SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1835

Karar No

2025/2099

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1835 E. , 2025/2099 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1835
Karar No : 2025/2099

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2014 tarih ve 29148 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 30/09/2014 tarih ve 2014/6850 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Aydın Çine Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Aydın ili, Çine ilçesi, ... Mahallesinde yer alan davacıya ait ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; toplulaştırma projesinde yeni verilen parselin yaklaşık 1/2.5 en/boy oranı ile 13-1/7 arasında olması ilkesine uymamasının temel sebebinin kadastral parsel içerisindeki eski konumu dikkate alındığında davacıya ait evin komşu parsel içerisinde yer almasından kaynaklandığı ve davacıya mevcut durumda evinin de içerisinde yer alacağı tek bir parselin verilmesine fiilen imkan bulunmadığı, yeni oluşturulan parseller arasında yolun yapılması durumunda davacının ekonomik bir kaybının söz konusu olmayacağı, güncel durumda eski kullandığı parsel ile tarımsal üretim yapılması için verilen ... ada ... parselde benzer yetiştiricilik faaliyetlerinde bulunulduğu ve buna göre kullanılamaz veya verimde düşüşe neden olacak bir unsurun bulunmadığı, davacının yeni ve eski parsel konumları arasında toprak karakteristikleri ve verimliliği açısından da herhangi bir farklılık bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; arazi toplulaştırılmasındaki öncelikli amacın, aynı kişinin/kişilerin mülkiyetinde olup da parçalı halde olan arazilerin tarımsal üretimi cazip ve ekonomik kılacak şekilde birleştirilmesi olduğu, yapı kayıt belgesine sahip yapıların korunması olmadığı, davacıya ait olduğu belirtilen yapıların toplulaştırma öncesi bir başkasının parselinde yapıldığı da dikkate alındığında, tek parça olan tarım arazisinin, salt bir kısım yapının korunması uğruna ve üstelik arasında bağlantı yolu dahi bulunmayacak şekilde parçalanarak tahsis yapılmasının hukuka ve Yasanın amacına uygun olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının komşu parsel malikine ait olduğunun tespit edildiği, her malikin kendi evinin kendi arazisi üzerinde kalacak şekilde planlama yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmaları, desteklenmeleri, eğitilmeleri, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamak olarak tanımlanmıştır. Arazi Toplulaştırması Ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; proje alanının yeniden düzenlenmesinde; maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılacağı, uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parsellerin, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulacağı, sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı, proje alanında birden fazla yerleşim birimleri arasındaki sınır düzeltmelerinin, parsel değer sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılacağı, dikili tarım arazileri ile örtü altı tarımı yapılan arazilerin gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olacağı, bu yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklüklerinin esas alınacağı, uygulamaya tabi parsellerde kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak haklarının varlığı halinde; derecelendirme ile denklik sağlanarak ve mülkiyet-zemin uyumu korunarak parselasyon işlemi yapılacağı, kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak hakları, yeni parsellere maliklerin muvafakati alınmadan ve herhangi bir bedel ödenmeden aktarılacağı, proje sahasındaki sabit tesislerin tescile tabi olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumlarının korunabileceği, mevcut hali ile korunamayan, ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabileceği, buna rağmen karşılanamayan sabit tesisler için ödeme yapılabileceği, hazine taşınmazı ile karşılanacak alan, arazi toplulaştırması kriterlerine göre bağımsız bir parsel olma niteliğini kazanabilecek durumda ise müstakil parsel olarak, aksi takdirde sabit tesis parseli ile hisselendirilebileceği, davalı parsellerin, dava konuları incelenerek, tarafların rızası ve istekleri doğrultusunda toplulaştırmaya konu edilebileceği düzenlenmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; toplulaştırma öncesi davacıya ait 1055 sayılı parsele karşılık 114 ada 7 ve 12 parselin tahsis edildiği, askı ilanlarına yapılan itirazlar neticesinde davalı idarenin, davacıya ait evin komşu parsel içerisinde, komşuya ait evin ise davacının parseli içerisinde yer aldığını tespit ettiği, bu nedenle davacının parselinin, evini de koruyacak şekilde iki parça olarak planlandığı, davacının kadastral parseli içerisinde yer alan üçüncü kişiye ait evin bulunduğu kısmın ise, davacıdan alınarak ilgili kişiye tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 08/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya evinin de içerisinde yer alacağı bir parselin verilmesinin söz konusu olamayacağı, yeni oluşturulan parseller arasında yolun yapılması durumunda davacının ekonomik bir kaybının söz konusu olmayacağı, davacının yeni ve eski parsel konumları arasında toprak karakteristikleri ve verimliliği açısından bir farklılık bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Temyizen incelenen İdare Dava Dairesi kararında; yapıların teknik olarak mümkün olduğu ölçüde korunarak ilgililere yerinde ve öncelikli olarak tek parça halinde tarım arazisi tahsisi yapılmasının öncelendiği, davacının tek parça olan tarım arazisinin, salt bir kısım yapının korunması uğruna parçalanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; toplulaştırma öncesi fiili kullanım durumunun da dikkate alınarak toplulaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği açıktır. Zira halihazırda üzerinde komşu taşınmaz malikine ait evin bulunduğu alanın, davacıya verilecek şekilde planlamasının yapılması, davacının evinin bulunduğu alanın ise komşu parsel malikine verilecek şekilde planlanma yapılmasının, davacının ve üçüncü kişilerin mağduriyetine yol açacağı ve yeni davaların açılmasına sebep olacağı açıktır.
Bu durumda, Parselasyon planlamasında maliklere mümkün olduğu ölçüde kullanmakta oldukları arazileri veya bu arazisine eşdeğer arazinin verilmesi gerektiği, davacının tek parça halinde olan parseline karşılık iki ayrı parsel planlanmasının, davacıya ait evin komşu parsel içerisinde yer almasından kaynaklandığı, davacıya evinin de içerisinde yer alacağı bir parselin verilmesinin söz konusu olamayacağı, yeni oluşturulan parseller arasında yolun yapılması durumunda davacının ekonomik bir kaybının söz konusu olmayacağı, davacının yeni ve eski parsel konumları arasında toprak karakteristikleri ve verimliliği açısından bir farklılık bulunmadığı dikkate alınmak suretiyle, toplulaştırma öncesindeki fiili durumun tespit edilmesi, davacıya ait parsel içerisinde bulunan taşınmazın fiilen kime ait olduğu, davacının evinin fiilen hangi parsel içerisinde yer aldığı hususu, gerekirse komşu parsel malikinin davaya katılımı sağlanmak suretiyle tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra, yapılan parselasyon işleminin fiili durumla örtüşmesi halinde davanın reddi gerekeceğinden, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu, dava konusu işlemin iptaline ilişkin verilen Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul yönünden 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim