SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1823

Karar No

2025/3299

Karar Tarihi

26 Mayıs 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1823 E. , 2025/3299 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1823
Karar No : 2025/3299

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 4- ...
2- ... 5- ...
3- ... 6- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Edirne İli, Lalapaşa İlçesi, ... Köyü mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "RN:... (ER:...) Nolu Kalker Ocağı" projesine ilişkin olarak Edirne Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, orman mühendisi bilirkişi tarafından, bilirkişi raporunun "sonuç" kısmında, maden ocağı nedeniyle oluşan şiddetli toz kirliliğinin önlenmesi için maden ocağı ulaşım yollarının toprak yol olarak kullanımının terk edilerek bu yolların tozumayı önleyici doğa dostu malzeme (asfalt kırığı önerilmiştir) ile kaplanması ve işletme esnasında gerekli sulama işlemlerinin yapılması yoluyla bu yollarda oluşacak tozların önlenmesi, iç taksimat şebekesinin özel sulama sistemi ile sulanarak madencilik faaliyetleri esnasında oluşacak tozların önlenmesi ve gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının kontrol edilmesi koşuluyla "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği ancak aynı bilirkişi tarafından bilirkişi raporunun "değerlendirme" kısmında faaliyet esnasında nasıl önlem alındığına dair tespitlere rastlanılamadığının belirtildiği, proje tanıtım dosyasında, maden ocağının ulaşım yollarının tozumayı önleyici doğa dostu malzeme ile kaplanacağı şeklinde veya bu önlem ile benzer şekilde "toprak yolların kullanımının terk edilmesi" sonucunu doğuracak başkaca bir önlem alınmadığının görüldüğü, anılan önlem alınmadan madencilik faaliyetinde bulunulması halinde oluşacak tozuma nedeniyle ağaçlara (tozların kurutucu etkisi nedeniyle) ve çevredeki tarımsal alanlara zarar verileceğinin sabit olduğu, detaylı bir ÇED raporunun hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davalı tarafından, proje tanıtım dosyasında “Ayrıca kullanılacak nakliye yolları ve tesisteki yollar bitümlü malzeme vb. ile kaplanarak toz yayılımı önlenecektir.” taahhüdünün yer aldığı, "bitümlü malzeme" tabirinin asfaltı ifade ettiği, söz konusu ifade ile nakliye yollarının ve tesisteki yolların toz yayılımı önlenecek şekilde kaplanacağının açıkça ifade edildiği, maden ocağı ulaşım (nakliye) yollarında oluşabilecek tozumanın önlenmesi için gerekli sulama işlemleri konusunda proje tanıtım dosyasının "4,17, 22, 32, 62, 63, 123, 124, 130, 194, 196, 213, 242" inci sayfalarında, yapılan çalışmaların, alınan önlemlerin, tedbirlerin detaylı olarak yer aldığı, orman mühendisi bilirkişinin tespitlerinin hatalı olduğu, faaliyetten kaynaklanacak tozumanın orman mühendisliği uzmanlık alanının değil çevre mühendisliği uzmanlık alanına dahil olduğu, çevre mühendisi tarafından ise proje tanıtım dosyasında orman alanlarında toz oluşumunun önlenmesine ve azaltılmasına yönelik tedbirlere yer verildiği, toz emisyonları hesaplamalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen kılavuzlar ve yönetmelikler çerçevesince hazırlandığı, toz emisyonu modellemesinde kullanılan meteorolojik veri setinin bu konuda yetkili kurum olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edilerek temin edildiği ve söz konusu veri setinin kullanıldığının görülmesi sebebiyle “ÇED Gerekli Değildir” kararının uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği, proje tanıtım dosyası kapsamında aermod modellemesinin ve hesaplamaların uygun olduğunun çevre mühendisi bilirkişi tarafından teyit edildiği, idare personeli tarafından 12/11/2024 tarihte tesiste yapılan denetimde nakliye yolunun proje tanıtım dosyasında verilen taahhüde uygun olarak asfalt kırığı ile kaplanmış olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda esas olarak tüm bilirkişilerce dava konusu işlemin uygun olduğu yolunda kanaat bildirildiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
2-Davalı Yanında Müdahil tarafından, aynı proje için daha önce Edirne Valiliği tarafından verilen 23/02/2022 tarihli ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla proje için daha detaylı bir dosyanın hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, projenin söz konusu sahada gerçekleştirilemeyeceğine ya da proje tanıtım dosyası hazırlanmasının hukuka aykırı olacağına dair bir tespitin anılan Mahkeme kararında yer almadığı, Mahkeme kararının gerekçesi dikkate alınarak hazırlanan yeni proje tanıtım dosyasının incelenmesi neticesinde iş bu dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının tesis edildiği, bu süreçte ilgili kurumların görüşlerinin alındığı, ÇED kararından sonra faaliyete başlanılabilmesi için Geçici Faaliyet Belgesinin alınmasının, emisyonların ölçülmesinin ve çevre standartlarına uygunluğunun tespit edilmesi ile faaliyetin konusunun gerektirdiği Çevre izninin alınmasının gerektiği, dava konusu faaliyet için 22.11.2024 tarihinden geçerli çevre izin belgesinin düzenlendiği, bilirkişilerin tamamının dava konusu işlemin uygun olduğu yönünde görüş bildirdiği, henüz yolların asfalt kırığı gibi bir malzeme ile kaplanması çalışmalarının devam ettiği sırada yapılan keşif gününde yolda tozuma meydana geldiği, yolların sulanmasının yetersiz kaldığı ve istenmeyen bir tozumanın meydana geldiği, yolların asfalt kırığı ile kaplanması çalışmalarının tamamlandığı, alanın orman niteliğinden dolayı yolun tam asfalt -beton kaplanmasının mümkün olmadığı, İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün 12.11.2024 tarihinde gerçekleştirdiği denetimde nakliye yolunun asfalt kırığı ile kaplandığının tespit edildiği, ÇED kararından sonra alınan Çevre İzni ve çevre iznine esas emisyon ölçümlerinin madencilik faaliyetinin çevre mevzuatına uygun yürütüldüğünü ortaya koyduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Edirne İli, Lalapaşa İlçesi, ... Köyü mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "RN:... (ER:...) Nolu Kalker Ocağı" projesine ilişkin olarak Edirne Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "... h) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir Kararı: Ek-2'deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararını,..." şeklinde tanımlanmış, Yönetmeliğin, "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır..." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. ... " düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; ... b) "ÇED Gereklidir" Kararı verilen projelere ... ÇED raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine, Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı" başlıklı 17. maddesinde; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir... (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için ÇED başvuru dosyası hazırlanarak Bakanlığa başvuru yapılması gerekmektedir. Ancak "ÇED Gereklidir" kararına esas şartların değişmesi halinde, 15. madde hükümlerine göre yeniden başvuru yapılabilir. " düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; işbu proje ile aynı proje sahasında gerçekleştirilmesi planlanan "... Nolu Kalker Ocağı" projesine ilişkin olarak Edirne Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; faaliyet sonucu ortaya çıkacak toprak için tespit edilen alanın yeterli olmadığı, yapılacak faaliyet sonucunda orman örtüsünün zarar göreceği, rehabilitasyon planında ağaçlandırmaya ilişkin yeterli veri bulunmadığı, toprak altına serilecek kaba materyaller sıkılaştırılmadığında toprak suyunun hızla kaybına ve su sorununa yol açabileceği, ortaya çıkacak toz nedeniyle organik tarımın olumsuz etkileneceği, proje tanıtım dosyasında yeterince tarımsal bilgilendirmeye yer verilmediği, göçmen kuşların bölgede konaklayıp konaklamadıkları yönünde bir değerlendirme bulunmadığı, gerçekleştirilecek patlatmalar sonucunda yer altı su kanallarının zarar göreceği ve kesintiler oluşabileceği, dolayısıyla bu yönlerden detaylı bir ÇED raporunun hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bahsekonu Mahkeme kararı üzerine yeniden hazırlanan proje tanıtım dosyası idarece yeterli bulunarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, üniversitelerin maden mühendisliği, çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, şehir ve bölge planlama bölümü, bahçe bitkileri bölümü, sağlık hizmetleri bölümlerinden öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 21/10/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; proje tanıtım dosyasında sahada yapılacak delme patlatma işlemlerinden kaynaklanabilecek çevresel etkiler için gerekli hesaplamaların, ölçümlerin, değerlendirmelerin yapılmış olduğu, bu hesaplamalar ve değerlendirmeler sonucunda elde edilen değerlerin ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınır değerlerin altında oluğu, çevreye verilebilecek zararların asgari düzeyde olacağının öngörüldüğü, proje tanıtım dosyası içerisinde detaylı jeolojik-hidrolojik-hidrojeolojik değerlendirmelerinin yapıldığı ve Hidrojeoloji Raporunun yer aldığı, proje kapsamında yalnızca kalker ocağının faaliyet göstereceği, herhangi bir kırma eleme tesisi kurulmayacağı ve alıcı ortama atık su deşarjının yapılmayacağı hususlarının proje tanıtım dosyasında taahhüt edildiği, Hidrojeolojik Etüt Raporunda yeraltı su seviye kotlarının bilimsel açıdan uygun belirlendiği, proje tanıtım dosyasında verilen imalat planının uygulanması halinde yeraltı suyuna projeden kaynaklı herhangi bir zarar verilmeyeceği, projenin toplam alanının kazı ve döküm alanı dâhil 24,47 hektar olması sebebi ile EK-2 Listesi -Çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projeler kapsamında değerlendirmesi gerektiği, proje etki alanın mevzuata uygun olarak belirlendiği, hava kalitesi dağılım modellemesi çalışmasında kullanılan meteorolojik verinin seçilmesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından proje alanına özel belirlenen istasyon doğrultusunda değerlendirmelerde bulunulduğu, proje tanıtım dosyasında gerek meteoroloji istasyon verileri gerekse istasyon veri seti ile ilgili detay bilgilerin verildiği, modelleme sonucunda Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerlerin sağlandığı ve bu kapsamda trafik kaynaklı emisyonların da dahil edildiği gerek çevre yerleşimler gerekse organik tarım dahil tüm çevresel yaşam boyutları açısından mevzuatlara uygun olarak planlama ve hesaplama yapıldığı, proje tanıtım dosyasında toz emisyonları için verilen önlemlere uyulması halinde olumsuz bir etki olmayacağı, hesaplanan ve vaziyet planında verilen bitkisel toprak depolama alanının üretim alanı baz alındığından 5,47 hektar için yeterli olduğu, bitkisel toprak ve pasa hesaplamalarının ve alan seçimlerinin uygun olduğu ve depolama alanlarını proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlere uyulması şartı ile yönetiminin mümkün olduğu, proje alanını büyük bir kısmının açmacılık yoluyla tahrip edilmiş açık otlardan oluşan alan olduğu ve bir kısmının da kısmen tahrip edilmiş çoğunluk meşe ağaçlarından oluşan orman olduğu, 1985 yılından beri talep edilen alan ve çevresindeki ormanların “açmacılık” olarak tabir edilen ormanların çeşitli amaçlarla kesilerek ormanların tarım-yerleşim, odun kömürü elde edilmesi gibi değişik kullanım sahalarına dönüştürülmek suretiyle tahrip edildiği, maden sahası çevresinde açmacılık yoluyla elde edilmiş çok sayıda tarım alanının mevcut olduğu, maden alanında yakın zamanlı fiili işlem yapıldığı, ilgi faaliyetler esnasında nasıl önlem alındığına dair tespite rastlanılmadığı, çevredeki orman ağaçlarının yaprak dal ve gövdelerinin toz tabakası ile örtüldüğü, taş ocağı çevresinde oluşan yoğun tozların yakın çevresindeki ağaçlarının yaprak yüzeylerinde çok yoğun olarak çökelmesi sonucu oluşturduğu toz kirliliği; kirlilik kısa süre önce oluştuğu için ve meşe ağaçları kirliliğe dayanıklı ağaçlar olduğu için ağaçlarda henüz kurutucu etki yaratmamış olduğu, ancak bu kirlilik için yaklaşma mesafelerine dikkat edilmeden ve bu duruma önlem alınmadan devam edildiği varsayımında yakın çevredeki ağaçların zarar vereceği, talep edilen alanın orman üst sınırında kaldığı ve buradan yukarıda orman ağacı bulunmadığı (çok az bulunduğu) için ormanlar üzerinde aşırı bir baskı oluşturmayacağı, maden ocağı nedeniyle oluşan şiddetli toz kirliliğinin önlenmesi için maden ocağı ulaşım yollarının toprak yol olarak kullanımı terk edilerek bu yolların tozlanmayı önleyici doğaya dost malzeme ile kaplanması ve işletme esnasında gerekli sulamaların yapılması yoluyla bu yollardan oluşacak tozların önlenmesinin zorunlu olacağı, maden çıkarılması esnasında oluşacak tozlanmayı önlemek için iç taksimat (ulaşım) şebekesinde özel sulama (fıskiyeleme) sistemi geliştirilip madencilik faaliyetleri esnasında oluşacak tozların önlenmesi gerektiği, bu koruma önlemlerinin alınıp-alınmadığının belirlenmesi için ilgili denetim kurumların (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) sıkı denetimler yaparak tesis kurulduktan sonra ÇED yönetmeliğine uyulup uyulmadığı ve tozlanmayı önlemek için özel sulama (fıskiye) sistemi geliştirilip toz oluşumunun önlenmesi için gerekli önlemlerinin alınıp-alınmadığının kontrol edilmesi koşulları ile maden ocağının işletilmesi kamu yararı açısından uygun olacağı, işletme alanının çevresinin orman alanı ile çevrili olduğu ancak talep alanı yakın çevresinde özel mülk parseller olduğu, en yakın bitkisel üretim alanının talep alanının güneyinde sınır komşusu parsel olduğu, bu parselin keşif sırasında ayçiçeği ekili olduğu, proje sahası ile bu parsel arasında bir sıra ağaç (meşe) bandı bulunduğu ve bu bandın tozumayı önemli ölçüde engellediği, Vaysal Köyü merkezinin ocak alanına uzak olduğu (3900m), ayrıca ocak yerinin bir vadi içinde yer almasına karşılık köy merkezinin bu vadinin güney tarafında olduğu, proje sahasının sadece kendi yakın çevresinde bulunan tarım parselleri ile ilişkilendirilebileceği, tarım parsellerinin proje sahasının dışında, güney tarafta 185/145 parsel nolu büyük orman parselleri içinde kaldığı, bu parsellerin tamamının çevresinde orman alanı veya orman ağaçları bulunduğu, bölge arazisinin VII. Sınıf (Diğer alanlar) toprak özelliklerine sahip olduğu, Vaysal Köyünün bağlı olduğu Lalapaşa İlçesinde, Bakanlık veri tabanına kayıtlı bir organik tarım faaliyetinin bulunmadığı, orman içinde kalan parsellerde görsel olarak bir toz bulaşışı görülmediği gibi mevcut bitkilerde herhangi bir olumsuz araz tespit edilemediği, iç kısımlardaki özel mülk parsellerden alınan buğday saplarının toz içerip içermediği belirlemek amacıyla yapılan yıkama suyunda bir bulanıklık saptanmadığı, proje tanıtım dosyası kapsamında yer alan Tarım ve Hayvancılık Değerlendirme Raporunun güncel veriler doğrultusunda hazırlandığı ve bölgede yer alan tarımsal faaliyetlerden detaylı olarak bahsedildiği, projenin tarımsal ve hayvansal üretime etkilerinin değerlendirildiği, söz konusu raporun bilimsel açıdan yeterli olduğu ve raporda belirtilen önlemlerin alınması ile faaliyetin tarımsal alanlara etki oluşturmayacağı, köydeki mera alanlarının köyün yakın çevresinde olduğu, orman içinde mera alanları bulunmadığı, proje sahasının da ağaçların içinde ve köye uzak mesafede olması nedeniyle hayvan otlatmada kullanılmasının söz konusu olamayacağı, dolayısı ile projenin hayvancılık üzerine doğrudan bir etkisinden bahsedilemeyeceği, proje sahası çevresinde bir su kaynağı olmadığı için seyyar arıcılığın olmasının da söz konusu olmadığı, kaldı ki çevrede meşe ağacından başka bir tür ağaç veya çiçekli bitkinin de gözlenmediği, proje tanıtım dosyası incelendiğinde 2023 yılı Ekim ayında arazi çalışması yapıldığı ve literatür verileriyle floristik rapor oluşturulduğunun görüldüğü, Flora listesinde belirtilen bitkilerin yurdumuzda dar ve sınırlı yayılış gösteren bitkiler olmayıp aksine geniş dağılımlar gösterdiği, proje tanıtım dosyasında bitki türleri için gerekli önlemlerin alınacağının belirtildiği, ayrıca yüzey toprağının sıyrılması, tıraşlama/kesim işlemlerinin uzman bir biyolog eşliğinde ve kontrolünde gerçekleştireceğinin taahhüt edildiği, projenin etkilerinin flora listesinde yer alan endemik bitkinin bölgedeki yayılımına zarar vermeyeceği, proje tanıtım dosyası kapsamında 2023 yılı Ekim ayında proje alanı ve yakın çevresinin faunasının belirlenmesi için arazi çalışması, bölge halkı anketi ve literatür çalışması yapılmış olduğu, fauna ve flora elemanları için yeterli seviyede bilgilerin proje tanıtım dosyasında sunulduğu, arazi hazırlık, işletme ve işletme sonrası tedbirlerin raporda yer aldığı, ornitoloji çalışmalarına esas bulguların 2023 yılı Sonbahar kuş göç periyodunda gerçekleştirildiği ve alana 1,7-6,5 km mesafelerde daha önce yapılan RES ve GES projelerine dayandırılarak çalışıldığı, ayrıca farklı uzaklıklarda daha önce yapılan, aynı kuş göç güzergahı üzerinde kalan 3 yıllık izleme çalışmalarının da ilave edildiği, bu 3 yıllık süreçle oluşturulan verilerin ve gözlem süreç sıklığının yeterli düzeyde olduğu, proje sahasının göç yollarının tam üzerinde kalmadığı fakat İlkbahar ve Sonbahar kuş göç yollarının her ikisinin de proje sahasının doğusundan ve batısından geçtiğinin rapor edildiği, ornitolojik yönden muhtemel risklere karşı önerilen tedbirlerin alınması halinde faaliyetin hayata geçirilebileceği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü tarafından ilgili alanın yakın çevresinde mutlak, kısa ve orta mesafe koruma alanı olarak tanımlanan bir alanın bulunduğuna ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, proje alanının, içme ve kullanma suyu kaynaklarını koruma alanlarında kalmadığı yolunda görüş bildirildiği, Mahkemece, dava konusu projenin muhtemel çevresel etkileri üzerinde bilirkişiler tarafından detaylı analiz yapıldığı, orman bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu alanda madencilik faaliyeti nedeniyle oluşacak tozumanın önüne geçilebilmesi için maden ocağı ulaşım yollarının toprak yol olarak kullanımının terk edilerek bu yolların tozlanmayı önleyici doğaya dost malzeme ile kaplanmasının önem arz ettiği sonucuna varıldığı, orman mühendisi tarafından raporun sonuç kısmında her ne kadar maden ocağı nedeniyle oluşan şiddetli toz kirliliğinin önlenmesi için maden ocağı ulaşım yollarının toprak yol olarak kullanımı terk edilerek bu yolların tozumayı önleyici doğa dostu malzeme (bu konuda asfalt kırığı önerildiği) ile kaplanması ve işletme esnasında gerekli sulama işlemlerinin yapılması yoluyla bu yollardan oluşacak tozların kati surette önlenmesi, iç taksimat şebekesinin özel sulama sistemi ile sulanarak madencilik faaliyetleri esnasında oluşacak tozların önlenmesi ve gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının kontrol edilmesi koşuluyla "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının uygun olacağı belirtilse de; raporun değerlendirme kısmında ilgili faaliyetler esnasında nasıl önlem alındığına dair tespitlere rastlanılamadığını belirttiği, proje tanıtım dosyasında maden ocağının ulaşım yollarının tozumayı önleyici doğa dostu malzeme ile kaplanacağı şeklinde veya bu önlem ile benzer şekilde "toprak yolların kullanımının terk edilmesi" sonucunu doğuracak başkaca bir önlem alınmadığı görüldüğünden, bu haliyle, anılan önlem alınmadan madencilik faaliyetinde bulunulması halinde oluşacak tozuma nedeniyle ağaçlara (tozların kurutucu etkisi nedeniyle) ve çevredeki tarımsal alanlara zarar verileceği sabit olduğundan, detaylı bir ÇED raporunun hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idarece, temyiz dilekçesinde; proje tanıtım dosyasında “Ayrıca kullanılacak nakliye yolları ve tesisteki yollar bitümlü malzeme vb. ile kaplanarak toz yayılımı önlenecektir.” taahhüdünün yer aldığı, "bitümlü malzeme" tabirinin asfaltı ifade ettiği, söz konusu ifade ile nakliye yollarının ve tesisteki yolların toz yayılımı önlenecek şekilde kaplanacağının açıkça ifade edildiği, maden ocağı ulaşım (nakliye) yollarında oluşabilecek tozumanın önlenmesi için gerekli sulama işlemleri konusunda proje tanıtım dosyasının "4,17, 22, 32, 62, 63, 123, 124, 130, 194, 196, 213, 242" inci sayfalarında, yapılan çalışmaların, alınan önlemlerin, tedbirlerin detaylı olarak yer aldığı, idare personeli tarafından 12/11/2024 tarihte tesiste yapılan denetimde nakliye yolunun proje tanıtım dosyasında verilen taahhüde uygun olarak asfalt kırığı ile kaplanmış olduğunun tespit edildiği beyan edilmiş ve temyiz dilekçesi ekinde nakliye yolunun asfalt kırığı ile kaplandığını gösteren fotoğraflar sunulmuştur.
Proje tanıtım dosyasının incelenmesinden; nakliye yolları ve tesisteki yolların bitümlü malzeme vb. ile kaplanarak toz yayılımının önleneceğinin, ayrıca kalker ocağında patlatma sırasında tozumanın azaltılması amacıyla üretim aynasının sulanacağının, kalkerin üretim alanından stok alanına ve satış noktalarına nakliyesi nedeniyle yollardan kaynaklanacak tozlanmayı önlemek için sulama işlemi yapılacağının yatırımcı tarafından taahhüt edilmiş olduğu, ayrıca davalı idarece 12/11/2024 tarihli mahallinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen denetim raporunda nakliye yolunda asfalt kırığı serili olduğu tespitine yer verildiği, rapor ekinde sunulan fotoğraflardan nakliye yolunun bilirkişi tarafından önerildiği şekilde asfalt kırığı ile kaplanmış olduğu görülmüştür.
Bu durumda, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda, proje tanıtım dosyasında belirtilen önlemlere uyulması halinde projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediği yolunda kanaat bildirildiği, nakliye yolunun proje tanıtım dosyasında verilen taahhüde uygun olarak asfalt kırığı ile kaplanmış olduğu, faaliyetten ve nakliye yollarından kaynaklanması muhtemel tozumanın en aza indirilmesi için gerekli tedbir ve taahhütlere proje tanıtım dosyasında verilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işleme dayanak proje tanıtım dosyasında projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileriyle, alınacak önlemlerin yeterli düzeyde belirlendiği, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle dava konusu işlemde hukuka aykırılık, temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idare ile davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3\. Davacılar tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
4\. Davalı idare tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı yargılama için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine; davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine,
5\. Keşif avansından artan ...-TL'nin davacılara, varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; işbu proje ile aynı proje sahasında gerçekleştirilmesi planlanan "... Nolu Kalker Ocağı" projesine ilişkin olarak Edirne Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada .. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; faaliyet sonucu ortaya çıkacak toprak için tespit edilen alanın yeterli olmadığı, yapılacak faaliyet sonucunda orman örtüsünün zarar göreceği, rehabilitasyon planında ağaçlandırmaya ilişkin yeterli veri bulunmadığı, toprak altına serilecek kaba materyaller sıkılaştırılmadığında toprak suyunun hızla kaybına ve su sorununa yol açabileceği, ortaya çıkacak toz nedeniyle organik tarımın olumsuz etkileneceği, proje tanıtım dosyasında yeterince tarımsal bilgilendirmeye yer verilmediği, göçmen kuşların bölgede konaklayıp konaklamadıkları yönünde bir değerlendirme bulunmadığı, gerçekleştirilecek patlatmalar sonucunda yer altı su kanallarının zarar göreceği ve kesintiler oluşabileceği, dolayısıyla bu yönlerden detaylı bir ÇED raporunun hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta yukarıda anılan Mahkeme kararının uygulanması amacıyla yatırımcı tarafından ÇED Yönetmeliğinin 8. maddedi uyarınca ÇED genel formatı esas alınarak hazırlanmış ÇED başvuru dosyasının Bakanlığa sunularak çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatılması, anılan Yönetmeliğin 9. ve devamı maddelerinde düzenlenen usul izlenmek suretiyle Bakanlık tarafından, ÇED Raporu, komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı verilmesi gerekirken yatırımcı tarafından bahse konu Mahkeme kararı üzerine yeniden hazırlanan proje tanıtım dosyası idarece yeterli bulunarak dava konusu işlemin tesis edildiği, dolayısı ile Mahkeme kararının uygulanmadığı görülmektedir.
Temyize konu Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim