Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/272
2025/4138
30 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/272
Karar No : 2025/4138
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVALI) 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVACILAR)1- ...ve...'a velayeten kendi adına asaleten ... 2- ... 3- ... 4-... 5- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu davacılardan ...'ın eşi, ... ile ...'ın babası, ...'ın çocuğu, diğer davacıların kardeşi güvenlik korucusu ...'ın vefat etmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere eş ... için 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 99.280,96 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00 TL ( (ıslah edilmek suretiyle 300.00000 TL) manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 200.000,00 TL) manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 200.000,00 TL) manevi tazminat, baba ... için 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 235.416,37 TL ) destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 150.000,00 TL) manevi tazminat, kardeşler ..., ..., ... İçin ayrı ayrı 30.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle ayrı ayrı 60.000,00 TL) manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; müteveffanın güvenlik korucusu olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapması nedeniyle Danıştay Onuncu Dairesinin 28/03/2023 gün ve E:2023/681, K:20231524 sayılı onama kararının dayanak karardaki sorumluluk türü dikkate alınmak suretiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin (c) fıkrası gereğince davanın doğru hasım olan İçişleri Bakanlığı husumetiyle incelenmesi gerektiği gerekçesiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Van Valiliği hasım mevkiinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu olaya ilişkin olarak, Danıştay Birinci Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/1670, K:2020/1674 sayılı kararına göre davalı idarenin olayda hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de, güvenlik korucusu olarak görevini ifa eden davacıların yakınının, Van- Çatak-Bahçesaray Karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinde görevli bulunduğu sırada çığ düşmesi neticesinde vefat ettiği dikkate alındığında, olay ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunduğu ve davacıların yakınının nedensellik bağını kesecek nitelikte ve ağırlıkta herhangi bir şahsi kusurunun olmadığı, mesleki risk ilkesi çerçevesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, bu bağlamda kamu görevlisi olarak kabul edilen ve kamu hizmeti ifa eden davacıların yakınının, görevi sebebiyle ve görevinin icrası sırasında katlanmış olduğu risk sonucunda vefatı ile sonuçlanan olayda, davalı idarenin kusursuz olarak sorumlu olduğu, ...'ın vefat etmesi nedeniyle davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkemece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 09/02/2023 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; müteveffanın desteğinden yoksun kalan çocukları ... ve ...'ın desteklik zararının işleyecek aktif ve pasif dönem açısından sosyal güvenlik sistemi içerisinde karşılandığı, davacı ...'ın ise müteveffa eşinin desteğinden yoksun kalması nedeniyle zararının 99.280,96-TL olduğu, davacı babanın ise 235.416,37 TL karşılanmayan zararının bulunduğu tespit ve kanaatine yer verilmiş ise de, Mahkemece davacıların yakını ...'ın vefat etmesi nedeniyle, İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve .../... sayılı kararı ile mirasçılarına (eşine ve çocuklarına) 138.758,00-TL tazminat ödenmesine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ölüm aylığı bağlandığı ve ödemelerin yapılmakta olduğu, 5434 sayılı Kanunun Ek 79'uncu maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ödemelerinin yapıldığı, aynı madde kapsamında eğitim öğretim yardımı yapıldığı, ayrıca bayram ikramiyesi ödemesi yapıldığı dolayısıyla davacı eş ..., ... ve ...'ın aktif ve pasif dönemde maddi zararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı eş ..., çocuklar ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddi, davacı baba ... yönünden ise kendisine Sosyal Güvenlik Kurumu sistemi kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığı dikkate alınarak aktüerya bilirkişi raporunda belirlenen 235.416,37-TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 336.697,33-TL maddi tazminat isteminin 235.416,37-TL'lik kısmı ile 1.030.000,00-TL manevi tazminat isteminin 310.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, maddi tazminat isteminin 101.280,96-TL'lik kısmının, manevi tazminat isteminin 720.000,00-TL'lik kısmının reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; 04/02/2020 tarihinde Bahçesaray/Van Karayolunun 33.kilometresinde meydana çığ düşmesi nedeniyle davacıların yakını ...'ın vefat etmesi nedeniyle davacılar tarafından maddi ve manevi zararlarının tazmini talep edildiği, ilk aşamada maddi zararın tam olarak bilinememesi nedeniyle davacılar tarafından maddi tazminat isteminin sonradan ıslah edilmek (arttırılmak) kaydıyla düşük miktarlarda talep edildiği, uyuşmazlığın çözümü amacıyla davalı idarenin kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise kusur oranlarının tespiti ile davacıların şayet varsa maddi zararlarının hesaplanması için Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak konuya ilişkin bilirkişi raporu hazırlatıldığı, Mahkemeye sunulan bahse konu raporun taraflara tebliği üzerine raporlarda gösterilen maddi zarar hesaplamaları dikkate alınarak davacılar tarafından maddi tazminat istemlerinin arttırıldığı, ardından Mahkemece "maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne" karar verildiği, davacıların bilirkişi raporlarında gösterilen maddi zarar tutarları esas alınarak miktar arttırımına gitmesi sonucunda ıslah edilen tutar üzerinden maddi tazminatın tamamına hükmedilmediği, maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacıların, kullandıkları Anayasal hakları nedeniyle olağan dışı ağırlıkta bir mali yük altında kalmış olmaları, bu durumun hak arama özgürlüğü ve mahkeme erişim hakkı üzerinde olağan dışı bir kısıtlama oluşturması ve gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin benzer yöndeki kararlarında Mahkemelerin yargılama usullerini uygularken hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten kaçınmaları gerektiğine yönelik kararları bir arada değerlendirildiğinde; kendi dahili olmadığı halde yargılama safhasında ortaya çıkan külfetin davacılar üzerinde bırakılmasının adalet duygusuyla bağdaşmayacağı ve hak arama özgürlüğünün kullanılması, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi ve hakkaniyet gereği maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği anlaşıldığından, ilgili hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiği, manevi zararın niteliği gereği sonradan gelişen veya öğrenilen yeni bir olgu olmadığı sürece kişinin manevi varlığında oluşan zararın arttığından bahsedilemeyeceğinden, manevi tazminatın ıslah edilen kısmı yönünden davalı idare lehine 46.400,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, ıslah talebinden önce reddedilen 180.000,00 TL manevi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından, ilgili kısmın; "Reddedilen 180.000.00 TL manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 28.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde hüküm kurularak düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İdare Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan inceleme sonucu, mezkur kararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının düzeltilerek reddine, reddedilen 101.280,96 TL maddi tazminat nedeniyle davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, reddedilen 180.000.00 TL manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 28.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1-Davacılar tarafından, manevi tazminatın ıslah yoluyla artırılmasının mümkün olduğu, aksi yorumun adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, meydana gelen olayda bütün davalıların müştereken ve müteselsilen kusurlu olduğu, sadece Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara ödenen aylıkların murisin hizmetinden dolayı bağlanan ölüm aylığı olduğu ve rücuya tabi olmadığı, dolayısıyla hesaplanan tazminattan mahsubunun hukuka aykırı olduğu, İçişleri Bakanlığı ve Van Valiliği tarafından davacılara yapılan ödemenin bağış mahiyeti olması nedeniyle hesaplanan tazminattan düşülemeyeceği ileri sürülmektedir.
2-İçişleri Bakanlığı tarafından, maddi tazminatın tamamının reddi gerektiği, kusuru bulunmayan idare aleyhine manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminata faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu, idarelerinin dava konusu olayın meydana gelmesinde kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu vefat eden ...ın eşi, çocukları, babası ve kardeşleri olan davacılar tarafından, ...'ın vefat etmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Van İli, Çatak İlçesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacılar murisi ...'ın 04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin yürütülmesinde görevlendirildiği, anılan faaliyetlerin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu vefat ettiği, İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 2330 sayılı Kanun uyarınca müteveffa ...'ın mirasçılarına (eşi ...'a ve çocuklarına) 138.758,00 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından eş ve çocuklarına 2330 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi gereğince de tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, aynı madde kapsamında eğitim ve öğretim yardımı yapıldığı, ayrıca bayram ikramiyesi ödemesi yapıldığı, davacılar tarafından murislerinin vefat etmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere maddi ve manevi tazminat istemiyle İçişleri Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Van Valiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle bakılan davanın açıldığı,
Mahkemece, ... İdare Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında;... tarihinde gerçekleşen ikinci çığ olayına yönelik olarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun ile ek bilirkişi raporunun davalı idarelerin kusurları yönünden hükme esas alınabileceği belirtilerek taraflara tebliğine karar verildiği, Mahkemece, davacıların maddi zarar istemlerine ilişkin olarak zarar miktarının ve destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi amacıyla dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından hazırlanan 09/02/2023 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporunda sonuç olarak, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacı çocukların zararının Sosyal Güvenlik Kurumu ödeme sistemi içinde karşılamış olduğu, davacının çocuklarının bakiye zararının kalmadığı, davacı eşin 99.280,96 TL, davacı babanın ise 235.416,37 TL karşılanmamış zararının bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, davacılar tarafından davacı eş ve davacı baba yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak istenen tutarın bilirkişi raporunda hesaplanan tutar dikkate alınarak ıslah edildiği, Mahkemece diğer davalı idareler hasım mevkiinden çıkarılmak suretiyle mesleki risk ilkesi uyarınca davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı husumetiyle verilen kararda, aktüerya bilirkişi raporunda "davacı ...'ın müteveffa eşinin desteğinden yoksun kalması nedeniyle zararının 99.280,96-TL olduğu" şeklinde görüş belirtilmiş ise de, davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını ...'ın İçişleri Bakanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken 04.02.2020 tarihinde Van - Çatak - Bahçesaray Karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetinde görevini yerine getirdiği esnada, 05.02.2020 tarihinde üzerine çığ düşmesi sonucu vefat etmesi nedeniyle, İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile mirasçılarına (eşine ve çocuklarına) 138.758,00-TL tazminat ödenmesine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ölüm aylığı bağlandığı ve ödemelerin yapılmakta olduğu, 5434 sayılı Kanunu'nun Ek 79'uncu maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ödemelerinin yapıldığı, aynı madde kapsamında eğitim öğretim yardımı yapıldığı, ayrıca bayram ikramiyesi ödemesi yapıldığı dolayısıyla davacı eş ..., ... ve ...'ın aktif ve pasif dönemde maddi zararının bulunmadığı gerekçesiyle anılan davacılar yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının reddine, aynı bilirkişi raporunda davacı baba için belirlenen 235.416,37 TL destekten yoksun kalma tazminatının ise kabulüne karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararıyla Mahkeme kararının maddi ve manevi tazminatın esasına yönelik istinaf istemlerinin istemlerinin reddine karar verildiği görülmektedir.
Dosya, dava konusu aynı olay nedeniyle vefat eden diğer kişilerin yakınları tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemiyle açılan dosyalardaki Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararlarının temyiz incelemelerinin yapıldığı Dairemizin E:..., E:..., E:... vd. dosyaları ile birlikte incelenip değerlendirilmiştir.
A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının davanın dava konusu olayın meydana gelmesinde kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle İçişleri Bakanlığı husumetiyle incelenmesi gerektiği gerekçesiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Van Valiliğinin hasım mevkiinden çıkarılmasına dair kısmının incelenmesi:
Davanın davacılar tarafından murislerinin vefat etmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere maddi ve manevi tazminat istemiyle İçişleri Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Van Valiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle açıldığı, dava konusu olay nedeniyle vefat edenlerin başka mütefaffanın yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının %70, Karayolları Genel Müdürlüğünün %30 oranında kusurunun bulunduğu tespit ve kanaatine yer verildiği, Mahkemece, bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunun davalı idarelerin kusurları yönünden hükme esas alınabileceği belirtilerek taraflara tebliğine karar verildiği, söz konusu raporlarda belirtilen kusur oranları dikkate alınmak suretiyle hazırlanan aktüerya bilirkişi raporunda davacı eş ve baba için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatı tutarları üzerinden davanın davacı eş ve baba yönünden ıslah edildiği, ancak Mahkeme kararında müteveffanın güvenlik korucusu olarak görev yaptığı İçişleri Bakanlığının kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle davanın İçişleri Bakanlığı husumetiyle görülmesine diğer davalı idarelerin hasım mevkiinden çıkarılmalarına karar verildiği görülmektedir.
Diğer taraftan,... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, bahse konu bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları esas alınmak suretiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü husumetiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin 30/06/2025 tarih ve E:2025/63, K:2025/4123 sayılı kararıyla onandığı; dava konusu aynı olay nedeniyle vefat eden diğer kişilerin yakınları tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemiyle açılan dosyalardaki Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararlarının temyiz incelemelerinin yapıldığı Dairemizin diğer dosyalarında da... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasındaki bahse konu bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu ile aynı tespit ve kanaati içeren (olayın meydana gelmesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurunun bulunduğu) bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü husumetiyle karar verildiği görülmektedir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davanın, davacılar murisinin vefatına neden olan olayın gerçekleşmesinde kusurları bulunduğundan bahisle İçişleri Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Van Valiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle açılmış olduğu, sayılan idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün dava konusu olayın gerçekleşmesinde kusurlu olduklarının bilirkişi raporları ile ortaya konulduğu, söz konusu bilirkişi raporlarının idarelerin kusurları yönünden hükme esas alınabileceğinin esasen Mahkeme tarafından da kabul edildiği, Dairemizin yukarıda belirtilen dosyalarında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün kusur sorumluluklarına dayanılarak anılan idareler husumetiyle verilen Mahkeme kararlarının istinaf incelemelerinin yapıldığı Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararlarının Dairemizce onandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan bilirkişi raporları değerlendirilmek suretiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü husumetiyle karar verilmesi gerekirken olayda kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle İçişleri Bakanlığı husumetiyle verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının davacı eş ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine dair kısmının incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; davacılar murisinin vefatı nedeniyle İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 2330 sayılı Kanun uyarınca müteveffa ...'ın mirasçılarına (eşi ...'a ve çocuklarına) 138.758,00 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından eş ve çocuklarına 2330 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi gereğince de tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, aynı madde kapsamında eğitim ve öğretim yardımı yapıldığı, ayrıca bayram ikramiyesi ödemesi yapıldığı, anılan ödemelerin Mahkemece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan aktüerya bilirkişi raporunda tazminat hesabında mahsup edildiğinin belirtildiği, yapılan hesaplama neticesinde davacı eş ...'ın sosyal güvenlik sistemi içinde karşılanmayan 99.280,96 TL zararının bulunduğunun tespit edildiği, ancak Mahkemece, yukarıda yapılan ödemelerden sonra davacı eş ...'ın murisinin vefatı nedeniyle zararının bulunmadığı gerekçesiyle ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine karar verildiği görülmektedir.
Davacıya yapılan ödemelerin zarar hesabında mahsuba esas alınarak hazırlandığı belirtilen ve davacı eş ...'ın sosyal güvenlik sistemi içinde karşılanmayan zararının bulunduğu tespitini içeren aktüerya bilirkişi raporunda yapılan zarar hesabında davacıya yapılan ödemelerin düşülmediği yönünde bir tespite de yer verilmeksizin, yapılan ödemelerden sonra davacı eş ...'ın murisinin vefatı nedeniyle zararının bulunmadığı gerekçesiyle ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine dair verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bu kısmında da hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; yukarıda aktarılan gerekçe doğrultusunda, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, yapılacak yargısal inceleme ve kurulacak hükümle birlikte, davacıların manevi tazminat istemleri hakkında da yeniden hüküm kurulması gerektiği de tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.