SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/647 E. 2025/2169 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/647

Karar No

2025/2169

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/647 E. , 2025/2169 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/647
Karar No : 2025/2169

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Değişikliği Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2872 sayılı Çevre Kanununa aykırı olarak "kurulması zorunlu olan atık alım, ön arıtma veya bertaraf tesislerini kurmayanlar ile kurup da çalıştırmayanlar" fiili kapsamında aynı Kanunun 20/f maddesi uyarınca hakkında 657.638,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Edirne Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, yapılan şikayet üzerine davacı şirkete ait Edirne ... ilçesi, ... Köyü No: ... adresi ile ... deresinde Edirne Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 20/10/2022 tarihinde yapılan inceleme ve denetimde, "müdürlüğe ulaşan ihbara istinaden Edirne ili, ... ilçesi ... köyünde ve yukarıda bilgiler verilen tesiste bulunan dereden yapılan denetim ve incelemede; derenin renginin koyu kahverengi olduğu, ölü balıkların görüldüğü, derenin renginin karardığı/değiştiği ilk noktadan akan suda numune alındığı ve yetkili labarotuvara teslim edildiği, dere yakınında faaliyet gösteren, yukarıda bilgileri verilen tesiste gaz bacalarındaki suların arıtma tesisine alınması amaçlı yapılan çalışmada, lotlarda oluşan suyun lotu ve seti yıkarak dağıldığı, buradan dereye karıştığı, denetim esnasında akan suyun havuzda toplanıp, dağılmasının engellenmeye çalışıldığı, bertarafın yapıldığı lottan, çalışma esnasında akan atık sudan yetkili laboratuvar tarafından numune alındığı, sızan atık suyun arıtılmadan konrolsüz bir şekilde su kanalları yoluyla dereye karıştığı" şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, alınan atıksu numunesi analiz sonucunda ise, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği tablo 20.6 deşarj standartlarına göre, bir çok parametrenin olması gereken parametrelerden yüksek olduğunun görüldüğü, dosyada bulunan tutanak ve fotoğrafların bahsedilen hususları doğrular nitelikte olduğu; bu durumda, davacı şirket tarafından, işletmeye ilişkin atıksuların mevzuata aykırı şekilde arıtılmadan dereye verildiğinin, denetim esnasında çekilen fotoğraflar ve idarece tutulan tutanak ile tespit edildiği ve verilen atıksuların analiz sonucunun yönetmelikte belirtilen değerden fazla olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete, 2872 sayılı Kanun uyarınca verilen dava konusu idari para cezasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, işlem nedeniyle ödenen 493.250,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Derenin karardığı ilk noktanın tam olarak tespit edilmediği, şirket tesisine uzaklığının, başka tesisten olup olmayacağının araştırılmadığı, dereye karışan suyun kendilerinden kaynaklandığı hususunun ortaya konmadığı, arıtma tesislerinin aktif olarak çalıştırıldığı, 2872 sayılı Çevre Kanunun 20/f maddesine aykırılıktan söz edilemeyeceği, kararda tekerrüre dayanak fiilin belirtilmediği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu kararın, dava konusu idari para cezasının temel cezaya isabet eden kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu idari para cezasının tekerrüre ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Davaların Karara Bağlanması" başlığını taşıyan 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı; aynı Kanunun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinin e fıkrasında, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarının kararda belirtileceği, düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumu, Mahkeme kararının bozulması nedeni olarak gösterilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez..." hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu düzenlemede yer alan ve usul hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda da, yargı mercilerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
Dosyanın ve dava dilekçesinin incelenmesinden; davanın 2872 sayılı Çevre Kanununa aykırı olarak "kurulması zorunlu olan atık alım, ön arıtma veya bertaraf tesislerini kurmayanlar ile kurup da çalıştırmayanlar" fiili kapsamında aynı Kanunun 20/f maddesi uyarınca hakkında 657.638,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Edirne Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ...... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açıldığı; iptali istene idari para cezasına ise 2872 sayılı Çevre Kanunun 23.maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak para cezası bir kat arttırılmış olmasına rağmen, temyize konu kararda idari para cezasının temel cezaya isabet eden kısmı yönünden inceleme yapıldığı, idari para cezasının tekerrüre isabet eden kısmı yönünden ise değerlendirme yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme tarafından dava konusu işlemin bir unsuru olan tekerrür hakkında karar verilmemiş olması, davanın esasına yönelik eksiklikten ziyade yargılama usulüne ilişkin bir eksiklik olduğu, usule ilişkin eksikliğin ise temyiz aşamasında resen araştırma ilkesi çerçevesinde incelenmesi gereken bir husus olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması hallerinde temyize gelen tarafa ya da kararın taraflardan herhangi biri yönünden kesinleşip kesinleşmediğine bağlı olmaksızın incelenen kararın bozulacağının hüküm altına alındığı, temyiz incelemesinde usul hükümlerine uyulmadığının tespit edilmesi halinde, usul hükümlerine uyulmadan verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği, görülmekte olan davada da dava konusu işlemin tekerrür unsuru yönünden karar verilmemiş olduğu anlaşıldığından; eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararına ilişkin istinaf isteminin reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında, dava konusu idari para cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu idari para cezasının ana paraya isabet eden kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının dava konusu idari para cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmının ise Üye ... ile Üye ...'in karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının idari para cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının da onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim