SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1578

Karar No

2025/3205

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1578 E. , 2025/3205 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1578
Karar No : 2025/3205

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/10/2011 tarih ve 28098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/09/2011 tarih ve 2011/2281 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Malatya ili, Yeşilyurt ilçesi, ... Mahallesinde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi raporu ile dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; toplulaştırma işlemine tabi tutulan ... ada ... parsel için yapılan tahsis işlemlerinin hukuka ve fiili duruma uygun olduğu, davacıya ait taşınmazın toplulaştırma işlemi öncesinde ve sonrasında tarımsal özelliklerinin değişmediği, toplulaştırma işlemi ile davacının taşınmazında yapılan kesintide katılım payı oranına ilişkin ölçülerin aşılmadığı, dolayısıyla Malatya ili, Yeşilyurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde yapılan arazi toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırması ilkelerine ve amaçlarına, usul ve esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Arazisindeki 51 ağacın komşu parsel ... ada ... parsel sınırları içinde kaldığı, taşınmazının ötelendiği komşu ... ada ... parselin boş olması sebebiyle tahsis edilen taşınmazın eşdeğer olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sınırların ötelenmesi kamunun yol ve kanal olarak kullanacağı ortak yerler için %10 oranında katılım payı kesildiğinden değil Hazineye ait 2.896,02 m2'lik alanının ... ada ... parsele eklenmesi suretiyle meydana geldiği, bu durumda Hazineye ait 2.896,02 m2'lik alanın neden ... ada ... parsele eklenmek suretiyle sınır kaymasının yaşandığına ilişkin makul bir açıklamanın bilirkişiler tarafından yapılmadığı gibi bu hususa ilişkin yapılan itirazlarla ilgili Mahkemece yeniden araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı, Hazineye ait 2.896,02 m2'lik alanın sulama kanalları ve yol olarak bırakıldığına ilişkin fiili bir durumun söz konusu olmadığı, bu durumda sınırların kayması için kamu yararını gerektirir makul bir sebebin de bulunmadığının görüldüğü, davalı idarenin kamulaştırma yoluyla yapması gereken işlemi toplulaştırma adı altında yapmak suretiyle mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verilen idari işlemin iptalinin gerekmekteyken, Mahkemece yetersiz gerekçe ve eksik araştırmaya dayanarak verilen ret kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda, davacının maliki olduğu 72.236,08 m² alana sahip ... ada ... parselin, toplulaştırma sonrasında 70.884,95 m² alana sahip ... ada ... parsel olarak, 31.577,88 m² alana sahip ... ada ... parselin toplulaştırma sonrasında 30.991,36 m² ve ... ada ... parsel olarak, 39.782,47 m² alana sahip ... ada ... parselin ise 39.045,20 m²(hisse) ... ada ... parsel olarak tescil edildiği, ... ada ... parselin toplulaştırma sonucu alanı 41.941,22 m² olan ... ada ... parsele hissedar(39.045,20 m²) olarak gitiği, 41941,22 m² - 39045,20 m² = 2896,02 m² Maliye Hazinesinin ... ada ... parsele hissedar olduğu, tapu kayıtları incelendiğinde ... ada ... parsele gelen Maliye Hazinesi hisselerinin ... ada ... parselden 2.885,02 m², ... ada ... parselden 11 m² olmak üzere toplam 2.896,02 m² olduğunun tespit edildiği, ... ada ... parsel ile ... ada ... parselin ...'a ait olduğu, tapu kayıtlarından yapılan araştırmalara göre davacının komşu parseli olan ... ada ... parselde herhangi bir büyüme bulunmadığı, büyümenin Maliye hazine hissesi katılmasıyla ... ada ... parselde olduğu, bu da ... ada ... parseli kuzey batı yönünde sınır boyunca öteleyerek, davacının parseli olan ... ada ... parselin eski hali olan ... ada ... parsele kaymasına sebep olduğu, ..., ... ve ... parselden yapılan kesintilerin %10 değerinin altında olduğunun tespit edildiği,... ada ... parsel toplulaştırma neticesinde ... ada ... parsel olurken, 2.896,02 m² Maliye Hazinesi eklenmesiyle güney doğu (... ada ... parsel ve ... ada ... parsellere olan) yönündeki sınırı sabit kalarak sadece kuzey batı (... ada ... parsele olan) yönündeki sınırının, sınır hattı boyunca ötelendiği, ... ada ... parselin, ... ada ... parseli öteleme miktarının yaklaşık 3,5 m genişliğinde olup 2.287,73 m², ... ada ... parselin, ... ada ... parseli öteleme miktarının ise yaklaşık 2,75 m genişliğinde olup 1.849,07 m² olduğu, ... ada ... nolu parselin; arazi toplulaştırma çalışmaları öncesinde 1.sınıf sulu kayısı bahçesi olup taşınmazın organik madde oranı, bitki besin elementleri ve su tutma kapasitesi yüksek olduğundan verimli bir toprağa sahip olduğu, toprakta taşlılık veya kayalılık problemi olmadığı, taşınmaz üzerinde engelleyici herhangi bir unsurun olmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan Arazi Toplulaştırma işlemi, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nde öngörülen arazi toplulaştırması ilkelerine ve amaçlarına, usul ve esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu, taşınmazın arazi toplulaştırma işlemi ile yerlerinde bir değişiklik olmadığı, toplulaştırma işleminde davacı ve davalı taraflara ait olan parsellerden yapılan kesinti miktarlarının yüzdesel olarak birbirleriyle aynı olduğu ve yasal sınırların içinde kaldığı, toplulaştırma işleminde davacıya aynı yerden parsel tahsis edildiği için konum ve verimlilik esaslarına göre eş değer durumda olduğu" tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Yapılan toplulaştırma işlemiyle ... ada ... parsele Maliye Hazinesinin hissedar yapılmasıyla (... ada ... ve ... ada ... parsellere olan) güneydoğu yönündeki sınırı sabit kalarak, sadece kuzeybatı (... ada ... parsele olan) yönündeki sınırı, sınır hattı boyunca ötelendiği, yaklaşık 3 m ve 2,75 m bir ötelemenin olduğu, bu öteleme nedeniyle davacının iddia ettiği 51 ağacının komşu parselde kaldığı, ancak bilirkişi raporunda sabit tesisler ile ilgili herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, bu durumun hukuki ve teknik gerekçelerinin ortaya konulmadığı, Hazineye ait 2.896,02 m2'lik alanın neden ... ada ... parsele eklenmek suretiyle sınır kaymasının yaşandığına ilişkin makul bir açıklamanın bilirkişiler tarafından yapılmadığı görülmektedir.
Bu kapsamda dava konusu toplulaştırma işleminde davacı iddiaları da karşılanmak üzere belirtilen hususlar yönünden düzenlenecek ek rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim