Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/219
2025/4063
25 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/219
Karar No : 2025/4063
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün "Şehir Giriş / Çıkış Tedbirleri ve Yaş Sınırlaması" konulu 03/04/2020 tarih ve 6235 sayılı Genelgesi ile "Covid-19 Ek Tedbirler" konulu 30/07/2020 tarih ve 12682 sayılı Genelgesi'nin maske takma zorunluluğu ile maske takılmaması halinde maddi yaptırımlar getirilmesine ilişkin kısımlarının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, maskenin sadece cerrahlar tarafından profesyonel kullanımda faydalı olduğu, maskeyi topluma dayatmanın tıbben kanıtlanmış bir dayanağı olmadığı, uzun süreli maske takmanın zararlı ve tehlikeli olduğu, uzun vadede sağlığı olumsuz etkileyeceği, maskenin virüsün bulaşmasını önlemediği, aksine bulaş riskini arttırdığı, bu hususlara ilişkin kurum ve uzmanların bilimsel açıklamaları olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, Dünya Sağlık Örgütü tarafından maske kullanılmasının önerildiği, yapılan bilimsel çalışmalarda da maske kullanmanın yeni enfeksiyonları yüzde 45 oranında azalttığının tespit edildiği, Sağlık Bakanlığı tarafından alanında uzman kişilerle oluşturulan Bilim Kurulu'nun tavsiyeleri üzerine dava konusu düzenlemelerin yapıldığı, davacının iddialarının asılsız olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 254. maddesinde, "(1) İçişleri Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak,
b) Sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak,
c) Karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek,
ç) Suç işlenmesini önlemek, suçluları takip etmek ve yakalamak,
d) Her türlü kaçakçılığı men ve takip etmek,
e)Yurdun iç politikasına, il ve ilçelerin genel ve özel durumları ile ilgili değerlendirmeler yapmak ve Cumhurbaşkanına tekliflerde bulunmak,
f) Ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini düzenlemek,
g) Nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini yürütmek,
ğ) Pasaport hizmetlerini yürütmek,
h) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." hükmüne; 352. maddesinde "(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak,
b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yürütmek,
c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek,
(...) " hükmüne yer verilmiştir.
06/05/1930 tarih ve 1489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:
(...)
3 - Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat.
4 - Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç ettiği görülen sair muzır amillerle mücadele..." hükmü yer almaktadır.
Nüfusun büyük çoğunluğunu etkileyebilecek bir pandemi ihtimaline karşı kamu kurum ve kuruluşlarınca alınması gerekli tedbirlerin belirtildiği 13/04/2019 tarih ve 30744 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/5 sayılı ve "Küresel Grip Salgını (Pandemi)" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin 1. maddesinde, "Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan ve bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının pandemiye yönelik görev ve sorumluluklarının belirtildiği "Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planı" (Plan) www.grip.gov.tr adresinde yayımlanacak, konu ile ilgili ayrıntılı bilgilendirmeler ve güncel duyurular bu adresten düzenli olarak yapılacaktır." düzenlemesine; Genelge'nin son paragrafında da "Pandemi döneminde kamu hizmetlerinde herhangi bir aksaklığa yol açmayacak şekilde gerekli tedbirler alınacak, "Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planı" ve "Pandemik İnfluenza İl Hazırlık ve Faaliyet Planı"nın uygulanması ve bu kapsamdaki görevlerin yerine getirilmesi konusunda Sağlık Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatınca ihtiyaç duyulacak her türlü katkı ve destek bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle sağlanacaktır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasa'nın 56. maddesinde, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet verilmesini sağlamak, Devletin görevleri arasında sayılmıştır. İdare, hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla sağlık hizmeti sunmanın yanı sıra, gerekli tedbirleri alarak kamu sağlığını da korumak zorundadır.
Kamu sağlığının korunmasında, Anayasa hükümleri ile birlikte temel mevzuat, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesidir. Nitekim, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu sari ve salgın hastalıklarla mücadeleye ilişkin detaylı hükümler barındırmakta, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de halk sağlığının korunması Sağlık Bakanlığı'nın görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri incelendiğinde; salgın hastalıkların belirli bir şehir ve mahal ile sınırlı olarak gerçekleşmesi halinde gerekli tedbirleri almak ilgili Umumi Hıfzıssıhha Kurullarının görev ve yetkisi dahilinde kabul edilmiş; bu kararların icrası sırasında oluşacak tereddütlerin Sağlık Bakanlığınca giderilmesi uygun görülmüş; söz konusu hastalıkların birden çok bölgede veya yurt çapında etkili olması halinde ise, ilgili kişinin muayene edilmesi ve aşılanması dahil lüzumlu tedbirleri almaya Sağlık Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Ayrıca, bütün idari makamlar tedbirlerin uygulanmasında Sağlık Bakanlığına yardımcı olmakla yükümlü tutulmuştur. Dolayısıyla, yurt çapında etkili olan bir salgın hastalıkla mücadelede yetkili kurumun Sağlık Bakanlığı olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 13/04/2019 tarih ve 30744 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/5 sayılı ve "Küresel Grip Salgını (Pandemi)" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca ülkemizdeki tüm kişi, kurum ve kuruluşların influenza pandemisine hazırlık yapmaları ve pandemi durumunda koordinasyon içerisinde hareket etmelerine yardımcı olunması amacıyla Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan "Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planı"nda, pandemi döneminde alınması gerekli önlemlerin Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanacağı düzenlenmiştir. Aynı Planda, pandemi yönetiminin planlanmasında ve pandemi durumunda sorumluluğun Sağlık Bakanlığında olduğuna, pandemi sırasında kurumlar arası koordinasyonun Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından sağlanmasına, valilikler tarafından Sağlık Bakanlığının direktifleri doğrultusunda karar alınması gerektiğine ve pandemi döneminde valilik ve yerel yönetimlerin koordine edilmesi konusunda İçişleri Bakanlığının yetkili olduğuna da yer verilmiştir.
İdare Hukuku'nda "yetki", idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmektedir. Bu yönüyle idari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki", yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir. İdare Hukukunda "yetkisizlik kural, yetkili olma istisna”dır. Bu istisna ise, yetkinin, yalnızca yasayla gösterilen hallerde ve yine yasayla gösterilen idari merciler tarafından kullanılmasıdır. Bu nedenle "yetki", yasanın açık izni olmadan devredilemez ve Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca, kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idarenin kendi düzenleme yetkisi de yasalarla sınırlı olduğundan, yetki kuralları genişletici yoruma tâbi tutulamaz.
Dava konusu Genelgelerde öngörülen tedbirlerin, salgın hastalıkla mücadele ve genel sağlığın koruması amacını taşıdığı açıktır. Bu nedenle, genel sağlığı koruma amacı taşıyan anılan düzenlemeyi yapmaya 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve yukarıda aktarılan diğer mevzuat hükümleri uyarınca Sağlık Bakanlığının yetkili olduğu tartışmasızdır.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 69. maddesi ile 2019/5 sayılı ve "Küresel Grip Salgını (Pandemi)" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde bütün idari makamların Sağlık Bakanlığının bu konuda alacağı tedbirlerin tatbik ve icrasında Sağlık Bakanlığı'na yardımcı olması öngörüldüğünden ve alınacak tedbirlerin tatbik ve icrası diğer Bakanlıkların kendi faaliyet alanına ilişkin düzenleme yapılmasını da gerektirebileceğinden, anılan düzenlemelerin Sağlık Bakanlığının diğer Bakanlıklarla birlikte alacağı kararlarla da icrası mümkün olabilecektir. Diğer Bakanlıklar ise ancak, anılan konuda Sağlık Bakanlığının alacağı tedbirlerin kendi faaliyet alanına giren kısımlarının tatbik ve icrasıyla sınırlı kalmak koşuluyla düzenleme yapabilecektir. Dava konusu Genelgelerde yer verilen tedbirlerin ise, yetkili Sağlık Bakanlığınca alınmış bir karar bulunmaksızın, İçişleri Bakanlığınca düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Genelgelerin yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte taraftan, yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu düşünülen dava konusu işlemlerin kanunilik ilkesine uygun olup olmadıkları yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : İçişleri Bakanlığı'nın 30/07/2020 tarih ve 12682 sayılı, "Covid-19 Ek Tedbirler" konulu Genelgesi ile 03/04/2020 tarih ve 6235 sayılı Genelgesinin maske takma zorunluluğu ile maske takılmaması halinde maddi yaptırımlar getirilmesine ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 1'inci maddesinde; "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve İçtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş; 27'nci maddesinde ise; "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9'uncu maddesinde; "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla: A) (Değişik: 2/7/2018 KHK/703/138 md.) Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler." hükmüne, 11'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde; "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.” hükmüne yer verilmiştir.
İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar. İdarelerin, normlar hiyerarşisine uygun olarak kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri alma ve bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma vetkisine sahip olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, devletin yetkili kurumlarınca bir yandan Covid-19 salgını ile mücadele edilirken bir yandan da salgının seyri göz önünde bulundurulmak ve önümüzdeki günlerde salgın durumunun belirsizliği ile mevsimsel koşullar dikkate alınmak suretiyle normalleşme sürecinin ilk adımlarının atılmaya başlandığı, tüm bu gelişmelere binaen toplum sağlığının korunması kapsamında çalışmalara başlandığı, bu çalışmalara esas olmak üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Sağlık Bakanlığından ve Koronavirüs Bilim Kurulundan görüş istendiği, söz konusu kurumların önerileri ile Cumhurbaşkanlığının Talimatları doğrultusunda uygulamaya geçirilen tedbirler kapsamında yayımlanan genelgenin davaya konu edilen kısmıyla, maske takma zorunluluğu getirildiği,maske takılmaması halinde maddi yaptırımlar getirildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarenin, küresel etkileri olan salgın hastalığın seyrine bağlı olarak tedbirler alma ve daha önce alınmış olan kararları güncelleme noktasında takdir yetkisi bulunduğundan, anılan takdir yetkisine istinaden solunum yoluyla çok kolaylıkla bulaşan virüsün yayılmasını önlemek, sosyal izolasyonu temin etmek, kalabalık ortamlarda fiziki mesafeyi korumak, bu süreçte yaşanabilecek olumsuzlukları asgari seviyeye indirmek amacıyla, memleketin sağlık şartlarını düzenlemek ve kişilerin sağlığına zararlı bütün hastalıklarla mücadele etmek üzere, 1593 sayılı Umumi Hıfsızsıhha Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve pandeminin seyrine göre tedbir alınmasına yönelik hükümlere uygun olarak yayımlanan genelgenin iptali istenilen kısmında hukuka ve kamu yararına aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Dairemizin 09/01/2024 tarih ve E:2023/9334, K:2024/81 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/10/2024 tarih ve E:2024/1356, K:2024/2466 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : İlk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde 2019 yılının Aralık ayında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19), ülkemizde de ilk vakanın görüldüğü 11/03/2020 tarihinde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak ilan edilmiştir.
Öte yandan, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu, Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından COVID-19 hastalığı ile mücadele için 10/012020 tarihinde oluşturulmuştur.
Davalı idare tarafından, Koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadele amacıyla Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri göz önünde bulundurularak, birtakım tedbirlerin hayata geçirilmesine karar verilmiş, bu kapsamda dava konusu Genelgeler yürürlüğe konulmuş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 56. maddesinde, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir." hükmü yer akmaktadır.
06/05/1930 tarih ve 1489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:
1 - Doğumu (......) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler.
2 - Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.
3 - Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat.
4 - Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç ettiği görülen sair muzır amillerle mücadele..." hükmü, 27. maddesinde, "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler." hükmü; 28. maddesinde, "Umumi hıfzıssıhha meclislerinin mukarreratından mahalli vazifeler ve salahiyetler arasında bulunan işler vali veya kaymakam tarafından icra olunur ve istizana muhtaç olanlar kaymakamlıkça vilayetten ve vilayetçe Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinden sorulur.
" hükmü; 57. maddesinde, "Kolera, veba (Bübon veya zatürree şekli), lekeli humma, karahumma (hummayi tiroidi) daimi surette basil çıkaran mikrop hamilleri dahi - paratifoit humması veya her nevi gıda maddeleri tesemmümatı, çiçek, difteri (Kuşpalazı) - bütün tevkiatı dahi sari beyin humması (İltihabı sahayai dimağii şevkii müstevli), uyku hastalığı (İltihabı dimağii sari), dizanteri (Basilli ve amipli), lohusa humması (Hummai nifası) ruam, kızıl, şarbon, felci tıfli (İltihabı nuhai kuddamii sincabii haddı tifli), kızamık, cüzam (Miskin), hummai racia ve malta humması hastalıklarından biri zuhur eder veya bunların birinden şüphe edilir veyahut bu hastalıklardan vefiyat vuku bulur veya mevtin bu hastalıklardan biri sebebiyle husule geldiğinden şüphe olunursa aşağıdaki maddelerde zikredilen kimseler vak'ayı haber vermeğe mecburdurlar. Kudurmuş veya kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılmaları, kuduza müptela hastaların veya kuduzdan ölenlerin ihbarı da mecburidir." hükmü; 64. maddesinde, "57 nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istilai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır." hükmü; 69. maddesinde, "Sari ve salgın bir hastalığın vukuu tahakkuk eylediği takdirde sıhhat memurları derakap lazımgelen tedbirlerin ittihazına ve bütün idari makamlar bu tedbirlerin tatbik ve icrası hususunda muavenete mecburdurlar." hükmü; 72. maddesinde, "57 nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur:
1 - Hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına vaz'ı.
2 - Hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbikı.
3 - Eşhas, eşya, elbise, çamaşır ve binaların ve fennen intana maruz olduğu tebeyyün eden sair bilcümle mevaddın fenni tathiri.
4 - Hastalık neşreden haşarat ve hayvanatın itlafı.
5 - Memleket dahilinde seyahat eden eşhasın icap eden mahallerde muayenesi ve eşyalarının tathiri.
6 - Hastalığın sirayet ve intişarına sebebiyet veren gıda maddelerinin sarf ve istihlakinin men'i.
7 - Dahilinde sari ve salgın hastalıklardan biri zuhur eden umumi mahallerin tehlike zail oluncaya kadar set ve tahliyesi." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu Genelgeler ile Covid-19 salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski
yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında
tutma amacıyla Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun önerileri ve
Cumhurbaşkanın talimatları doğrultusunda, bazı tedbirler uygulamaya geçirilmiş, bu tedbirler kapsamında, maske kullanımı ile ilgili kurallara aykırı durumlara kesinlikle
müsaade edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Kamu düzeninin unsurlarından biri olan kamu sağlığının korunması amacıyla alınan tedbirler, idari kolluk tedbiri niteliğindedir. Anayasa'nın anılan 56. maddesinde, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet verilmesini sağlamak, Devletin görevleri arasında sayılmıştır. İdare, hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla sağlık hizmeti sunmanın yanı sıra, gerekli tedbirleri alarak kamu sağlığını da korumak zorundadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu Genelgelerin, Anayasa'nın Devlete yüklediği ödev ve anılan Kanun'da belirtilen düzenlemeler gereği, Koronavirüs (Covid-19) salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu risklerin asgari seviyeye düşürülmesi için salgınla mücadele kapsamında, vatandaşların sağlığını korumak amacıyla uygulamaya konulduğu görülmektedir.
Bu durumda, Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri göz önünde bulundurularak, Koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadeleye ilişkin olan tedbirlerin uygulanması amacıyla yürürlüğe konulan Genelgelerde öngörülen dava konusu tedbirlerin yukarıda belirtilen mevzuata ve kamu yararı ilkesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücreti ile davalı tarafından ödenen ... TL posta giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.