anlaşılmakta ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın nihai şekilde sonuçlandırılmasına olanak bulunan durumlarda, Mahkemelerin uyuşmazlığı tamamen sonlandıracak nitelikte karar vermeleri usul ekonomisi ilkesinin gereğidir.
3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve grubunun, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, bilirkişi tarafından teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen temel para cezası miktarına aynı fıkranın (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasına göre karar verilebileceği, temel para cezasına ilişkin söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilebileceğinden, bu şekilde karar verilmesi idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır.
Bu çerçevede, uyuşmazlıkta, bilirkişi incelemesi ile para cezasına ilişkin işlemin hukuka uygun olan ve olmayan kısımlarının açık bir şekilde ortaya konulduğu hallerde, Mahkemesince, dava konusu işlemin hukuka uygun olan kısmı yönünden davanın reddine, hukuka uygun olmayan kısmının ise iptaline karar verilmesi mümkündür. Temel para cezasındaki aykırılığın uygulanacak para cezasının tamamını etkilediği gerekçesiyle "kısmen iptal, kısmen ret" kararı yerine, işlemin tamamen iptaline karar verilmesi durumunda; ilgili idare tarafından, karar gerekçesi göz önünde bulundurularak yeniden işlem tesis edilmesi üzerine, yargılama sürecinin yeniden başlatılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı açıktır.
Bu itibarla, temyize konu kararın, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden iptali yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Dava Dairesince, yukarıda belirtilen esaslara göre incelenerek dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin ise kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yıkıma ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, para cezasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.