Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2183
2025/4120
30 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2183
Karar No : 2025/4120
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Köy Tüzel Kişiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Gümüşhane ili, Kürtün ilçesi, ... Köyü mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "S:... Kompleks Cevher Madeni (Au,Ag,Cu,Pb,Zn) Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Proje Tanıtım Dosyasında proje alanı 20,13 hektar olarak gösterilmiş ise de yapılan hesaplamalar sonucunda çıkarılacak malzemenin bu alana sığmayacağı ve işletme alanının mecburi olarak büyütülerek 25 hektardan büyük açık ocak madencilik faaliyeti meydana geleceği anlaşıldığından, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca uyuşmazlığa konu proje için "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu" hazırlanmasının gerekli olduğu, ayrıca proje tanıtım dosyasında patlatma faaliyetiyle ilgili işlerin özensiz ve çelişkili olduğu, PTD’de yer alan Tablo 24'te (s.35) "patlatma parametreleri" başlığı altında aylık patlatma sayısı 12 olarak gösterilmiş iken bazı sayfalarda patlatma sayısının 26 olarak gösterildiği (s.33'te Day=311,07 adet patlatma/12 ay =25,92 adet patlatma/ay; s.25'te "üretim parametreleri" başlığı altında 'Günlük (26 gün) patlatma' olarak gösterildiği), patlatma işlemlerine dair detaylı bir plan sunulmadığı ve
patlatma sırasında oluşabilecek gürültü, sarsıntı ve tozun çevredeki yerleşim yerlerine vereceği
zararların nasıl önleneceği konusunda yeterli bilgi verilmediği, depolama konusunda yüzey
toprağının sıyrılması, depolanması ve yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için ayrıntılı bir plan
sunulmadığı, çıkarılan malzemenin taşınması noktasında taşıma güzergahının ve araç sayısının belirsiz olduğu, projenin yer aldığı bölgede, su baskını ve çığ gibi doğal afetlerin meydana gelme potansiyelinin yüksek olmasına ve projenin yakın çevresinde görülen orman alanlarına zarar verme olasılığı
bulunmasına rağmen bu konulara ilişkin yeterli önlemlerin alınmadığı, proje sahasına ait hidrolojik bilançonun ve hidrojeoloji haritasının bulunmadığı, proje alanında yüzeylenme veren litolojik birimlerin gözeneklilik ve geçirimlilik durumları ve yer altı suyu taşıma potansiyeli ile ilgili bilgilerin yer almadığı, yine Proje Tanıtım Dosyasında asit kaya drenajının belirlenmesine yönelik yapılacak çalışmaların yetersiz olduğu ve ciddi eksiklikler içerdiği hususları göz önüne alındığında, hazırlanan bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklere ve belirsizliklere dair tespitlerin daha kapsamlı ve detaylı bir şekilde incelenebilmesi ve değerlendirilebilmesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu" hazırlanması gerektiğinden, söz konusu proje için verilen dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1-)Davalı idare tarafından; davaya konu ÇED Gerekli Değildir kararının, ÇED Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde verildiği, 11 tane ilgili kurum ve kuruluşun tamamının projenin gerçekleştirilmesi için olumlu görüş bildirdiği, bununla birlikte, söz konusu kararın nihai bir izin niteliği taşımadığı, faaliyete başlanılmadan önce İl Müdürlüğünden Çevre İzni alınması gerektiği, proje alanının 25 hektar üzerine çıkarılması durumunda kapasite artışı kapsamında yeni bir başvuru yapılması imkanı varken, Mahkemece, alanın 25 hektar üzerine çıkma ihtimali nedeniyle ÇED raporu hazırlanması gerektiğinden bahisle iptal kararı verilmesinin hatalı bir değerlendirme olduğu, açık ocakta yapılacak patlatmalarla ilgili hesaplamaların Bakanlığın patlatma tasarımları klavuzuna göre Proje Tanıtım Dosyasında yapıldığı, taşıma güzergahı ve kamyon sayısındaki belirsizlikler iptal kararında gerekçe olarak gösterilmiş ise de, PTD'de bu hususların değerlendirildiği, yine pasaların asit üretme potansiyeline yönelik herhangi bir analiz sonucunun dosyada yer almadığı hususu iptal gerekçesi olarak belirtilmiş ise de, bu analizlerin yapılabilmesi için firmanın ÇED ve mülkiyet dahil tüm izinlerin alınması gerektiği, madencilik faaliyetlerinin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını etkileyeceğinden bahsedilmiş ise de bu konuda herhangi bir delil sunulmadığı gibi DSİ 22. Bölge Müdürlüğünün yazısı kapsamında bunların korunması amacıyla gerekli taahhütlerin de dosya içerisine yazdırıldığı, bu haliyle nihai Proje Tanıtım Dosyası ve eklerinin yeterli ve uygun olduğu, dolayısıyla dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-)Davalı idare yanında müdahil tarafından; belirlenen proje alanının 20,13 hektar olup, 25 hektardan küçük olması sebebiyle ÇED Raporu hazırlanmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, Proje Tanıtım Dosyasında aylık patlatma sayısının Olofsson hesaplamaları ile ortaya çıkan 26 sefer değil, 12 sefer olduğu, bilirkişi raporunda aylık patlatma sayısı 26 olarak yanlış hesaba alındığından ve cevherin günlük olarak nakliyesi göz önünde bulundurulmadığından yanlış değerlendirme yapıldığı ve "malzemenin bu alana sığmayacağı ve işletme alanının mecburi olarak 25 hektarın üzerine çıkacağı" kanaatine varıldığı, ancak yapılan hesaplamalara göre cevher depolama alanının yeterli olacağı, tozuma, gürültü, patlatma, titreşim vb. konularda alınacak önlemlerin PTD'de detaylıca belirtildiği ve ilgili mevzuatta belirtilen sınır değerler içinde kalınacağının ortaya konulduğu, öte yandan, yüzey toprağının sıyrılması, depolanması ve yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için ayrıntılı bir plan sunulmadığı, çıkarılan malzemenin taşınması noktasında taşıma güzergahının ve araç sayısının belirsiz olduğu iddialarının da gerçeği yansıtmadığı, proje ömrünün bitmesi sonucunda, faaliyet alanında rehabilitasyon işlemi yapılarak sahanın terk edileceği, proje kapsamında üretilen cevherin hiçbir işleme tabi tutulmadan Mastra Altın Madenine nakledileceği, nakliye güzergahını gösterir haritanın PTD'de bulunduğu, proje kapsamında en kötü senaryo dikkate alınarak toz emisyonunun değerlendirildiği, projenin çayır-mera alanında kaldığı, ormana zarar verme ihtimalinin olmadığı, proje alanı hidrolojisinin PTD'de yer aldığı, asit kaya drenajı konusunda yeterli çalışma yapıldığı, bu haliyle, eksik veya yetersiz olduğu ileri sürülen hususların PTD'de yeterli bir biçimde değerlendirildiği, ilgili kurumların görüşleri çerçevesinde davalı idarece PTD yeterli bulunarak verilen dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Gümüşhane ili, Kürtün ilçesi, ... Köyü mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "S:... Kompleks Cevher Madeni (Au,Ag,Cu,Pb,Zn) Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesinin, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade edeceği belirtilmiş, aynı Kanunun 10. maddesinde; gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlü oldukları, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği; proje için yatırıma başlanamayacağı ve ihale edilemeyeceği; Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı, "Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış; 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne; 7. maddesinde; "1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına; 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına, 16. maddesinde; "(1)15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. ..." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler listesi olan Ek-1 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 25. maddesinde; "a) 25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler, ... c) 400.000 ton/yıl ve üzeri kırma, eleme, yıkama ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler.", çevresel etkileri ön incelemeye ve değerlendirmeye tabi projeler listesi olan EK-2 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 45. maddesinde; "a) Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar)" sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılmakta olan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince, Proje Tanıtım Dosyasında proje alanı 20,13 hektar olarak gösterilmiş ise de, yapılan hesaplamalar sonucunda çıkarılacak malzemenin bu
alana sığmayacağı ve işletme alanının mecburi olarak büyütülerek 25 hektardan büyük açık ocak madencilik faaliyeti meydana geleceği, bu haliyle uyuşmazlığa konu proje için "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu" hazırlanmasının ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, ruhsat alanı 25 hektardan büyük olsa dahi, çalışma alanı 25 hektardan küçük ( 20,13 hektar) olan dava konusu projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi için anılan Yönetmeliğin Seçme Eleme Kriterlerinin yer aldığı Ek-IV bölümündeki unsurlar yönünden dava konusu işlemin değerlendirilmesi gerektiği, ancak ruhsat alanı içerisinde gerçekleştirilen madencilik faaliyetinin Yönetmeliğin Ek-1 listesinde yer verilen 25 hektarlık eşiği fiilen aşması durumunda, projenin çevresel etki değerlendirmesine tabi olacağı göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemenin belirtilen iptal gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bununla birlikte, Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, maden mühendisi tarafından, Proje Tanıtım Dosyasında patlatma konusunun özensiz hazırlandığı, PTD'de yer alan tablo 24'te (sf.35) "patlatma parametreleri" başlığı altında aylık patlatma sayısı 12 olarak gösterilmiş iken bazı sayfalarda patlatma sayısının 26 olarak gösterildiği (sf.33'te Day=311,07 adet patlatma/12 ay =25,92 adet patlatma/ay; sf.25'te "üretim parametreleri" başlığı altında 'Günlük (26 gün) patlatma' olarak gösterildiği), patlatma işlemlerine dair detaylı bir plan sunulmadığı ve
patlatma sırasında oluşabilecek gürültü, sarsıntı ve tozun çevredeki yerleşim yerlerine vereceği
zararların nasıl önleneceği konusunda yeterli bilgi verilmediği kanaatine varılmış ve bu hususlar Mahkemece iptal gerekçesine dayanak olarak alınmış ise de, Proje Tanıtım Dosyası incelendiğinde, Olofsson kabullerine uygun olarak hazırlanan patlatma paterninde yıllık patlatma sayısı (26 patlatma) vb. bazı değerlerin daha yüksek çıktığı, sahada uygulanacak patlatma paterninin tablo 24’de verildiği, uygulanacak patlatma paterni ile daha güvenli alanda kalınacağı ve daha az sayıda patlatma yapılacağı, buna göre aylık patlatma sayısının 12 olacağının belirtildiği; açık ocakta yapılacak patlatmalarla ilgili hesaplamaların Bakanlığın patlatma tasarımları klavuzuna göre Proje Tanıtım Dosyasında yapıldığı, ayrıca tozuma, gürültü, patlatma, titreşim vb. konularda alınacak önlemlerin PTD'de detaylıca belirtildiği ve ilgili mevzuatta belirtilen sınır değerler içinde kalınacağının ortaya konulduğu, bu durumun çevre mühendisi olan bilirkişi tarafından da kabul edildiği; yine bilirkişi raporunda, çıkarılan malzemenin taşınmasını noktasında taşıma güzergahının ve araç sayısının belirsiz olduğu belirtilmiş ve bu husus iptal kararında gerekçe olarak gösterilmiş ise de, Proje Tanıtım Dosyasında, açık ocak yöntemi ile üretilecek olan cevherin, sahada belirlenmiş olan geçici cevher depolama alanında depolanacağı ve herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmaksızın, tüm izinleri alınan Koza bünyesinde yer alan Mastra Altın Madeni’ne nakledileceği, nakliye güzergahına ilişkin haritanın PTD sayfa 15'te bulunan şekil 5'te yer aldığı, sahaya ulaşım için mevcut yolların kullanılacağı, açık ocak işletmesinden çıkarılacak cevher ve pasa malzemesinin taşınması amacıyla 4 adet kamyon kullanılacağı hususlarının belirtildiği, sayfa 50'de bulunan tablo 31'de de nakliye mesafelerine ve sefer sayılarına yer verildiği; yine bilirkişi raporunda, proje sahasına ait hidrojeoloji haritasının bulunmadığı belirtilmiş ve bu husus da kararda gerekçe olarak gösterilmiş ise de, PTD'nin 105. sayfasında bulunan şekil 41'de Proje Sahasının Hidrojeolojik Haritası
na yer verildiği görülmüş olup, bu haliyle, bilirkişi raporunda ve söz konusu rapor doğrultusunda verilen Mahkeme kararında belirtilen hususlar yönünden doğru değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Proje Tanıtım Dosyası ve düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, Proje Tanıtım Dosyasında, proje alanına ilişkin akifer testlerinin yapılmadığı, yüzeylenme veren litolojik birimlerin gözeneklilik ve geçirimlilik durumları ve
yer altı suyu taşıma potansiyeli ile ilgili bilgilerin yer almadığı, yine PTD'de asit kaya drenajı (AKD) oluşma olasılığının, AKD'ye karşı alınacak önlemlerin çevreye uygunluğunun, pasa atığının ve depolama alanının sınıf ve niteliğinin, atık depolama sahasının yer seçiminde dikkate alınan kriterlerin tartışılmadığı, temas sızıntı testlerinin ve asit baz muhasebe testlerinin yapılmadığı, sızma analizi ile ortamın geçirimsizliğinin sayısal olarak modellenmediği, bu haliyle PTD'nın AKD potansiyelinin belirlenmesine yönelik yapılması gereken çalışmalar özelinde bilimsel ve teknik olarak eksiklikler içerdiği; ayrıca proje sahasını içine alan havzada bulunan su kaynaklarına ilişkin bilgilerin eksik olduğu, proje sahasında ve yakın çevresinde bulunan kaynak sularının örneklemesinin ve analizlerinin yapılmadığı, proje alanını içine alan ve uzun yılların meteorolojik verileri kullanılarak hazırlanması gereken hidrolojik bilançonun PTD'de yer almadığı, hidrolojik bilanço hazırlanarak proje alanını içine alan havzadaki beslenme-boşalma ilişkisinin ortaya konulması ve yer altı suyu ile yüzey suları arasındaki ilişkinin belirlenmesi gerektiği; dolayısıyla Proje Tanıtım Dosyasının belirtilen yönlerden eksiklikler içerdiği anlaşıldığından, anılan PTD'ye dayalı olarak tesis edilen dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Üye ...'in ayrı ve Üye ...'ın ayrı karşı oyları ve oyçokluğuyla, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, Gümüşhane ili, Kürtün ilçesi, ... Köyü mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "S:... Kompleks Cevher Madeni (Au,Ag,Cu,Pb,Zn) Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu proje hakkında ÇED Raporu hazırlanması gerektiği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; gerçekleştirilmesi planlanan madencilik faaliyetinin Yönetmeliğin Ek-1 listesinde yer verilen 25 hektarlık eşiği fiilen aşmadığı, bununla birlikte, Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, kendi içinde çelişkiler barındırdığı, proje tanıtım dosyasının hatalı veya eksik olduğunu ortaya koyabilecek mahiyette, somut ve teknik verilerle desteklenmediği; dava konusu işlemin tesis edilmesinden önce projeye ilişkin olarak ilgili kurumların olumlu görüşlerinin alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksiklik olarak belirtilen hususların proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yeterli bulunmadığı ve proje tanıtım dosyasında yer verilen önlem ve taahhütlerin muhtemel etkilerinin hukuken kabul edilebilir seviyelerde olduğu anlaşıldığından, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemi kabul edilerek, Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Temyize konu mahkeme kararının aynı gerekçelerle onanması gerektiği görüşüyle, kararı gerekçe değiştirerek onayan Dairemiz kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.