SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/3479 E. 2025/3174 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/3479

Karar No

2025/3174

Karar Tarihi

20 Mayıs 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3479 E. , 2025/3174 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3479
Karar No : 2025/3174

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Seyhan ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma işleminde mümkün olduğunca fiili kullanıma ve toplulaştırma amacına uygun bir şekilde tahsis gerçekleştirildiği, kamu yatırımları payı kesintisinin yasada öngörülen %10 sınırının altında kaldığı, uygulama alanındaki % 0,8203400 oranındaki kesinti miktarının her parselin yol ve sulama kanalı ve imkanlarından yararlanması için yapıldığı, kanala isabet eden alanların yine kanalda bırakılması suretiyle davacının mağduriyetinin önlendiği, derecesi farklı alandan yapılan tahsislerde derece dönüşüm katsayısı kullanılarak alan denkleştirmesi yapıldığı, davacıya eşdeğerlik ilkesine ve tarım işletmeciliğine uygun olarak kök parselin olduğu yerden eski malikleriyle birlikte yine hisseli olarak tahsisin yapıldığı, her ne kadar davacı tarafından arazi bütünlüğünün bozulduğu iddia edilmekte ise de, parseldeki parçalanmanın nedeninin zorunlu kanal planlamasından kaynaklandığı, oluşturulan yeni parselasyon haritasında her parselin yola ve suya erişiminin sağlandığı, yeni parselasyon planı ile sınır ihtilaflarının ortadan kalktığı, parsellerdeki tecavüzlerin giderildiği, ayrıca 5403 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünün idareye hisse çözme yetkisinin verildiği 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan toplulaştırma işleminde aranamayacağı, toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işlemi, arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiğinden, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacının iddiaları da dikkate alındığında Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli görülmemesi nedeniyle, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, toplulaştırmaya konu ... ada ... nolu kadastro parselinde davacının yaklaşık 5 dönüm taşınmazının bulunduğu, anılan toplam alanın tarımsal üretim için küçük sayılabilecek bir alan olduğu, toplulaştırmanın ana ve en önemli amaçlarından birisinin çok hissedarlı ve çok parselli mülkiyet dokusunun olduğu alanda olabildiğince malik ve parsel sayısının azaltılarak optimum verimli tarımsal üretimin elde edilmesi olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminde davacının toplam 19 adet parselde hissedar olduğu, davacıya ait ... nolu parselde hisse hatası olması nedeniyle alansal hesap yapılamadığı, bu parsellerin dağınık bir durumda bulunduğu, davacının bu parsellerdeki toplam alanının yaklaşık 103 dönüm olduğu, anılan toplulaştırma işlemi sonucunda davacının ... parseline karşılık toplam 28+7 (... parselin dağıtımına giden parsel sayısı) 35 adet imar parselinde, yani kadastral parsel sayısından daha fazla sayılı parselde hak edişinin hisseli olarak verildiği, böylesine çok parçalı bir dağıtım işleminin toplulaştırmanın ana amacına aykırı olduğu gibi, davacının bu alanları pratikte tarımsal üretim için kullanabilmesinin olanaklı olmadığı, davacının fiilen kullandığı alanların davacıya müstakil olarak tahsis edilmeyerek davacı açısından mülkiyet sorunu yaratıldığı, görülmekte olan dava özelinde ise davacıya tahsis edilen 2 adet imar parselinin tamamına yakın bir kısmının hissedarı olduğu ... nolu kadastro parseli üzerinde oluşturulduğu, bu yönü ile mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı, ancak toplulaştırmanın ana amacının dağınık haldeki taşınmazların olabildiğince bir araya getirilerek tarımsal üretimin artırılması olduğu göz önüne alındığında, dava konusu işlemle davacının hakkedişinin bir bütün halinde verilmediği, yani davacının fiilen kullandığı alanların dikkate alınmadığı, davacının anılan imar parsellerindeki paylarını pratikte kullanabilme olanağının oldukça kısıtlı olduğu, bu şekildeki çok parçalı bir dağıtım tekniğinin davacının hak kaybına uğramasına neden olduğu anlaşıldığından, davacıya ait taşınmaz yönünden dava konusu toplulaştırma işleminde ve davanın reddine dair istinafa konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve toplulaştırma işleminin dava konusu parseller yönünden iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölgede mevcut proje ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, işlemlerin tamamlanarak tapu tescilinin yapıldığı, dava konusu işlemin toplulaştırma ilke ve esaslarıyla hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; tercih ve tahsis işlemlerinde mümkün olduğunca fiili kullanıma uygun olarak tahsis gerçekleştiği, toplulaştırma sonucunda oluşan yeni parsellerin kadastral parsel konumunda ve müşterekli kalması talebine uygun davranıldığı, uygulama alanındaki %0.8203400’lük kesinti miktarının her parselin yol ve sulama hizmetlerinden yararlanması için yapıldığı, kamu yatırımları payı kesintisinin %10’a kadar yapılabileceği, daha önceden kamulaştırma kararı alınmış ve sonuçlanmayan parsellerin kanala tahsis edilmesinin uygun olduğu, alanda dikili tarım arazileri olması nedeniyle kesinti miktarının düşük tutulmasının davacının lehine olduğu, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kamulaştırma, Toplulaştırma, Dağıtım ve Kiralama Teknik Talimatında belirtilen kriterlere uygun dağıtım yapıldığı, derecesi farklı alandan yapılan tahsislerde derece dönüşüm katsayısı kullanılarak alan denkleştirmesi yapıldığı, derecesi yüksek yerden tahsiste alan azalması ve derecesi düşük yere yapılan tahsiste alan artması olduğu, davacıya eşdeğerlilik esasına ve tarım işletmeciliğine uygun olarak kök tapudaki malikleriyle birlikte parsel tahsis edildiği, toplulaştırma bölgesinde mahallinde askı ilanları yapılarak uygulama hakkında çiftçilerin bilgilendirildiği, toplulaştırma ile parsellerin sınırlarında düzeltmeler yapıldığı, toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, toplulaştırma planlamasında kadastral parsellerden sulama ve kurutma kanalı ile yol geçirilmesinin yasal olduğu, parsellerdeki parçalanma nedeninin kanal planlamasından kaynaklandığı, oluşturulan yeni parselasyon haritasında her parselin yola ve suya erişiminin olduğu, davacının parsellerindeki tercih taleplerinin uygulama bölgesindeki diğer parsellerin konum ve tercihlerine bağlı olarak değerlendirildiği, kadastral parsellerin isabet ettiği kısımda tercihlerine uygun olarak parsel tahsisi yapıldığı, yeni toplulaştırma planı ile sınır ihtilaflarının ortadan kalktığı, uygulamaya alınan parsellerdeki komşu parsellere olan tecavüzlerin giderildiği, toplulaştırmada davacının parsellerinin tapuda kayıtlı olduğu alanı ve şekli ile yerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, 3083 sayılı Kanunda mirasçılar arasında taksim ve ifraz edilerek miras ortaklığına son verilebileceği hükmü bulunduğu, davacıya kadastral parselinin isabet ettiği kısmından parseller tahsis edilerek ve mümkün olduğunca toplulaştırılarak toplulaştırma amacına uygun davranıldığı anlaşıldığından, tahsis işlemlerinde toplulaştırma ilke ve kuralları ile ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin kabulü ile dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parsel yönünden iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Bölge İdare Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim