SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/3666 E. 2025/3705 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/3666

Karar No

2025/3705

Karar Tarihi

12 Haziran 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3666 E. , 2025/3705 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3666
Karar No : 2025/3705

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Burdur ili, Gölhisar ilçesi, Yusufça köyünde Burdur Gölhisar Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının malik ve hissedarı bulunduğu eski ... nolu parseli ile dağıtım sonucu verilen ... ada ... nolu yeni parsel karşılaştırıldığında; eğim, konum ve verimlilik yönünden eşdeğer olduğu, tek parsel olarak verildiği, ayrıca davacının serasının korunduğu, ancak davacının mülakat formundaki "müstakil olacak şekilde planlanması" yönündeki talebi dikkate alınarak 2 alternatifli (1-Ara yola cepheli parsel üretilerek seranın müstakil bir parsel içerisinde kalması, 2- Ana yola cepheli seranın olduğu kısımda kırık yapılıp parsel üretilerek müstakil bir parsel içerisinde kalması şeklinde) olarak müstakil şekilde tahsisinin mümkün olmasına rağmen aksi yönde hisseli olarak tahsisi yoluyla gerçekleştirilen toplulaştırma işleminde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının mülakat formunda "mümkünse müstakil ayrılsın" talebinin bulunduğu, ancak eski ... parselinin hissedarlarından olan...' un dilekçesinde, eski kadastro sınırları içinde kalmak istediğini belirttiği, ayrıca ...'ın mülakat formunda ..., ..., ... parsellerinin bulundukları mevkiide birleştirilsin" talebinin bulunduğu, bundan dolayı hissedarlar arasında sera ve parsel konusunda muvafakate varılamadığı, hissedarların arasında anlaşıp muvafakatnamenin resmi olarak kendilerine verilmediği, söz konusu yeni ... ada, ... numaralı parselin büyüklüğünün müstakil olarak hissedarlara bölünecek uygunlukta olmadığının anlaşıldığı, kendi aralarında yapılan ancak idareye resmi bir belge ile ulaşmayan rızai taksimde dahi seranın tamamının Ümmügülsüm Gencer''in parsel sınırları içerisinde kalmadığı, farklı şekillerde bölündüğünde ise hissedarların ana yola cephelerini kaybedeceğinden dolayı müstakil parsel talebinin gerçekleştirilmediği, dolayısıyla yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen 06/12/2023 tarihili bilirkişi raporunda özetle; "....davacının hisseli maliki olduğu eski 5780 nolu parseli de kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işlemlerinin, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve 29/01/2021 tarih ve 31379 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinde öngörüldüğü şekilde yapıldığı, dava konusu projenin, mevzuat çerçevesinde başlatıldığı, mevzuatın öngördüğü usul ve koşullar yerine getirilerek sonuçlandırıldığı, proje kapsamında yapılan DOP kesinti miktarının %5,97750 olduğu, bu kesinti oranının %10'a kadar olan yasal sınırlar içinde kaldığı ve projeye dahil edilen tüm taşınmaz maliklerinden eşit olarak alındığı, davacının eski ... nolu kadastral parselinin tapu alanındaki azalmanın teknik olarak zorunlu olduğu, proje çerçevesinde düzenlemeye giren eski ... nolu kadastral parselin arazi derece endeksinin 0,841359 olduğu ve düzenleme sonrası davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu yeni parselin 0,840768 olduğu, arazi derece puanlarının ve arazi endeks katsayılarının yasal mevzuata uygun olarak hesaplandığı ve hesaplamalarda bir adaletsizlik ve uygunsuzluk olmadığı, davaya konu eski 5780 nolu kadastro parselinin toplulaştırma öncesi alanı 17.508,04 m² olduğu, bu alanın 1/5' i (3.501,61m²'sinin davacıya ait olduğu, toplulaştırmada bu parselden 3.501,61 x 0,841359=2.946,11 m² hak ediş hesaplandığı, hak edişten 2.946,11 x 0,059775— 178,10 m² kesinti yapıldığı, kesinti sonrası geri kalan 2.946,11-178,10m²-2.770,00m² ile 2.770,00/0,840768- 3.294,61m² hak ediş hesaplandığı, bu hak edişin tamamının kök parselin eski yerinde oluşturulan ... ada ... nolu parsele hisseli olarak tahsis edildiği, davacının eski ... nolu parseli ile dağıtım sonucu verilen yeni ... ada ... nolu parseli arasında arazi eğim farkı bulunmadığı, ... nolu kök parsel yerine yeni tahsis edilen ... ada ... nolu parselin eski yerinde aynı konumda oluşturulduğu, dolayısıyla bulunduğu konum ve verimlilik esaslarına göre eski ile yeni parselin eşdeğer olduğu, davacıya ait eski ... parsel içerisinde Sera nitelikli bir sabit tesis bulunduğu, Seranın yeni verilen ... ada ...nolu parsel içerisinde korunduğu, 3083 Sayılı Arazi Toplulaştırma Kanuna göre hazırlanan, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Kamulaştırma Toplulaştırma ve Dağıtım Dairesi Başkanlığı, Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatının 19. maddesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 29/01/2021 Tarih ve 31379 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği” nin 16. maddesinin ”a” bendinde belirtilen "mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılır.” hükmüne uyulduğu, ancak davacının müstakil tahsis talebinin dikkate alınmaması, davacıya hissesi oranında müstakil tahsis mümkün olduğundan, yapılan tahsis ve dağıtımın, davacının 5780 parsel özelinde, toplulaştırma mevzuatına uygun olmadığı," tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun "Paylı mülkiyet" başlıklı 688. maddesinde; paylı mülkiyette birden çok kimsenin, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olduğu, paydaşlardan her birinin kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı, payın devredilebileceği, rehnedilebileceği ve alacaklılar tarafından haczettirilebileceği, "Yönetim ve tasarruf" başlıklı 689. maddesinde ise; paydaşların, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabileceği, taşınmazlarla ilgili anlaşmaların imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Arazi toplulaştırma projeleri uygulanırken hukuki durum yani tapu kayıtlarındaki hak sahiplikleri esas alınır. Birden fazla kişinin hak sahibi olduğu taşınmazlarda taşınmazın ne şekilde kullanılacağı yukarıda belirtilen şekilde yazılı bir taksim sözleşmesi İle belirlenmemişse bütün hissedarlar taşınmazın tamamını kullanma hakkına sahip olurlar. Yazılı bir anlaşmanın olmaması veya mevcut olup anlaşmanın davalı idareye bildirilmemesi veya tapuya şerh verilmemesi halinde hissedarların o taşınmazı nasıl kullandığı davalı idarece bilinemeyeceğinden, bu durum dikkate alınmadığı gerekçesiyle toplulaştırma işleminin usulüne uygun yapılmadığından söz edilemez.
Dosyanın incelenmesinden; hissedarların eski ... parseli rızai taksim sözleşmesi ile böldükleri, hissedarlar arasında sera ve parsel konusunda bir muvafakata varılamadığı, hissedarlar tarafından anılan taşınmazın nasıl kullanıldığına ilişkin herhangi bir anlaşmanın mülakat ve askı süreçlerinde davalı idareye sunulmadığı, davacının ve kardeşlerinin hisseli malik olduğu eski ... parselin tamamının içerisinde sera da korunarak eski yerinde ... ada ... parsel olarak hisseli tahsis edildiği, hissedarların parselin tamamında söz sahibi olduğu, davacının serasının 1,5 tünelinin kardeşi ...'un sınırlarına geçtiği" iddiasının toplulaştırma ile ilgili olmadığı, dava konusu eski ... yeni ... ada ... parselin hissedarlarından ...'un mülakat formunda, eski 5780 parselinin içinde sera bulunduğu, eski kadastro sınırları içerisinde kalmasını istiyorum" şeklinde talebinin bulunduğu diğer yandan hissedar ...'ın ise mülakat formunda "..., ..., ... parsellerinin bulundukları mevkiide birleştirilsin" talebine göre işlem tesis edildiği göz önüne alındığında yapılan toplulaştırma işleminde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:...1, K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim