Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1585
2025/3987
24 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1585
Karar No : 2025/3987
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şanlıurfa 12. Kısım Arazi Toplulaştırması Ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi kapsamında Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... Köyünde yapılan ... tarihli toplulaştırma işleminin ...-...-...-...-...-...-...-... parsel sayılı taşınmazlarına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 02/02/2021 tarihli rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu (yeni) ... ada ... nolu parsel (eski) ... nolu parselin dağıtımından geldiği ve parseldeki hisse oranları hatalı olduğundan, mülkiyet hakkına ilişkin hak kayıplarının oluşmaması amacıyla eski parsel malikleri ile yeni parsel malikleri aynı kalacak şekilde ve aynı yerinden verildiği, davacının eski hissesinin bulunduğu parsellerin alan olarak geniş bir bölgeyi kapsadığı ve fiili kullanım durumu ile alakalı bir evrak sunulmadığından sabit tesislerin ve parsellerin müştereken kullanılmasından dolayı tespit edilemediğinden bu parselde yapılan toplulaştırma işleminin toplulaştırma amaç ve ilkelerine uygun olduğu, davacının veraseten iştirak halindeki payları ayrı ayrı dikkate alındığında; dava konusu parsellerdeki her bir payının tarımsal üretim yapılabilecek büyüklükte olmayıp küçük paylardan oluştuğu, KYP kesildikten sonra geriye toplam 271.73621 m²’lik alanın kaldığı, parsel endeks değerleri dikkate alınarak davacıya 247.632,86 m²’lik imar alanın tahsis edildiği, yeni parsel endeks değerlerinin eski yerlerindeki parsel değer endekslerine eşit veya daha iyi yerde bulunduğu, toplulaştırma öncesinde dağınık halde bulunan 8 adet parseldeki yerlerine karşılık davacının paylarının 2 adet parselde toplandığı, toplulaştırma sonrası verilen parsellerin büyük çoğunluğunun kendi yerinde planlandığı, bir kısmının kendi yerinden tahsis edilememesinin ise; hissedar sayısının fazlalığı, parsellerin geniş bir alanda dağılım göstermesi ve oluşturulan blok alanlarında tahsis edilebilecek imar alanlarının kalmamasından kaynaklandığı dolayısıyla yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan parseller yönünden toplulaştırma amaç ve ilkelerine ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, askı ilanlarına itirazlarının dikkate alınmadığı, toplulaştırma uygulamasıyla oluşturulan parsellerin şeklinin mevzuata uygun dikdörtgen biçiminde olması gerektiği, husumetli olunan komşu köyle sınır olarak verilen parsellere dair toplulaştırmanın mevzuata uygun olmadığı, maliklerin istekleri gözetilerek tek parselde veilmeye çalışılması gerektiği yeni tescil edilen toplulaştırma parselleri arasında ..., ... yanısıra... parselin de mevcut olduğu ancak parsellerin birbirine konumunun, uzaklığının dikkate alınmadığı, parsellerin eski yerlerinden, evinden uzakta planlanması suretiyle ekonomik güçlük yaratıldığı hususunun değerlendirilmediği, yola erişimin sağlanmadığı eski parsellerin köye yakın olup ekilip sürülmeye daha müsait olduğu bu parsellere ise ulaşabilmek için köy mülki hudutlarının dışına çıkılmak zorunda bırakıldığı belirtilerek temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 2.maddesinin (h) bendinde; Toprağın Derecelendirilmesinin, toplulaştırma işlemlerinde toprağın uygulama tarihindeki rayiç bedeli, verimliliği, özellikleri, yerleşim yerlerine olan mesafesi, konumu gibi unsurlar esas alınarak değiştirilecek toprakla denkliğini sağlamak olduğu kuralına yer verilmiştir.
07/02/2019 tarihli ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin, ''Arazi derecelendirmesi '' başlıklı 11. maddesinde, '' (1) Arazi toplulaştırması için ihtiyaç duyulan toprak etüt ve analizleri, arazi toplulaştırmasını yürüten DSİ veya proje idaresi tarafından yapılır veya yaptırılır.(2) Arazi derecelendirmesi, arazi derecelendirme komisyonu tarafından toplulaştırma alanında bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile devlete ait arazilerin yerine aynı değerde yeni arazi verilebilmesi amacıyla proje birimince yapılır veya yaptırılır.(3) Arazi derecelendirmesinde; toprağın kalıcı ve değişken özelliklerini belirleyen toprak etütleri, arazinin yerleşim yerlerine veya işletme merkezlerine uzaklığı ile arazinin diğer özellikleri göz önüne alınarak konum ile büyüklüğünün değişimine esas olacak derecelendirme katsayıları belirlenir. Belirlenen katsayılar, kadastral parsellerin düzenlemeye giren alanları ile çarpılarak ilgili parsellere ait parsel değer sayıları elde edilir. Hesaplanan bu değerler parselasyon planlaması esnasında oluşacak yeni parsellerin bulunacağı yerin endekslerine bölünerek yeni parsel alanları belirlenir.(4) Derecelendirmede, arazi üzerindeki sabit tesisler dikkate alınmaz.(5) Toplulaştırma sahasında, dere yatağı, kanal, yol ve ark yerleri gibi ıslah edilerek parselasyon planına dâhil edilmesi düşünülen alanlar ile ilgili derecelendirme işlemleri, o yeri çevreleyen toprak sınıfları göz önünde bulundurularak yapılır.(6) Malikleri bilgilendirmede kolaylık sağlamak amacıyla arazi derecelendirme haritaları proje birimince uygun görülen ölçekte hazırlanır veya hazırlattırılır. (7) Toprak etüt haritaları, DSİ tarafından Arazi Toplulaştırma Alanlarında Toprak Etüt ve Derecelendirme Teknik Talimatı esas alınarak hazırlanır. (8) Parsel endeksi hesaplanırken toprak endeks puanı % 60, konum ve diğer özelliklere ilişkin puan % 40 oranında uygulanır. Birbirine yakın parsel endeks puanlarını içeren arazi grupları derecelendirme komisyonunca birleştirilebilir. (9) Arazi derecelendirme komisyonu tarafından denklik dönüşüm katsayıları tespit edilir, arazi derecelendirme haritası üretilir ve komisyon üyelerince onaylanır.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması,(...)hususlarına dikkat edilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Söz konusu kanun ve düzenleyici işlemlerden anlaşılacağı üzere, tarım arazilerinin tarımsal verimliliğini optimize etmek, korunmasını ve üretimin sürekliliğini sağlamak amacıyla taşınmazların toplulaştırması yapılırken önceki taşınmazla yerine tahsis edilen taşınmazın olabildiğince maliklerin tercihleri esas alınarak ve bulunduğu yerden verilmesi, frklı yerden verilmesi zorunluluğu bulunması halinde ise bu durumun bilimsel, teknik ve hukuki gerekçeleri ortaya konularak toprak derecelendirmesinde eski ve yeni parseller arasında denkliğin sağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 11/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının toplulaştırma çalışması öncesinde 8 adet (eski) ..., ..., ... , ... , ... , ... , ... ve ... nolu parsellerde müşterek hisseli olduğu, toplulaştırma sonucunda ise; 1 adet (yeni) verilen ... ada ... parselin müstakil ve 1 adet (yeni) verilen ... ada... parselin müşterek olarak verildiği, yeni ... ada ... nolu parselin, toplulaştırma öncesinde hissedar olduğu (eski) ... nolu parselin bulunduğu bölgeden, ... ada ... nolu parselin bir kısmının (eski) hisseli olduğu ... parselden, geriye kalan kısmının ise eskiden hissedar olmadığı başkalarına ait parsellerin bulunduğu yerden verildiği, davacının toplulaştırma öncesi parsellerindeki hisselerinden endeks farklılığından dolayı oluşan fark(ın) ise (-) 24 103.35 m² olduğu ve bu miktarda hissesinin alanının azaldığı, öncesinde 8 adet hisseli mülkiyetten oluşan parseli mevcutken, toplulaştırma işlemi sonrasında 2 adet olmak üzere tahsis edilen ... ada ... parselin müstakil, ... ada ... parselin müşterek mülkiyet olarak verildiği, yeni verilen parsellerin yola cephesinin olduğu, eski ve yeni parsellerin derecelendirmelerinin benzer, toprak özelliklerinin ve sınıflarının birbirine yakın değer taşıdığı, toplulaştırma sonrası verilen toprakların ise hepsinin 1. sınıf toprak olduğu görülmekte olup, maddi değerinin, arazi yapısının, tarımsal kalite kullanımı bakımından bir farkın olmadığı" görüş ve kanaate yer verilerek anılan rapor doğrultusunda yapılan arazi toplulaştırması işleminin dava konusu parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, eski ... sayılı parsel(yeni ... da ... parsel) sayılı taşınmazın dava konusu parseller arasında sayılmamakla birlikte inceleme konusu yapıldığı ancak aleyhe bozma yasağı kapsamında bu hususun kararın bozulmasını gerektirecek bir durum olmadığı öte yandan; karara esas alınan bilirkişi raporunun 3. sayfasında A.T. çizelgesi incelendiğinde; Tablo 3 te; yeni verilen ... ada ... parselin hisseli olarak, ... ada ...parselin ise müstakil olarak planlandığı yer almış; Tablo-4 te bu defa eski ... parsele karşılık yeni ... parsel verilmiş olarak ve bu defa her iki yeni verilen parselin de hisseli olarak verildiği belirtilmiş; sayfa 4 te yer alan krokilerde ise bu defa eski ... parselin olduğu yerden yeni ... değil ... parselin verilmiş olduğu belirtilmiş, krokide; yeni... parselin ise kısmen eski ... in olduğu yerden kısmen başkasına ait aynı mevkiden verildiği gösterilmiş; raporun 7. sayfasında ise; davacıya ait hisseli malik olduğu...adet parsele karşılık yeni... parselin müstakil,... parselin ise müşterek hisseli olduğu; ... parselin eski ... parselin bulunduğu aynı yerinden;... parselin ise kısmen eski ... parselinden; kısmen de eskiden hissedar olmadığı ... parsellerden verildiğinin belirtilmiş olduğu bu haliyle hangi parselden müşterek hangisinden hisseli olarak verildiği, eski ... parselin yeni ... olarak yerinden mi verildiği yoksa onun da başkasına ait yerlere taşınarak 189/1 den mi verildiği hususundaki çelişkinin yeniden düzenlenecek eski ve yeni parsellerin aplikasyonunun aynı krokide gösterildiği ek bir raporla izahının gerektiği ayrıca endeks farklılığının aynı parselden verilmiş ise eski ... parselde 0,58028 iken neden ... de 0,69583 olarak uygulandığının ve böylece endeks farklılığı kaynaklı yüzölçümü azalmasının gerçekleştiği hususunun da bilimsel ve teknik izahının yapılması gerektiği görüldüğünden belirtilen gerekçelerle davacının temyiz isteminin kabul edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.