Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1497
2025/3619
3 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1497
Karar No : 2025/3619
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Isparta ili, Atabey ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel (toplulaştırma sonrası ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda "Isparta Yalvaç Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işlemi ile 3. askıya yapılan 15/11/2019 tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu eski ... ada, ... parsel üzerinde davacılar 1/6 oranında hisseli malik iken, toplulaştırma sonrası tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin davacılara 1/3 oranında hisseli olarak tahsis edilmek suretiyle hissedar sayısının azaltıldığı, eski parsel ile yeni verilen parselin verimlilik, eğim, topoğrafik yapı ve toprak yapısı bakımından eşdeğer olduğu, 3,00 metre genişlikteki yeni parsele cepheli yolun tarımsal faaliyetler için yeterli olduğu, eski ve yeni parsellerin birbirine yakın konumda olduğu, eski parselin üzerinde kalacak şekilde toplulaştırma yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, toplulaştırma projesi gereği ihtiyaç duyulan ve kamunun ortak kullanacağı yerler için %3,8199 oranında yapılan kesintinin projeye dâhil edilen tüm taşınmaz maliklerinden eşit olarak alındığı ve bu oranın mevzuatta öngörülen sınırın içerisinde kaldığı, arazi derece puanlarının ve arazi endeks katsayılarının uyumlu ve eşit düzeyde olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, amacına ve parselasyon ilkelerine uygun olarak yapıldığı anlaşılan dava konusu arazi toplulaştırması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mevzuat hükmüne rağmen kendileriyle mülakat yapılmadığı, kayıtlarla da sabit olduğu üzere, eski parsele cephe yolun ana yol niteliğinde olduğu, kendilerine tahsis edilen yeni parselin çıkmaz yola cepheli ve bu yolun da eskisine kıyasla dar bir yol olduğu, yola cephe özelliği bakımından eski ve yeni taşınmazların eş değerde olmadığı, eski taşınmazın ana yola cepheli olması nedeniyle daha değerli olduğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Isparta ili, Atabey ilçesinin de içinde yer aldığı ekli listede yer alan yerler 22/09/2017 tarih ve 2017/10927 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Kanunu'n 3. ve 8. maddeleri ile 5403 sayılı Kanunu'n 17. maddesine göre "uygulama alanı" olarak tespit edilmiştir.
Anılan karara istinaden, "Isparta Yalvaç Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında, Isparta ili, Atabey ilçesi, ... Mahallesinde 2019 yılında başlanan toplulaştırma çalışmaları tamamlanarak, Proje 02/12/2020 tarihinde tapuda tescil edilmiştir.
Toplulaştırma işlemi sonucunda, davacıların hisseli maliki olduğu ... ada, ... sayılı parsele karşılık, yeni oluşturulan ... ada, ... sayılı parselin tahsis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, anılan Bakanlar Kurulu Kararı tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, (...) c) Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, (...) sağlamaktır." hükümlerine yer verilmiş, 3. maddesinde, "Bu Kanunun uygulama alanı, ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile belirtilen alanlardır. Bakanlar Kurulunun bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu yararı kararı sayılır ve Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmüne; "Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir," hükmüne; 8. fıkrasında, "Toplulaştırma esas ve usulleri İle toprağın derecelendirilmesi ile tarla içi geliştirme hizmetlerinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, anılan Bakanlar Kurulu Kararı tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek-9. maddesi, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 6. maddesi ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 24. maddesine istinaden hazırlanarak 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Arazi Toplulaştırması ve Tarla içi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu Kararı alınarak çalışmalarına başlanmış arazi toplulaştırma projelerinde ilgili yönetmeliklerin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, arazi toplulaştırması; toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesi amacına yönelik olup, bu amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı da belirlenmiştir. Buna göre, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacak, bu mümkün olmadığı takdirde, verimliliğin artırılması, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amacıyla, teknik gereklilikler ortaya konularak, kişilere farklı alanlarda taşınmaz tahsisleri yapılabilecektir. Bununla birlikte, idarece farklı alanlardan yapılan tahsislerin hukuki ya da teknik gerekliliğinin belirtilmesi gerekmektedir. Hukuki ya da teknik bir gerekçesi olmadan, sadece tahsis edilen taşınmazın aynı verimliliğe sahip olduğu belirtilerek, eski kadastral taşınmazın bulunduğu yerden tahsis yapılmaması, mülkiyetlerin farklı kişilere devrine imkan vereceği gibi kişilerin mülkiyet haklarının göz ardı edilmesine de sebebiyet verecektir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile eski ve yeni parsellerin konumlarını gösteren parselasyon krokisi birlikte incelendiğinde, davacıların eski ... ada, ... sayılı parselde 4 kişi ile hissedar olduğu, eski parselin bulunduğu alanda oluşturulan ... ada, ... sayılı parselin üç hissedara, bu parsele yakın bir konumda oluşturulan ... ada, ... sayılı parselin ise davacılar ile birlikte diğer hissedar adına tahsis edildiği, eski parselin iki yola cepheli olduğu, yeni oluşturulan parselin ise 3,00 metre genişliğindeki bir çıkmaz yola cepheli olduğu, eski parselin bulunduğu yolların nispeten geniş ve ana yol niteliğinde oldukları, dolayısıyla, eski ve yeni parsellerin konum ve ekonomik değer açısından eşdeğer olmadığı, yukarıda yer verilen ve "umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmelidir" şeklindeki kurala aykırı bir uygulama yapıldığı görülmektedir.
Öte yandan, bilirkişi raporunda, eski parselin diğer hissedarlarının bölgede çok sayıda parseli olduğu, bu parsellerden bazılarının davacılarının da hissedar olduğu ve eski parselin yanına getirilerek toplulaştırıldığı, dolayısıyla davacıların eski parselinin üzerlerinde kalacak şekilde toplulaştırma yapılamamasının teknik olarak zorunlu olduğu yönünde görüşe yer verilmiş ise de, eski parselin bulunduğu alanda oluşturulan ... ada, ... sayılı parselin diğer hissedarlara tahsis edilmesinin, davacılara ise konum açısından daha değersiz olan başka yerden tahsis yapılmasının teknik bir zorunluluk olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bu şekilde tahsis yapılmasının davacılar açısından eşitlik ilkesine ve hakkaniyete de aykırı olup, bütün hissedarlara eşdeğer parsel verilmesine imkan olmaması durumunda, hisse ayırımı yapılmadan bir tahsis yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, davacıların hissesinin bulunduğu ve iki ana yola bitişik olan parsele karşılık, yakın konumda fakat 3 metre genişliğindeki yola cepheli bir parsel tahsis edilmesinin -davacılara ait hisseler ile eski ve yeni parsellerin büyüklükleri ve konumları ile davacıların bu yönde muvafakatinin bulunmadığı dikkate alındığında- anılan mevzuatta belirtilen kurallara ve toplulaştırmanın amacına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.