SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2713

Karar No

2025/4877

Karar Tarihi

29 Eylül 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2713 E. , 2025/4877 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2713
Karar No : 2025/4877

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Konya 9. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Konya ili ... ilçesi ...Mahallesinde yer alan davacıya ait ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının birbirine yakın üç parselinin bir arada toplulaştırılamamış olmasının, mülkiyetin verimli kullanımına ve işletme bütünlüğünün sağlanmasına engel olacağı, toplulaştırma işleminin hakkaniyet ve kamu yararına uygun olarak tesis edilmediği, dava konusu toplulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 3083 sayılı Kanun'un amaçları doğrultusunda, toprağın verimli şekilde işletilmesi, korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, tarım arazilerinin parçalanarak küçülmesinin önlenmesi amacıyla çalışmalar yürütüldüğü, toplulaştırma alanındaki tüm tercihlerin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığı, bir kısım tercihlerin zorunlu olarak yerine getirilemediği, aksi halde toplulaştırmanın tamamlanmasının mümkün olmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, iptal davaları, “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar” olarak tanımlanmış; 2. fıkrasında ise, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükme bağlanmıştır.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi amacına hizmet ettiği belirtilmektedir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Konya ili Sarayönü ilçesi ... Mahallesinde yer alan davacıya ait ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının, arazilerinin birleştirilmediği gerekçesiyle iptali talep edilmiş, dosyaya sunulan bilirkişi rapaorunda; davacıya eski parsellerinin eşdeğerinde .../... ve .../... nolu parsellerin tahsisinin yapılmış olduğu; parselin yol ağından faydalanacak şekilde planlandığı, ancak; aynı ada içinde birbirine çok yakın mesafedeki yeni tahsis edilen .../... ve .../... nolu parsellerin birlikte toplulaştırılamamış olması yönüyle dağıtım ve parselasyon ilkelerine uygun olmadığı yönünde görüş verildiği, davacının birbirine yakın üç parselinin bir arada toplulaştırılamamış olmasının, mülkiyetin verimli kullanımına ve işletme bütünlüğünün sağlanmasına engel olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İdari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu açık olup, İdare Mahkemelerince bakılan iptal davalarında, ancak kanunda belirtilen sebeplerle hukuka aykırılık bulunduğunun tespiti halinde iptal hükmü kurulabileceği; başka bir ifadeyle, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi birinde hukuka aykırılık bulunmayan bir idari işlemin İdare Mahkemesince iptal edilmesine hukuki olanak bulunmadığı, aksi yönde yorumun yargı yetkisinin sınırının aşılması anlamına geleceği gibi yerindelik denetimi ile idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesi sonucunu da doğurabileceği, oysa kanun koyucunun bu konuda açıkça yasaklama getirdiği açıktır.
Davacıya ait Konya ili Sarayönü ilçesi ... Mahallesinde yer alan kadastral ... ada ... ve ... parsel sayılı araziler tek bir parsel olarak ... ada ... nolu parsel olarak bulunduğu yerde, kadastral ... ada ... parsel ise bulunduğu yerde ... ada ... parsel olarak planlanmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ... ada ... parsel ile ... nolu parselin birleştirilmesine mani bir husus olmadığı belirtilmekle beraber, davacının toplulaştırma öncesindeki üç parseli arasında ve etrafında dört farklı kişiye ait parseller bulunmaktadır. Davalı idare, diğer parsel maliklerinin de talepleri doğrultusunda planlama yaptığını belirtmektedir. Davacı tüm parsellerinin demir yolu kenarında birleşmesini talep etmekte ve işletme bütünlüğü yönünden tüm parsellerin tek parça olarak planlanması arzu edilmekte ise de, davacı arazi adasındaki tek malik değildir ve davalı idarenin diğer maliklerin taleplerini de dikkate alma zorunluluğu bulunmaktadır. Kaldı ki toplulaştırma mevzuatında da mümkün olduğu ölçüde tek parselde arazi verilmeye çalışılması ilkesi benimsenmiş olup, idarenin her koşulda dağınık haldeki parselleri birleştirmesi beklenmemelidir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre davacının parsellerinin aynı yerinde planlandığı, parsellerin eşdeğer olduğu tespitlerine yer verilmiş olup, davacının toplulaştırmadan önceki halinden daha dezavantajlı bir duruma düşürülmediği, mevcut halinin korunduğu, davacının talep ettiği gibi parsellerinin demir yolu kenarında birleştirilmesi halindeki ihtimallerin ve diğer parsel malikleri aleyhine bir durum ortaya çıkıp çıkmayacağının bu aşamada tespit edilmesi mümkün olmadığı gibi, parsel birleştirilmesi gerektiği yönünde verilen kararın, idarenin takdir yetkisini kaldırır nitelikte bir karar olduğu hususu da dikkate alındığında, toplulaştırma işlemleri alandaki tüm parselleri etkilediği, dolayısı ile idarenin tüm talepleri karşılamakla yükümlü tutulamayacağı, davacının parsellerinin şekil bozuklukları düzeltilerek eski yerinde korunduğu, kesintiler ve denkleştirme hesapları doğru yapılarak davacıya eski parselleri ile eşdeğer parseller tahsis edildiği anlaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı açık olup, dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim