Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1981
2025/3361
26 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1981
Karar No : 2025/3361
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın riskli alan olarak ilan edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile noterde imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamayan davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 1.594.000,00-TL bedel karşılığında davalı yanında müdahile açık artırma suretiyle satışına ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısıyla bildirilen 08/03/2023 tarihli ihaleyle yapılan satış işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu arsa pay satış işleminin dayanağı olan 16/01/2023 tarihli bedel tespit raporu uyarınca davacının arsa değerinin 43.287,83-TL/m2, hisse bedelinin ise 1.593.857,90-TL olarak tespit edildiği; ilk yapılan 17/01/2023 tarihli ihalede tek talipli olan dava dışı E. Karadağ'ın 1.593.857,90-TL bedelle taşınmazı almayı taahhüt ettiği, ancak ... tarih ve ... sayılı yazı ile alıcıya satış bedelini yatırması gereken hesap numarasının tebliğ edilmesine karşın verilen sürede satış bedelinin yatırılmaması üzerine satış işleminin iptal edildiği, sonrasında 08/03/2023 günü saat 10.00'da yapılan ihalede taşınmazın 1.594.000,00-TL bedelle taşınmaz hissedarı (müdahil) Naziye ...'e satıldığı; olayda; dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 08/03/2023 tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim değerinin 56.059,00-TL olması, davacının arsa payının toplam değerinin ise, 2.064.092,38-TL olması yolunda görüş bildirildiği; dolayısıyla uyuşmazlık konusu taşınmazda davacıya ait arsa payının rayiç değerinin altında belirlendiği ve satıldığı anlaşıldığından; dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında aynı doğrultuda tesis edilen satış işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği; aynı yer için farklı Mahkemelerde görülen davalarda, farklı bedellerin tespit edildiği, bilirkişinin emsal incelemelerinin mevzuat ve yerleşik içtihata uygun yapılması gerektiği, davacının arsa payına ilişkin değerlemenin ilgili mevzuata uygun biçimde yapıldığı ve davacının arsa payının gerçek değerinin üzerinde satıldığı ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Davalının derdestlik olduğunu iddia etiği dava kapsamında arsa payının rayiç bedeli konusunda taraflarının bilgilendirilmediği ve kendilerine yapılmış bir tebligatın da bulunmadığı; arsa payının piyasa bedelinin çok altında satıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın riskli alan olarak ilan edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile noterde imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamayan davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının arsa payının satılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda, 16/01/2023 tarihli bedel tespit raporu uyarınca davacının arsa değeri 43.287,83-TL/m2, hisse bedeli ise 1.593.857,90-TL olarak tespit edilmiştir. İlk yapılan 17/01/2023 tarihli ihalede tek talipli olan dava dışı E. Karadağ'ın 1.593.857,90-TL bedelle taşınmazı almayı taahhüt etmesine ve ... tarih ve ... sayılı yazı ile alıcıya satış bedelini yatırması gereken hesap numarasının tebliğ edilmesine karşın, verilen sürede satış bedelinin yatırılmaması üzerine satış işleminin iptal edilmiştir. Sonrasında 08/03/2023 günü saat 10.00'da yapılan ihalede taşınmaz 1.594.000,00-TL bedelle taşınmaz hissedarı (müdahil) Naziye Gülcan Öztürk'e satılmıştır.
Bunun üzerine, davacının arsa payı 1.594.000,00-TL bedel karşılığında davalı yanında müdahile açık artırma suretiyle satıldığı, bu durum davacıya, Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısıyla bildirilmiş ve davacı tarafından 08/03/2023 tarihli ihaleyle yapılan satış işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. (2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmüne; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde "(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne; "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6. maddesinde "...hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır..." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 1.594.000,00-TL bedel karşılığında davalı yanında müdahile açık artırma suretiyle satışına ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığının 22/03/2023 tarihli, 3469456 sayılı yazısıyla bildirilen 08/03/2023 tarihli ihaleyle yapılan satış işleminin iptali istemiyle açılan işbu davada hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, emsal satışların bilirkişiler tarafından diğer Mahkeme dosyalarından temin edildiği belirtilmekte ve anılan taşınmazların ayrıntılı bilgileri ve satış tarihlerine yer verildiği görülmekle birlikte; söz konusu taşınmazların satışına dair tapu bilgilerinin teyidinin sağlanması amacıyla dosyaya sunulmadığı; bu bağlamda, herhangi bir tereddüte mahal vermemek amacıyla öncelikle söz konusu satışlara ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek Bölge İdare Mahkemesince yapılacak değerlendirme sonrasında, gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak, buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmakta olup; eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan; uyuşmazlık konusu taşınmazda davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 15/08/2022 tarihinde saat 10:00'da açık artırma usulü ile satışının yapılacağının bildirilmesine ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "davacının hisseli maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanın 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca riskli alan olarak tespit edildiği, riskli alan kararının kesinleştiği, alanda kentsel dönüşüm projesinin uygulanmasına karar verildiği, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca maliklerin arsa paylarına göre 2/3 çoğunluğuyla karar alındığı, alınan karara katılmayan davacıya bildirimde bulunularak 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 15 gün içerisinde teklifin kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, 04/08/2022 tarihinde değerleme raporu hazırlandığı, bu kapsamda satışa ilişkin prosedürlerin ilgili mevzuata uygun olarak işletildiği görüldüğünden, çoğunluk kararına katılmayan davacı hissesinin, 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca satışına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği görülmektedir. Bu itibarla; Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle görülen davada, dava konusu işleme istinaden açık artırma ile satışın fiilen gerçekleşmediği dikkate alındığında, söz konusu işlemde satış öncesi sürecin (maliklerin 2/3 arsa payı çoğunluğu ile yeniden bina yaptırılması konusunda karar alınması, bu konuda yüklenici şirket ile sözleşme imzalanması, bu konudaki karar ve teklifin, karara katılmayanlara ilgili mevzuat uyarınca tebliğ edilmesi, vb.) değerlendirildiği; ancak anılan davada fiilen satış gerçekleşmediğinden, satış bedeline yönelik değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı sonucuna varılmış olup; işbu dava kapsamında bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi verilecek kararda davacının bu iddialarına yönelik değerlendirme yapılırken, Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği; ancak anılan davada satış bedeline yönelik değerlendirme yapılmadığı hususunun da dikkate alınması gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'in ayrı ayrı karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın riskli alan olarak ilan edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile noterde imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamayan davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 1.594.000,00-TL bedel karşılığında davalı yanında müdahile açık artırma suretiyle satışına ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısıyla bildirilen 08/03/2023 tarihli ihaleyle yapılan satış işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; diğer kat maliklerince alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payı değerinin tespiti için yetkili firma tarafından, gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak hazırlanan rapor dikkate alınarak davalı idare tarafından oluşturulan bedel tespit komisyonunca, davacıonın arsa payının metrekaresinin 43.287,83-TL/m2 olarak tespit edildiği, idare tarafından tüm bu etkenler ve bölgedeki gayrimenkul fiyatları ve emsal satışlar dikkate alınarak, davacının arsa payının metrekaresinin 43.287,83-TL/m2, davacının arsa payının toplam satış değerinin 1.593.857,90-TL olduğu takdir edilmiş ve açık artırma sonucunda davacının arsa payının 1.594.00,00-TL üzerinden satış işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin (56.059,00-TL/m2) olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedildiği görülmüştür.
Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının arsa payının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından; temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.