Danıştay danistay 2024/3011 E. 2025/3169 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/3011
2025/3169
20 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3011
Karar No : 2025/3169
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Seyhan ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının dava konusu kök ... parsel sayılı taşınmazdan gelen hissesinin aynı yerden verildiği görülmekle birlikte, toplulaştırma alanının genelinde bulunan bir tanesi müstakil olmak üzere dokuz parselden gelen hak edişlerinin ise iki tanesi kanal işlevli olmak üzere onbeş parsele dağıtımının gerçekleştirildiği, arazi toplulaştırma işleminin esas amacının dağınık haldeki kullanışlı olmayan tarımsal arazilerin bir araya getirilerek tarımsal üretimin artırılması olduğu göz önüne alındığında, dava konusu işlemde bu yönüyle toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırılık bulunduğu; diğer taraftan, toplulaştırma alanındaki diğer hak sahiplerinin de parsel bütünlüğü ve fiili kullanım durumu göz önüne alınarak, davacının hak edişlerinin, toplulaştırma alanında bulunan ve davacı tarafından fiilen kullanılan parsellerden tahsisinin mümkün olup olmadığı hususunun davalı idare tarafından değerlendirmeye alınarak işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, dava konusu işlemde bu yönüyle de uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu parsel yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma işleminin yasaya ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, toplulaştırma işlemi ile dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, proje kapsamında gerekli askı çalışmaları da yapılarak ilgililerin de bilgilendirildiği, Mahkeme dosyasına sunulan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayanılarak hazırlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ... ada ... nolu parselden kaynaklanan hak edişinin yine aynı parsel üzerinde oluşturulan yeni ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... nolu parselden verildiği, bu yönü ile kendi yerinden imar alanı tahsis edilmesi ile mevzuata uygun davranıldığı, tercih ve tahsis işlemlerinde mümkün olduğunca fiili kullanıma uygun olarak tahsis gerçekleştiği, toplulaştırma sonucunda oluşan yeni parsellerin kadastral parsel konumunda ve müşterekli kalması talebine uygun davranıldığı, uygulama alanındaki %0.8203400’lük kesinti miktarının her parselin yol ve sulama hizmetlerinden yararlanması için yapıldığı, kamu yatırımları payı kesintisinin %10’a kadar yapılabileceği, daha önceden kamulaştırma kararı alınmış ve sonuçlanmayan parsellerin kanala tahsis edilmesinin uygun olduğu, alanda dikili tarım arazileri olması nedeniyle kesinti miktarının düşük tutulmasının davacının lehine olduğu, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kamulaştırma, Toplulaştırma, Dağıtım ve Kiralama Teknik Talimatında belirtilen kriterlere uygun dağıtım yapıldığı, derecesi farklı alandan yapılan tahsislerde derece dönüşüm katsayısı kullanılarak alan denkleştirmesi yapıldığı, derecesi yüksek yerden tahsiste alan azalması ve derecesi düşük yere yapılan tahsiste alan artması olduğu, davacıya eşdeğerlilik esasına ve tarım işletmeciliğine uygun olarak kök tapudaki malikleriyle birlikte parsel tahsis edildiği, toplulaştırma bölgesinde mahallinde askı ilanları yapılarak uygulama hakkında çiftçilerin bilgilendirildiği, toplulaştırma ile parsellerin sınırlarında düzeltmeler yapıldığı, toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, davacıya kadastral parselinin isabet ettiği kısmından parseller tahsis edilerek ve mümkün olduğunca toplulaştırılarak toplulaştırma amacına uygun davranıldığı, tahsis işlemlerinde toplulaştırma ilke ve kuralları ile ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu toplulaştırma işleminin dava konusu parsel yönünden iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Bölge İdare Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.