SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/2633

Karar No

2025/4472

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2633 E. , 2025/4472 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2633
Karar No : 2025/4472

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Yenilenebilir
Enerji Petrol Nakliye İnşaat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...Mahallesi Muhtarlığı adına ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, ... Mahallesi ... sayılı pafta üzerinde yapılması planlanan "Dekoratif Taş Ocağı, Kesme (Urfa Taşı) Taş Üretim Tesisi" projesine ilişkin olarak Şanlıurfa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen...arih ve... sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Şanlıurfa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 27/03/2025 tarihli yazısı ile dava konusu proje sahasında yaklaşık 50-60 adet 3-5 yaşlarında zeytin ağacı olduğunun tespit edildiği, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesi uyarınca zeytinlik sahalarda ve bu sahalara üç kilometre mesafe içinde zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç olmak üzere kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran veya bu nitelikte olumsuz etkiler doğurabilecek tesislerin yapılmasının ve işletilmesinin yasaklandığı, uyuşmazlık konusu tesisin mevzuatla belirlenen koruma sınırları içerisinde yer aldığı ve yasağa tabi alanlar kapsamında bulunduğu, ayrıca proje alanının çevresel etkileri bakımından ilgili mevzuat kapsamında öngörülen tarım dışı kullanım izinleri ile diğer zorunlu izin süreçlerinin tamamlanmadığı ve etki alanında bulunan tarımsal varlıklar (özellikle zeytinlik alanlar) bakımından bilimsel esaslara dayalı bir uygunluk ve etki analizinin yapılmadığı, proje öncesinde ilgili kamu kurumları tarafından verilen görüşlerde de projeye ilişkin olarak belirtilen hususların nihai izinlendirme kapsamında değerlendirilmediği ve yalnızca genel nitelikte tedbir alınması gerektiğinin ifade edildiği, buna rağmen davalı idare tarafından bu şartların yerine getirilip getirilmediği hususunda dava dosyasına herhangi bir somut bilgi, belge veya değerlendirme sunulmadığı dikkate alındığında, dava konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının tarımsal açıdan yürürlükteki mevzuata ve çevresel koruma ilkelerine uygun şekilde tesis edilmediği anlaşıldığından, söz konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-)Davalı idare tarafından; usul bakımından, davanın öncelikle süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, sürenin aşılması halinde ise menfaat ihlali şartının sağlanmaması sebebiyle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; işin esasına gelince, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce verilen 27/03/2025 tarihli görüşün dava konusu ÇED gerekli değildir kararından sonra verilen bir görüş olması nedeniyle iptale dayanak alınamayacağı, söz konusu görüş yazısında, alanın zeytinlik saha tanımına girdiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığı, projeye ilişkin toz debisinin Yönetmelikte belirtilen değerin altında olduğu, bu durumda hava kalitesi modellemesi yapılmasına gerek bulunmadığı, ayrıca projede patlatma yapılmayacağı için titreşim, hava şoku ve taş savrulması gibi çevresel etkilerle ilgili hesaplamalar yapılmadığı, izin süreçlerinin tamamlanmamış olmasının iptal sebebi olmadığı, Proje Tanıtım Dosyasında yer verilen taahhüt ve önlemlerin yeterli olduğu, dava konusu işlemde kamu yararının gözetildiği ve diğer unsurlar bakımından da işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-) Davalı idare yanında müdahil tarafından; temyize konu Mahkeme kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, temyiz istemi kabul edilerek söz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı yanında davaya katılma isteminde bulunan ... Yenilenebilir Enerji Petrol Nakliye İnşaat Limited Şirketi'nin davanın sonucundan etkileneceği anlaşıldığından, adı geçen şirketin davalı yanında müdahale isteminin kabulüne karar verilerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, ... Mahallesi ...sayılı pafta üzerinde yapılması planlanan "Dekoratif Taş Ocağı, Kesme (Urfa Taşı) Taş Üretim Tesisi" projesine ilişkin olarak Şanlıurfa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle 18/02/2023 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür.
Anayasa'nın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne, "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: (...) e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "b) Askıda ilan: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlüğü, kaymakamlık, muhtarlık binasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuruyu, (...) ifade eder." olarak tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, işin esası incelenerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava konusu 29/12/2023 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının, 03/01/2024-13/02/2024 tarihleri arasında Şanlıurfa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ilan panosunda askıda ilan edildiği, yine 03/01/2024 tarihinde Bakanlığın internet adresinde süresiz olarak ilan edildiği, bununla birlikte, askıda 30 gün ilan edilerek halka duyurulması gerektiğine ilişkin 03/01/2024 tarihli ilan metninin davacı ... Mahallesi Muhtarlığına gönderildiği, Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/06/2025 tarihli ara kararı ile istenilmesi üzerine buna ilişkin 05/01/2024 tarihli posta zimmet defteri görüntüsünün dava dosyasına sunulduğu, anılan ilan metninde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği, ancak bakılan davanın ... Mahallesi Muhtarı tarafından, 14/02/2025 tarihinde muttali olduğu iddiasıyla 18/02/2025 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, söz konusu işleme ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, işlemden 03/01/2024 tarihli yazı ile haberdar olduğu anlaşılan mahalle muhtarı tarafından, dava açma süresi geçirildikten çok sonra kendisi ve Mahalle Muhtarlığı adına 18/02/2025 tarihinde açılan işbu davanın esasının incelenemeyeceği ve davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, işin esası incelenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin 1...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
3\. Aşağıda ayrıntısı gösterilen...TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4\. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Davalı tarafından yapılan... TL yargılama giderinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine; davalı yanında müdahil tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacılardan alınarak, davalı yanında müdahile verilmesine,
6\. Varsa posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
7\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/09/2025 tarihinde karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dava, Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, ... Mahallesi ...sayılı pafta üzerinde yapılması planlanan "Dekoratif Taş Ocağı, Kesme (Urfa Taşı) Taş Üretim Tesisi" projesine ilişkin olarak Şanlıurfa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ...sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/06/2025 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ... tarih ve ...sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının ve bu kararın duyurusuna ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin, ... Mahallesi Muhtarlığına tebliğ edilip edilmediğinin, tebliğ edilmiş ise hangi tarihte tebliğ edildiğinin sorulduğu, bununla birlikte, söz konusu projenin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin, gerçekleştirilmiş ise projeye ilişkin çalışmanın hangi tarihte başladığının sorulduğu ve belirtilen hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği; davalı idarece ara kararına istinaden 07/07/2025 tarihinde dava dosyasına sunulan cevabi yazıda, dava konusu ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının askıda 30 takvim günü halka duyurulması için 03/01/2024 tarihli yazı ile ... Mahallesi Muhtarlığına bildirim yapıldığı, anılan bildirim yazısının ... Mahallesi Muhtarlığına adi posta yolu ile gönderildiğinin belirtildiği ve buna ilişkin 05/01/2024 tarihli posta zimmet defteri görüntüsünün dosyaya sunulduğu, ancak postanın ilgiliye ulaştığı tarihle ilgili taraflarında bilgi bulunmadığının belirtildiği; ayrıca, 03/07/2025 tarihinde İl Müdürlüğünce yerinde yapılan incelemede de, sahada projeyle ilgili faaliyet ve makine-ekipmanın olmadığının tespit edildiği hususunun bildirildiği; öte yandan, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının Muhtarlık panosunda ilan edilip edilmediğine, ilan edilmiş ise hangi tarihler arasında ilan edildiğine ve ilanın yapılış şekline ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının ... Mahallesi Muhtarına tebliğ edildiği, ancak muhtar tarafından askıda ilan edilmediği; dolayısıyla işlemi tebliğ alan Muhtar ... tarafından, dava açma süresi geçirildikten çok sonra kendisi adına açılan davanın esasının incelenemeyeceği; ancak ... Mahallesi Muhtarlığı adına öğrenme tarihine göre açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile temyiz istemlerinin işin esasının incelenmesi suretiyle değerlendirilmesi gerektiği görüşüyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın süre aşımı yönünden reddi yönünde verilen Dairemiz çoğunluk kararına davacılardan ... Mahallesi Muhtarlığı yönünden katılmıyoruz.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim