SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1478

Karar No

2025/3688

Karar Tarihi

11 Haziran 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1478 E. , 2025/3688 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1478
Karar No : 2025/3688

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ..., ... Vakfı
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ...Derneği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir İli, Sarıcakaya İlçesi, ...Mahallesi sınırlarında davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "S:... ruhsat numaralı Altın ve Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlıkta; davalı idareye sunulan Proje Tanıtım Dosyasının (PTD) incelenmesinden, öncelikli olarak, dava konusu alandan elde edilecek cevherin herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp doğrudan satılacağı ifade edilmiş iken, devam eden sayfalarında ise; elde edilecek cevherin herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp, tüm izinleri alınan Koza bünyesinde yer alan ... Altın Madeni’ne ya da diğer tesislere nakledileceği veya tüvenan olarak satışının gerçekleştirileceği ifadelerine yer verildiği, bu nedenle dava konusu alandan elde edilecek cevherin herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp doğrudan satılacağı mı yoksa...İşletmeleri A.Ş. bünyesinde yer alan ve izinleri alınmış diğer tesislerine nakledilerek zenginleştirme işlemine mi tabi tutulacağı hususunun net ve açık olmadığı gibi, bu durumun çelişkili bir durum oluşturduğu, zira dava konusu alandan edilecek cevher eğer... İşletmeleri A.Ş. bünyesinde yer alan ve izinleri alınmış diğer tesislerine nakledilerek zenginleştirme işlemine tabi tutulacak ise; cevherin zenginleştirme işlemine tabi tutulacağı tesis ile dava konusu projenin işlevleri açısından birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikte olmaları sonucunu doğuracak, bu nedenle her iki projenin entegre proje olarak değerlendirilmesini gerektireceği, netice olarak her iki durumun farklı hukuki sonuçlarının olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, PTD'de yer verilen kapasitesi itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olan bu projede, dava konusu alandan elde edilecek cevherin herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp doğrudan satılacağı mı yoksa ...İşletmeleri A.Ş. bünyesinde yer alan ve izinleri alınmış diğer tesislerine nakledilerek zenginleştirme işlemine mi tabi tutulacağı hususunun net ve açık olmadığı, şayet dava konusu alandan elde edilecek cevher...İşletmeleri A.Ş. bünyesinde yer alan ve izinleri alınmış diğer tesislerine nakledilerek zenginleştirme işlemine tabi tutulacak ise; dava konusu proje ile zenginleştirme işleminin yapılacağı proje için tek PTD hazırlanması suretiyle davalı idareye başvurularak, bu projelerin çevresel etkilerinin kümülatif olarak ve aynı ÇED sürecinde değerlendirilmesi, böylelikle entegre bir projenin tüm etkilerinin bir bütün olarak en başta değerlendirilmesi ve alınacak tedbirlerin de ona göre belirlenmesi olanağının ortadan kaldırılmasına sebebiyet verilmemesi gerektiği, şayet dava konusu alandan elde edilecek cevherin herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp doğrudan satılacak ise bu durumun açık ve net olarak PTD'de yer alması gerektiği anlaşıldığından, dava konusu ''ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, Yönetmelikte yer alan entegre projeye ilişkin düzenlemeye göre bir faaliyetin entegre olarak değerlendirilebilmesi için planlama aşamasında olması gerektiği, dolayısıyla halihazırda kurulu olan, ÇED ve/veya diğer izin süreçlerini tamamlamış bir tesisin yeni planlanan bir proje ile entegre olarak değerlendirilerek aynı dosya içerisinde çevresel etkilerinin incelenmesinin istenilmesinin ÇED Yönetmeliğine ÇED süreçlerine de aykırılık teşkil ettiği, proje kapsamında açık işletmeciliği ile madencilik faaliyetinin yapılacağı, projenin çevresel etkileri açık ocak işletmeciliği yönünden tüm yönleriyle PTD'de incelendiği, proje kapsamında cevherin çıkarıldıktan sonra satışının yapılması, firmaya ait bir başka tesise gönderilmesinin tamamen ticari bir durum olduğu, cevherin PTD'de belirtilen hususlara uygun olarak çıkarıldıktan sonra firma tarafından birden fazla firmaya da satılabileceği, başka bir tesise de sevk edilebileceği, kendine ait başka bir işletmeye de gönderilebileceği, bunun projenin esası ile ilgili bir durum olmadığı, önemli olan noktanın, açık ocak projesinde herhangi bir zenginleştirme işleminin uygulanmayacak olmasının olduğu, cevherin çıkarıldıktan sonra ne yapılacağı hususunun PTD'yi kusurlandırmayacağı, sonuç olarak proje hakkında ilgili kurumların olumsuz bir görüşünün bulunmadığı ve dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddi karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkemece öncelikle cevherin zenginleştirme işlemine tabi tutulup tutulmayacağı hususunda PTD'de açık ve net bir belirlemenin olmadığı yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, ancak PTD'de proje kapsamında açık ocak madencilik faaliyetinin gerçekleştirileceği, herhangi bir şekilde kırma, eleme ve cevher zenginleştirme tesisi kurulmasının söz konusu olmayacağının belirtildiği, PTD'de cevherin, anılan şirket tarafından işletilen Kaymaz Altın Madeni'ne ya da tüm izinleri alınan diğer tesislere nakledilebileceği veya yine tüvenan olarak satışının gerçekleştirilebileceği yönündeki ifadelerin de çelişki oluşturmadığı, ayrıca projenin yalnızca açık ocak işletmeciliği ile yapılacak olan bir madencilik faaliyeti olduğu, başka bir proje yapılması planlanmadığı, dolayısıyla yapılması planlanan birden fazla proje olması durumunda entegre proje hususunun gündeme gelebileceği, zaten mevcut bir tesise cevherin gönderilmesinin entegre proje kapsamında değerlendirilecek bir durum olmadığı, bu nedenle, işin esasına girilerek projenin çevre üzerindeki etkilerinin alınması taahhüt edilen önlemlerle kabul edilebilir seviyelerde olup olmadığının incelenmesi gerektiği ve bu incelemenin teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; projenin esasen entegre bir proje olduğu nitekim, dava proje kapsamında çıkarılacak cevherin taşınması, işlenmesi ve oluşacak maden atıklarının sırasındaki çevresel etkilerin PTD'de ele alınmasını gerektirdiği, dolayısıyla entegre proje olarak değerlendirilmesi için mutlaka planlama aşamasında olması gerektiği şeklinde yorumlanmasının hatalı olduğu, entegre proje kavramıyla birlikte kümülatif etki değerlendirmesi hususunun da ele alınması gerektiği ve PTD'de nakliyeye ilişkin kümülatif etkilerin değerlendirilmediği, PTD'de hatalı ifadelerin bulunduğu ve bazı konularda inceleme yapılmadığı, nitekim; PTD'de Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin ifadesinin yer aldığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün kurum görüşüne uyulmadığı, sağlık koruma bandı mesafesinin belirlenmediği, cevherin tabii tutulacağı işlemin çelişkili olduğu, pasaların Asit Kaya Drenajı potansiyelinin değerlendirilmediği, açık ocak tasarımının ve taş savrulmasına dair verilerin çelişkili olduğu, rezerv bilgilerinin temelsiz olduğu, kuşaklama kanalı ve temaslı/temassız suların yönetimine yönelik tasarım parametrelerinin belirtilmediği, trafik yükü hesabının yapılmadığı, ÇED Yönetmeliğinde düzenlenen“Entegre Projeler” kuralına aykırı olduğu, Kümülatif Etki Değerlendirmesinin yapılmadığı, üretilecek cevherin nakliyesi sırasında meydana gelecek etkilerin değerlendirilmediği, ekosistemin zarar göreceği, su kaynaklarının olumsuz etkileneceği, projenin ormanlık alan, toprak ve tarımsal faaliyet üzerindeki etkilerinin incelenmediği, alanın rehabilitasyonun mümkün olmadığı, hava kalitesi modellemesinin hatalı olduğu, meteoroloji yönünden inceleme yapılmadığı, bu haliyle eksik ve hatalı PTD esas alınarak verilen ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta iken, davacı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davalı yanında müdahil tarafından, Eskişehir İli, Sarıcakaya İlçesi, ... Mahallesi sınırlarında, S:... ruhsat numaralı sahada "Altın ve Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesinin yapılmasının planlanması üzerine hazırlanan PTD davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde davalı idare tarafından projeyle ilgili ...tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir'' kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "... h) Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı, (...) p) Entegre Proje: Bu Yönetmeliğe tabi olan, faaliyet konuları veya işlevleri açısından birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikteki birden fazla faaliyeti kapsayan projeleri, ifade eder." olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına, 16. maddesinde; "(1)15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. ..." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına, 25. maddesinde; "Bu Yönetmeliğe tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre bir projenin planlanması halinde, Bakanlıkça entegre proje için tek bir ÇED başvuru dosyası/proje tanıtım dosyası hazırlanması istenir." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyası Genel Formatında; 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri), b) Projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı, c) Doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşan her türlü atığın özelliği (cinsi, türü, miktarı vb.) bertarafı ve geri kazanımına yönelik değerlendirmeler, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut arazi kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), b) Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri, Öncelikli Etkilerin Belirlenmesi ve Alınacak Önlemler, Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirme, Bölüm V: Çevresel ve Sosyal Eylem Planı, V-1: Çevre İzleme Planı, V-2: Sürdürülebilirlik Planı (Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı, Sera Gazı Azaltım Planı, Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı vb.), Bölüm VI: Notlar ve Kaynaklar ve Ekler: 1- Proje için seçilen yerin koordinatları, 2-Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve Ek-5’te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25000 ölçekli hâlihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanması, jeoloji haritası ve depremsellik, 3-Vekâletname, İmza Sirküleri ve Ticari Sicil Gazetesi, 4-Proje sahibince onaylı taahhüt yazısı, 5-Başvuru bedelinin ödendiğine dair dekont, 6-Faaliyet alanında yetkili müşavir firma tarafından yer incelemesi yapıldığını gösterir tutanak, şeklindeki konu başlıklarına yer verileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağı olan ÇED Yönetmeliğinde ilk defa tanımına yer verilen entegre projeden söz edilebilmesi için faaliyet konuları veya işlevleri açısından birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikteki birden fazla faaliyeti kapsayan proje olması, bir başka ifadeyle, projelerin varlık sebebinin veya yapılma amacının bir diğer proje olması gerekmekte olup, entegre proje için tek ÇED raporu veya PTD hazırlanmasının ise ancak birden fazla projenin eş zamanlı olarak yapılmasının planlanması durumunda söz konusu olabileceğinin kabulü gerekmektedir. Aksi yorumun kabulü, süreci tamamlanarak ÇED kararı verilen veya bu karara istinaden faaliyete geçen tesisin bir başka ÇED raporu veya PTD içerisinde çevresel etkilerinin yeniden incelenmesinin istenilmesi, sürecin yeniden başlatılması anlamına gelir ki, bu durumun hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri ile bağdaşmayacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; cevherin doğrudan mı satılacağı yoksa davalı yanında müdahile ait izinleri alınmış diğer tesislere nakledilerek zenginleştirme işlemine mi tabi tutulacağı hususunun belirsiz olduğu, zenginleştirme işleminin diğer tesislerde yapılması ihtimalinde projelerin entegre olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de, Mahkeme kararında da yer verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararının dayanağı olan PTD'nin 7. sayfasında; "...Madencilik faaliyeti süresince üretilecek olan cevher, öncelikli olarak sahada belirlenen geçici cevher stok alanında depolanacaktır. Proje faaliyetleri sırasında elde edilecek cevher herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp satılacaktır...." ifadelerinden, 10. sayfasında yer alan iş akım şemasında; son olarak cevherin Kaymaz/Eskişehir tesisine sevkiyatının yapılacağı ifadesinden, PTD'nin Maden Atık Yönetim Planı başlıklı EK 2.15. Bölümünün; 9. sayfasında; ''...Açık ocak yöntemi ile üretilecek olan cevher, sahada belirlenmiş olan geçici cevher depolama alanında depolanacaktır. Proje faaliyetleri sırasında elde edilecek cevher herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayıp, tüm izinleri alınan Koza bünyesinde yer alan tüm izinleri alınan tesislerine nakledilecek veya tüvenan olarak satışı gerçekleştirilecektir...'' ifadesinden, 16. sayfasında; ''...Proje kapsamında üretilecek cevher Koza tarafından işletilen öncelikle Kaymaz Altın Madeni’ne ya da tüm izinleri alınan diğer tesislere nakledilecektir. Dolayısıyla proje alanında cevher işlenmeyeceği için kırma, eleme ve öğütme ve kimyasal kullanımı ile cevher zenginleştirmesi işlemleri proje alanı içerisinde yapılmayacaktır...'' ifadesinden, PTD'nin Nakliye Güzergahı Haritası başlıklı Ek 2.9. bölümünde verilen haritadaki, dava konusu Eskişehir ili, Sarıcakaya ilçesi, ...Mahallesi civarı sınırlarında yer alan S: ... nolu ruhsat sahası ile ... Mahallesi yakınlarında işletilmekte olan... Altın ve Gümüş Maden İşletmesi'ne ilişkin nakliye güzergahından, cevherin hiçbir şekilde proje sahasında zenginleştirmeye tabi tutulmayacağı, piyasaya doğrudan satışının olabileceği veya davalı yanında müdahile ait izinleri alınan tesislere nakledilebileceği anlaşılmakta olup, bu yönüyle bir belirsizlik içermemektedir. İzinleri alınan diğer tesislere nakledilmesi durumunda da bu projeyle aralarında faaliyet konuları veya işlevleri açısından birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikleri bulunan başka bir projenin eş zamanlı yapılmasının planlanması gerekmekte olup, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile PTD'nin birlikte değerlendirilmesinden bu kapsama giren birden fazla projenin varlığından söz edilemeyeceği için dava konusu projenin bu haliyle entegre proje olarak nitelendirilmesi ve bu projelere özgü ÇED sürecinin işletilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup, yargılamanın, uyuşmazlığın diğer yönleri bakımından yapılması gerekmektedir.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, bakılmakta olan davada yukarıda belirtilen Seçme Eleme Kriterlerinin yer aldığı Ek-IV bölümündeki unsurlar yönünden ÇED Gerekli Değildir kararının bir bütün olarak çevresel etkileri irdelenmelidir.
Bu nedenle, bu tip davalarda uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte olup, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise tarafların iddialarına, projenin niteliğine ve proje alanın çevresel koşullarına göre, PTD'yi hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmelidir.
Uyuşmazlıkta, davacının özellikle pasaların Asit Kaya Drenajı potansiyelinin değerlendirilmediği, açık ocak tasarımının ve taş savrulmasına dair verilerin çelişkili olduğu, kuşaklama kanalı ve temaslı/temassız suların yönetimine yönelik tasarım parametrelerinin belirtilmediği, trafik yükü hesabının yapılmadığı, kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı, üretilecek cevherin nakliyesi sırasında meydana gelecek etkilerin değerlendirilmediği, ekosistemin zarar göreceği, su kaynaklarının olumsuz etkileneceği, projenin ormanlık alan, toprak ve tarımsal faaliyet üzerindeki etkilerinin incelenmediği, alanın rehabilitasyonun mümkün olmadığı, hava kalitesi modellemesinin hatalı olduğu, meteoroloji yönünden inceleme yapılmadığı, sağlık koruma bandının bırakılmadığı yönündeki iddiaları ile projenin nitelikleri ve uygulanacağı yerin özellikleri itibarıyla muhtemel çevresel etkiler ile alınması gereken önlemlerin yeterli olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla aralarında başta çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji/ hidrojeoloji mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, meteoroloji mühendisi, biyolog olmak üzere, gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Temyize konu...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim