Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2323
2025/4275
7 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2323
Karar No : 2025/4275
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Burdur ili, Karamanlı ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde yapılması planlanan "Biyokütle Enerji Santrali Projesi (10 MWe/10,5 MWm/37 MWt)" hakkında Burdur Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; iptali istenen "ÇED Gerekli Değildir" kararının 12/07/2024 tarihinde tesis edildiği, işlemin davalı idarenin internet sitesi ile Burdur Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Karamanlı Kaymakamlığı ve Mürseller Köyü ilan panolarında 30 gün süreyle ilan edildiği, askı ilanlarının son günü olan 12/08/2024 tarihinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde, en son 11/09/2024 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 26/02/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu köyde usulüne uygun bir ilan yapılmadığı, davalı kurumun internet sitesinde yapılan ilanın köylüler açısından bir öğrenme yerine geçemeyeceği, ilan evrakının köy muhtarlığına ne zaman tebliğ edildiğini gösterir tebliğ mazbatasının dosyaya kazandırılmadığı, sadece muhtarlıkça düzenlenen askıdan indirme tutanağı dikkate alınarak karar verildiği, bu haliyle davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararın usule, yasaya ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile söz konusu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Burdur ili, Karamanlı ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde yapılması planlanan "Biyokütle Enerji Santrali Projesi (10 MWe/10,5 MWm/37 MWt)" hakkında Burdur Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür.
Anayasa'nın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne, "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: (...) e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "b) Askıda ilan: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlüğü, kaymakamlık, muhtarlık binasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuruyu, (...) ifade eder." olarak tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin davalı idarenin internet sitesi ile Burdur Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Karamanlı Kaymakamlığı ve Mürseller Köyü ilan panolarında 30 gün süreyle ilan edildiği, askı ilanlarının son günü olan 12/08/2024 tarihinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde, en son 11/09/2024 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 26/02/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığına karar verilmiş ise de; dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının duyurulmasına ilişkin ilan metinlerinde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, söz konusu işleme ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmekte olup, bu haliyle de, davanın, işlemin askı ilan sürelerinin sona erdiği 12/08/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde ve en son 11/10/2024 tarihinde açılmadığı anlaşıldığından, 26/02/2025 tarihinde açılan işbu davanın esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/07/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu mahkeme kararının aynı gerekçelerle onanması gerektiği görüşüyle, kararı gerekçe değiştirerek onayan Dairemiz kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.