SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/3106

Karar No

2025/5320

Karar Tarihi

16 Ekim 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/3106 E. , 2025/5320 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/3106
Karar No : 2025/5320

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu Ağrı ili, ... köyünde bulunan ... ada ... parsel sayılı (eski ... parsel) taşınmaz ile ilgili yapılan arazi toplulaştırması sonucu taşınmazında meydana gelen değer azalışının, davalı idare tarafından tazminen (17/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile artırılan 281.158,19 TL'nin) ödenmesi istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararı üzerine; Bölge İdare Mahkemesince; davanın süresinde açıldığı kanaatine varıldığı, her ne kadar 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 12'nci maddesi uyarınca zarar doğurucu idarî işlemlere karşı iptal davası açılmadan doğrudan sadece tam yargı davası açılması usûlen mümkün ise de, arazi toplulaştırması veya imar uygulaması (parselâsyon) gibi belli bir düzenleme sahasındaki bir çok taşınmazı ilgilendiren ve söz konusu taşınmazların zemindeki yerleri ile maliklerini (mülkiyet durumunu) değiştirici nitelik arz eden işlemlerin (yeni tahsis edilen yerin öncekinden değersiz olduğu, fazla kesinti yapıldığı vs. gibi iddialarla) hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa taşınmaz maliklerinin mutlaka yapması gereken hukuksal girişimin tek başına iptal davası ya da iptal ve tam yargı davasının birlikte açılması olması gerektiği, şayet arazi toplulaştırması veya imar uygulaması (parselâsyon) işlemine karşı iptal davası açılmıyorsa bunun taşınmaz malikinin taşınmazdaki yeni mülkiyet durumuna rıza gösterdiği anlamına geldiği, dolayısıyla böyle durumlarda iptal davası açılmaksızın tek başına açılan tam yargı davasında idarenin hizmet kusuru nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etme sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, diğer bir deyişle iptal davası açmayan taşınmaz malikinin, yeni tahsis edilen yerin öncekinden değersiz olduğu, fazla kesinti yapıldığı vs. gibi iddialarla uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini istemiyle açtığı tam yargı davasının kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, öncelikle işlemin iptali ve tam yargı davasının birlikte açıldığı, dilekçenin reddedilmesi üzerine tam yargı davası dilekçesi verildiği, işleme rıza gösterildiği hususunun gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasa'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu ve idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 12. maddesinde "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmünü ihtiva etmektedir.
İdarenin hukuka aykırı eylemlerde bulunması veya işlem tesis etmesi kural olarak hizmet kusuru olup hukuka aykırılığı yargı yerince saptanan işlemlerden dolayı kişilerin uğradığı zararların tazmini hukuk devleti ilkesinin gereğidir. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilecek bir işlem veya eylemden doğması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
2577 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanınmış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri açıkça düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu Ağrı ili, Merkez ... köyünde bulunan ... ada ... parsel sayılı (eski ... parsel) taşınmaz ile ilgili yapılan arazi toplulaştırması sonucu taşınmazında meydana gelen değer azalışının, davalı idare tarafından tazminen ödenmesi talep edilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, arazi toplulaştırması veya imar uygulaması (parselâsyon) işlemine karşı iptal davası açılmıyorsa bunun, taşınmaz malikinin taşınmazdaki yeni mülkiyet durumuna rıza gösterdiği anlamına geldiği, dolayısıyla böyle durumlarda iptal davası açılmaksızın tek başına açılan tam yargı davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı Yasanın 12. maddesi düzenlemesi çerçevesinde temyize konu dava, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün hatalı olduğu iddia edilen toplulaştırma işleminden kaynaklanan bir tazmin talebi olup davacının toplulaştırma işlemlerinin iptalini istemeden doğrudan bu işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle dava açma hakkının bulunduğu muhakkaktır.
Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının oybirliğiyle BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim