Danıştay danistay 2023/13752 E. 2025/4299 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/13752
2025/4299
8 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13752
Karar No : 2025/4299
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 14/12/2017 tarih ve 30270 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/09/2017 tarih ve 2017/10927 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Erzincan 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Erzincan ili, Merkez ilçesi, ... Köyü ... ada ... ve ... sayılı parseller, ... Köyü ... ada ... ve ... sayılı parseller, ... Köyü ... ada ..., ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, ... Köyü ... ada ... parsel numaralı taşınmazın konumu, çiftliğe olan yakınlığı ve yol kenarında bulunması gibi özellikleri dikkate alınmadan bir toprak endeks değeri, rayiç bedel puanı ve parsel birim değeri hesaplandığı, ... Köyünde yer alan ... ada ... ve ... numaralı parsellerin parsel şeklinin taşındığı ... ada ... numaralı parselde bozulduğu, dava konusu arazide yapılacak düzeltme işleminin (sınır düzeltmesi) özellikle ilkbahar döneminde taban suyunu tetikleyeceği, çok uzun bir dönemde tesis edilmiş sulama ve drenaj kanalları dikkate alınmadan harita üzerinde parsel sınırlarının düzeltildiği, bu uygulama arazide yapıldığı takdirde mevcut sulama ve drenaj kanallarının tahrip veya yok edileceği, böyle bir durumda bu arazide tarımsal faaliyet yapmanın imkânsız hale gelebileceği, toplulaştırma işlemi sonucunda tahsis edilen taşınmazlar ile önceki taşınmazların bulunduğu yerlerin konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer olmadığı, toplulaştırma işlemine giren parsellerin bulunduğu yerde veya yakınında yer verilmesinin mümkün olduğu, toplulaştırma işlemi ile aynı yerden tahsis yapılmasının mümkün olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işlemlerinin teknik kriterlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, Erzincan İli, Merkez İlçesi, ..., ... ve ... Köylerinde bulunan davacıya ait taşınmazlar yönünden, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parsellerinde içinde bulunduğu Erzincan II. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında sulama projesi ihale kapsamında bulunmadığı, fakat çalışmalar yapılırken işlemler (blok planları, parselasyon, yol ağları) planlamadaki sulama projelerine göre yapılmakta ve uygulanmadığı, proje kapsamında tarla içi geliştirme hizmetleri dahilinde tarla içi yolların yapılması, sınır düzeltmeleri, kaba tesviye kazı-dolgu işlemleri bulunmadığı, parselasyon haritaları incelendiğinde görüleceği üzere parselasyon planları yapılırken DSİ'ye ait kanallara göre blok planları oluşturulduğu, davalı Kurumun yapmış olduğu işlemde arazi toplaştırma kapsamında bulunan arazilerin maliklerin mağduriyet yaşamamaları için arazilerini daha işlevsel kullanabilmeleri adına toplulaştırma işlemini gerçekleştirdiği, bu sebeple yapılan işlem hukuka uygun olup davacının mülkiyet hakkını zedeleyecek durumun söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerle Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; uygulamada %5,4958771 oranında ortak katılım kesintisi yapıldığı ve yapılan bu kesintinin mevzuat sınırları içerisinde olduğu, Hancıçiftliği Köyü'nde davacıya ait ve birbirine bitişik olan ... ada ... ve ... parseller birleştirilerek ve geometrik şeklinde düzeltme yapılarak olduğu yerde oluşturulan yeni ... ada ... sayılı parselin davacıya müstakil olarak tahsis edildiği, ayrıca uygulama öncesi davacı ... ada ... parselde 1/2 hisseye sahipken uygulama sonucunda yeni ... ada ... parselde tam hisse ile müstakil parsel verildiği, aynı köyde bulunan ... ada ... ve ... birbirine bitişik parseller ile bunlara komşu ... ada ... parsel birleştirilerek aynı yerden bir bütün halde yeni ... ada ... sayılı parselin davacı adına müstakil olarak tahsis edildiği; ... Köyü'nde yer alan ... ada ..., ... ve ... sayılı parsellerin, ... ada ... sayılı parselde birleştirildiği, ... Köyü'nde yer alan ... ada ... sayılı parselde 1/3 oranında hissedar olduğu, toplulaştırma projesinde kök parselin içinden yol geçecek olması nedeniyle yeni ... ada ... parselin bu duruma göre düzenlendiği ve yola cephesi olması nedeniyle geometrik şeklinin düzgün olamadığı, yeni parselde de hisse oranının aynı olduğu, diğer dava konusu parsel olan ... ada ... sayılı parselin geometrik şeklinde düzeltme yapılarak olduğu yerde oluşturulan yeni ... ada ... sayılı parselde davacı adına müstakil tahsis yapıldığı görülmekte olup, davacıya ait dava konusu taşınmazlar yönünden toplulaştırma işlemlerinde beklenen ilke ve usullere uyulduğu, haliyle arazi toplulaştırmasına yönelik işlemin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından, davaya konu toplulaştırma işleminde dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.