Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1968
2025/2418
17 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1968
Karar No : 2025/2418
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Valiliği
2- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA) ... Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı Belediye tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde faaliyet gösteren ... Konut İmar İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (yeni ünvanı ... Konut İmar İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) adına 82613 ruhsat numaralı saha için ... Valiliğince düzenlenen ... tarih ve .../... sayılı madencilik faaliyetleri için verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ÇED uygulanacak projeler kapsamına giren madencilik faaliyetleri için yetkili idarelerin işyeri açma ve çalışma ruhsatı verirken başka bir bilgi ve belge aramadan ÇED raporunda yer alan belgelere göre işlem yapmaları gerektiği, maden ruhsatlı alanlarda ÇED olumlu kararı verilen maden üretim faaliyetlerinin ve/veya bu faaliyetlere dayalı olarak üretim yapılan tesislerin, başvuru ve beyan formunun doldurularak teslimi üzerine yetkili idareler tarafından başka bir bilgi ve belge istenmeden ruhsatlandırılacağı; uyuşmazlıkta, dava konusu kalker madeni işletme sahasında müdahil şirketin faaliyette bulunabilmesi için Maden Kanunu'nun 7. maddesinde sayılı izinleri almış olmasının gerektiği, ÇED belgesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının da bu izinler arasında yer aldığı, ancak Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K.... kararıyla "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi (39,41 hektar)" projesi için alınan 10/10/2014 tarih ve 3637 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararının iptaline hükmedildiği, gelinen aşamada ÇED belgesi bulunmayan madencilik faaliyeti ile ilgili işletme için Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının dayanağının kalmadığı anlaşılmakla, madencilik faaliyetleri için verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatında hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı ile yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1- Davalı ... Valiliği tarafından; ÇED olumlu kararının iptaline ilişkin yargı kararının henüz kesinleşmediği, temyiz yolu açık olmak kaydıyla karar verildiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı İdare Yanında Müdahil tarafından, dayanak yargı kararının henüz kesinleşmediği, söz konusu kararın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 (altmış) ve vergi mahkemelerinde 30 (otuz) gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükmüne; "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükmüne; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında, idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği ve 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılarak, bu altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, idari dava açmadan önce ilgililerin, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebileceği ve bu başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde, dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında, 3. fıkrada belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, davada, süre aşımı bulunması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, ilgililerin dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi; işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde faaliyet gösteren ... İmar İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (yeni ünvanı ... Konut İmar İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) adına maden işletme ruhsat sahası için ... Valiliğince 05/05/2020 tarihinde "kalker ocağı ve kırma eleme tesisi" gayrisıhhi işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, 01/09/2020 tarihinde ... Belediye Meclisince alınan kararla söz konusu sahada madencilik faaliyetine izin verilmemesinin kararlaştırıldığından bahisle ... Belediye Başkanlığı tarafından sahada madencilik faaliyeti için ... Valiliğince düzenlenen söz konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle 28/12/2021 tarihinde temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlık konusu işyeri hakkında 05/05/2020 tarihinde dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmiş olması karşısında, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde ya doğrudan doğruya dava açılması veya aynı süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ruhsatın iptali istemiyle idareye başvurularak, talebin reddi halinde kalan süre içerisinde dava açılması, 28/12/2021 tarihinde açılan bu davanın süresinde olmadığı, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesinde usul yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı Belediye tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde faaliyet gösteren ... Konut İmar İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (yeni ünvanı ... Konut İmar İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) adına ... ruhsat numaralı saha için ... Valiliğince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı "kalker ocağı ve kırma eleme tesisi" gayrisıhhi işyeri açma ve çalışma ruhsatı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ''Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması'' başlıklı 56. maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ve çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu kuralına yer verilmiştir.
3572 sayılı işyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 4. maddesinde, çalışma ruhsatı verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde; a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak genel kriterlerine göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları kuralı; 6. maddesinin 2. fıkrasında ise, ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülkî idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin yetki ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin 1-l bendinde, gayrisıhhi müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırma ve denetleme görevinin belediyelere verilmesi öngörülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 21. maddesinin 2. fıkrasında; birinci sınıf gayrisıhhî müessese başvuru ve beyan formunda yer alan bilgiler esas alınarak bir ay içinde yapılan denetimlerde, beyan edilen hususlara aykırı bir durumun tespiti halinde ilgililer hakkında gerekli kanunî işlem yapılacağı, aykırılık ve noksanlıklar toplum ve çevre sağlığı açısından bir zarar doğurmuyorsa, tedbirlerin alınması ve noksanlıkların giderilmesi için bir yılı geçmemek üzere süre verileceği, verilen süre içinde aykırılık ve noksanlıklarını gidermeyen işletmelerin faaliyetinin söz konusu aykırılık ve noksanlıklar giderilinceye kadar durdurulacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; 'ruhsatın verilmesinden sonra yetkili idare tarafından yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından zararlı olan işletmelerin faaliyetinin, noksanlıklar ve aykırılıklar giderilinceye kadar derhal durdurulacağı'', ''Denetim'' başlıklı 24. maddesinde; Gayrisıhhî müesseselerin, çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetleneceği, yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği kişinin gerekli tedbirleri almak veya aldırmakla sorumlu olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı Yönetmeliğin Örnek 7 kısmında ise, madencilik faaliyetleri için gayrısıhhi müesssese açma ruhsatı başvuru/beyan formu düzenlenmiş, formun not kısmında da, ÇED Olumlu kararı ve ÇED Raporu veya ÇED Gerekli Değildir kararı ve proje tanıtım dosyası ya da ÇED kapsamı dışındadır belgesi eklenir ifadesine yer verilmiştir.
21/06/2005 günlü, 25852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin "Madencilik faaliyetlerinin yapıldığı yerlerde aranacak genel şartlar" başlıklı 77. maddesinde; bu Yönetmeliğin eki (Ek-1) sayılı Listede yer alan madencilik faaliyetleri için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen maden üretim faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere dayalı olarak üretim yapılan tesislerin bulunduğu yerlerin, çevre kirliliğine neden olmamak ve insan sağlığına zarar vermemek için ilgili mevzuatta öngörülen hükümlere uymak zorunda olduğu ve yetkili idarelerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapacakları denetimlerde bu hususların yerine getirilip getirilmediğini kontrol edecekleri hüküm altına alınmıştır.
Yönetmeliğin "Ruhsatlandırma işlemleri" başlıklı 82/A maddesinde; işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yetkili idare tarafından yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından uygun çalışılmadığının tespiti halinde yapılacak işlemlerin Genel Müdürlüğe bildirileceği, Genel Müdürlükçe toplum ve çevre sağlığına aykırı olduğu tespit edilen madencilik faaliyetlerinin gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulacağı düzenlenmiş, 82/B maddesinde ise; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında alınmış karar, işyeri açma ve çalışma ruhsat müracaatı için gerekli belgeler arasında sayılmış, "Denetim" başlıklı 82/F maddesinde de; gayrisıhhî müesseseler kapsamındaki maden üretim faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere dayalı olarak üretim yapılan tesisleri, çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetleneceği, yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından uygun çalışılmadığının tespiti halinde yapılacak işlemlerin Genel Müdürlüğe bildirileceği, toplum ve çevre sağlığına aykırı olduğu tespit edilen madencilik faaliyetlerinin gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulacağı belirtilmiştir.
Maden GSM ruhsatının, 3572 sayılı Kanun'un 4. ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin 21. ve 23. maddelerinde belirtilen kriterlere uygun olarak verilip verilmediği ve işletmenin ruhsata uygun olarak işletilip işletilmediğinin belirtilen mevzuat çerçevesinde her zaman ve sürekli olarak denetime tabi olduğu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 17. maddesinde, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesislere dayalı olarak üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin Örnek 7’de yer alan formu doldurarak ilgili idareye başvuracak olması ve başvurularda bu formda yer alanlar dışında başka bir bilgi ve belge istenilmeyeceğinin belirtilmiş olması ve "ÇED Gerekli Değildir/ÇED Olumlu'' kararının mevcut olması, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi aşamasına ilişkin olup, işletme ve faaaliyet aşamasında ruhsat hukuku yönünden gerekli inceleme ve denetimin yapılmasına engel olamayacağı, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin yukarıda yazılı mevzuat gereği, ruhsatın verilmesi aşamasında olduğu gibi izleyen tarihlerde de ruhsatın, gerek düzenlenmesi aşamasında gerekse işletmenin faaliyeti aşamasında mevzuata aykırılıklar nedeniyle iptalini gerektiren hususlar yönünden her zaman denetlenebileceği, bakılan davada, ruhsatın hukuka aykırı bir şekilde verildiği İdare Mahkemesi kararı ile somut bir şekilde tespit edilmiş olup davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi, hukuka aykırı olarak verilen ruhsatın denetim dışı bırakılmasına yol açacağı açıktır. Öte yandan, ruhsat verilmesine dayanak ÇED olumlu kararının iptal edilmesi halinde buna bağlı olarak verilen ruhsatın da iptali gerekmektedir.
Uyuşmazlık mahkemeye erişim hakkı yönünden incelendiğinde; dava açma ya da kanun yollarına başvuru için öngörülen süre koşullarının yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamaları halinde mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekir (B. No:2013/1718, 02/10/2013, s. 27 kararında olduğu gibi). Anayasa Mahkemesi bir çok kararında da; kanun yoluna yapılan başvuruların farklı sebeplere dayanarak süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Somut olayda, anılan ruhsat konusu işyerinin faaliyetinin sürekliliği nedeniyle çevre yönünden olumsuz etkisi olup olmadığının faaliyetin niteliği gözönünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Belediye tarafından, uydu görüntüsü ve fotoğraflardan madencilik faaliyeti çerçevesinde yapılan şiddetli patlatmalar nedeniyle yöre halkının evlerinin duvarlarında çatlamalar meydana geldiği, ayrıca patlamaların havaya yaydığı toz ve dumandan dolayı hava, su, tarım, hayvancılık, ekonomi ve yakın çevresindeki tüm yaşamın ciddi şekilde zarar gördüğü ileri sürülerek, söz konusu madencilik faaliyetine ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı belediyenin sorumluluğu kapsamında bulunan yerlerde faaliyet gösteren işyerleri için verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının, insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı olarak faaliyet gösterilmesini engellemek amacıyla, görev ve yetkisi kapsamında gerekli denetimi yapmak zorunda olduğu gibi çevre ve insan sağlığına zararlı faaliyetlerin kamu menfaatini sürekli etkilemesi nedeniyle, belirtilen faaliyetlerinin önlenmesi amacıyla söz konusu işletmelere verilen ruhsatın iptali istemiyle 10. madde kapsamında her zaman ilgili mercilere başvuruda bulunabileceği dikkate alındığında, açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz bozma kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.