SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/2331

Karar No

2025/5093

Karar Tarihi

7 Ekim 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2331 E. , 2025/5093 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2331
Karar No : 2025/5093

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ... Derneği
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
6- ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
7- ... Çevre Derneği
VEKİLİ : Av. ...
8- ... Su Ürünleri Koop.
9- ... Derneği
10-...
VEKİLİ : Av. ...
11- ... Vakfı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa ili, Gölmarmara ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde 2.921,8 hektarlık alanda yapılması planlanan tarımsal üretim faaliyetleri kapsamında arazi yapılandırması projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği tarafından 20/02/2023 tarihinde verilen ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu Manisa ili, Gölmarmara ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde 2.921,8 hektarlık alanda yapılması planlanan tarımsal üretim faaliyetleri kapsamında arazi yapılandırması projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği tarafından 21/02/2023 tarihinde verilen ve ilan edilen ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının dayanağı olan Marmara Gölü’nün eski haline gelmesi durumunda koruma bölgelerinin yeniden değerlendirilmesi kaydıyla, Revize Sulak Koruma Bölgeleri sınırlarının onaylanması ve uygulanmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Ulusal Sulak Alan Komisyonunun (USAK) ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu kararın dayanağını oluşturan 04.11.2022 tarihli "Marmara Gölü Sulak Alanı Rehabilitasyonu Üzerine İş Birliği" protokolünün ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, bir başka ifade ile dava konusu işlemin dayanağı olan işlemin hukuka aykırılığının yargı kararı ile sabit olduğu, dolayısıyla maddi ve hukuki dayanağı kalmadığı anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından; Marmara Gölü Sulak Alanı Rehabilitasyonu Üzerine İş Birliği Protokolünün, ÇED Gerekli Değildir kararının dayanağı olmadığı, dava konusu projenin, ÇED Yönetmeliği Ek-2 Listesi 55. maddesi "Arazilerin Yeniden Yapılandırılması Projeleri" (a) bendi "Kullanım amacı değiştirilmeksizin tarım arazilerinin yeniden yapılandırılması ile ilgili projeler (1.000 hektar ve üzeri)" kapsamında kalmakta olduğundan, Yönetmelik'in 15. maddesi 1-a bendi uyarınca çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projeler arasında yer aldığı, çevresel etki değerlendirmesinin sulak alanların tespit edildiği ve sulak alanların koruma bölge sınırlarının belirlendiği bir süreç olmadığı, ilgili mevzuat kapsamında, yetkili kurullarca önceden belirlenerek ilan edilen sulak alan koruma sınırları ve koruma kıstaslarının dikkate alınarak projelerin değerlendirildiği bir süreç olduğu; bu nedenle, Marmara Gölü Sulak Alanının sınırlarının yanlış ya da hatalı belirlendiğine yönelik iddiaların dava konusu idari işlem ile alakalı olmadığı, dava konusu proje ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği kapsamında gerekli tüm hususların ve sorumlulukların yerine getirilmiş olup, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının uygun olmadığı yönündeki iptal kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; Manisa ili, Salihli ilçesinde bulunan Marmara Gölü Sulak Alanı sulama maksadı ile depolama alanı olarak kullanılmakta iken son beş yılda yaşanan kuraklık sebebiyle Marmara Gölü Sulak Alanında su seviyesinin çekildiği ve su çekilmesi yaşanan yerlerde tarımsal üretim amaçlı yasa dışı arazi kullanımlarının başladığı, bölgede sulak alanın kuruması sebebiyle biyolojik ve sosyal sorunlar yaşanmaya başlandığı ve bu sorunun acilen çözümünün zaruri hale geldiği, bu kapsamda söz konusu Protokolün imzalandığı, Mahkeme kararında dava konusu idari işlemin iptaline karar verirken mevzuatın hangi hükmüne aykırı olduğunun tespit edilmeden tamamen .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında söz konusu Protokole yönelik verilen iptal kararını gerekçe göstererek işlemin iptal edildiği; işbu davaya konu işlemin gerekçesi ve dayanağı olarak gösterilen protokolün tarafı olan idarelerce tesis edilecek tüm işlemlerin hukuki ve yasal dayanaklarını Protokolden değil mevzuattan aldığı, davalı idarenin bu protokol olmasa dahi ÇED belgesi düzenleyebileceği, bu belgenin hukuka aykırılığı ancak dayanağı olan mevzuata aykırılıktan kaynaklanabileceği, iki veya dava fazla idare tarafından daha sonra yapılacak işlemleri belirleyen hukuki bir metnin iptalinin, sonrasında yapılan hukuki işlemlerin de iptaline gerekçe gösterilemeyeceği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Mahkemece projenin çevresel etki değerlendirmesinin kendi mevzuatı uyarınca değerlendirilmek üzere keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi yönünde kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Manisa ili, Gölmarmara ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde 2.921,8 hektarlık alanda yapılması planlanan tarımsal üretim faaliyetleri kapsamında arazi yapılandırması projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği tarafından 20/02/2023 tarihinde verilen ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; Proje Tanıtım Dosyası: Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı ifade eder.'' hükmüne, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı": Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu, hükme bağlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin Ek-II bölümünün 55.maddesinde yer alan; "Arazilerin Yeniden Yapılandırılması Projeleri: a) Kullanım amacı değiştirilmeksizin tarım arazilerinin yeniden yapılandırılması ile ilgili projeler (1.000 hektar ve üzeri) için proje tanıtım dosyası hazırlanması gerektiği, Ek-III bölümünde ise, "Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler" şeklindeki düzenlemelere yer verilerek, Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi, gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Nihai ÇED Raporunda onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir.
İdare Mahkemesince, dava konusu projenin çevreye olabilecek etkilerinin belirlenmesi ve nihai ÇED Raporunda alınması öngörülen tedbirlerin, bu etkilerin bertaraf edilmesi için yeterli olup olmadığı hususlarında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı; dava konusu ÇED gerekli değildir kararının dayanağını oluşturan "Manisa ili, Gölmarmara ilçesi sınırları içerisinde bulunan Marmara Gölü’nün eski haline gelmesi durumunda koruma bölgelerinin yeniden değerlendirilmesi kaydıyla, Revize Sulak Koruma Bölgeleri sınırlarının onaylanması ve uygulanmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Ulusal Sulak Alan Komisyonunun (USAK) ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu kararın dayanağını oluşturan 04/11/2022 tarihli "Marmara Gölü Sulak Alanı Rehabilitasyonu Üzerine İş Birliği" protokolünün" iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan davada verilen ... tarih ve K:... sayılı iptal kararına atıf yapılmak suretiyle, dava konusu işlemin dayanağı olan işlemin hukuka aykırılığının yargı kararı ile sabit olduğu, dolayısıyla maddi ve hukuki dayanağı kalmadığı anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, dava konusu projenin çevreye olabilecek etkilerinin belirlenmesi ve ÇED Raporunda alınması öngörülen tedbirlerin, bu etkilerin bertaraf edilmesi için yeterli olup olmadığı hususlarında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, Manisa ili, Gölmarmara ilçesi sınırları içerisinde bulunan Marmara Gölü’nün eski haline gelmesi durumunda koruma bölgelerinin yeniden değerlendirilmesi kaydıyla, Revize Sulak Koruma Bölgeleri sınırlarının onaylanması ve uygulanmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Ulusal Sulak Alan Komisyonunun (USAK) ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu kararın dayanağını oluşturan 04/11/2022 tarihli "Marmara Gölü Sulak Alanı Rehabilitasyonu Üzerine İş Birliği" protokolünün yargı kararıyla iptal edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yürürlükteki yasal ve yönetsel düzenlemeler uyarınca gerekli olan ruhsat, izin, onay ve uygun görüş gibi izinlerin alınması kaydıyla projenin inşaatına başlanılabildiği ve ÇED sürecinin, projeye başlanılmadan önce projenin çevreye olabilecek tüm etkilerinin detaylı olarak araştırıldığı ve yapılacak çalışmalar ile alınacak tedbirlerin uygunluğunun değerlendirildiği bir süreç olduğu dikkate alındığında, yapılması planlanan projenin "ilişkili olduğu" protokolün ayakta olmasının projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınmasını gerektiren bir husus olmadığı anlaşıldığından; farklı bir mevzuat yönünden değerlendirme yapılması gereken ÇED kararının iptaline gerekçe yapılmasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki; çevresel etki değerlendirilmesi ile ilgili ÇED Gerekli Değildir veya ÇED Olumlu kararı verilmiş olması, doğrudan yatırım yapılabileceği anlamına da gelmemektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla, çevresel etki değerlendirmesi mevzuatı uyarınca dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile bu zararların, nihai ÇED Raporunda alınması öngörülen tedbirlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının, biri çevre mühendisi olmak üzere, projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin, eksik incelemeye dayalı olarak, yukarıda belirtilen gerekçeyle iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/10/2025 tarihinde karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim