Danıştay danistay 2024/880 E. 2025/2179 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/880
2025/2179
8 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/880
Karar No : 2025/2179
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde bulunan ... Madenciliğe ait orman vasıflı arazi üzerine, izinsiz hafriyat toprağı ve inşaat yıkıntı atığı dökülmek suretiyle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ve Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin 13. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, anılan Kanunun 20. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle davacıya toplam 1.103.220,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece araç takip sistemi üzerinden yapılan denetim sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı tutanak ve fotoğraflar ile davacı şirket adına kayıtlı bulunan araç ile uyuşmazlık konusu taşınmaza izinsiz olarak hafriyat nitelikli malzemenin döküldüğünün tespit edildiği, davacı tarafından aksinin hukuken geçerli bilgi ve belgelerle ispat edilemediği, bu haliyle, hafriyat döküm sahası olmayan orman vasıflı arazi alanına davacı tarafından izinsiz olarak hafriyat döküldüğü hususunun sabit olduğu; bununla birlikte, tekerrür hükümlerinin uygulanma süreci dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarıyla beraber incelendiğinde, davacı şirkete 10/03/2020 tarihli fiili nedeniyle davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı kararıyla 265.497,00 TL idari para cezası verildiği, anılan para cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, yine 19/07/2020 tarihli fiili nedeniyle davalı idarenin... tarih ve ... sayılı kararı ile 265.497,00 TL idari para cezası verildiği, verilen para cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, daha sonraki 02/03/2022 tarihli fiili nedeniyle de, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı kararı ile bir kat arttırımlı 735.480,00 TL idari para cezasının verildiği, bu cezanın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Mahkemelerinin E:... esas numaralı dosyasında açılan davada da 12/09/2022 tarihinde yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği ve davanın halen derdest olduğu; bu durumda, tekerrür silsilesi içerisinde bulunan 19/07/2020 ve 02/03/2022 tarihli fiiller nedeniyle verilen para cezalarının iptali istemiyle açılan davalarda sırasıyla ilk davanın reddine ve ikinci davada yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, dolayısıyla davacıya verilen idari para cezasına konu olan fiilin üç yıl içinde yapılan ikinci ve müteakkip tekrar olarak değerlendirilmesi gerektiği ve dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan fiilin sabit olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuk aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusunun dava konusu işlemin temel idari para cezası ile bu cezanın bir kat arttırılmak suretiyle uygulanan toplam 735.480,00 TL'lik kısmı yönünde yapılan incelemede; istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, istinafa konu kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve istinaf talebinin dava konusu idari para cezasının 735.480,00 TL yönünden reddi gerektiği; istinaf başvurusunun dava konusu idari para cezasının 367.740,00 TL'lik kalan kısmı yönünden incelenmesine gelince; dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında 2872 sayılı Kanunun 20/(r) maddesi uyarınca verilen 265.497,00 TL idari para cezasına ilişkin ... tarih ve (HF ...) sayılı idari para cezasına karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesince...tarih E:...,K:... sayılı karar ile davanın reddine hükmedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/7643, K:2023/4655 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı, yine ilgili Kanunun 20/(r) maddesi uyarınca verilen 265.497,00 TL idari para cezasına ilişkin ... tarih ve (...) sayılı işleme karşı açılan davada, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 29/03/202 tarih ve E:2021/10808, K:2022/3768 sayılı kararı ile bozulması üzerine, Dairelerince, bozma kararına uyularak verilen davanın reddine dair ...tarih ve E:..., K;... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2022/7146, K:2023/4660 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı, 2872 sayılı Kanun'un 20/(r) ve 23.maddesi hükmü uyarınca bir kat arttırılmak suretiyle davacı adına verilen 735.480,00 TL idari para cezasına esas tutanağın 02/03/2022 tarihinde düzenlendiği, bu tutanak uyarınca ... tarih ve (...) sayılı işlemle verilen bahse konu idari para cezasının 24/05/2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, dava konusu idari para cezasına esas denetim tutanağının ise 17/03/2022 tarihinde düzenlendiği, davacı şirket adına 2872 sayılı Kanun'un 20/(r) ve 23.maddesi hükmü uyarınca bir kat arttırılmak suretiyle verilen başkaca bir idari para cezasının dava dosyasına sunulmadığının anlaşıldığı; bu durumda, tekerrüre ilişkin kararda açıklanan esaslar gözetildiğinde ve 2872 sayılı Kanun'un 20/(r) ve 23. maddesi hükmü uyarınca davacıya verilen idari para cezalarının tespit ve tebliğ tarihleri dikkate alındığında, davalı idarece davacıya bir kat artırımlı tekerrür hükmü uygulanması gerekirken, iki kat artırımlı tekerrür hükmünün uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu idari para cezasının 367.740,00 TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, dava konusu idari para cezasının 367.740,00 TL'lik kısmının iptaline, 735.480,00 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, düzenlenen tutanağın eksik olduğu, söz konusu dökümü şirketin yaptığına dair herhangi bir somut tespitin ve fotoğrafın bulunmadığı, bu haliyle, izinsiz hafriyat dökme fiili ortaya konulamadığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla tesis edilen işlemin "yetki" yönünden de hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına kesilen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda tekerrür şartlarının oluştuğu, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi; davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu kararın, dava konusu idari para cezasının, temel para cezasına ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1 kat arttırılan kısmına isabet eden 735.480,00 TL'lik kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, dava konusu idari para cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 2. kat olarak arttırılan 367.740,00 TL'lik kısmının iptaline ilişkin temyiz istemine gelince;
2872 sayılı Çevre Kanununun ''Kirletme yasağı'' başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.''; ''İdari nitelikli para cezaları'' başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasının ''r'' bendinde; Bu Kanunda ve yönetmeliklerde öngörülen usûl ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak atık toplayan, taşıyan, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, geri dönüşüm sağlayan, tekrar kullanan veya bertaraf edenlere 90.000 Türk lirasından 360.000 Türk lirasına kadar, ithal edenlere 300.000 Türk lirası idarî para cezası verilir."; aynı maddenin 2. fıkrasında; "Bu maddenin (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir." ; "Fiillerin tekrarı" başlıklı 23. maddesinde ise, "Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2872 sayılı Kanun uyarınca yaptırım uygulanması gereken fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde tekerrürü hâlinde, verilecek para cezalarına, Kanunda belirtilen artırımların uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, ceza hukukunda "tekerrür" müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak uğrayan bir kimsenin, yeniden suç işlemesi halinde Ceza Kanunu karşısındaki kişisel durumunu tanımlamakta olup, hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır.
İdarelerce uygulanan yaptırımların varlık sebebi de, mevzuatla yasaklanmış bir fiilin işlenmesi halinde bu fiilin bir daha tekrarlanmasını engellemektir. Bir başka anlatımla aynı fiilin tekrarlanması daha önce uygulanan yaptırımdan beklenen sonucun elde edilemediğinin göstergesidir. Bu nedenle, mevzuata aykırılık oluşturan fiilin gerçekleşmesi halinde usulüne uygun bir şekilde tespit yapıldıktan sonra "fiilin tanımlanması" ve bunun karşılığında uygulanan idari yaptırımın belirlenip muhataba "tebliğ edilmesinden" sonra, aynı nitelikteki fiilin yeniden işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, idari yaptırım gerektiren bir fiile yönelik yaptırım kararı alınıp ilgilisine tebliğ edilmediği sürece bu fiilin tekerrüre esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava dosyası ve UYAP üzerinden yapılan incelemelerde; davacı şirkete... tarihli aynı fiili nedeniyle davalı idarenin... tarih ve ... sayılı kararıyla 265.497,00 TL idari para cezası verildiği ve bu işlemin 02/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu para cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/7643, K:2023/4655 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; yine davacı şirkete 19/07/2020 tarihli fiili nedeniyle davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 265.497,00 TL idari para cezası verildiği ve bu işlemin 22/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, anılan işleme karşı açılan davada,...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...,K:... sayılı kararı ile davanın reddine hükmedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf ve temyiz incelemeleri neticesinde, davanın reddine dair kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve E:2022/7146, K:2023/4660 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bununla birlikte, davacı adına yine aynı fiil sebebiyle 02/03/2022 tarihli tutanak düzenlendiği, bu tutanak esas alınarak ... tarihli ve (...) sayılı işlemle verilen idari para cezasının 24/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu idari para cezasına esas denetim tutanağının ise 17/03/2022 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Bu durumda, her ne kadar İdare Dava Dairesince, davalı idarece davacıya bir kat artırımlı tekerrür hükmü uygulanması gerekirken, iki kat artırımlı tekerrür hükmünün uygulandığı gerekçesiyle, idari para cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 2. kat olarak arttırılan 367.740,00 TL'lik kısmının iptaline karar verilmiş ise de, davacı şirket adına, işbu dava konusu idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarih olan 17/03/2022 tarihinden geriye doğru üç yıllık süre içerisinde, 2872 sayılı Kanun'un 20/r maddesi uyarınca iki defa (10/03/2020 ve 19/07/2020 tarihli fiiller nedeniyle) idari para cezası tesis edildiği, bu idari para cezalarına karşı açılan davaların reddine karar verildiği ve söz konusu kararların onanarak kesinleştiği, bu haliyle davacının davaya konu eylemiyle aynı fiili üç yıl içerisinde ikiden fazla kez işlemiş olduğu, dolayısıyla 2872 sayılı Kanun'un 23. maddesinde ''para cezasının iki kat arttırılarak uygulanmasına'' ilişkin şartın somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu idari para cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 2. kat olarak arttırılan 367.740,00 TL'lik kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; dava konusu işlemin temel para cezasına ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1 kat arttırılan kısmına isabet eden ... TL'si yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu idari para cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 2. kat olarak arttırılan... TL'sine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
4\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde, Üye ...'ın ayrı, Üye ...'in ayrı karşı oyları ve oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari işlemin maddi ve hukuki gerekçesinin işlemde belirtilmesi, ilgilisine itiraz ya da dava yoluna başvurma hususunda yol göstermekte iken, idareyi de hukuka uygun işlem tesis etmeye zorlamaktadır. Bu kapsamda, gerekçenin gösterilmesi dava hakkı ile de yakından ilgilidir. Başka deyişle, dava açma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için işlemin bilinmesi yeterli olmayıp, işlemin tesis edilmesinin maddi ve hukuki sebeplerinin yani gerekçesinin de bilinmesi zorunludur.
Bir başka ifade ile, idarenin işlemlerinin belirli, açık, kesin ve anlaşılır olması gerekmektedir. Bu nedenle bir idari işlem hangi maddi ve hukuki nedene dayalı olarak tesis edilmiş ise, işleme dayanak oluşturan bu sebebin açık ve kesin bir şekilde işlemde belirtilmesi zorunludur. Aksi takdirde, bu konudaki bir belirsizlik kişinin idari işlemin maddi ve hukuki sebebi konusunda duraksamaya düşmesine, bunun akabinde bu işleme karşı yetkili mercilere itiraz hakkını ya da yargı mercileri önünde dava açma hakkını gereği gibi kullanamamasına neden olabilecektir. Böyle bir durumun hukuk devleti ilkesini, kişinin hak arama özgürlüğünü zedeleyeceği açıktır.
Yargı organı bakımından ise, dava konusu işlemde işlemin gerekçesinin belirtilmiş olması, işlemin sebep unsuru yönünden yapılacak denetim yönünden önemli ve gereklidir. Dava aşamasında, idari yargı yerinin talebi üzerine idari işlemin gerekçesinin idarece bildirilebileceği düşünülse de, bu durum ilgilinin işlemde yer alan somut gerekçeyi görerek yargı yoluna başvurma konusunda iradesini netleştirmesi yönünden önemli olduğu gibi ilgilisinin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmesi, yargı yoluna başvurması halinde de dava hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi yönünden de önemlidir.
Hukuk devletinde idarenin davranışlarının belli ölçüde belirli ve öngörülebilir olması, hukuk devletinin bir gereği olan idarenin kanuniliği ilkesi uyarınca da, idarece tesis edilen işlemlerin gerekçelendirilmesi, yasal ve maddi/fiili dayanağının işlemde gösterilmesi gerekmektedir.
İdarenin kanuniliği ilkesi gereğince her idari işlemin yasal dayanağının bulunması gereklidir. İşlemin yasal dayanağının olması, uygulanan mevzuat hükmünün yanısıra işlemin tesisine dayanak maddi olayın, fiili sebebin de işlemde gösterilmesini gerekli kılar. İdari işlemler hakkında açılan iptal davalarında, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğu denetlenmektedir. Farklı kanunlarda, birbirinden farklı olaylar ve bu olaylara uygulanacak farklı usuller öngörülmüştür. Dolayısıyla idarelerce bir işlem tesis edilirken, bu işlemin dayanağı yasal düzenlemenin belirtilmesinin yanısıra işlemin tesisine sebep maddi ve fiili nedenin gösterilmesi, yargı yerince de bu husus dikkate alınarak bir inceleme yapılması gerekmektedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinde, işlenmesi halinde ilgilisine idari para cezası uygulanması öngörülen fiiller düzenlenmiştir. Söz konusu fiillerden birinin gerçekleştirilmesi halinde idareye bu sebeplere dayanarak fiili gerçekleştirene idari para cezası uygulama yetki ve sorumluluğu verilmiş, anılan Kanunun 23. maddesinde ise, bu Kanunda belirtilen idarî para cezalarının bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verillmesi öngörülmüştür.
İdarece yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca para cezası verilebilmesi için öncelikle idari yaptırım öngörülen fiilin yani maddi olayın usulüne uygun olarak ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, daha sonra yasada çizilen çerçeve içinde, hukuka uygun olarak para cezasının tesis edilmesi ayrıca işlemin dayanağı ve gerekçesi olan maddi ve hukuki sebeplerin de tesis edilen idari yaptırım kararında gösterilmesi hukuk güvenliği, belirlilik ve yasal yönetim ilkelerinin gereğidir.
Çevre Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerinde tanımlanan ve gerçekleştirilmesi halinde para cezası yaptırımı öngörülen fiiller nedeniyle para cezası tesis edilebilmesi için idarenin öncelikle anılan mevzuatta tanımlanan fiilin gerçekleştiğini usulüne uygun şekilde tespit etmesi, bu tespite dayanarak tesis edeceği idari yaptırım kararında da, işlemin dayanağı tespit tutanağını, tespit edilen fiili (maddi olay), bu fiilin karşılığı olarak idari para cezası verilmesini öngören hukuki sebepleri, verilecek para cezasının miktarının belirlenmesinde dikkate alınan varsa önceki fiil ve hukuki sebepleri göstermesi gerektiği gibi, anılan Kanunun 23. maddesi uygulanmış ise, bu maddenin uygulanmasına dayanak alınan önceki fiil (tespit) ve para cezalarının da idari yaptırım kararında gösterilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan anılan Kanunun 23. maddesinde düzenlenen, aynı fiilin tekrarı halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesine dayandığı göz önünde bulundurulduğunda, idari yaptırım gerektiren bir fiile yönelik yaptırım kararı alınıp ilgilisine tebliğ edilmediği sürece bu fiilin tekerrüre esas alınması mümkün olmadığından para cezasına ilişkin yaptırım kararında gösterilen ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak alınan önceki fiil ve cezaların da idari yaptırım kararında açık ve somut olarak gösterilmesi, yargılama aşamasında ise, tekerrüre dayanak idari (ve varsa yargısal) süreçlerin Mahkemesince işlemde gösterilen fiili ve hukuki sebepler bağlamında incelenerek bunların tekerrür hükmünün uygulanmasına elverişli olup olmadıklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davalı idare tarafından tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle temel para cezası iki kat arttırılarak para cezası verildiği, ancak dava konusu idari yaptırım kararında tekerrüre esas alınan idari yaptırım kararlarının gösterilmediği, davalı idarece, savunma dilekçesinde, daha önce davacı şirket hakkında uygulanan 3 adet idari yaptırım kararının bildirildiği, Mahkemece, belirtilen işlemler dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, idari para cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 2. kat olarak arttırılan 367.740,00 TL'lik kısmının iptal edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak tespit ve yaptırımların işlemde gösterilmemesi nedeniyle dava konusu işlemin tekerrüre ilişkin kısmının yukarıda açıklanan gerekçe ile iptalinin gerektiği sonucuna varıldığından, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, idari para cezasının, tekerrür nedeniyle 1 kat arttırılan kısmı yönünden davanın reddine dair kısmının bozulması; ikinci kat tekerrüre isabet eden kısmın iptaline dair kısmının ise, belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısımlarına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dava; izinsiz hafriyat toprağı ve inşaat yıkıntı atığı dökülmek suretiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ve Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin 13. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, anılan Kanunun 20. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle davacıya toplam 1.103.220,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının...... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare elemanlarınca Araç Takip Sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde bulunan ... Madenciliğe ait orman vasıflı arazi üzerine, 17/03/2022 tarihinde, davacı şirkete ait ... plakalı araç ile izinsiz hafriyat toprağı ve inşaat yıkıntı atığı döküldüğünün tespit edildiğinden bahisle dava konusu idari para cezasının tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin 13. maddesinin ihlal edildiğinden söz edilebilmesi için işlenen fiillerin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve somut olarak tespiti gerekirken, sadece hafriyat dökümü yapılan sahaya ilişkin çekilen fotoğraflara ve Araç Takip Sisteminden yapılan incelemeye dayanılarak işlem tesis edildiği, bu haliyle, ihlali gerçekleştirdiği iddia edilen kişiye (şoför/araç sahibine) dair yeterli tespit içermeyen ve belirtilen hususları ihtiva etmeyen tutanağa istinaden davacı adına idari para cezası uygulanmasına olanak bulunmadığından, dava konusu idari yaptırım kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, tarafların temyiz istemleri kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.