SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/186

Karar No

2025/4057

Karar Tarihi

25 Haziran 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/186 E. , 2025/4057 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/186
Karar No : 2025/4057

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 27/08/2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2011/2133 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana İmamoğlu Sulaması 4. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Kozan ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının ve bu işlemin dayanağı olan Arazi Derecelendirme Komisyonu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, arazi toplulaştırma işlemi ile toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının imkanlar ölçüsünde genişletilmesinin amaçlandığı, toplulaştırma işleminde kamu yatırım payı katılım oranının 0,026618000 olarak hesaplandığı, bu oranın yasal sınır olan %10'un altında kaldığı, davacının hissedarı olduğu ... parsel sayılı taşınmazın doğu ve güney kısımından bir bölüm alanın imar yoluna rastladığı, geri kalan çok büyük bir kısmın ise ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığı, davacının da hissedarı olduğu ... sayılı kadastro parselinin bulunduğu ... sayılı imar adasında dokuz adet kadastro parselinin bulunduğu, ... sayılı imar adasında toplam on adet imar parseli oluşturulduğu, dokuz adet kadastro parselinin toplam hak edişinin 231.990,43 m², ... sayılı imar adasının toplam alanının ise 22.509,26 m² olduğu dikkate alındığında 4.481,17 m² alanın her durumda ... sayılı imar adasının dışında bir yerde tahsis edilmesi gerektiği, davacıya yapılan tahsisin çok büyük bir kısmının kadastral parsel alanında olduğu, hak edişinin tamamının kadastral parsel alanından tahsis edilememesinin ise teknik zorunluluğa dayandığı, arazi toplulaştırma işleminin amacına uygun olarak yapıldığı, dava konusu toplulaştırma işleminde ve parselasyon haritası ile yeni mülkiyet listesine ilişkin toplulaştırma işleminin hazırlayıcısı niteliğinde olan Arazi Derecelendirme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya ait olmayan yerden adına yer tahsis edilmesinin kabul edilemeyeceği, bu durumun toplulaştırma ilkelerine aykırı olduğu, arazisinin ikiye bölündüğü, arazilerin derecelendirmelerinin de farklılık arzettiği, yeni verilen arazi yapısının altıncı sınıf olduğu, bu durumun bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu, davacının toplulaştırma öncesi tek parselde hissedar iken toplulaştırma sonrası birbirine uzak mesafede iki ayrı parselde hissedar yapıldığı, bu durumun toplulaştırmanın amacına aykırı olduğu, tarımsal verimliliğin düşürüldüğü, üretim maliyetinin arttırıldığı, toplulaştırma öncesi durumdan kötü duruma düşürüldüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu parsel üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işlemlerinin arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, hali hazır kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınarak 3083 sayılı Kanun'un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerle Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu parselin 1. sınıf arazi niteliğinde olduğu, kamu yatırım payı katılım oranının 0,026618000 olarak hesaplandığı, bu oranın yasal sınır olan %10'un altında kaldığı, davacının 44.800,00 m2 alanı olan uyuşmazlığa konu taşınmazda 21.504,00 m2 pay ile kardeşleriyle birlikte hisseli olarak paydaş durumunda olduğu, kamu yatırım ortaklık payı kesildikten sonra kalan 41.912,09 m2'lik kısmın ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davacı ve kardeşlerine müstakil olarak, 1.433,14 m2'lik kısmın ise 4.814,24 m2 alanlı ... ada ... sayılı parselde hisseli olarak tahsis edildiği, bu durumun nedeni olarak ... sayılı imar adasında yeteri kadar imar alanının olmaması olarak belirtildiği, fakat yeni ... ada ... sayılı parselin kadastro parselinin, yaklaşık 2800-2850 metre güneybatısında oluşturulan ve davacının herhangi bir bağının olmadığı bir parsel olduğu dikkate alındığında, toplulaştırma öncesi tek parselde hissedar olan davacının toplulaştırma sonrası birbirine uzak mesafede iki ayrı parselde hissedar yapılmasının toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; Adana ili, Kozan ilçesi, ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince verilen anılan parsel yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/06/2025 tarih ve E:2025/478, K:2025/4050 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Söz konusu iptal kararının davalı idarece uygulanması durumunda işbu davada davacılara tahsis edilen yeni ... ada ... sayılı parselin de sonucu itibariyle bu durumdan etkileneceği açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim