Danıştay danistay 2023/13924 E. 2025/2178 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/13924
2025/2178
8 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13924
Karar No : 2025/2178
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2018 yılı evsel katı atık tarifesinin belirlenmesine ilişkin Erdek Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle tahsil edilen bedellerin iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, uyuşmazlık konusu olayda; 2018 yılı evsel katı atık tarifesinin belirlenmesine ilişkin Erdek Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı sayılı kararının ... İdare Mahkemesinin ... esasa sayılı dosyasında dava edildiği ve söz konusu Mahkemenin... tarih ve E:..., K.... sayılı kararında; "Uyuşmazlık konusu olayda; davalı Erdek Belediye Başkanlığı tarafından işletilmekte olan bir evsel katı atık bertaraf tesisinin bulunmadığı, davalı idarenin söz konusu süreçteki görevinin ise 5216 sayılı Kanunun 7/3. maddesinin (b) bendinde belirtilen "katı atıkları toplama ve taşıma" olduğu, bunun dışında katı atıkların bertaraf edilmesi sürecinde 5216 ve 2872 sayılı Kanun hükümleri ile verilen başka bir görev ve buna bağlı yetkisinin bulunmadığı görülmektedir. Buna göre; somut olayda katı atık bertaraf tesisini kuran ve işletmekte olan kurumun Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olduğu dikkate alındığında, evsel katı atıkları toplama ve taşıma aşamalarının da dahil olduğu katı atıkların bertaraf sürecine ilişkin giderlerin içinde yer aldığı bütün maliyet unsurlarına göre belirlenecek olan ücretin 2872 sayılı Kanunun 11/11. maddesi ve 5216 sayılı Kanunun 7/1-i maddesi gereğince Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi'nce belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, katı atık hizmeti tarifesi hakkında Erdek Belediye Meclisi kararı yetki unsuru yönünden hukuka aykırı görülmüştür." gerekçesine yer verilmek suretiyle iptaline karar verildiği, bu durumda, 2018 yılı evsel katı atık tarifesinin belirlenmesine ilişkin Erdek Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı sayılı kararı hakkında açılan davanın ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu kararın davalı idare tarafından temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği görüldüğünden, aynı işlemin iptali istemiyle açılan iş bu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı, öte yandan; ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K.... sayılı kararı ile hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilen dava konu işlem nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedellerin davalı idare tarafından davacıya iade edilmesi gerektiğinin de açık olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine, işlem nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedellerin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından (ilk derece mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı yönünden) ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem nedeniyle tahsil edilen bedellerin iadesi isteminin kabulüne ilişkin ilk derece Mahkemesi kararının istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının, bedel tahsiline ilişkin davaların çözüm yerinin adli yargı olduğu, bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 2018 yılı evsel katı atık tarifesinin belirlenmesine ilişkin Erdek Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle tahsil edilen bedellerin iadesi görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, 4492 sayılı Kanunla değişik (c) bendinde; Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasından çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Anılan madde hükmünden anlaşılacağı üzere, idari yargının görev alanı; idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümüyle sınırlıdır.
İptal davasının amacı; idarenin hukuka aykırı işlemlerinin hukuk düzeninden kaldırılmasını sağlamaktır. Hukuka aykırılık ise, objektif hukuk kuralının varlığı koşulu ile bu kuralın ihlali halinde ortaya çıkmaktadır. Oysa sözleşmeler, birer hukuk kuralı olmadığından, bunların ihlali de hukuka aykırılık değil, sözleşme hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.
Öte yandan, bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşıması, taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukuna özgü, kamu hukukundan doğan şart ve hükümlerin sözleşmede yer alması zorunludur.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinde; "Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir." kuralına yer verilmiştir.5393 sayılı Belediye Kanununun "belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15/d maddesinde; "Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak." belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.
27/10/2010 tarihli , 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tariflerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin "tanımlar" başlılı 4/m maddesinde, ücret; "26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Mükerrer 44. maddesi hükmü gereği çevre temizlik vergisi ile aynı Kanunun 87. maddesi uyarınca kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve 2560 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin "abonelik" başlıklı 10. maddesinde ise; "Atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur", kuralına, "hizmet sözleşmesi" başlıklı 12. maddesinde de; "her bir abone için toplam sistem maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin belirlenmesi konusunda anılan hizmetleri sağlayacak idarelere takdir yetkisi verildiği, hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilerin ise bu hizmetlere karşılık olarak abone olmak zorunda olduğu; ayrıca, atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idarelerinin hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone ile karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü olacakları sonucuna varılmaktadır. Nitekim, katı atık toplama ücretine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan bir davada, Uyuşmazlık Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla söz konusu ücretin, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesi ile kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kar esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğu, idarenin faaliyet alanıyla ilgili olarak yürürlüğe koyduğu yönetmelik ile buna dayanan tarife kararlarının yargısal denetiminin idari yargı yerinde -idare mahkemeleri; abonman sözleşmesine dayanan bir alacak- borç ilişkisi kapsamındaki katı atık toplama bedelinin tahsiline ilişkin davaların ise adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği, uygulamanın bu doğrultuda istikrar kazandığı belirtilerek, davalı belediye tarafından evsel katı atık ücretinin ödenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine, katı atık bedelinin iptali ile ödenen katı atık bedelinin faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan bir davada, Uyuşmazlık Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla atık su bedelinin tahsiline ilişkin tasarrufun, abonman sözleşmesine dayalı bir alacak-borç ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, tesis edilen tasarrufun özel hukuk kuralları çerçevesinde adli yargının görevi kapsamına girdiği belirtilerek, katı atık bedelinin iptali ile ödenen katı atık bedelinin faiziyle birlikte iadesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda; davacıdan talep edilen katı atık ücreti ile ödenen katı atık ücretinin iadesinin özel hukuk hükümlerine tabi olan abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, bu sebeple, ödenen katı atık ücretinin iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı mercilerine ait olduğundan davanın bu kısmının görev yönünden reddi gerekirken, dava konusu Erdek Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararının iptali isteminin incelenmeksizin reddi ile işlem nedeniyle tahsil edilen bedellerin iadesi isteminin kabulü yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, davalı idarece istinaf yoluna başvurulan bedelin iadesi kısmı yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, 2018 yılı evsel katı atık tarifesinin belirlenmesine ilişkin Erdek Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle tahsil edilen bedellerin iadesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasından çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Anılan madde hükmünden anlaşılacağı üzere, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.
2872 sayılı Çevre Kanununun 11. maddesinin 11. fıkrasında; büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacakların, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınacağı ve bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretlerin katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
27/10/2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin "Abonelerin ve atık üreticilerinin yükümlülükleri" başlıklı 9. maddesinde; aboneler ve atık üreticilerinin; ilgili kurumlarca bu Yönetmelikteki esaslara uygun olarak belirlenen tarifelere göre faturalanan atıksu ve evsel katı atık ücretlerini ödemekle yükümlü oldukları düzenlemesine, "Sayaç zorunluluğu" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Atıksu altyapı yönetimlerinin verdiği su ve/veya atıksu hizmetlerinden yararlananlardan hem su hem de atıksu abonesi olanlar su sayacı, sadece atıksu abonesi olanlar atıksu sayacı taktırmakla ve işler durumda muhafaza etmekle yükümlüdürler. Ancak atıksu sayacı kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığı durumlarda bu yükümlülük aranmaz. " düzenlemesine, "Hizmet sözleşmesi" başlıklı 12. maddesinde; "(1) Her bir abone için toplam sistem maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler. (2) Sözleşme, abonenin ve/veya atık üreticisinin hangi hizmetlerden yararlandığını ve hangi tarife türü üzerinden ücretlendirileceğini tanımlar. " düzenlemesine yer verimiştir.
Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca, evsel katı atık ücret tarifesi belirlenmekte olup, evsel katı atık bedeli ise evsel katı atık ücret tarifesine göre tahakkuk ettirilmektedir. Gerek bu hizmetten yararlananların harcamalara katılma yükümlülüğü, gerek belediye meclislerince tarife belirleme yetkisi ve gerekse belirlenen tarifeye göre ücret tahsil edilmesinin yasal bir zorunluluk olması karşısında, bu konuda yapılacak sözleşme de 'idari sözleşme' niteliğinde olduğundan, hizmetten yararlananların sözleşme imzalamaması ya da sözleşme hükümlerini belirleme konusunda herhangi bir iradesi/müdahalesi söz konusu değildir. Bu nedenle, katı atık bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem, evsel katı atık ücret tarifesinin uygulanması niteliğinde olduğundan, tahakkuk işlemlerine ilişkin davaların evsel katı atık ücret tarifesine bağlı olarak karara bağlanması gerekmektedir.
Öte yandan; Uyuşmazlık Mahkemesince, katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davalarda; su ve kanalizasyon hizmetleri özel bir kanun ile düzenlenmeyen belediyeler bakımından katı atık ve/veya atık su bedelinin vergi benzeri mali bir yükümlülük mü, yoksa özel hukuk ilişkisine dayalı bir ücret mi olduğu hususunun belirlenmesinde abonelik ilişkisinin belirleyici olduğu vurgulanmış ve söz konusu ücretin idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğunun anlaşılması halinde davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilmiş ise de, yukarıda yazılı Yönetmelik hükümleri uyarınca katı atık ücretinin istenebilmesi için atıksu hizmetinden yararlanma ve buna bağlı olarak abonelik sözleşmesinin yapılmış olması gerekmektedir.
Olayda, davalı idarece katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti belirlenmesine ilişkin meclis kararı dayanak alınarak, davacı şirket adına bu karar çerçevesinde katı atık tahsiline ilişkin idari işlem tesis edildiği, söz konusu işlemin ise özel hukuk hükümlerine tabi olan abonelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı, tek taraflı ve kamu gücüne dayalı olarak tesis edildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan, Yönetmeliğe uyum sağlanması için ek süre verilmesinin, dava konusu işleme idari nitelik kazandırmayacağı da açıktır.
Bu durumda; evsel katı atık ücret tarifesinin iptali istemiyle açılan davaların görüm ve çözümü idari yargı mercilerine ait olduğu ve davaya konu katı atık bedeli istenilmesine ilişkin işlem Çevre Kanununun 11/3 maddesi uyarınca tesis edilmiş olup, abonelik sözleşmesine dayalı ücret tahakkuku niteliğinde olmadığından, söz konusu işlemin hukuka uygunluğunun, evsel katı atık ücret tarifesi doğrultusunda değerlendirilerek karara bağlanması gerektiğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerinin görevinde olduğu, bununla birlikte, olayda taraflar arasında adli yargının görevine girecek nitelikte bir abonman sözleşmesinin de olmadığı açık olduğundan davanın işlem nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedellerin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle, bozma yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.