Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/238
2025/4838
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/238
Karar No : 2025/4838
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ...2- ... 3- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Diyarbakır İli, Bismil İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu toplulaştırma işlemlerinin tesis edildiği sırada davacıların kök parsellerde mülkiyet haklarının bulunmadığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki sabit tesislerin toplulaştırma işlemi öncesinde de bulunduğu, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda sonradan satın alma yoluyla müşterek malik olan davacıların hissesini satın aldıkları önceki malikin cüz'i halefi olarak, önceki malikin haklarına halef oldukları, dolayısıyla mülkiyet hakkına müdahale niteliğindeki toplulaştırma işlemine karşı müdahalenin hukuka uygun olup olmadığı konusunda yargı denetimi istemelerinin önünde hukuken bir engel bulunmadığı, dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 adet ev, bahçe, cami gibi yapıların bulunduğu alanın yerleşim yeri niteliğinde olmasına rağmen parselin bu kısmının toplulaştırma kapsamına alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın yasal süresi içerisinde açılmadığı, zaman aşımına uğradığı, toplulaştırma işleminde yasal sınırı aşacak bir kamu payı kesintisi yapılmadığı, eski ve yeni karşılaştırmasına bakıldığında miktar ve tarımsal verimlilik açısından parsellerin eşdeğer olduğu, parsellerin toprak özellikleri bakımdan benzer olduğu, bilimsellikten uzak bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiği, usul ve hukuka aykırı işlem tesis edilmediğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İdare Hukukunun genel ilkelerine göre iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu edilen işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin, diğer bir deyişle menfaat bağının bulunması gerekmektedir.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında yapılan arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin amacının, uygulama alanlarında yer alan toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi, tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulamasından doğrudan doğruya etkilenecek olanlar, uygulamanın gerçekleştirildiği alanda bulunan arazilerin malikleridir. Dolayısıyla, yapılan işlem sonucunda mülkiyet hakkını ihlal edebilecek haksız ve hukuka aykırı bir idari işlemin tesisi durumunda, iptal davası açma hakkının, arazinin mülkiyet hakkı sahibine ait olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; toplulaştırma işlemine konu kök parsel olan Diyarbakır İli, Bismil İlçesi, ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda davacıların herhangi bir hissesinin bulunmadığı, toplulaştırma uygulaması neticesinde yapılan dağıtımda ... ada... nolu 342.072,81 m² yüzölçümüne sahip dava konusu parselin oluşturulduğu, yapılan toplulaştırma neticesinde oluşan parselin 11/09/2014 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacıların ise toplulaştırma uygulaması sonucu oluşturulan ... ada... parselin 16/12/2020 tarihinde, toplulaştırma uygulamasından sonra müşterek mülkiyet şeklinde satın almak suretiyle mülkiyetine sahip olduğu, görülmekte olan davanın taşınmazın toplulaştırma işlemleri tamamlanıp 2014 yılında tapuya tescil edildikten ve davacıya 16/12/2020 tarihinde satışı yapıldıktan sonra 12/04/2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacıların dava konusu taşınmazı toplulaştırma işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın mevcut durumunu yani kök parselden başka bir yerde oluşturulmuş olduğunu bilerek satın almış olduğu, kök parsel sahibinin toplulaştırma işlemi sonucu kendisine tahsis edilen ... ada ... parsel yönünden toplulaştırma işlemine karşı bir dava açtığına dair dosyada bilgi bulunmadığı, davacının kök parsel ile bağlantısının bulunmadığı, dava konusu toplulaştırma işlemiyle davacının mevcut haliyle satın almış olduğu taşınmaza yönelik herhangi bir değişiklik veya uygulamanın yapılmamış olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacının menfaatini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı dikkate alındığında, bakılan davayı açma konusunda davacının subjektif dava ehliyetinin bulunmadığı ve davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, kök parsel olan ... ve ... parsellerin diğer hissedarları tarafından açılan davalarda verilen iptal kararlarının uygulanmasına yönelik kısmi toplulaştırma işlemi yapılması ve bu işlemin davacının satın aldığı ... ada ... parsele yönelik bir değişikliğe sebep olması halinde, taşınmazın son malikinin dava açabileceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.