SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/2571

Karar No

2025/4289

Karar Tarihi

7 Temmuz 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2571 E. , 2025/4289 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2571
Karar No : 2025/4289

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR)
1- ...
2- ...
...
61- ...
62- ...
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Madencilik ve Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... Köyü mevkiinde yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Yeraltı Maden İşletmeciliği Kapasite Artışı ve Genişletme" projesine ilişkin 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Artvin Valiliğince verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje tanıtım dosyası (PTD) kapsamında yapılacak patlatmalı faaliyetlerin çevrede mevcut aktif heyelan sahalarına olası etkilerinin irdelenmediği, PTD'de hidrojeolojik bilançonun yer almadığı, galeri destek tasarımı ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, projenin yeraltı ve yerüstü sularına etkisi hususunda PTD'de yeterli bilgiye yer verilmediği, yine bu kapsamda Proje Tanıtım Dosyasında faaliyetlere başlanmadan önce çevre üzerinde gerekli ölçümlerin alınacağı belirtilmesine rağmen, faaliyet başladıktan sonra bu ölçümlerin uygun aralıklarla takip edileceği konusunda herhangi bir taahhütte bulunulmadığı, PTD'de proje alanı ve yakın çevresindeki tarımsal faaliyetler hakkında detaylı irdeleme yapılmadığı, fauna ve flora yönünden proje alanında uygun habitatları görülen türlerin eksik belirlendiği, alandaki hayvan türlerinin projeden kaynaklı olarak ortaya çıkabilecek olumsuzluklardan etkilenmemesi için öngörülen önlemlerin yeterli düzeyde olmadığı, bu hususta proje tanıtım dosyasının yetersiz kaldığı, üretimi öngörülen yılda 100.000 ton cevherin maden ocağı bölgesinden hangi zenginleştirme tesisine nakledileceği, bu güzergâhın 25 ton cevher taşıyan kamyon için uygun olup olmadığı ve taşımanın oluşturacağı çevresel etkilerin göz ardı edildiği, PTD'de belirtilen pasa depolama işleminin asgari risk doğuracak şekilde ayrıntılı olarak ele alınmadığı, pasa döküm sahasında zeminin eğimli bir şekilde şevlendirilerek sızan suyun drenaj kanalına alınacağı belirtilmekle birlikte, kirletilmiş suyun drenaj kanalından nereye nakledileceği veya nerede biriktirileceğinin açıklanmadığı, bu haliyle proje tanıtım dosyası içeriğinin eksik ve yetersiz olduğu, projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin eksik olması ve etkilerin tam değerlendirilmemesi nedeniyle çevreyi korumak için gerekli önleyici önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı anlaşıldığından, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin 14/04/2023 tarihinde tesis edildiği, dava konusu işleme ait duyuru metninin ilan panosuna asıldığı ve 29/05/2023 tarihli köy muhtarlığı tutanağı ile askıdan indirildiğinin belirtildiği, bu nedenle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; projenin ÇED Yönetmeliği Ek-2 listesi kapsamında değerlendirilmesinin mevzuata uygun olduğu; proje kapsamında kullanılacak patlayıcı madde hesaplamalarının detaylı olarak yapıldığı ve ilgili kurumlardan görüş alındığı; Artvin Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görüşünde proje sahasında onaylı afete maruz bölge kararı bulunmadığının açıkça belirtildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava dilekçesi ekinde sunulan askı asma ve indirme tutanakları uyarınca, davanın süresinde açıldığına kuşku kalmadığı; davalı tarafından temyiz dilekçesinde bahsedilen tutanağın taraflarınca bilinmediği, ancak davacılar tarafından kabul edilen tutanakların Yüncüler Muhtarlığı tarafından düzenlenen tutanaklar olduğu; keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozularak, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... Köyü mevkiinde yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Yeraltı Maden İşletmeciliği Kapasite Artışı ve Genişletme" projesine ilişkin 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Artvin Valiliğince verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir" verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. ... 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. ..." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiş, İvedi yargılama usulü başlıklı 20/A-(Ek madde: 18/06/2014-6545 S.K./18. mad) maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı" başlıklı 17. maddesinin ikinci fıkrasında "Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün, ivedi yargılamaya konu uyuşmazlıklarda ise otuz gün olduğu, bu sürenin, idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihini izleyen günden başlayacağı düzenlenmiş olup, ilanı gereken işlemlerden olan ÇED kararlarının da projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlüğü, kaymakamlık veya muhtarlık binasında askıda ve internette ilan edilmesi gerektiği, dolayısıyla ÇED kararlarına karşı açılan davalarda, kural olarak, dava açma süresinin son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı açıktır. Kanunda öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacıların dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, dava konusu işlemin ilan yolu ile süresiz olarak tebliğ edildiği durumlarda, ilgililerin sürekli dava açılma tehdidine maruz bırakıldığı görülmüştür. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği, ayrıca süresiz/sınırsız dava açma tehdidinden dolayı, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edeceği açıktır.
Bu nedenlerle; niteliği gereği yargılamanın geciktirilmeden sonuçlandırılması hedeflenen 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılamaya tabi bu tür uyuşmazlıklarda, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde, ilanın süresiz olması halinde, muhatapların her an dava tehdidi altında bulunmasının, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlaline yol açabileceği ve kamu hizmetlerinin aksamasına neden olabileceği dikkate alındığında, açılacak davalar için bir süre sınırlaması getirilmesinde kamu yararının bulunduğu, ivedi yargılama düzenlemesine de uygun olarak, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde ilanın süresiz olması durumunda ilan süresinin 30 gün olarak belirlenmesinin kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi ve muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığının, bu süreye göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davalı idare tarafından sunulan ve 14/08/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir" kararının Artvin Valiliği ve Yusufeli Belediye Başkanlığı ilan panolarında duyurulduğuna dair yazıların sunulduğu ve dava konusu işlemin Artvin Valiliği ve Yusufeli Belediye Başkanlığı ilan panolarında ilan edildiği, ayrıca internet aracılığıyla halka duyurunun mevzuata uygun biçimde yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığı görülmektedir.
Olayda; davanın süresinde açılıp açılmadığı değerlendirilirken, esas itibarıyla proje alanın yer aldığı ve gerçek kişi davacıların ikamet ettiklerini ve/veya maliki bulundukları taşınmazlarının bulunduklarını beyan ettikleri (davacılardan biri Yüncüler Köyü Muhtarlığıdır) Yüncüler Köyü'nde askıda ilanın hangi tarihte yapılmış sayılacağı ve hangi ilanın esas alınması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla; davalı idare tarafından sunulan belgeler arasında; Yüncüler Köyü Muhtarı Mustafa Penek tarafından düzenlenen 29/05/2023 tarihli tutanakta, Artvin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde alınan duyuru metni ile 17/04/2023 tarihinden itibaren muhtarlık ilan panosu, cami ilan panoları ile sosyal medya hesaplarından ilan edildiğinin belirtildiği; buna karşın, Yüncüler Köyü Muhtarı Mustafa Penek tarafından Artvin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yazılan bila tarihli yazıda ise, Artvin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde ... Madencilik ve Ticaret A.Ş. firmasına ait Yüncüler Köyü sınırlarını kapsayan 24148 numaralı Yeraltı Maden İşletmeciliği Kapasite Artışı ve Alan Genişletme Projesi'ne ait "ÇED Gerekli Değildir" kararına ait duyuru metnine ilişkin ilan yapıldığı bildirilse de, sehven yazı eki yerine yazının kendisinin ilan panolarına asıldığı ve ilan edilmesi gereken duyuru metninin ekteki tutanakta belirtilen tarihler (20/05/2023 - 20/06/2023) arasında asılarak (ikinci kez) ilan edildiği bildirilmiş olup; anılan yazı ekinde ise, dava konusu işleme ilişkin duyuru metninin 20/05/2023 - 20/06/2023 tarihleri arasında mahallinde ilan edildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda; Yüncüler Köyü Muhtarlığı tarafından düzenlenen 29/05/2023 tarihli yazıda; her ne kadar davacılar arasında bulunan Yüncüler Köyü Muhtarlığı tarafından 17/04/2023 tarihinden itibaren yapıldığı anlaşılan ilanda, sehven duyuru metni yerine, Artvin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının duyurulduğu belirtilmiş ise de, anılan yazıda da "İlimiz, Yusufeli ilçesi, Yüncüler köyü sınırlarında ... Madencilik ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Yeraltı Maden İşletmeciliği Kapasite Artışı ve Alan Genişletme" projesi hakkında ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesi gereğince İl Müdürlüğünce ÇED Gerekli Değildir kararı" verildiği ve yazı ekinde sunulan duyuru metninin internet sitesinde süresiz ve anons ve/veya 30 gün süre ile ilan edilerek halka duyurulması ve ilan edildiğine dair hazırlanacak ilan tutanağının İl Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği"nin bildirildiği; davacılar arasında bulunan Yüncüler Köyü Muhtarlığı tarafından düzenlenen tutanaklarda, söz konusu yazının ilan ediliğinin kabul edildiği, duyuru metni ilan edilmemiş olsa dahi, yazının içeriği itibarıyla dava konusu işleme ilişkin detaylı bilgileri içerdiği görüldüğünden; bu kapsamda 17/04/2023 tarihinde yapılmaya başlanan ilanın, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri açısından dava konusu işlemden yöre halkının haberdar olmasını sağlayacak mahiyette olduğu ve usule uygun biçimde yapılmış bir ilan niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; dava konusu işlemin 17/04/2023 tarihinde Yüncüler Köyü Muhtarlığınca düzenlenen ilan tutanağı ile ilan edildiği, tutanakta ilanın muhtarlık ilan panosu ve cami panosuna asıldığının belirtildiği, sonrasında duyuru metni yerine yazı aslının ilan edildiği belirtilmiş ise de, duyuru metni ile yazı aslının içerik itibarıyla benzer mahiyette olduğu anlaşıldığından; bu kapsamda yapılan ilanın usule aykırı hale gelmesi sonucunu doğurmayacağı; öte yandan, duyuru metni ile birlikte tekrar 20/05/2023 - 20/06/2023 tarihleri arasında mahallinde ilan edilmesinin dava açma süresini ihya edici bir etkisinin bulunmayacağı değerlendirilmekte olup; dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının duyurulmasına ilişkin Yüncüler Köyü Muhtarlığı ilan metninde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmekte olup; işlemin askı ilan süresinin sona erdiği 17/05/2023 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde ve en geç 17/07/2023 Pazartesi günü dava açılması gerekirken, 18/07/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmış olup; davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
3\. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4\. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Davalı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine; davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak, davalı yanında müdahile verilmesine,
6\. Varsa posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
7\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim