Danıştay danistay 2024/1319 E. 2025/3490 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1319
2025/3490
29 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1319 ...
Karar No : 2025/3490
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik uyarınca yapılan hak sahipliği başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen 28/08/1968 tarih ve 12988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacının maliki olduğu Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parselde ve ... Mahallesi, ... Sokak, ... Apartmanı, No:..., Kat:..., Daire:... adresindeki taşınmazın 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremin ardından 6PFNY askı koduyla orta hasarlı olarak tespit edildiğini, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 28. maddesi uyarınca süresi içinde hak sahipliği başvurusunda bulunarak E-Devlet sistemi üzerinden taahhütname verdiğini ancak 7269 sayılı Kanunun geçici 27. ve 29. maddeleri gereğince hazırlanan "Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik"in 20. maddesi uyarınca oluşturulan Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile "Orta Hasarlı- Değerlendirme tarihinde konut gözükmektedir." gerekçesi ile hak sahipliği başvurusunun reddedildiğini, konutunun depremde oturulamaz duruma gelmesi nedeniyle deprem tarihinden 6 ay sonra 14/08/2023 tarihinde maddi zorluklarla yeni bir konut satın aldığını, hak sahipliği başvurusunun bu gerekçeyle reddedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağını, Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan "o yerde" kavramıyla neyin kastedildiğinin belirsiz olduğunu, "Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır." ibaresinin de belirsizlik içerdiğini, belirli olmayan bir tarih esas alınarak vatandaşın mağdur edildiğini, talep ve taahhütnamelerin deprem tarihindeki durum esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, Yönetmeliğin 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin de belirsiz olduğunu, uygulamada keyfi uygulamalara yol açabilecek nitelikte olduğunu, aynı binadaki daire malikleri arasında dahi inceleme tarihi itibarıyla farklılıklar olduğunu, dava konusu işlemin sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu ayrıca söz konusu işlem ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenmiş olan yaşam hakkı ile özel ve aile hayatına saygı hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI:
1-... Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin tesisinde idarelerinin hiçbir dahlinin olmadığı, işlemin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Adana Valiliği tarafından tesis edildiği, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, meydana gelen afetlerden sonra Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında idarelerinin, hasar tespit, altyapı ve enkaz kaldırma hizmetleri ile yangın destek ve defin destek hizmetleri için Ulusal Düzey Ana Çözüm Ortağı olarak görevlendirilmiş olduğu, bu amaçla hazırlanan Türkiye Afet Müdahale Planına göre Yerel Düzey Hasar Tespit ve Enkaz Kaldırma Çalışma Grubu Ana Çözüm Ortağı olarak görevlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri vasıtasıyla yürütülen hasar tespit ve enkaz kaldırma çalışmalarının AFAD adına koordine edildiği, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ile 7663 sayılı Hasar Tespit Genelgesinde ise hasar tespit çalışmalarının afet sonrasında gerçekleştirilecek olan acil yardım, hak sahipliği, kira yardımı ve yer seçimine esas teşkil eden hazırlık mahiyetinde bir işlem olduğunun belirtildiği, bu kapsamda 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Koordinesinde, Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:...adresindeki yapının hasar tespit çalışmalarının Adana Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapıldığı ve hasar tespit sürecinin tamamlandığı, kesinleşmiş resmi hasar tespit sonuçlarının ilgili AFAD İl Müdürlüğüne teslim edildiği ve resmi sonuçlara ilgili Valilikten ulaşılabildiği, hasar tespit çalışmaları sonrası yürütülen yıkım ve enkaz kaldırma çalışmalarının da 7269 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca ilgili Valilikler tarafından yapıldığı, hak sahipliği tespitinin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının uhdesinde olması nedeniyle idarelerince tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı savunulmaktadır.
2-... Başkanlığı tarafından, "Hak sahibi"nin; Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik'in 3'üncü maddesinde tarif edilen şekliyle, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalar ile olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade etttiği, dolayısı ile hak sahibi olmanın şartlarının; Kanun uyarınca "afetzede" sayılmak, hasarlı gayrimenkul ile olan mülkiyet ilişkisini ispatlamak, talep ve taahhütname vermek ve Komisyonlarca belirlenen hak sahipleri listesinde yer almak olduğu, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun, tabii afetlere bağlı olarak "âfetzede" olup, kanuni sürede talep ve taahhütname verip müracaatta bulunarak hak sahibi olanlardan gerekli borçlandırma işlemlerini yapanlara yardımda bulunulmasını öngördüğü, 21/11/2023 tarihli ve 758731 sayılı "7269 sayılı Kanunun Geçici 27 nci Maddesi Uygulama Genelgesi" ile 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun Geçici 27. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, davacı tarafından; "6PFNY" askı kodlu ve "216378" başvuru numaralı orta hasarlı konuttan hak sahipliği başvurusu yapıldığı, söz konusu başvurunun 21/08/2023 tarihinde değerlendirildiği ve 14/08/2023 tarihinde satın alınmış hasarsız bir evi bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle reddedildiği, 7269 sayılı Kanun ile bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmeliklerin amacının, "Sosyal Devlet İlkesi" gereğince ev için barınma ihtiyacının karşılanması, iş yeri içinse ekonomik koşullarda oluşan kesilmenin önlenmesi olduğu, Kahramanmaraş İlinde 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem afetleri ve müteakip artçılar nedeniyle ikincil afetlerin meydana geldiği, bu nedenle Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa illerinde meydana gelen deprem afeti tetikli ikincil afetlerin (olmuş ve olması muhetemel heyelan, kaya düşmesi, çığ, obruk, zemin çökmesi vb. afetleri) 7269 sayılı Kanunun 1. maddesine göre hazırlanan Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinin (a), (b), (c), ve (e) fıkraları ve 7269 sayılı Kanunun Geçici 26. maddesine göre "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" kabul edildiği, meydana gelen ve meydana gelmesi beklenen ikincil afetlerin söz konusu olduğu olağanüstü durumlarda da talep ve taahhütnamelerin incelendiği tarihin idare ve afetzede açısından belirlilik hususunda yön gösterici olduğu ve uygulamada yeknesaklık sağladığı, Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmelik'in 2 ve 3 üncü maddelerinde de yer alan "o yer" kavramının anılan Yönetmelikte tanımlanmadığı, 08/10/2020 tarihli ve 2020/1 sayılı Bakan Oluru ile yürürlüğe girmiş olan "O Yer" kavramı konulu Genelgede "o yer" ifadesine ilişkin düzenleme yapıldığı, "o yerde" ibaresinin belirsiz olduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, 7269 sayılı Kanun ile bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmelikler ile, tabii afet sebebiyle konutları veya işyerleri hasara uğrayan ilgililerin afetten doğan zarar ve mağduriyetlerinin bire bir karşılanmasının amaçlanmadığı, afete maruz kalan kimselerin barınma (konut) ve işyeri ihtiyaçlarının, normal yaşantılarını sağlayacak şekilde karşılanmasını temin etmek yönünde "sosyal hukuk devleti" ilkesi gereğince ilgililere yardımda bulunulmasının amaçlandığı, meydana gelen afetin büyüklüğü, kapsadığı alan, genel hayat etkili afet bölgesi ilanı neticesinde kabul edilen afetzede sayısı ve Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa illerinde meydana gelen deprem afeti tetikli ikincil afetlerin (olmuş ve olması muhetemel heyelan, kaya düşmesi, çığ, obruk, zemin çökmesi vb. afetleri) meydana gelmesi göz önüne alındığında da iptali talep edilen "en kısa zamanda" ibaresinin davacı tarafından iddia edildiği üzere belirsiz ve öngörülemez olduğunun kabul edilemeyeceği savunulmaktadır.
3-Adana Valiliği tarafından, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Davanın bireysel işleme ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, düzenleyici işleme ilişkin kısmı yönünden ise ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ :Dava, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş ili merkezli deprem afetleri nedeniyle Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazda bulunan davacıya ait meskenin orta hasarlı olarak tespit edilmesi üzerine 7269 sayılı Kanun uyarınca yapılan hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararının ve bu kararın dayanağı olduğu öne sürülen 28.08.1968 günlü, 12988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerden ... Valiliğinin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle davacıya ait meskenin orta hasarlı olarak tespit edilmesinden sonra 7269 sayılı Kanun uyarınca davacı tarafından hak sahipliği başvurusunda bulunulduğu, başvurunun değerlendirilme tarihinde satın alınmış hasarsız bir evi olması nedeniyle reddedildiği, bu işleme yapılan itirazın dava konusu işlemle reddedilerek davacının konut için hak sahibi kabul edilmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1. maddesinde, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirler ile yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; afete uğrıyan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kuralların, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtileceği; 13. maddesinde, yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesislerinin incelenerek, hasar tespit raporu düzenleneceği; 29. maddesinde, yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği, aynı bina içinde hak sahibi ebeveyn ile birlikte oturan evli kişilerin durumunun, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca bu konuda hazırlanacak yönetmelik gereğince takdir ve tespit edileceği, kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
7269 sayılı Yasa'nın 29. madde hükmüne dayanılarak çıkarılan dava konusu Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinde, hak sahibi deyiminin afetzedelerin yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumunu ifade ettiği; kendilerine ait konutları zarar görenlerin durumunun düzenlendiği 4. maddesinde, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelerinin hak sahibi sayılacakları ve bu ailelere yeniden konut yaptırılacağı veya konut kredisi verileceği kurala bağlanmıştır.
Yönetmeliğin "Başka konutu olanların durumu başlıklı" 9 maddesinin 1. fıkrasında " Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez.", 2. fıkrasında "Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır." hükmü; "Hak sahibi listelerinin düzenlenmesi" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında da "Komisyon, talep ve taahhütnameleri en kısa zamanda inceleyip değerlendirerek hak sahipleri listesini düzenler..." hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresi yönünden;
7269 sayılı Yasanın 29. maddesinin 1. fıkrasında, yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği hükme bağlanmış, maddenin 4. fıkrasında ise, kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemeyeceği hükme bağlanarak, o yerde kişinin kendisine veya eşine ait olup oturulabilecek nitelikte başka konutunun olması durumunda bu haktan yararlanamayacağı öngörülmüştür.
7269 sayılı Yasanın 29. maddesine dayanılarak çıkarılan dava konusu yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında da, yasa hükmüne paralel düzenleme yapılmıştır.
Yasada ve yönetmelikte "o yer" kavramı tanımlanmamıştır.
Üst hukuk kurallarının uygulanmasını sağlamak için idarece tesis edilen düzenleyici işlemler bireysel nitelikte olmayan, genel, soyut ve objektif kurallar içeren işlemlerdir. Düzenleyici işlemler bu özellikleri nedeniyle uygulanmakla tükenmeyip, yürürlüğünden sonra meydana gelen hukuki ilişkilere uygulanan kurallar içerdiğinden, idarece düzenleyici işlem tesis edilirken, yapılan düzenlemenin üst hukuk normunu açıklayıcı, herkes tarafından anlaşılabilir, farklı yorum ve uygulamalara neden olmayacak nitelikte olması gerekmektedir.
7269 sayılı Yasa ile deprem gibi afetler nedeniyle binaları yıkılan veya oturulamayacak derecede hasar gören afetzedelerin işyeri ve/veya konut ihtiyaçlarının en kısa sürede karşılanarak bu kişilerin normal hayatlarını sürdürebilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda anılan Yasa hükümleri ile afetzedelerin tüm zararlarının karşılanması değil, barınma sorunlarının çözülmesi için konut verilmesi veya inşaat kredisinden yararlanma hakkı tanınarak, mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik olarak yapılacak yardım bir konut veya kredi ile sınırlandırılmış olduğundan, kişilere konut veya kredi yardımı yapılabilmesi için "o yerde" başka hasarsız bir binası veya dairesi olmaması koşulunun getirildiği anlaşılmaktadır. 7269 sayılı Yasanın amacı doğrultusunda "o yerde" ibaresi değerlendirildiğinde, anılan ibare ile afetzedelerin ikamet ettikleri, sosyal ve ekonomik ilişkilerinin bulunduğu yerde başka bir konutun bulunmaması durumunun kast edildiği değerlendirilmekle birlikte; "o yer" ifadesi köy, mahalle, ilçe, il, belediye sınırları gibi farklı kavramları içerdiğinden, uygulamada tereddütler oluşabileceği, farklı yorum ve değerlendirmeler nedeniyle uyuşmazlıklara yol açılabileceği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu yönetmelik hükmü ile anılan ibarenin tanımlanarak uygulanmasına yönelik açıklama yapılması gerekirken, bu yönde bir açıklık ve belirlilik içermeyen yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının savunma dilekçesinde, yönetmelikte tanımlanmayan "o yer" ifadesine ilişkin belirlemenin 8.10.2010 tarihli, 2020/1 sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe giren Genelge ile düzenlendiği belirtilmişse de, 7269 sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince hak sahipliğinin tayin ve tespiti amacıyla çıkarılmış olan dava konusu Yönetmeliğin Genelgenin üst hukuk normu niteliğinde olduğu, Yasa ve yönetmelikte tanımı yer almayan "o yer" kavramının genelge ile açıklanacağı yolunda herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, hak sahipliği için başvuruda bulunması gereken afetzedeler yönünden "o yer" ibaresinin kapsamına ilişkin Genelge hükmünün bilinmesine olanak bulunmadığı da dikkate alındığında, hak sahipliğini etkileyecek olan "o yer" ibaresinin açıklanmasına ve sınırlarının belirlenmesine yönelik kuralların yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle yönetmelik hükmünün iptali istenilen "o yerde" ibaresinin uygulamada farklı uygulamalara ve tereddütlerin yaşanmasının ortaya çıkmasına neden olmayacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmakta olup, düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrası yönünden;
Düzenlemede " Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, afetzedelerden kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olanlara bina ve inşaat kredisi verilmeyeceği hükme bağlanmış olup, dava konusu düzenleme ile başvuruda bulunan kişilerin başka bir konutunun bulunmaması yolundaki koşulun talep ve taahhütnamelerin incelendiği tarih itibariyla değerlendirileceği belirtilmiştir.
7269 sayılı Yasada hak sahipliği koşullarının değerlendirilmesinde esas alınacak tarihe ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, Yasanın afetlerin meydana gelmesinden sonra afet nedeniyle hasara uğramış olan yerlerde tespit edilen hasarlara yönelik olarak yapılacak uygulamalara ilişkin olması nedeniyle, afetlerin meydana gelmesi ile ortaya çıkan zararların giderilmesine yönelik olarak kişilere yapılacak yardımlarda kanunun aradığı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin de afet tarihi itibarıyla aranması gerekeceği açıktır.
Bu durumda, Yasada öngörülmeyen bir sınırlamanın yönetmelik hükmü ile getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, afetlerin türü, büyüklüğü, etkili olduğu alan, genel hayata etkililiği gibi nedenlerle afet sonrasında yapılan başvuruların incelenme tarihi öngörülemeyeceğinden, afetin gerçekleştiği bölgenin tümüne yönelik incelemenin aynı tarihte yapılmasına da olanak bulunmadığından, uygulamada eşitsizliğe ve belirsizliğe yol açabilecek düzenlemede bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "en kısa zamanda" ibaresi yönünden;
7269 sayılı Yasanın 28. madde hükmünde, yasadan yararlanmak suretiyle inşaat kredisi verilmesini veya bina yapılmasını isteyenlerin yapılacak yardıma ilişkin olarak başvuruda bulunmaları ve taahhütname vermelerinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükümleri ile de talep ve taahhütnamelerin verilmesi, kapsamı, kimlerin verebileceği düzenlenmiş, yönetmeliğin inceleme komisyonu başlıklı 20. maddesinde, talep ve taahhütnamelerin ilgili mülkiye amirinin veya tevkil edeceği bir memurun başkanlığında, İmar ve İskan Bakanlığı mahalli kuruluşundan bir, mahalli tapu idaresinden bir, belediye teşkilatı olan yerlerde belediye encümeninden bir, köylerden ise ihtiyar kurulundan bir temsilcinin katılmasıyla kurulacak bir komisyon tarafından incelenerek değerlendirileceği, ilgili mülkiye amirlerinin, bilgi ve görgüsünden istifade edilecek kimseleri de komisyon çalışmalarına iştirak ettirebileceği; hak sahibi listelerinin düzenlenmesi başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında, komisyonun, talep ve taahhütnameleri en kısa zamanda inceleyip değerlendirerek hak sahipleri listesini düzenleyeceği hükme bağlanmıştır.
Davacı tarafından, madde hükmünde yer alan "en kısa zamanda" tabirinin net, anlaşılabilir ve belirli olmadığı öne sürülerek iptali istenilmektedir.
7269 sayılı Yasa ile deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetler nedeniyle yapıları zarar gören ve komisyon tarafından yapılacak inceleme sonucunda hak sahibi olduğu saptanan afetzedelere yardım yapılması öngörülmüştür. Afetlerin türü, büyüklüğü, etkili olduğu alan, afet nedeniyle zarar gören kişi sayısının yapılacak yardımlara ilişkin başvuruların değerlendirilmesi süresinde etkili olması nedeniyle, başvuruların her hangi bir hak kaybına yol açmayacak şekilde incelenerek sonuçlandırılmasına yönelik sürenin önceden öngörülmesine olanak bulunmadığından, başvuruların en kısa zamanda incelenip değerlendirileceği yolundaki hükümde yasaya ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacının 7269 sayılı Kanun uyarınca yapılan hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin işleme gelince;
7269 sayılı Kanunun Geçici 27 . maddesinde: " (Ek: 14/7/2023-7456/3 md.) "6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde bu Kanundan faydalanmak suretiyle inşaat kredisi verilmesini ya da bina yaptırılmasını isteyenlerin hak sahipliği başvurusunun yapılacağına dair duyuru, mahallinde mülki idare amirliğince ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı resmî internet sitesinde ilan edilir. Duyuruda, ilan tarihinden itibaren iki ay içinde mahallinde mülki idare amirliklerine veya Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca belirlenen başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet Kapısı üzerinden başvuru yapılabileceği belirtilir. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı gerektiğinde başvurular için en fazla bir ay ek süre verebilir. Başvuru sonuçları, mahallinde mülki idare amirliğince, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı resmî internet sitesinde ve e-Devlet Kapısı üzerinden ilan edilir. Bu fıkra uyarınca yapılacak ilanlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Hak sahibi kabul edilmeyenler, onbeş gün içinde mahallinde mülki idare amirliklerine veya Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından belirlenen başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet Kapısı üzerinden itiraz edebilirler.
6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı fen heyetleri tarafından tespit edilmiş olan yıkık veya ağır hasarlı konut, işyeri ve ahır sahibi afetzedeler için bu Kanun hükümleri gereğince hak sahibi olmak ve borçlandırmaları yapılmak kaydıyla konut, işyeri, ahır ve her türlü altyapı ve sosyal donatıların inşası veya kredi desteği sağlanmasına ilişkin olarak 29 uncu maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen hususlar aranmaksızın işlem yapılır. Ayrıca belirtilen işlemlerin yapılmasında aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan kısıtlamalar da uygulanmaz.
6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde orta hasarlı olarak tespit edilen ve güçlendirilmesi fen ve sanat kurallarına göre elverişli olmadığı için yıktırılan konut, işyeri ve ahırla ilgili 29 uncu maddenin üçüncü ve sekizinci fıkraları hariç olmak üzere, ağır hasarlı konut, işyeri ve ahıra ilişkin hükümleri uygulanır..." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait meskenin orta hasarlı olarak tespit edilmesinden sonra 7269 sayılı Yasa uyarınca davacı tarafından hak sahipliği başvurusunda bulunulduğu, başvurunun 21.08.2023 tarihinde değerlendirildiği ve 14.08.2023 tarihinde satın alınmış hasarsız bir evi olması nedeniyle reddedildiği, bu işleme yapılan itirazın da dava konusu 08.11.2023 günlü, 34642 sayılı Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararı ile değerlendirme tarihinde konut göründüğü gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada dava konusu işleme dayanak alınan konuta yönelik tapu kaydı bulunmamakla birlikte, UYAP üzerinden yapılan araştırmaya göre davalı idarelerce de belirtildiği gibi, anılan konutun davacı tarafından 14.08.2023 tarihinde satın alınmış olduğu, depremde hasar gören konutu dışında başkaca bir konutunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, afet nedeniyle yıkılmış veya oturulamayacak derecede hasar gören konutu bulunan afetzedenin, kendisine veye eşine ait o yerde müstakil hasarsız başka bir konutunun bulunmaması koşulunun afet tarihi itibarıyla aranması gerekeceğinden, olayda, davacının hak sahibi olarak kabul edilmemesine neden olan hasarsız konutun deprem tarihi itibarıyla mevcut olmadığı, deprem tarihi olan 06.02.2023 tarihinden sonra 14.08.2023 tarihinde satın alındığı görüldüğünden, davacının, aynı yerde hasarsız başka konutu bulunduğu gerekçesiyle davacının hak sahipliği başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davacı tarafından, dava konusu işlemin iptali ile birlikte hak sahibi sayılarak hak sahipliğinin tesis edilmesine karar verilmesi de istenilmişse de, idari yargı yerleri tarafından idari işlem tesisi niteliğinde karar verilemeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davacının hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin işlem ile dava konusu Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin ve aynı maddenin 2. fıkrasının iptaline, 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "en kısa zamanda" ibaresine yönelik olarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 29/05/2025 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri ...'ün, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı vekilleri Av.... ve Av. ...'ın geldiği, davalı Adana Valiliği vekili Av. ...'ın gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik uyarınca yapılan hak sahipliği başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen 28/08/1968 tarih ve 12988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir." hükmüne yer verilmiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1.maddesinde, "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır..." hükmüne, Geçici 27. maddesinde, "6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde bu Kanundan faydalanmak suretiyle inşaat kredisi verilmesini ya da bina yaptırılmasını isteyenlerin hak sahipliği başvurusunun yapılacağına dair duyuru, mahallinde mülki idare amirliğince ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı resmî internet sitesinde ilan edilir. Duyuruda, ilan tarihinden itibaren iki ay içinde mahallinde mülki idare amirliklerine veya Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca belirlenen başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet Kapısı üzerinden başvuru yapılabileceği belirtilir. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı gerektiğinde başvurular için en fazla bir ay ek süre verebilir. Başvuru sonuçları, mahallinde mülki idare amirliğince, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı resmî internet sitesinde ve e-Devlet Kapısı üzerinden ilan edilir. Bu fıkra uyarınca yapılacak ilanlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Hak sahibi kabul edilmeyenler, onbeş gün içinde mahallinde mülki idare amirliklerine veya Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından belirlenen başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet Kapısı üzerinden itiraz edebilirler..." hükmüne, 29.maddesinde, "Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir. Aynı bina içinde hak sahibi ebeveyn ile birlikte oturan evli kişilerin durumu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca bu konuda hazırlanacak yönetmelik gereğince takdir ve tespit edilir. (...) Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 29.maddesine dayanılarak hazırlanan 28/08/1968 tarih ve 12988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmeliğin 2.maddesinde, "Afet sebebiyle, kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek malik ve hissedarlarla, ebeveyni ile birlikte oturan evli kişilerin hak sahipliği yönünden tayin ve tespitleri bu Yönetmelik esaslarına göre yapılır." hükmüne, 3.maddesinde, "Bu Yönetmelikte yer alan “Hak sahibi” deyimi, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade eder." hükmüne, 4.maddesinde,"a) Afet sebebiyle, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede aileler (...) hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden konut yapılır veya konut kredisi verilir." hükmüne, 9.maddesinde, "Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez. Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır. Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler." hükmüne, 21.maddesinde, "Komisyon, talep ve taahhütnameleri en kısa zamanda inceleyip değerlendirerek hak sahipleri listesini düzenler. İnceleme sırasında, hasar tespit, jeolog ve DSİ raporlarından da yararlanılır. Hak sahipleri listesinde afetzedelerin adı, soyadı, doğum tarihi ve baba adları belirtilir..." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı' başlıklı 2. maddesinde idari dava türlerine ilişkin olarak; "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,.." hükmüne yer verilmiş, 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinde;"Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla incelenir...Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmü uygulanır.
" hükmüne, 'İlk inceleme üzerine verilecek karar' başlıklı 15. maddesinde ise; "Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;...,3/c, bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde ve ... Mahallesi ... Sokak, ... Apartmanı, No:..., Kat:..., Daire:... adresinde yer alan ... askı koduyla orta hasarlı olarak tespit edilen yapıya yönelik olarak konut hak sahipliği başvurusunda bulunulduğu, davacının hak sahipliği başvurusunun 21/08/2023 tarihinde değerlendirilerek 14/08/2023 tarihinde satın alınmış hasarsız evinin bulunduğu gerekçesiyle 24/08/2023 tarihli Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyon kararı ile reddedildiği, davacı tarafından anılan karara itiraz edildiği, itirazın dava konusu ... tarih ve ... sayılı İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararı ile aynı gerekçeyle reddedilmesi üzerine anılan kararın ve kararın dayanağı olduğu ileri sürülen Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın hak sahipliği başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararına ilişkin kısmı yönünden;
Davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 14/05/2025 tarihli dilekçesinde, işbu davada yargılama devam ederken Adana Valiliği (İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü) tarafından yapılan incelemeler neticesinde Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonunun ... Tarihli ve ... No'lu Kararı ile davacının "İl: Adana, İlçe: Çukurova, Mahalle: ..., Sokak: ..., Askı Kodu: ..., Kimlik No: ..., Dış Kapı No: ..., İç Kapı No: ..., Nitelik: Konut, Hasar Durumu: Orta Hasarlı" taşınmaz nedeniyle yapmış olduğu hak sahipliği başvurusunun kabul edildiğinin, davacıya kurada Adana İli, Çukurova İlçesi, ... Mahallesi, .... Etap , ...-07 Blok ,.... Kat Daire: ... adresinde yer alan 3+1 konutun isabet ettiğinin beyan edildiği ve bu hususa ilişkin olarak 28/05/2025 tarihli dilekçe ekinde Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi (AYDES) Hak Sahipliği Başvurusu Değerlendirmeleri başlıklı ekran görüntüsünün dosyaya sunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, davacının hak sahipliği başvurusunun kabul edildiği, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, dava konusu bireysel işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istemine gelince,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasakoyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, İdare Hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolayısıyla da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Öte yandan, davanın açıldığı tarihte mevcut olan menfaat ilişkisinin yargılama sonuçlanıncaya kadar devam etmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından, 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremin ardından orta hasarlı olarak tespit edilen konutu nedeniyle yapılan hak sahipliği başvurusunun reddi yolundaki işlemin dayanağı olduğundan bahisle Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmış ise de davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan ve yukarıda ayrıntısına yer verilen bilgi ve belgelerden, davacının hak sahipliği başvurusunun yargılama devam ederken anılan idare tarafından kabul edildiği anlaşıldığından, davacının iptali istenilen düzenleyici işlemle güncel menfaat ilişkisinin ortadan kalktığı, davanın bu kısmı yönünden davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davanın hak sahipliği başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı İtiraz Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu kararına ilişkin kısmı yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2\. Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istemi yönünden Üyeler ... ve ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
3\. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve adli yardım isteminin kabulü nedeniyle tahsil edilmeyen toplam ...-TL
yargılama giderinin haklılık oranı dikkate alınarak yarısının davacıdan, kalan yarısının ise davalı idarelerden Adana Valiliğinden tahsili için ilgili idareye müzekkere yazılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili duruşmaya katılmadığından duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden Adana Valiliğinden alınarak davacıya verilmesine, duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının hak sahipliği başvurusunun yargılama devam ederken kabul edildiği anlaşılmakta olup, oluşan hukuki durum nedeniyle bireysel işlem yönünden dava konusuz kalacağı gibi buna bağlı olarak düzenleyici işlem yönünden de davanın konusuz kalacağı bu nedenle her iki işlem yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "o yerde" ibaresinin, aynı maddenin 2. fıkrasının ve 21. maddesinde yer alan "en kısa zamanda" ibaresinin iptali istemi yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.