SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1430

Karar No

2025/3127

Karar Tarihi

16 Mayıs 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1430 E. , 2025/3127 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1430
Karar No : 2025/3127

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 5- ...
2- ... Derneği 6- ...
3- ... 7- ...
4- ... 8- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili, Aydıncık ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde yapılması planlanan "II-A Grubu Maden (Kalker) Ocağı (İR:...) Projesi" hakkında 17/07/2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendiremesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Mersin Valiliğince verilen ... tarihli, ... sayılı "ÇevreseL Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir Kararı"nın verildiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik maddesinde, davalı idarece yapılan ÇED Gerekli Değildir kararının ilanı ile ilgili olarak hangi vasıtaların kullanılması gerektiği yönünden herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği; bu kapsamda, davalı idare tarafından, ÇED Gerekli Değildir kararının Aydıncık Belediye Başkanlığı askı ilan panosunda ve belediye hoparlöründen yöre halkına ilan edildiği, ilanın 10/09/2012 tarihinde sona erdiği, anılan ilanın ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat açısından usulüne uygun bir ilan olarak kabul edilmesinin gerektiği, ayrıca her ne kadar İdare Mahkemesince yapılan ara kararına davalı tarafından verilen cevapta, mahalle muhtarlıklarında bahsi geçen kararın ilan edilmediği belirtilmekle birlikte; ilandan sonra ÇED Gerekli Değildir kararını alan ... Çevre Enerji İnşaat Madencilik Mühendislik Hizmetleri Arıtım Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin anılan bölgede madencilik faaliyeti yürüttüğünün sabit olduğu, bu bağlamda yöre halkının bölgede madencilik faaliyeti yapıldığını bildiğinin kabulünün gerektiği, zira dava dilekçesinde de, "... Çevre Enerji İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işletildiği aşamada faaliyeti bırakıp uzun yıllar işletilmeyen .... Faaliyeti bıraktıktan sonra 5 yıldan fazla bir süre işletilmeyen ve bundan yaklaşık 15-20 gün önce usulsüz biçimde işletilmeye başlanan ve davaya konu II (a) grubu kalker ocağı işletmesi hakkında Mersin Valiliği tarafından verilip" ibaresine yer verildiği, anılan ibarelerden de dava konusu "ÇED Gerekli Değildir kararı"ndan davacıların çok öncesinden haberdar olduğu sonucuna ulaşıldığı, kaldı ki işbu davada yer alan tüm davacılar olmasa dahi, Hamide Arı tarafından açılan ve davacının yanında müdahil olarak ... ve ... Derneğinin bulunduğu Mersin ili, Aydıncık ilçesi, Yeniyörük Mahallesi Çatak mevkiinde bulunan IR:... erişim numaralı II (a) grubu kalker taş ocağı ve kırma-eleme işletme ve alt yapı tesislerine yönelik davalı yanında müdahil şirket adına orman izni verilmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davada; işbu davada davacı olarak yer alan ... ve ... Derneği'nin müdahil olarak yer aldığı görülmekle; davacıların Mersin ili, Aydıncık ilçesi Yeniyörük mahallesi Çatak mevkiinde yürütülen II (a ) grubu maden (kalker) ocağına ilişkin dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararından, ilanın yapıldığı 10/09/2012 tarihinden itibaren haberdar oldukları; bu nedenle, usulüne uygun olarak yapılan ve son günü 10/09/2012 tarihi olan ilandan sonra kanuni dava açma süresi içerisinde işbu davanın açılmayıp kanuni dava açma süresinden çok sonra 24/01/2023 tarihinde açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı ve davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-(b) maddesi uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; uyuşmazlıkta yerinde yaptırılan keşif sonucunda bilirkişi raporu düzenlendikten sonra, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği; dava konusu işlemin muhtarlıkta usulüne uygun biçimde ilan edilip duyurulmadığı, Aydıncık Belediyesinde duyurunun usule uygun yapılmadığı, Aydıncık Belediyesi yetkilileri ile proje sahibi şirketin ortakları arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, davaya konu kalker ocağının faaliyetlerinin sonlandırılmasından sonra, uzun yıllar işletilmemesi nedeniyle başlangıçta alınan orman izni, işletme izni ve maden arama ruhsatlarının iptal edildiği, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davada, davacı yanında müdahil olan davacıların (... ve ... Derneğinin) işbu dava kapsamında iptali talep edilen işlemden haberdar oldukları sonucuna varılsa dahi, tüm davacılar yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, projenin uygulanacağı yerde usule uygun duyuru yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile, İdare Mahkemesi kararının tüm davacılar yönünden Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mersin ili, Aydıncık ilçesi ... Mahallesi, ... mevkiinde yapılması planlanan "II-A Grubu Maden (Kalker) Ocağı (İR:...) Projesi" hakkında 17/07/2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendiremesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Mersin Valiliğince verilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının davacılardan ... Derneğine ilişkin kısmı yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu işlemin projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı Yeniyörük Mahallesinde ilan edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmekle birlikte; askıda ilanın muhtarlık binasında da yapılmasına yönelik düzenlemenin amacının, yöre halkının dava konusu işlemden haberdar olması olduğu hususu göz önüne alındığında, davacılardan merkezi Mersin'in Akdeniz ilçesinde bulunan ... Derneği yönünden, projenin gerçekleştirileceği Mahalle Muhtarlığında ilan yapılmış olmasının, dava konusu işlemin usule uygun ilan edilmiş sayılması açısından zorunlu olmadığı; bu bağlamda, usulüne uygun olarak yapılan ve son günü 10/09/2012 tarihi olan ilanlardan sonra kanuni dava açma süresi içerisinde işbu davanın açılmayıp kanuni dava açma süresinden çok sonra 24/01/2023 tarihinde açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararının diğer davacılara ilişkin kısmına gelince;
Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." hükmüne, aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiş, ivedi yargılama usulü başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine 2577 sayılı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin sırasıyla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği, 6. fıkrasında; anılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmü uygulanacağı belirtilmiştir.
İdari işlemin usulüne uygun olarak tebliği ve bütün unsurlarıyla birlikte, ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkileyeceğinden, tebligatı yargılama sürecinin başlangıcı olarak kabul etmek gerekmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre de, dava konusu işleme ait tebliğ işleminin yayın ve ilan şeklinde olabileceği, dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amaçlanarak, Yönetmelikteki düzenlemeye göre, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulması öngörülmüştür. İlan yolu ile tebliğlerde dava açma süresi ise son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır.
Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler.
Dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurularak tebliğ edileceği, askıdan ilanın projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel yerlerde valilik, kaymakamlık veya muhtarlık binasında ya da köy odasında bulunan askıda ilan yerlerinde yapılması gerektiği; ancak, askıda ilanın muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askıda ilan yerlerinde yapılmasına yönelik getirilen düzenlemenin amacının, yöre halkının dava konusu işlemden haberdar edilmesi olduğu değerlendirilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; iptali istenen "ÇED Gerekli Değildir" kararının 24/08/2021 tarihinde tesis edildiği; davacı tarafından davaya konu işlemden 29/12/2022 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmek suretiyle 24/01/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu işlemin 29/08/2012 - 10-09-2012 tarihleri arasında Aydıncık Belediye Başkanlığı ilan panosuna asıldığı ve hoparlörden ilan edildiğinin, Aydıncık Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Mersin Valiliği İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne bildirildiği; aynı şekilde anılan işlemin 29/08/2012 - 10-09-2012 tarihleri arasında Aydıncık Kaymakamlığı ilan panosuna asıldığının, Aydıncık Kaymakamlığı ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Mersin Valiliği İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne bildirildiği; ancak dava konusu işlemin projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı Yeniyörük Mahallesinde ilan edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmektedir. Buna karşın; Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerince uyuşmazlık konusu proje kapsamında düzenlenen ... tarihli, ... seri numaralı tutanakta; saha üzerinde 2 kademede kalker ocağı, kırma-eleme tesisi, sosyal ve idari tesisler, araç kademesi, laboratuvar, su ve akaryakıt tankeri bulunduğu; saha üzerinden daha önce malzeme alınmış olduğu, ancak denetim esnasında üretime yönelik herhangi bir faaliyetin olmadığı, kırma-eleme tesisinde bakım yapıldığının tespit edildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar temyize konu Mahkeme kararında, ÇED Gerekli Değildir kararından, ilanın yapıldığı 10/09/2012 tarihinden itibaren haberdar oldukları; bu nedenle, "usulüne uygun olarak yapılan ve son günü 10/09/2012 tarihi olan ilandan sonra kanuni dava açma süresi içerisinde işbu davanın açılmayıp kanuni dava açma süresinden çok sonra 24/01/2023 tarihinde açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı" gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş ise de; dava konusu tesiste 22/09/2021 tarihinde yapılan denetimde, "saha üzerinde 2 kademede kalker ocağı, kırma-eleme tesisi, sosyal ve idari tesisler, araç kademesi, laboratuvar, su ve akaryakıt tankeri bulunduğu; saha üzerinden daha önce malzeme alınmış olduğu, ancak denetim esnasında üretime yönelik herhangi bir faaliyetin olmamakla birlikte, kırma-eleme tesisinde bakım yapıldığı"na yönelik tespitlerin yapıldığı anlaşılmakta olup; davacıların köy sınırları içerisinde inşaatına başlanan ve yukarıda gelinen aşamada üniteleri mevcut projeden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olacağı açıktır.
Bu nedenle iyi niyet kuralları çerçevesinde hareket etmesi beklenen (... Derneği dışındaki diğer) davacıların, davaya konu projeden, en geç 22/09/2021 tarihli tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla haberdar olduklarının kabulü gerektiğinden; bu süreyi izleyen günden itibaren dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, 24/01/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, süre aşımı yönünden davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının ... Derneği dışındaki davacılara ilişkin kısmında, sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılardan ... Derneğine ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, diğer davacılara ilişkin kısmının ise Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/05/2025 tarihinde karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından; temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının tüm davacılar yönünden aynen onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının, temyize konu kararın ... Derneği dışındaki diğer davacılara ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına dair kısmına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim