SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/1217 E. 2025/4160 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/1217

Karar No

2025/4160

Karar Tarihi

1 Temmuz 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1217 E. , 2025/4160 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1217
Karar No : 2025/4160

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erzurum ili, Yakutiye ilçesi, ... mahallesi, ... sokak adresinde masaj salonu olarak faaliyet gösteren "..." isimli iş yerinde fuhuş yapıldığının tespit edildiğinden bahisle Fuhuş Yüzünden Bulaşan Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü'nün 104. maddesi gereğince bir ay süreyle kapatılmasına ilişkin Erzurum Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait masaj salonunda fuhuş yapıldığının, tespit sırasında iş yerinde bulunan şahsın somut beyanından sübut bulduğu ve söz konusu şahsın beyanının muteber olmadığını gösteren bir delil bulunmadığı anlaşılmakla ilgili Tüzük hükümleri uyarınca belirlenen yerler dışındaki umumi ve umuma açık yerlerde fuhuş yapılmasının mevzuat gereği mümkün olmadığı ve bu düzenlemenin aksine hareket edenlerin yine aynı düzenleme ile getirilen yaptırımlara tabi tutulacakları da tartışmasız olduğundan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dava konusu olay nedeniyle "Bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçlamasıyla davacı hakkında başlatılan soruşturma sonrası açılan kamu davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının neticeten 2 yıl hapis ve 100,00-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği (dosyanın halen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinde derdest olduğu) anlaşılmış olup, ceza dosyasında yer verilen tespit ve değerlendirmeler de dikkate alındığında, davacıya ait iş yerinin gerçek amaç ve anlamından uzak şekilde fuhuş amacıyla kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tanık olarak ifadesi alınan M.A. İsimli şahsın masaj salonuna gittiğini belirttiği tarihte işyerinin kapalı olduğu, bu şahsın iddialarının asılsız olduğu, bu şahsın beyanından başka fuhuş olayının yaşandığını belirten bir delil de bulunmadığı halde işyerinin kapatılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 12. maddesinde; herkesin, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu; temel hak ve hürriyetlerin, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiği belirtilmekte; 13.maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı düzenlemesine yer verilmektedir.
T.C Anayasası'nın 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.
T.C Anayasası'nın "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesini havi 90. maddesi kapsamında kanun hükmünde olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin mülkiyet hakkını garanti altına alan 1 No’lu Ek Protokolü'nün 1. maddesi "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka harçların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." şeklindedir.
Umumi Hıfzısıhha Kanunu 128. maddesinde; "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde; ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde; "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde; ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 12/01/2023 tarihinde fuhuşun önlenmesi amacıyla il genelinde yapılan asayiş denetiminde Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekiplerince, davaya konu ""..." unvanlı iş yerinde fuhuş yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 1 ay süreyle kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Erzurum Valiliği Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasanın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği, 38. maddesinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği düzenlenmişken, dayanak Umumi Hıfzısıhha Kanunun 128. maddesinde; "...fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler. Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesiyle fuhuş olayları nedeniyle açıkca herhangi bir cezai müeyyidenin belirlenmediği, hatta tespit ve önlenmesinin tamamen idarece çıkarılacak düzenlemelere bırakıldığı görülmektedir.
Bu kapsamda, Umumi Hıfzısıhha Kanununa dayanılarak düzenlenen Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü uyarınca tesis edilen işlemin yukarıda belirtilen Anayasa hükümlerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim; Anayasa Mahkemesinin 12/12/2024 tarih başvuru no: 2019/20273 21/05/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan işyerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü hükümleri uyarınca otuz gün süreyle kapatılması işlemine karşı yapılan bireysel başvuru üzerine verilen kararda da; Tüzük'ün dayanağını teşkil eden 1593 sayılı Kanun'un ''Umumi kadınlar hakkında ahkam'' kenar başlıklı 128. maddesinde; çıkarılacak tüzükle umumi kadınlar ile evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların, bilhassa da zührevi hastalıkların sirayetine mâni olacak tedbirlerin tespit ve yine müştereken tatbik edileceği, umumi kadınlarla umumi evlerin ve bunlara benzer mahallerin bu Tüzük'le tarif ve tahdit olunacağı ifade edildiği, ancak anılan Kanun'da umumi kadınlar ve evlerin hangi hükümlere tabi olacakları, fuhuş nedeniyle meydana gelen hastalıkların yayılmasına ilişkin tedbirlerin neler olduğu, umumi kadınlarla umumi evler ile bunlara benzer mahallerin kapsamı ve nasıl tahdit olunacağının belirsiz bırakıldığı, anılan kanun hükmünde yer verilen ve ilgili tüm hususların düzenleneceği ifade edilen Tüzük'e ilişkin olarak herhangi çerçeve çizilmediği; ikincil düzenlemeler yoluyla idareye sınırı belirli olmayan şekilde tanımlama, düzenleme yapma ve sınırlandırma yetkisi tanındığı, idarenin de kapsamı 1593 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen ve Tüzük'te yer verilen hükümlere göre başvurucuya ait işyerini otuz gün süreyle faaliyetten men ettiği, mülkiyet hakkının sınırlanmasına yol açan bu düzenlemeye ilişkin olarak 1593 sayılı Kanun'da genel bir çerçevenin çizilmemiş olması ve bu hususların Tüzük'e bırakılması yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisinin tanınmasına neden olduğu; ayrıca bu durum yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı, dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin dayanağını oluşturan 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin kanunda bulunması gerekli belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini sağlamadığı sonucuna varıldığı görülmüştür.
Bu durumda; Anayasa mahkemesinin kararı da dikkate alındığında Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü hükümleri uyarınca 1 (bir) ay süreyle verilen kapatma işleminde hukuka uyarlık, temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim