Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2994
2025/4465
16 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2994
Karar No : 2025/4465
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... beldesi, ... Mahallesi mevkiinde müdahil tarafından yapılması planlanan "... Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı ile Bims-Parke-Briket Üretim Tesisi" projesi ilgili olarak Adıyaman Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen 16/07/2024 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyada bulunan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, proje etki alanı içerisinde söz konusu proje faaliyet gösterirken oluşacak tozdan etkilenecek tarım arazileri, yerleşim alanları ve bir ilkokulun mevcut olduğu, Proje Tanıtım Dosyasında oluşan toz emisyonu ile mücadele edebilmek için su tankerlerinin kullanılacağı belirtilmiş ise de manuel önlemlerin gerek su kaynakları üzerinde olumsuz etkisi gerekse maliyeti sebebiyle yetersiz kalacağı, uyuşmazlık konusu alanda ve yakın civarında sulama ve içme suyu amaçlı açılmış sondaj kuyularının önemli bir kısmının özellikle akifer kayaç niteliğindeki bol kırıklı çatlaklı kireç taşlarından beslenmekte olduğu, ocak sahasında üretim amaçlı yapılacak olan patlatmalar ve malzeme alımları sonucunda akifer özellikteki kayaçlarda meydana gelecek titreşim ve deformasyonların yeraltı suyu akış düzeni ve kılcal çatlak yapılarının bozulmasına neden olacağı, kılcal çatlak yapılarının bozulması sonucu yeraltı suyunun akış yönünde değişimler meydana gelebileceği ve bu durumun içme ve sulama suyu elde edilmesi amacıyla açılmış sondaj kuyularını olumsuz etkileyeceği, rezerv yakınında bulunan ilkokul ve meskenler göz önüne alındığında, projenin insan sağlığı açısından risk taşıdığı anlaşıldığından, söz konusu proje ile ilgili olarak alınan ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1-) Davalı idare tarafından; bilirkişi raporunda yer alan ifadelerin çoğunun varsayımsal ve öznel düşüncelere dayalı olduğu, projeden kaynaklı toz emisyon hesapları yapılırken, çalışma teknolojisi ve bulunulan bölgenin yapısı göz önüne alınarak üç senaryo üzerinde çalışıldığı, söz konusu senaryoların tamamında Yönetmelikteki sınır değerlerin sağlandığı, Proje Tanıtım Dosyasında kaynaklara ve içmesuyu kuyularına herhangi bir müdahale yapılmayacağı ve bu noktalardan su kullanımı olmayacağı yönünde taahhütte bulunulduğu, proje kapsamında yeraltı suları ile ilgili meri mevzuata uyulacağı, faaliyet sırasında yeraltı suyu ile karşılaşılması halinde işletme faaliyetlerinin durdurulacağı ve başka bir alanda emniyetli taban işletme taban kotu üstünde olacak şekilde çalışma yapılacağı, izleme programı kapsamında belirlenmiş olan izleme noktalarında 3 ayda bir olacak şekilde su analizleri yapılarak, yeraltı suyunda kalite ve miktar açısından olumsuz etki tespiti gerçekleştirileceği, ocaktaki patlatmalar sonucunda oluşacak titreşimin içmesuyu kuyularına herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, buna dair hesaplamaların PTD'de yer aldığı, kaldı ki DSİ 20. Bölge Müdürlüğünün projeye ilişkin görüşünün olumlu olduğu, gürültü ve titreşim yönünden de sınır değerlerin sağlandığı, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2-) Davalı idare yanında müdahil tarafından; dava konusu ÇED gerekli değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, Proje Tanıtım Dosyası ile alınan tedbirlerin yetersiz olduğu belirtilmiş ise de ikame olarak hangi tedbirlerin alınabileceğinin açıklanmadığı, toz emisyonuna ilişkin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerlerin sağlandığı, patlatma tasarımına ilişkin risk analizlerinin yapıldığı, patlatma tasarımının bazı eksiklikler içerdiği belirtilmiş ise de bu eksikliklerin ne olduğunun ortaya konulmadığı, proje alanının yerleşim birimlerine uzaklığının Kanunla belirlenen mesafelere uygun olduğu, patlayıcı madde kullanımının yeraltı sularını, sondaj kuyularını ve su kaynaklarını tehlikeye soktuğu yönündeki tespitin teknik ve bilimsel gerekçesinin bulunmadığı, Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu hazırlandığı ve akabinde DSİ 20. Bölge Müdürlüğü tarafından olumlu görüş verildiği, mevsimlik bir derenin kuru yan kolunun saha sınırında kalmasının büyük bir etki doğurmayacağı, Proje Tanıtım Dosyasında verilen taahhütlerin, teknik ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir ve yeterli düzeyde olduğu, alınan tüm kurum görüşlerinin olumlu olduğu, dolayısıyla dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Adıyaman ili, Merkez ilçesi, Kömür beldesi, Hürriyet Mahallesi mevkiinde müdahil tarafından yapılması planlanan "...Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı ile Bims-Parke-Briket Üretim Tesisi" projesi ilgili olarak Adıyaman Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen 16/07/2024 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesinin, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade edeceği belirtilmiş, aynı Kanunun 10. maddesinde; gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlü oldukları, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği; proje için yatırıma başlanamayacağı ve ihale edilemeyeceği; Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı, "Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış; 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne; 7. maddesinde; "1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına; 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına, 16. maddesinde; "(1)15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. ..." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler listesi olan Ek-1 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 25. maddesinde; "a) 25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler, ... c) 400.000 ton/yıl ve üzeri kırma, eleme, yıkama ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler.", çevresel etkileri ön incelemeye ve değerlendirmeye tabi projeler listesi olan EK-2 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 45. maddesinde; "a) Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar)" sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Bakılmakta olan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince, proje etki alanı içerisinde söz konusu proje faaliyet gösterirken oluşacak tozdan etkilenecek tarım arazileri, yerleşim alanları ve bir ilkokulun mevcut olduğu, Proje Tanıtım Dosyasında oluşan toz emisyonu ile mücadele edebilmek için su tankerlerinin kullanılacağı belirtilmiş ise de manuel önlemlerin gerek su kaynakları üzerinde olumsuz etkisi gerekse maliyeti sebebiyle yetersiz kalacağı, uyuşmazlık konusu alanda ve yakın civarında sulama ve içme suyu amaçlı açılmış sondaj kuyularının önemli bir kısmının özellikle akifer kayaç niteliğindeki bol kırıklı çatlaklı kireç taşlarından beslenmekte olduğu, ocak sahasında üretim amaçlı yapılacak olan patlatmalar ve malzeme alımları sonucunda akifer özellikteki kayaçlarda meydana gelecek titreşim ve deformasyonların yeraltı suyu akış düzeni ve kılcal çatlak yapılarının bozulmasına neden olacağı, kılcal çatlak yapılarının bozulması sonucu yeraltı suyunun akış yönünde değişimler meydana gelebileceği ve bu durumun içme ve sulama suyu elde edilmesi amacıyla açılmış sondaj kuyularını olumsuz etkileyeceği, rezerv yakınında bulunan ilkokul ve meskenler göz önüne alındığında projenin insan sağlığı açısından risk taşıdığı anlaşıldığından, söz konusu proje ile ilgili olarak alınan ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Proje Tanıtım Dosyası ve düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, proje alanına en yakın yerleşim birimi olarak ÇED Alanı 2. Poligona 870 metre mesafede olan Derinsu Mahallesine ait tarla içindeki yapının ve yine ÇED Alanı 2. Poligona yaklaşık 800 metre mesafede güneydoğu istikametinde olan okulun bulunduğu, projeye ilişkin toz emisyonu yönünden 3 farklı senaryo üzerinde çalışıldığı ve her ihtimalde Yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin sağlandığı, tozumanın minimize edilmesi için yeterli ve uygun tedbirlerin alınacağı taahhüdünde bulunulduğu, kaynaklara ve içmesuyu kuyularına herhangi bir müdahale olmayacağı ve bu noktalardan herhangi bir su kullanımının gerçekleştirilmeyeceği, ocakta yapılacak olan patlatmalar sonucunda oluşacak titreşimin yeraltı sularına ve sondaj kuyularına herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağına dair patlatma hesaplamalarının ve bilgilerinin Proje Tanıtım Dosyasında yer aldığı, proje üniteleri planlanırken ÇED Alanı 2. Poligon içerisinde mevcut olan kuru dereler için yeterli düzeyde önlem alındığı ve taahhütte bulunulduğu, proje kapsamında yeraltı suları ile ilgili meri mevzuata uyulacağının, faaliyet sırasında yeraltı suyu ile karşılaşılması halinde işletme faaliyetinin durdurulacağının, başka bir alanda emniyetli işletme taban kotu üstünde olacak şekilde çalışılacağının taahhüt edildiği, proje alanı ve çevresinin hidrojeolojik karakterizasyonunu ortaya koymak için bir
Hidrojeolojik Değerlendirme Raporu hazırlandığı, DSİ Genel Müdürlüğü 20. Bölge Müdürlüğü tarafından projeye ilişkin olumlu görüş bildirildiği, taş savrulması ve gürültü yönünden de sınır değerlerin sağlandığı anlaşılmış olup, bu haliyle, önlem ve taahhütlere uyulması durumunda, doğrudan veya dolaylı olarak toz emisyonu, yeraltı ve yüzey suları ve insan sağlığı açısından bir olumsuzluğun meydana gelmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen eksikliklerin, proje tanıtım dosyasını kusurlandırmayacağı; davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı ile Bims-Parke-Briket Üretim Tesisi" projesi ile ilgili muhtemel çevresel etkilere ve olumsuz etkilerin giderilmesi için alınacak önlemlere Proje Tanıtım Dosyasında yeterince yer verildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık; söz konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3\. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Davalı idarece yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ... TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
6\. Artan posta avanslarının istekleri halinde davacıya, davalı idareye ve davalı yanında müdahile iadesine,
7\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
8\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/09/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile söz konusu kararın onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.