Danıştay danistay 2024/2472 E. 2025/2804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2472
2025/2804
30 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2472
Karar No : 2025/2804
DAVACI : ... Vakfı
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Amaç" başlıklı 1. maddesinin, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan "Ekosistem değerlendirme raporu" tanımının, (o) bendinde yer alan "Mahalli öneme haiz sulak alan" tanımının, (r) bendinde yer alan "Mutlak koruma bölgesi" tanımının, (z) bendindeki "Suni sulak alan" tanımının, (çç) bendindeki "Tampon Bölge" tanımının, (ee) bendindeki "Ulusal öneme haiz sulak alan" tanımının, (gg) bendinde yer alan "Uluslararası öneme haiz sulak alan kriteri" tanımının, "Su alımı" başlıklı 8. maddesinde yer alan "... izinsiz... " ibaresinin, "Kum alımı" başlıklı 9. maddesinin, "Turba çıkarılması" başlıklı 10. maddesinin, "Sulak alanların belirlenmesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının, "Koruma bölgelerinin tespiti" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasının, "Hassas koruma bölgelerinde uygulama esasları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "... zorunlu olmadıkça..." ibaresinin, "Sürdürülebilir uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, "Tampon bölgede uygulama esasları" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının, "Mevsimsel ve daimi akarsular ile deniz kıyılarına ilişkin uygulama esasları" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasının, "Yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması" başlıklı 29. maddesinin 1. ve 7. fıkralarının, "Mahalli komisyon oluşumu" başlıklı 35. maddesinin, "Mahalli komisyonun görevleri" başlıklı 36. maddesinin ve "Diğer izin uygulamaları" başlıklı Geçici 1. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Uyuşmazlığa konu Yönetmelikteki iptali istenilen düzenlemelerin, dayanağı üst hukuk normları ve Ramsar Sözleşmesi ile belirlenen koruma ilke ve esaslarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Sulak alanların korunmasına ilişkin olarak ilk Yönetmeliğin 30/01/2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu Yönetmeliğin 17/05/2005 tarih ve 25818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığı, uyuşmazlığa konu 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin ise bu alanda yapılan üçüncü düzenleme olduğu, sulak alanların korunması ve yönetimi hususunda uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi ve mevzuatı geliştirmek amacıyla, başta İngiltere ve Almanya olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların incelendiği, Yönetmeliğin akılcı yönetim, koruma-kullanma dengesi, katılımcılık gibi ilkeler dikkate alınarak hazırlandığı, dava konusu düzenlemelerde, aşağıda ayrıntısı yazılan nedenlerle T.C Anayasasına, dayanağı kanunlar ile Ramsar Sözleşmesine ve kamu yararına aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden, dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesi, "Kapsam" başlıklı 2. maddesi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendindeki "Ekosistem değerlendirme raporu" tanımı, (o) bendindeki "Mahalli öneme haiz sulak alan" tanımı, (r) bendindeki "Mutlak koruma bölgesi" tanımı, (z) bendindeki "Suni sulak alan" tanımı, (çç) bendindeki "Tampon Bölge" tanımı, (ee) bendindeki "Ulusal öneme haiz sulak alan" tanımı, (gg) bendindeki "Uluslararası öneme haiz sulak alan kriteri" tanımı, "Su alımı" başlıklı 8. maddesindeki "... İzinsiz ... " ibaresi, "Kum alımı" başlıklı 9. maddesi, "Turba çıkarılması" başlıklı 10. maddesi, "Sulak alanların belirlenmesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrası, "Koruma bölgelerinin tespiti" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrası, "Hassas koruma bölgelerinde uygulama esasları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasındaki "... zorunlu olmadıkça ..." ibaresi, "Sürdürülebilir uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, "Tampon bölgede uygulama esasları" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrası, "Mevsimsel ve daimi akarsular ile deniz kıyılarına ilişkin uygulama esasları" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası, "Yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması" başlıklı 29. maddesinin 1 ve 7. fıkraları "Mahalli komisyon oluşumu" başlıklı 35. maddesi, "Mahalli komisyonun görevleri" başlıklı 36. maddesi ve "Diğer izin uygulamaları" başlıklı geçici 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 24/03/2022 tarih ve E:2021/8297, K:2022/3655 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/04/2019 tarih ve E:2017/480, K:2019/1945 sayılı kısmen bozma kararına uyularak; 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesi, "Kapsam" başlıklı 2. maddesi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendindeki "Ekosistem değerlendirme raporu" tanımı, (o) bendindeki "Mahalli öneme haiz sulak alan" tanımı, (z) bendindeki "Suni sulak alan" tanımı, (çç) bendindeki "Tampon Bölge" tanımı, (ee) bendindeki "Ulusal öneme haiz sulak alan" tanımı, (gg) bendindeki "Uluslararası öneme haiz sulak alan kriteri" tanımı, "Su alımı" başlıklı 8. maddesindeki "... izinsiz ... " ibaresi, "Kum alımı" başlıklı 9. maddesi, "Turba çıkarılması" başlıklı 10. maddesi, "Sulak alanların belirlenmesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrası, "Koruma bölgelerinin tespiti" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrası, "Hassas koruma bölgelerinde uygulama esasları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasındaki "... zorunlu olmadıkça ..." ibaresi, "Sürdürülebilir uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, "Tampon bölgede uygulama esasları" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrası, "Mevsimsel ve daimi akarsular ile deniz kıyılarına ilişkin uygulama esasları" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası, "Yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması" başlıklı 29. maddesinin 1 ve 7. fıkraları ve "Mahalli komisyon oluşumu" başlıklı 35. maddesi ve "Mahalli komisyonun görevleri" başlıklı 36. maddesi yönünden davanın reddine karar verildiği; anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/2979, K:2024/376 sayılı kararıyla, Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunca verilen davanın reddine ilişkin kararın Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendine ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlar açısından kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/6 maddesi uyarınca Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi neticesinde Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca verilen kararlara karşı Danıştay Dava Dairelerine ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu itibarla Danıştay Altıncı Dairesince bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak anılan kararda belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın reddine ilişkin kısım açısından işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendi yönünden incelenmesi:
Kanunu'nun 4. maddesi ve 3958 sayılı Kanun ile uygun bulunan 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (Ramsar Sözleşmesi) hükümleri ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 410 ve 420. maddelerine dayanılarak Türkiye’nin karasal sınırları ve kıta sahanlığı dahilinde yer alan sulak alanların korunması, yönetimi ve geliştirilmesi ile bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve anılan Yönetmelik ile 17/05/2005 tarih ve 25818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunması esastır. Sulak alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamaz. Bu hükme aykırı olarak arazi kazanılması halinde söz konusu alan faaliyet sahibince eski haline getirilir." hükmüne, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesinin 4. fıkrasında, "Av ve yaban hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine ve korunmasına imkân veren doğal yaşama ortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunların doğal yapıları değiştirilemez." hükmüne yer verilmiştir.
28/12/1993 tarih ve 3958 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan ve 15/03/1994 tarih ve 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanarak 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkındaki Sözleşme'nin (Ramsar Sözleşmesi) 1. maddesinde; bu Sözleşme'nin amacı bakımından, doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, bütün suların, bataklık, sazlık ve türbiyerlerin sulak alanlar olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun ve Sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, bütün suların, bataklık, sazlık ve türbiyerlerin sulak alanlar olduğu, sulak alanların doğal yapıları ve ekolojik dengelerinin korunmasının esas olduğu, bu alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamayacağı, bu suretle arazi kazanılması halinde söz konusu alanın faaliyet sahibince eski haline getirileceği, sulak alanların kirletilemeyeceği ve doğal yapıları değiştirilemeyeceği anlaşıldığından sulak alanların korunması amacıyla yapılacak düzenleyici işlemlerin bu esaslara uygun olması gerekmektedir.
İptali istenen Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Yönetmelikte geçen; ...
o) Mahalli öneme haiz sulak alan: Ulusal öneme haiz sulak alan ve Ramsar Alanı listesinde bulunmayan sulak alanları, ...
s) Ramsar alanı: Sözleşmenin 2 nci maddesi gereğince ilan edilerek Ramsar listesine dâhil edilen sulak alanları, ...
ü) Sulak alan: Tabii veya suni, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyeler ile bu alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan sulak alan kalan yerleri, ...
z) Suni sulak alan: İçme, kullanma ve sulama suyu temini ile elektrik üretimi maksadıyla yapılan baraj ve göletlerden uluslararası öneme sahip sulak alan kriterlerinden en az birine sahip insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresinde oluşan sulak alan ekosistemini, ...
ee) Ulusal öneme haiz sulak alan: Sözleşmenin Taraflar Toplantısında kabul edilen "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan Kriterleri"nden en az birine sahip olan sulak alanları, ...
gg) Uluslararası öneme sahip sulak alan kriteri: Ramsar Sözleşmesince belirlenen dokuz adet kriteri,
İfade eder." şeklinde tanımlara yer verilmiştir.
Bu maddede, Sözleşme'deki tanımla uyumlu bir "sulak alan" tanımına yer verildiği, sulak alanların mahalli öneme haiz sulak alan, ulusal öneme haiz sulak alan ve Ramsar alanı olmak üzere üç gruba ayrıldığı, bu gruplandırmada Sözleşme'nin Taraflar Toplantısında kabul edilen "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan Kriterleri"nden en az birine sahip olan sulak alanların ulusal öneme haiz sulak alanlar ve bu kriterlerden hiçbirisine sahip olmayan sulak alanların ise mahalli öneme haiz sulak alanlar olarak kabul edildiği, Ramsar alanlarının Sözleşme hükümleri uyarınca ulusal öneme haiz sulak alanların arasından seçilerek Sözleşme organlarına bildirilen sulak alanları ifade ettiği, dolayısıyla niteliği bakımından ayrı bir grup teşkil etmediği, doğal olarak sulak kalan yerlerin sulak alan olarak kabul edilmesi için "sulak alan" tanımındaki unsurların dışında herhangi bir koşula yer verilmediği halde, "suni sulak alan" tanımında, içme, kullanma ve sulama suyu temini ile elektrik üretimi maksadıyla yapılan baraj ve gölet gibi insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresinde oluşan ekosistemin sulak alan olarak kabul edilebilmesi için uluslararası öneme sahip sulak alan kriterlerinden en az birine sahip olması koşulunun getirildiği, bu suretle Yönetmelik'teki "suni sulak alan" tanımı ile Sözleşme ve Yönetmelik'teki "sulak alan" tanımının kapsamının daraltıldığı, uluslararası öneme haiz sulak alan kriterlerinden en az birine sahip olmayan insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresindeki ekosistemlerin sulak alan tanımının dışına çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Sözleşme'deki "sulak alan" tanımına göre sulak alan olarak kabul edilmesi ve yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca korunması gereken insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresindeki ekosistemlerden uluslararası öneme haiz sulak alan kriterlerinden en az birine sahip olmayanların sulak alan olarak kabul edilmeyeceğini öngören Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinde yer alan "suni sulak alan" tanımında Sözleşme ve Kanun hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, önceki Yönetmelik'te sulak alan olarak kabul edilmek yönünden doğal olarak sulak kalan yerler ile insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresindeki ekosistemler arasında bir ayrıma gidilmediği, her ikisinin de sulak alan olarak kabul edilmesi için Sözleşme ve Yönetmelik'teki "sulak alan" tanımlarında yer alan unsurlara ilave olarak bir koşul aranmadığı halde, davalı idarece bilimsel ve teknik açıdan yeterli bir araştırmaya dayanılmaksızın ve hukuken geçerli bir gerekçe sunulmaksızın yeni Yönetmelik'te "suni sulak alan" tanımının yukarıda açıklandığı şekilde daraltıcı bir şekilde düzenlenmesinde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü ve Onuncu Daireleri müşterek heyetince, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinde yer alan "Mutlak Koruma Bölgesi" tanımı ile (çç) bendinde yer alan "Tampon Bölge" tanımının ve Geçici 1. maddesinin iptali, iptali istenilen diğer maddeler yönünden ise davanın reddi yolunda verilen Danıştay Ondördüncü ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 23/11/2016 tarih ve E:2014/5418, K:2016/6682 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/04/2019 tarih ve E:2017/480, K:2019/1945 sayılı kararıyla; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinde yer alan "Mutlak Koruma Bölgesi" tanımının ve Geçici 1. maddesinin iptaline ilişkin kısmının onanması; 4. maddesinin 1. fıkrasının (çç) bendinde yer alan "Tampon Bölge" tanımının iptaline ilişkin kısmı ile iptali istenilen diğer maddeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 24/03/2022 tarih ve E:2021/8297, K:2022/3655 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/2979, K:2024/376 sayılı kararıyla; Yönetmelik'in Amaç" başlıklı 1. maddesi, "Kapsam" başlıklı 2. maddesi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendindeki "Ekosistem değerlendirme raporu" tanımı, (o) bendindeki "Mahalli öneme haiz sulak alan" tanımı, (çç) bendindeki "Tampon Bölge" tanımı, (ee) bendindeki "Ulusal öneme haiz sulak alan" tanımı, (gg) bendindeki "Uluslararası öneme haiz sulak alan kriteri" tanımı, "Su alımı" başlıklı 8. maddesindeki "... izinsiz ... " ibaresi, "Kum alımı" başlıklı 9. maddesi, "Turba çıkarılması" başlıklı 10. maddesi, "Sulak alanların belirlenmesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrası, "Koruma bölgelerinin tespiti" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrası, "Hassas koruma bölgelerinde uygulama esasları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasındaki "... zorunlu olmadıkça ..." ibaresi, "Sürdürülebilir uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, "Tampon bölgede uygulama esasları" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrası, "Mevsimsel ve daimi akarsular ile deniz kıyılarına ilişkin uygulama esasları" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası, "Yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması" başlıklı 29. maddesinin 1. ve 7. fıkraları ve "Mahalli komisyon oluşumu" başlıklı 35. maddesi ve "Mahalli komisyonun görevleri" başlıklı 36. maddesine ilişkin kısmının onanmasına, Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği görüldüğünden, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca müşterek kurul olarak yapılan toplantıda bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesi ve 3958 sayılı Kanun ile uygun bulunan 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (Ramsar Sözleşmesi) hükümleri ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 410 ve 420. maddelerine dayanılarak Türkiye’nin karasal sınırları ve kıta sahanlığı dahilinde yer alan sulak alanların korunması, yönetimi ve geliştirilmesi ile bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve anılan Yönetmelik ile 17/05/2005 tarih ve 25818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunması esastır. Sulak alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamaz. Bu hükme aykırı olarak arazi kazanılması halinde söz konusu alan faaliyet sahibince eski haline getirilir." hükmüne, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesinin 4. fıkrasında, "Av ve yaban hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine ve korunmasına imkân veren doğal yaşama ortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunların doğal yapıları değiştirilemez." hükmüne yer verilmiştir.
28/12/1993 tarih ve 3958 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan ve 15/03/1994 tarih ve 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanarak 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkındaki Sözleşme'nin (Ramsar Sözleşmesi) 1. maddesinde; bu Sözleşme'nin amacı bakımından, doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, bütün suların, bataklık, sazlık ve türbiyerlerin sulak alanlar olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinde yer alan "Suni Sulak Alan" tanımının incelenmesinden;
Yukarıda yer verilen Kanun ve Sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, bütün suların, bataklık, sazlık ve türbiyerlerin sulak alanlar olduğu, sulak alanların doğal yapıları ve ekolojik dengelerinin korunmasının esas olduğu, bu alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamayacağı, bu suretle arazi kazanılması halinde söz konusu alanın faaliyet sahibince eski haline getirileceği, sulak alanların kirletilemeyeceği ve doğal yapıları değiştirilemeyeceği anlaşıldığından sulak alanların korunması amacıyla yapılacak düzenleyici işlemlerin bu esaslara uygun olması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Bakılan davada bir kısım düzenlemelerinin iptali istenen Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Yönetmelikte geçen; ...
o) Mahalli öneme haiz sulak alan: Ulusal öneme haiz sulak alan ve Ramsar Alanı listesinde bulunmayan sulak alanları, ...
s) Ramsar alanı: Sözleşmenin 2 nci maddesi gereğince ilan edilerek Ramsar listesine dâhil edilen sulak alanları, ...
ü) Sulak alan: Tabii veya suni, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyeler ile bu alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan sulak alan kalan yerleri, ...
z) Suni sulak alan: İçme, kullanma ve sulama suyu temini ile elektrik üretimi maksadıyla yapılan baraj ve göletlerden uluslararası öneme sahip sulak alan kriterlerinden en az birine sahip insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresinde oluşan sulak alan ekosistemini, ...
ee) Ulusal öneme haiz sulak alan: Sözleşmenin Taraflar Toplantısında kabul edilen "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan Kriterleri"nden en az birine sahip olan sulak alanları, ...
gg) Uluslararası öneme sahip sulak alan kriteri: Ramsar Sözleşmesince belirlenen dokuz adet kriteri,
İfade eder." şeklinde tanımlara yer verilmiştir.
Bu maddede, Sözleşme'deki tanımla uyumlu bir "sulak alan" tanımına yer verildiği, sulak alanların mahalli öneme haiz sulak alan, ulusal öneme haiz sulak alan ve Ramsar alanı olmak üzere üç gruba ayrıldığı, bu gruplandırmada Sözleşme'nin Taraflar Toplantısında kabul edilen "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan Kriterleri"nden en az birine sahip olan sulak alanların ulusal öneme haiz sulak alanlar ve bu kriterlerden hiçbirisine sahip olmayan sulak alanların ise mahalli öneme haiz sulak alanlar olarak kabul edildiği, Ramsar alanlarının Sözleşme hükümleri uyarınca ulusal öneme haiz sulak alanların arasından seçilerek Sözleşme organlarına bildirilen sulak alanları ifade ettiği, dolayısıyla niteliği bakımından ayrı bir grup teşkil etmediği, doğal olarak sulak kalan yerlerin sulak alan olarak kabul edilmesi için "sulak alan" tanımındaki unsurların dışında herhangi bir koşula yer verilmediği halde, "suni sulak alan" tanımında, içme, kullanma ve sulama suyu temini ile elektrik üretimi maksadıyla yapılan baraj ve gölet gibi insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresinde oluşan ekosistemin sulak alan olarak kabul edilebilmesi için uluslararası öneme sahip sulak alan kriterlerinden en az birine sahip olması koşulunun getirildiği, bu suretle Yönetmelik'teki "suni sulak alan" tanımı ile Sözleşme ve Yönetmelik'teki "sulak alan" tanımının kapsamının daraltıldığı, uluslararası öneme haiz sulak alan kriterlerinden en az birine sahip olmayan insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresindeki ekosistemlerin sulak alan tanımının dışına çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Sözleşme'deki "sulak alan" tanımına göre sulak alan olarak kabul edilmesi ve yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca korunması gereken insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresindeki ekosistemlerden uluslararası öneme haiz sulak alan kriterlerinden en az birine sahip olmayanların sulak alan olarak kabul edilmeyeceğini öngören Yönetmelik'teki "suni sulak alan" tanımında Sözleşme ve Kanun hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, önceki Yönetmelik'te sulak alan olarak kabul edilmek yönünden doğal olarak sulak kalan yerler ile insan eliyle yapılmış su yapıları ve çevresindeki ekosistemler arasında bir ayrıma gidilmediği, her ikisinin de sulak alan olarak kabul edilmesi için Sözleşme ve Yönetmelik'teki "sulak alan" tanımlarında yer alan unsurlara ilave olarak bir koşul aranmadığı halde, davalı idarece bilimsel ve teknik açıdan yeterli bir araştırmaya dayanılmaksızın ve hukuken geçerli bir gerekçe sunulmaksızın yeni Yönetmelik'te "suni sulak alan" tanımının yukarıda açıklandığı şekilde daraltıcı bir şekilde düzenlenmesinde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinde yer alan "Suni Sulak Alan" tanımının İPTALİNE,
2\. Davada nihai olarak kısmen ret, kısmen iptal kararı verildiğinden, haklılık oranının yeniden değerlendirilmesi suretiyle, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3\. Davanın kısmen iptalle sonuçlanan ve onanarak kesinleşen kısmı için ilk kararda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden, davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4\. İlk kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda verilen kararda, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden, davalı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5\. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.