SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/112

Karar No

2025/814

Karar Tarihi

5 Şubat 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/112 E. , 2025/814 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/112
Karar No : 2025/814

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Dağı, ... Tepe, ...düzü, ..., ..., ... Mevkiinde ... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "... Rüzgar Enerji Santrali (RES) Kapasite Artışı (249MWm/249MWe)" projesine ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı ile bu kararın iptal edilmesi isteğiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının, ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 29/02/2018 tarihinden itibaren 15 gün süre ile, ... Kaymakamlığı ilan panosunda 11/03/2018-25/03/2018 tarihleri arasında, ... Belediye Başkanlığı ilan panosunda 15/03/2018-29/03/2018 tarihleri arasında, yine proje sınırları içerisinde yer alan tüm mahallelerde muhtelif tarihlerde 15 gün süre ile ilan edildiği görülmekle birlikte, davacının hem ikametgahının hem de zeytin ağaçlandırması amacıyla kiralamış olduğu taşınmazın bulunduğu ve proje alanında yer alan ... Mahallesi Muhtarlığının ... Kaymakamlığına yazdığı 05/04/2018 tarihli yazıda da dava konusu "ÇED Olumlu" kararının 15 gün süre ile muhtarlık ilan panosunda ilan edildiğinin belirtildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin ... Mahallesi Muhtarlığında, 15 gün süre ile ilan edildikten sonra, en geç 05/04/2018 tarihinde ilandan kaldırıldığı, mevzuatta askıda ilanın, proje alanı ve projenin etki alanında muhtarlık binalarında yapılmasına yönelik getirilen düzenlemenin amacının, dava konusu işlemden yöre halkının haberdar edilmesi olduğu hususu göz önüne alındığında, davacı yönünden, dava konusu işleme karşı dava açma süresinin, hem ikametgahının hem de zeytin ağaçlandırması amacıyla kiralamış olduğu taşınmazın bulunduğu ve proje alanında yer alan ... Mahallesi Muhtarlığında ilan süresinin bitimini izleyen günden başlaması gerektiği, dolayısıyla davacı tarafından en geç 05/04/2018 tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde dava açılabileceği ve anılan süre geçtikten çok uzun bir süre sonra, 01/10/2024 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olmadığı, ayrıca bakılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında bulunan uyuşmazlıklardan olduğu, bu haliyle davaya konu uyuşmazlık hakkında 2577 sayılı Kanunun 11. madde hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gibi, dava açma süresinin geçmesinden sonra söz konusu madde kapsamında yapılan başvuruların da dava açma süresini canlandırmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda davacı tarafından, dava konusu ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle yapılan 22/08/2024 tarihli başvurunun da sona ermiş bulunan dava açma süresini ihya etmeyeceği anlaşıldığından, bakılan davanın esasının incelenmesine süre aşımı nedeniyle olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, başvuruya konu hususun ilk işlem tesis edilirken mevcut olmayan veya mevcut olmasına rağmen ortaya çıkması özen ve denetim yükümlülüğünün ihlal edilmesi gibi nedenlerle mümkün olmayan, sonradan meydana gelen sebeplerle idari işlemin her zaman geri alınmasının, kaldırılmasının, iptalinin mümkün olduğu, nitekim başvuru konusu olan ... ve ... nolu türbinlerin koordinatlarının ... tarihli tarım dışı kullanım izninin verildiği türbin koordinatları arasında yer almadığı halde, izin konusu alana ... ve ... nolu türbinlerin yapılması nedeniyle idari yaptırım kararının da uygulandığı, dolayısıyla ... ve ... nolu türbinlerin hukuka aykırı bir şekilde tarım dışı kullanım izni alınmadan ve ... sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmeden projeye dahil edildiği ve bu proje hakkında dava konusu ÇED Olumlu kararının verildiği, bu kararın usulsüz olduğu yeni ortaya çıkan bir durum olduğu, idarenin işlem tesis ederken gözetmesi gereken denetim yükümlülüğünün yerine getirilmediği, dolayısıyla ortaya çıkan durumla ilgili olarak davacı tarafın davalı idareden yeni bir işlem tesis edilmesinin istenildiği, bu nedenle başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1- Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesindeki iddialar, usul ve hukuka uygun olan Mahkeme kararının bozulmasını gerektiren bir yön ihtiva etmediğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, diğer taraftan, daha önce dava konusu ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle davanın açıldığı, yargılama sonucunda verilen kararın hem maddi hem şekli olarak kesinlik kazandığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından ... İli, ... İlçesi, ... Dağı, ... Tepe, ...düzü, ..., ..., ... Mevkiinde yapılması planlanan "... Rüzgar Enerji Santrali (RES) Kapasite Artışı (249MWm/249MWe)" projesiyle ilgili olarak davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.
Sonrasında davacı tarafından davalı idareye yapılan ... tarihli başvuru ile; ... ve ... nolu türbinlerin koordinatlarının ... tarihli tarım dışı kullanım izninin verildiği türbin koordinatları arasında yer almadığı halde, izin konusu alana ... ve ... nolu türbinlerin hukuka aykırı bir şekilde inşa edildiği, dolayısıyla bu türbinler için tarım dışı kullanım izni alınmadan ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmeden ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararına konu proje sahasına dahil edildiği belirtilerek, söz konusu ÇED Olumlu kararının iptal edilmesinin istenilmesi üzerine, bu başvuru davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı ile ... tarih ve ... sayılı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür.
Anayasa'nın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: (...) e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "(...) y) (Ek:RG-9/2/2016-29619) Askıda ilan: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık ve muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuruyu, (...) ifade eder." olarak tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı" başlıklı 17. maddesinin 2. fıkrasında ise; Bakanlığın, proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde vereceği ve bu kararı; Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildireceği, proje için verilen "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının, Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulacağı düzenlenmiştir.


HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün, ivedi yargılamaya konu uyuşmazlıklarda ise otuz gün olduğu, bu sürenin, idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihini izleyen günden başlayacağı, dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amacıyla ÇED kararlarının da projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlük, kaymakamlık, muhtarlık binasında askıda ve internette ilan edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, buna göre, ÇED kararlarına karşı açılan davalarda, kural olarak, dava açma süresinin son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı anlaşılmaktadır. Kanunda öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacıların dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur.
Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.
Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta; ... Kaymakamlığı ilan panosunda 11/03/2018-25/03/2018 tarihleri arasında, ... Belediye Başkanlığı ilan panosunda 15/03/2018-29/03/2018 tarihleri arasında, yine proje sınırları içerisinde yer alan tüm mahallelerde muhtelif tarihlerde 15 gün süre ile ilan edildiği görülmekle birlikte, davacının hem ikametgahının hem de zeytin ağaçlandırması amacıyla kiralamış olduğu taşınmazın bulunduğu ve proje alanında yer alan ... Mahallesi Muhtarlığının ... Kaymakamlığına yönelik 05/04/2018 tarihli yazıda da dava konusu "ÇED Olumlu" kararının 15 gün süre ile muhtarlık ilan panosunda ilan edildiğinin belirtildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin ... Mahallesi Muhtarlığında, 15 gün süre ile ilan edildikten sonra, en geç 05/04/2018 tarihinde ilandan kaldırıldığı anlaşılmış olup, dava konusu ÇED Olumlu kararının duyurulmasına ilişkin ilan metninde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, 05/04/2018 tarihini izleyen günden itibaren, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresi yerine 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresi içinde dava açılabileceği, dolayısıyla 01/10/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, T67 ve T68 nolu türbinlerin tarım dışı kullanım izni alınmadan ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmeden ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararına konu proje sahasına dahil edildiği belirtilerek, anılan ÇED Olumlu kararının iptali isteğiyle davalı idareye yapılan 22/08/2024 tarihli başvurunun; T67 ve T68 nolu türbinlerin söz konusu koordinatlarda yapılmasının uygun olup olmadığı hususu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadığı hususunun ÇED süreci içinde değerlendirilen bir durum olması ve söz konusu türbinlerin belirtilen alanda yapılmasına yönelik (ÇED kararından sonra ÇED kararı esas alınarak verilen) tarım dışı kullanım izninin bulunmadığının anlaşılmasının ÇED Olumlu kararının yeniden denetlenmesini sağlayacak yeni bir hukuki durum olmaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca değil, 11. maddesi uyarınca yapılmış bir başvuru olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, bakılan davanın da 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında olması nedeniyle uyuşmazlık hakkında 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, söz konusu başvurunun sona ermiş bulunan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim