Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2391
2025/5165
9 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2391
Karar No : 2025/5165
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- ...
2- ...
3- ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Batman ili, Merkez ilçesi, .../... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ...-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; toplulaştırma öncesi davacılara ait olan parsel ile toplulaştırma sonrası verilen parselin fiili ve hukuki durumunun gözetildiği, davacılara eski parseldeki hisselerine karşılık yerinden müstakil tahsis yapıldığı, davacılara ait ... parsel üzerinde şantiye yapılarının bulunduğu, davacılara ait bu şantiye ve trafo yapısının bir kısmının komşu müdahillere ait ... nolu parsel içerisinde bırakıldığı görülmekte ise de, ... parsel üzerindeki yapıya ait yapı kayıt belgesinin 29/08/2019 tarihinde alındığı, dava konusu toplulaştırma ilanına ise 22/07/2016 tarihinde çıkıldığı, toplulaştırma ilanına çıkıldığı tarihte henüz inşa edilmemiş olan bir yapının toplulaştırma işlemiyle başkası adına tescil edilmesi hususunun dava konusu toplulaştırma işlemini kusurlandırmayacağı açık olup Batman ili, Merkez, ... (...) Mahallesi, eski ... parselde bulunan ve davacılara ait olan taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin, toplulaştırma amaç ve ilkelerine, dağıtım esaslarına ve hukuka uygun olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu edilen 2021 yılındaki toplulaştırma işleminden önce komşu parsel içerisinde kalan tesislerin mevcut olduğu, bu durumun gerek kök gerekse ek bilirkişi raporunda belirtildiği, kaldı ki 04/03/2011 tarihinde komşu parsel ... ada ... parsel üzerinde yapılan trafonun abonelik kaydının davacı adına yapıldığı, komşu parseldeki yapı ve trafonun 2016 yılında olmadığı yönündeki değerlendirmenin resmi belgelerle örtüşmediği, müdahiller tarafından da bu durumun doğrulandığı, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması,umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök bilirkişi raporunda özetle; davacı parseli ... sayılı kök parsel olup, çok hisseli olduğu ve davacıların da parselin müşterekleri olduğu, İlk toplulaştırma uygulamasının mahkeme kararı ile iptal olduğu, akabinde yapılan sonraki toplulaştırmada davacılara hisseli olarak ... nolu parselin (379 357,00 m²) tahsis edildiği, ... parselde davacıların her birinin hissesi ... olup ve hisse payları miktarı 10643,54 m² olduğu, dava konusu son toplulaştırmada (3.) davacılara ... parseli ½’ şer hisse payı ile tahsis edildiği, ... parselinin üzerinde davacılara ait şantiye yapıları mevcut olup taşınmazın etrafının duvar ile çevrili olduğu, çok müşterekli kök parsel ... üzerindeki hissedarlara ait sabit tesislerin dikkate alındığı, örneğin hissedar olan ... LTD.ŞT.’ye ait hisseye karşılık bir kısmı sabit tesisleri kapsayacak şekilde, ...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-... parseller müstakil olarak tam hisse ile tahsis yapıldığı, buna benzer çok sayıda müştereke müstakil tahsis yapıldığının görüldüğü, Kök parsel ...’in endeksi (değer katsayısı) 0,58903 iken tahsis parseli ...’ün endeksi (değer katsayısı) 0,584007 olduğu, davacılara uygulama sonunda ... nolu parseldeki hisselerine karşılık sabit tesisin de varlığı nedeniyle ... parsel mevzuat gereği (toplulaştırma teknik talimatı md. 19) müstakil olarak 2 davacıya ½ şer hisse oranıyla tahsis edildiği, ilk uygulamada blok planı (sulama şebekesi ve işletme yolu) gereği, KYP (Kamu Yatırım Payı) kesildiğinden (%3,53) 2. ve 3. toplulaştırma uygulamalarında, blok planı değişmediğinden yeni/ilave KYP kesintisi olmadığı, dava konusu uygulamada yapılan parselasyon planında ve tahsiste, davacılara ait bir miktar sabit tesis komşu ... parselin içerisinde kaldığı, ... parselin malikleri dosya müdahilleri ..., ... ve ... olduğu, davacılara tahsis edilen ... parselinin Diyarbakır-Batman Karayoluna cephesinin 120 metre olduğu, sabit tesislerin içerisinde kaldığı müdahillere ait ... nolu parselin yol cephesinin ise 100 metre olduğu, davacılara ait ... nolu parsel üzerinde şantiye yapılarının mevcut olduğu (uydu görüntüsünde de görülmekte) ve davacılara ait bir kısım şantiye yapısı ve trafo yapısının komşu müdahillere ait ... nolu parsel içerisinde kaldığı, (uydu görüntüsünde görülmekte) davacılara ait ... nolu parselin yol cephesinin sabit tesisleri kapsayacak şekilde ortalama 20 metre batıya kaydırılması halinde davacıların sorununun çözüleceği, kaldı ki, ... nolu parsellin müşterek maliklerinin yazılı muvafakatinin de dosyada mevcut olduğu (Bu hususta davacılar lehine dosyaya müdahillikleri de kabul edildiği) müdahillerin parseli ... nolu parsel ve davacıların parseli ... nolu parsel üzerindeki sabit tesisler ve zemindeki mevcut sınır duvarı dikkate alınarak net tahsis miktarı doğrultusunda parselasyon yapılabileceği, blok planında (sulama şebekesi ve işletme yolu) bu parselasyona engel bir zorunluluk hali bulunmadığı, son toplulaştırma tescilinin 27/01/2021 tarihinde yapıldığı, oysaki davacılara ait sabit tesislere ilişkin Yapı Kayıt Belgesinin (İmar barışı ile alınan) tarihinin 29/08/2019 olduğu, davacılara ait sabit tesislerin varlığı, sabit tesislere ait yapı kayıt belgesi dikkate alınarak, sabit tesislerin içerisinde kaldığı ... nolu parselin maliklerinin de rızası ile tahsis alanı dengelenerek, mülkiyet problemine yol açmadan yeni parselasyon ve dağıtım yapılarak yeni sınırların belirlenebileceği, proje blok planında ve parselasyon tekniğinde buna engel zorunlu bir durum bulunmadığı, davacılar tarafından 3. Toplulaştırma işlemi dava konusu edildiğinden davacılara ait ek bina, yapının sabit tesis olarak değerlendirilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi tarafından aldırılan ek bilirkişi raporunda ise, ilk toplulaştırma ilan tarihinde (22/07/2016) taşınmaz üzerinde sabit tesis olarak şantiye binasının parselasyon ve dağıtımda dikkate alındığı, ilk toplulaştırmanın mahallinde ilan tarihi olan 22/07/2016 tarihinin baz alınması durumunda 15/07/2019 tarihi sonrasında inşa edilen ek yapının (komşu parsel ... ada ... parsel içerisinde kalan) sabit tesis olarak dikkate alınamayacağı, yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda tahsis edilen taşınmaz ile eski taşınmazın bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer olduğu, yeni tahsis edilen parselin eski ve fiili olarak kullanılan yerden müstakil tahsis edildiği, yapılan toplulaştırma işleminin mevzuata uygun olduğu şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir.
Dava konusu olayda söz konusu parselde yapılan ilk toplulaştırmanın Mahkeme kararı ile iptal edildiği, parselde 3 kere toplulaştırma yapıldığı ve davacılar tarafından ilk iki toplulaştırma işlemi değil 3. toplulaştırma işleminin dava konusu edildiği, dolayısıyla ilk toplulaştırma ilan tarihi baz alınarak sabit tesis değerlendirmesi yapmanın hakkaniyete aykırı olduğu, davacılara ait şantiye binası ve trafonun 2011 yılında inşa edilen ana binanın mütemmim cüzü olduğu, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi gerektiği, söz konusu yapılara ait yapı kayıt belgesinin bulunması, komşu parsel sahiplerinin (müdahillerin) de davacılara ait sınırların düzeltilmesi yönünde taleplerinin olması karşısında söz konusu yapıların sabit tesis olarak dikkate alınması ve korunması gerektiğinden kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ... ile Üye ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Batman ili, Merkez ilçesi, .../... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazda üç defa toplulaştırma işlemi yapıldığı, ilk toplulaştırma uygulamasının parselasyon planlarının mahallinde bilgilendirme askı tarihinin 22/07/2016 olduğu, bu tarihte davacı parseli üzerinde ana şantiye binasının mevcut olduğu, komşu parselde kalan ek yapının ise bu tarihte henüz inşa edilmemiş olduğu, söz konusu ek yapının 15/07/2019 tarihli uydu görüntüsünde görülmeyip, ancak 18/06/2020 tarihli uydu görüntüsünde görüldüğü, ek yapıya ait 29/08/2019 tarihli yapı kayıt belgesinin bulunduğu ve ilk toplulaştırmanın Mahkeme kararı ile iptal edildiği görülmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından 3. toplulaştırmaya dava açılmış ise de, yapılan ilk toplulaştırma ile sürecin başladığı, yapılan ilk toplulaştırmanın Mahkeme kararı ile iptal edildiği, verilen iptal kararının da yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğu dava konusu olayda, Mahkeme kararıyla toplulaştırmanın iptal edilmiş olmasının ilgiliye kazanılmış hak sağlamayacağı, ancak davacı taşınmazında önceki uygulama sonrası yer alan sabit tesisinin uzantısı niteliğinde olan sabit tesisin tek başına başka parselde kullanımının da bir anlam ifade etmeyeceği ve yeni parsel sahibinin de bu ek yapıdan yararlanamayacağı dikkate alındığında, yapılan ek yapının, sabit tesis olarak korunması gerektiği oyuyla Dairemiz bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.