Danıştay danistay 2023/9941 E. 2025/2708 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/9941
2025/2708
28 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9941
Karar No : 2025/2708
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ :Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamınsa maliki olduğu Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... sayılı parselin bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan parsel yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının eski ... ada ... parsel sayılı taşınmazından gelen hak edişinin tamamı aynı yerde oluşturulan parsellerden verildiğinden, anılan parsellerin aynı arazi ve toprak karakteristiklerine sahip oldukları ve tarımsal verimliliğinin eşdeğer düzeyde olduğu ancak “drenaj kanalı” vasfındaki parsellerin ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen Kamu Ortak Kullanım Payı (KOKP) oranından karşılanmayarak davacının hakedişinden verildiği, toplulaştırma sahası içerisinde oluşturulmuş olan drenaj kanallarının kenarının yol olarak kullanılabileceği öngörülmüş ise de drenaj kanallarının güzergahında oluşturulan parsellerin maliklerinin, toplulaştırma işleminden sonraki süreçte bu parsellerin bulunduğu alandan geçişlere engel olması durumunda söz konusu drenaj kanalları güzergahında oluşturulan parsellerden cephe alacak şekilde oluşturulmuş olan diğer parsellere ulaşımın mümkün olamayacağı anlaşıldığından yapılan toplulaştırma işleminde anılan parseller yönünden toplulaştırma amacı ve ilkeleri ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan parsellerin bir çok parsele cephe sağladığı, bu parsellerin aralarında davacının da bulunduğu bir kısım maliklere tahsis edildiği, toplulaştırma işleminden sonraki süreçte bu parsellerin bulunduğu alandaki geçişlerin engellenmesi durumunda parsellere geçiş sağlanamayacağı belirtilmişse de toplulaştırmaya konu edilen bu parselin tamamen tarla vasfında oluğu, davacının eski taşınmazının tamamen ... parsel sayılı yeni taşınmaza taşındığı ve bu yen,i parselin kanal güzergahında planlanmadığı, anılan parselden drenaj kanalına tahsis yapılmadığı, İdare tarafından yapılan toplulaştırma işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince; eski parsel ile toplulaştırma sonrası verilen parselin eşdeğer düzeyde olduğu ancak “drenaj kanalı” vasfındaki parsellerin Kamu Ortak Kullanım Payı kesintisi yüksek orandan belirlenerek anılan kesintiden karşılanmak yerine davacının hakedişinden verildiği, ayrıca toplulaştırma sahası içerisinde oluşturulan drenaj kanallarının kenarının yol olarak kullanılabileceği öngörülmüş ise de kanal güzergahında oluşturulan parsellerin maliklerinin, geçişlere engel olması durumunda kanal güzergahında oluşturulan parsellerden cephe alacak şekilde oluşturulmuş olan diğer parsellerin yoldan istifade edemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının dava konusu eski ... ada ... nolu parselinden gelen hak edişinin tamamının söz konusu parselin bulunduğu alanda toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan ve davacının eski parseline karşılık yeni ... ada ... nolu taşınmazdan verildiği, söz konusu yeni verilen taşınmazın ise tamamen tarla vasfında olduğu, eski parseline karşılık davacıya drenaj kanalından tahsis yapılmadığı veya taşınmazının drenaj kanalı güzergahına taşınmadığı, dava konusu kadastro parsel ile kendisine tahsis edilen parsellerin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulundukları, bu parsellerin aynı arazi ve toprak karakteristiklerine sahip olduklarından bu parsellerin tarımsal verimliliğinin eşdeğer düzeyde olduğu anlaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminde anılan parseller yönünden toplulaştırma amacı ve ilkeleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu toplulaştırma işleminin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.