Danıştay danistay 2024/1210 E. 2025/4078 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1210
2025/4078
26 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1210
Karar No : 2025/4078
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ... Ticaret Merkezi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve tapunun ... ada ve ... sayılı parselinde Hazine adına kayıtlı taşınmazın 5.723,00m²'lik kısmının otopark ve yol olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca 09/11/2017-29/02/2020 tarihleri arasındaki dönem için 3.726.971,10 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda 2.043.575,67TL ecrimisil bedeli istenebileceği sonucuna varıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 2.043.575,67TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 1.683.395,43TL tutarındaki kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine dava konusu işlemin kısmen kısmen iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Tespit edilen ecrimisilin fahiş olduğu, işletmenin kendi otoparkı olduğu, dava konusu taşınmazı kullanmadıkları ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu taşınmazı bulunduğu bölgenin rantı yüksek olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu kararın redde ilişkin kısmının onanması, iptal kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme;
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminatı; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesi yer almıştır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 09/11/2012 - 08/11/2017 tarihleri arasındaki işgali nedeniyle 4.607.224,70 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine açılan davada, İdare Dava Dairesinin mahkeme kararını kaldırmak suretiyle dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki kararının temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/12/2024 tarih ve E:2023/5206, K:2024/7691 sayılı kararıyla "..dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ile varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, kullanım amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri ve emsal Mahkeme kararları, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesinin de gözetilerek düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeniden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle düzenlenecek yeni bir bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ecrimisil bedelinin tespitinden sonra yeniden bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle söz konusu kararın iptale ilişkin kısmın bozulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın bir önceki işgal dönemi için düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine açılan davada verilen kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/12/2024 tarih ve E:2023/5206, K:2024/7691 sayılı kararıyla bozulduğu dikkate alındığında, her iki dosyanın birlikte değerlendirmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. Anılan İdari Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.